
Bilindiği ya da hatırlanacağı üzere, 2009 yılında ve Türkiye ile Azerbaycan’ın öncülüğünde kurulan eski adı ‘Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği-Türk Konseyi’, yeni adı ise ‘Türk Devletleri Teşkilâtı (TDT); Türk Devletleri arasında kapsamlı ve şümullü bir iş birliğini teşvik etmek amaç ve maksadıyla kurulmuş olan uluslararası bir Teşkilat idi. Yani, TDT kurucu üyeleri Türkiye, Türkmenistan, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, gözlemci üyeleri Macaristan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC); son asıl üyesi de Özbekistan. Ve bu Teşkilâtın iş birliği mekanizmalarından bazıları Uluslararası Türk Kültürü Teşkilâtı (TÜRKSOY) Ankara’da; Türk Devletleri Parlamenterler Asamblesi (TÜRKPA) Bakü’de; Türk Akademisi Astana’ da Türk Kültürü ve Mirası Vakfı, Bakü’de; Ortak Türk Ticaret ve Sanayi Odası ile Türk iş konseyi Türkiye’de; Göçebe Uygarlık Merkezi Bişkek’ te; Türk Yatırım Fonu, İstanbul’da toplanmış olan anlamlı, anlamlı olması lâzım gelen bir Türk Devletleri Coğrafya Teşkilâtı!
Ancak, ne var ki, ne olduysa oldu bu Teşkilâtın asıl olsalar bile bir türlü asil olamayan üyelerinden Türkmenistan, Özbekistan, Tacikistan, Kazakistan ve Kırgızistan’ın son yıllarda Rum sevicilikleri, dolayısıyla da Yunanistan destekleyicilikleri tutmuş olmalı ki; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni (KKTC) tanımaz, Türkiye’nin hatırını saymaz, dolayısıyla da küçük ya da orta elçi bile atamaz, hattâ maslahatgüzarlık, hattâ hattâ bir kâtiplik bile açmazlarken, Güney Kıbrıs Rum Kesimine birer BÜYÜKELÇİ atamışlar!.. Atamalar yetmemiş, yapılan bir zirve sonrasında imzaladıkları sonuç bildirgesinde, KKTC’nin varlığını yok sayarlarken, Rum tezlerine onay veren 541 ve 550 sayılı Bir-leşmiş (M)illetler (BM) Güvenlik Konseyi (GK) kararlarına onay vermişler… Dolayısıyla da (kötü) taraflarını belli etmişler! Oysa Türkiye, bağımsızlıklarını ilân eden bu ülkeleri sıcağı sıcağına, ilk tanıyarak ve Büyükelçilik açarak hem bu Cumhuriyetlere ya da Devletlere maddî mânevî destek ve büyük moral vermiş, hem de Türk Cumhuriyetlerinin yalnız olmadıklarını dosta düşmana ilân etmişti!
Ağaçlara balta vurmuşlar o da bakmış ki, baltanın sapı da ağaçtan, yani kendilerinden! O durum da ağaçları oldukça üzmüş ve düşündürmüş!
Aslında baltalar kendi saplarını kesmez-kesemezler! Amma velâkin, bahsime konu vefasız, hattâ nâmert Türk Cumhuriyetleri, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği (SSCB)’nin dağılmasıyla teker teker bağımsızlıklarını ilan eden, özgürlüklerini dosta düşