Taceddin Akbaş

İşçi de haklı, işveren de!

Taceddin Akbaş'ın 'İşçi de haklı, işveren de!' adlı köşe yazısı...

Taceddin Akbaş

İŞÇİ DE HAKLI, İŞVEREN DE!

Bugünkü yazıma bir Nasreddin Hoca rahmetullahialeyh (r. aleyh) klasiğiyle-hikâyesiyle başlamak istiyorum:

Birçoğumuzun bildiği hikâye şöyle: Hoca Nasrettin bir gün evinde eşi ile birlikte otururken, komşu kadınlardan biri yanına gelerek kocasından yakınır… Kadını can kulağıyla dinleyen Hoca, kadına ‘’Haklısın hanımefendi…’’ der ve biraz teselli ederek, moral vererek evine uğurlar… Derken kadın gittikten bir müddet sonra da kocası gelir ve kocasını da can kulağı ile dinleyen Hoca ona da, ‘’Haklısın beyefendi…’’ diyerek ve teselli ederek uğurlar!

Karısını olduğu gibi kocasını da dikkatlice dinleyen Hoca Nasreddin’in hanımı da eşine “Kadına da haklısın dedin, kocasına da. Bunların hangisi haklıydı?’’ diye sorar! İyi bir eş, mükemmel bir aile reisi, büyük bir âlim ve gerçek bir nüktedan olan Hoca Nasreddin de ‘’Sen de haklısın hanım..!’’ diyerek taşı gediğine koyar… O nedenle ben de yazı başlığımda da belirttiğim gibi, ‘işçi de haklı, işverende!’ Ayrıca, ‘bu yazıyı yazan da okuyan da haklı, fakat alacağı yok!’ diyor ve nedenini niçini aşağıda özetlemek istiyorum:

Bilindiği gibi, üreticiler ürettikleri, tüccarlar ticaretini yaptıkları, yâni alıp sattıkları ürünleri değer fiyattan, hattâ yüksek fiyattan satmak isterlerken, tüketiciler de olabildiğince ucuza, hattâ mâliyetinin altında almak isterler… Ancak, her şeyin bir mâliyeti, ederi-değeri olduğu gibi, üretilen ürünlerin ve alıp satılan mâmullerin de bir mâliyeti, değeri ve kâr marjları var… O nedenle, üretici veya aracı ya da alıp satıcı, yâni üretici ürettiği ürüne haram katmadan, hîle yapmadan ve olabildiğince kaliteli üretmeli, değer fiyatından satabilmeli, tüccar da alıp sattığı ürünleri değer fiyattan alıp satabilmeli ki hem sattığı ürünü yerine koyabilsin hem de ticaretini sürdürüp ticârethânesinin devamını sağlayabilsin… Değilse ortada ne üretici kalır ne de tüketici ve alıp satıcı..!

Ancak, ‘değil dünya genelinde veya klasiğinde, insanının nüfus cüzdanın da ve yüzde 98-99’unda Müslüman yazan Ülkemiz de veya köyümüz kentimizde bile böyle bir alışveriş şekli, geleneği, göreneği, âdeti kalmadı maalesef! Oysa bu konuda sevgili Peygamberimiz (sav) “Dürüst ve güvenilir tâcir-tüccar, peygamberler, sıddîklar (doğru kimseler) ve şehidlerle beraberdir…’’ buyuruyor…

Bu kadar uzun girizgâhtan sonra sözü şimdi asıl konuma getirmek istiyorum:

İşçi Sendikaları ‘işçiyi ücretiyle köleleştiren sisteme karşıyız. Asgarî ücret asgarî sefalet ücreti olmaktan çıkarılıp kişilerin aileleriyle birlikte ve rahatça geçinebilecekleri miktarda olmalı!’ derken; iş verenler de ‘asgarî ücret işverenlerin imkanlarından, ödeme güçlerinden daha yüksek olursa, ya birçok işyerinin kapısına kilit vurulur ya da birçok işçi işten çıkarılır!..’ diyorlar.

Bu konu da Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, yaptığı bir açıklama da “Esnaf ve sanatkârlar ayakta kalabilmeliler ki, hem onlar yaşasın hem de kimse işsiz kalmasın…” derken; Türkiye İşverenler Sendikası Konfederasyonu yöneticileri ‘TİSK olarak bugüne kadar ülkemiz için faydalı olan her kararın arkasında durduk, yanında yer aldık. Belirlenen ya da belirlenecek olan rakamlar hakkında tartışmalar ve farklı görüşler olabilir. Ancak, işverenlerinde bir gerçekleri var…’ demiş!

Bendeniz de ‘kısa süreli de olsa’ eski bir KİT’in, (EBK) çalışanı olduğum, işimden de, ücretimden de hiç yakınmadığım, şikâyetçi olmadığım, yani hep şükrettiğim ve bereket okuduğum gibi, daha sonra 3 ulusal medya grubunun da muhabirliğini ve dönemin asgarî ücretinin yarısı kadar bir aylıkla il temsilciliğini yapıp 45 yaşına gelince de SSK’dan emekli oldum… Ve ev kirası vermediğim, gereğinden-zaruri ihtiyaçtan fazla bir alışveriş-harcama yapmadığım ve mümkün olduğu kadar da tasarruf edip israftan kaçındığım; hattâ Kent merkezinde bir köylü ve kanaatkâr bir vatandaş gibi yaşadım için olsa gerek, fazla bir maişet darlığı çekmedim elhâmdülillah, bundan sonra da çekmem inşaAllah… Ancak, günümüzde çok azı istisnâ, ne iş veren işçisini kollayıp gözetiyor ne de işçi işverenini düşünüyor! Yani, istisnalar hariç kimse haram helâl kuralına uymuyor ve ‘’Ver Allah’ım (c.c) ver! İster helâlden ister haramdan ver. Yeter ki ver… Bu kulun ne verirsen yer!’’ mantığıyla hareket ediyor… Bu hal de ne işverende ne de iş alanda bereket bırakıyor…

Velhâsıl-ı kelâm, hülâsâ-i netice; bugünkü yazımı sevgili Peygamberimiz (sav)’in iki Hadis-i Şerifi ile noktalamak istiyorum:

Efendimiz ‘’Çalışanın ücretini alın teri kurumadan (ve emeğinin karşılığını tastamam) veriniz’’ buyurarak iş verenleri uyarırken; “İnsan için ancak çalıştığının karılığı vardır ve çalıştığını da görecektir… Cenab-ı Hakk, birinizin yaptığı işi en güzel şekilde yapmasından memnun olur…’’ buyuruyor.

Ben mücrim ise ‘iş verende, işçi de iyi bir empati yapmalı.., dolayısıyla da kimsenin hakkı kimse de kalmamalı!’ diyor, herkese ‘hakkâniyetli’ saygılar sunuyorum.

HAYALPEREST OLMAYIN. ÇÜNKÜ HEP SÜKUT-U

HAYALE UĞRARSINIZ. AYAĞINIZ YER TUTMAZ

GERÇEKLERDEN KAÇAR KAÇAR HAYALLERE

SIĞINIR, HAYAL KURDUĞUNUZ SÜRECE DOYAR

TATMİN OLUR, AMA BAŞARMANIZ GEREKEN

KÜÇÜK İŞLERİ BİLE ALT EDEMEZSİNİZ!

Cahit Zarifoğlu

BİLİNÇDIŞI ARZU ASLA TATMİN EDİLEMEZ. İNSAN

HEP DÜŞLERİNİN PEŞİNDE KOŞAR, FAKAT SADECE

DÜŞ KIRIKLIKLARIYLA BİTER! Jacques Lacan

ÜSTESİNDEN GELİNEN HER GÜÇLÜK, YERİNİ

BİR BAŞKASINA BIRAKIYOR. İNSAN İHTİYAÇLARI

KISIR BİR DÖNGÜ OLUŞTURUYOR. BİRİ TATMİN

EDİLİR EDİLMEZ ÖTEKİ ÇIKIYOR KARŞIMIZA!

Sammuel Beckett

NE DOYMAZ BİR VARLIKTIR İNSAN! ULAŞTIĞI

HER TATMİN YENİ BİR ARZUNUN TOHUMUDUR

DOLAYISIYLA ONUN EBEDİYEN DOYURULAMAZ

ARZULARIN SONU YOKTUR! Tolstoy

İHTİYAÇ KORKUSU DA İHTİYAÇTAN BAŞKA BİR

ŞEY DEĞİL Mİ? KUYUNUZ TAMAMEN DOLUYKEN

SUSUZLUKTAN KORKMAK TATMİN OLMAYAN BİR

SUSUZLUK GÖZTERMEZ Mİ? Halil Cibran

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    KIZDIM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    BEĞENDİM
  • 0
    BEĞENMEDİM
  • 0
    GÜLDÜM
  • 0
    ALKIŞ

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Taceddin Akbaş Diğer Yazıları

02
ŞUBAT

2026

Aile yapısındaki çözülme sosyal bir krize dönüşüyor

Taceddin Akbaş'ın 'Bebeleri kreşlere, yaşlıları huzurevlerine, ihtiyarları bakımevlerine..; Hastaları hastanelere, mahkumları hapishanelere, gençleri eğlence.. merkezlerine! Emanet edersek mesele veya problem kalmaz!' adlı köşe yazısı... Devamı

31
OCAK

2026

Berat Gecemiz mübarek ve bu yılki Beratımız Beraatimize vesile olsun inşalllah

Taceddin Akbaş'ın 'Berat Gecemiz mübarek ve bu yılki Beratımız Beraatimize vesile olsun inşalllah!' adlı köşe yazısı... Devamı

30
OCAK

2026

Nammamların cirit attığı yerlere yağmur da yağmaz kar da atmaz!

Taceddin Akbaş'ın 'Nammamların cirit attığı yerlere yağmur da yağmaz kar da atmaz!' adlı köşe yazısı... Devamı

28
OCAK

2026

Zaman 'Kurtlar Sofrası'nda misafir değil, ev sahibi; dünya düzeninde de figüran değil, baş rol oyuncu ve de oyun kurucu-senarist olma zamanı

Taceddin Akbaş'ın 'Zaman 'Kurtlar Sofrası'nda misafir değil, ev sahibi; dünya düzeninde de figüran değil, baş rol oyuncu ve de oyun kurucu-senarist olma zamanı' adlı köşe yazısı... Devamı

27
OCAK

2026

Dervişin 'Fiktri neyse zikri de o olduğu gibi, Ertuğrul'un fikri de hep alkolde, içkide

Taceddin Akbaş'ın 'Dervişin 'Fiktri neyse zikri de o olduğu gibi, Ertuğrul'un fikri de hep alkolde, içkide' adlı köşe yazısı... Devamı

26
OCAK

2026

MAKÜ'nün 'Disiplinli' çalışmaları 3 disiplinde dünya üniversiteleri arasında yer almasını sağlamış!!

Taceddin Akbaş'ın 'MAKÜ'nün 'Disiplinli' çalışmaları 3 disiplinde dünya üniversiteleri arasında yer almasını sağlamış!!' adlı köşe yazısı... Devamı

24
OCAK

2026

Akran zorbalarının kılavuzları kargalar!

Taceddin Akbaş'ın 'Akran zorbalarının kılavuzları kargalar!' adlı köşe yazısı... Devamı

22
OCAK

2026

Bayrağı indirenlerin elleri ezanı dindirenlerin dilleri kurusun ve kurudu da!

Taceddin Akbaş'ın 'Bayrağı indirenlerin elleri ezanı dindirenlerin dilleri kurusun ve kurudu da!' adlı köşe yazısı... Devamı

21
OCAK

2026

Güney Kıbrıs 'İsrail'in ileri karakolu' olma yolunda!

Taceddin Akbaş'ın 'Güney Kıbrıs 'İsrail'in ileri karakolu' olma yolunda!' adlı köşe yazısı... Devamı

20
OCAK

2026

Kazakistan Cumhurbaşkanı İsrail'e cömert, Gazze'ye cimri

Taceddin Akbaş'ın 'Kazakistan Cumhurbaşkanı İsrail'e cömert, Gazze'ye cimri' adlı köşe yazısı... Devamı

İlgili Haberler

Belediye şirket işçilerinin dikkatine! Meclise geliyor geçerse bu haber sevindirir
Bölgesel

Belediye şirket işçilerinin dikkatine! Meclise geliyor geçerse bu haber sevindirir

Belediye şirket işçileri, taşeron personel ve YHS çalışanlarını kapsayan kadro düzenlemesi torba yasa kapsamında Meclis gündemine alındı.

Şişçi Murat Baba Sofrasında enfes kampanya! Bu lezzet ve fiyatlara bayılacaksınız
Tanıtım

Şişçi Murat Baba Sofrasında enfes kampanya! Bu lezzet ve fiyatlara bayılacaksınız

Burdur’un Bucak ilçesinde çorba ve şişleriyle herkesin beğenisini kazanan Şişçi Murat Baba Sofrası, başlattığı yeni kampanya ile sizleri bekliyor.

Antalya'da inşaatta beton mikseri kazası İşçi hayatını kaybetti
Bölgesel

Antalya'da inşaatta beton mikseri kazası İşçi hayatını kaybetti

Antalya'nın Alanya ilçesinde yapımı devam eden otel inşaatında beton dökme işlemi yaptığı sırada yan yatan beton mikserinin kolunun çarpması sonucu inşaat demirlerine düşerek ağır yaralanan işçi, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

Denizli'de inşaatın 4. katından düşen işçi yaşam mücadelesini kaybetti
Bölgesel

Denizli'de inşaatın 4. katından düşen işçi yaşam mücadelesini kaybetti

Denizli’de çalıştığı inşaatın 4. katından düşen 57 yaşındaki işçi hastanede yaşam verdiği yaşam mücadelesini kaybetti.

İşçinin maaşını ödeyemedi! Sebebi milyonluk festival çıktı
Yerel Yönetim

İşçinin maaşını ödeyemedi! Sebebi milyonluk festival çıktı

Kırşehir’in 6 bin nüfuslu Çiçekdağı ilçesinde belediye çalışanları maaşlarını alamadı. İddiaya göre AK Parti’li belediye, kasasındaki milyonları ünlü sanatçıların sahne aldığı görkemli bir bulgur festivaline harcadı.

Burdur'da tadilat sırasında dumanlar yükseldi! Mahsur kalan işçi kurtarıldı
Bölgesel

Burdur'da tadilat sırasında dumanlar yükseldi! Mahsur kalan işçi kurtarıldı

Burdur’un Bağlar Mahallesi’nde apartman çatısında çıkan yangın paniğe yol açtı. Çatıda mahsur kalan işçi, itfaiye ekiplerinin hızlı müdahalesiyle kurtarıldı. Alevler uzun uğraşlar sonucu kontrol altına alındı. Yangının çıkış nedeni araştırılıyor.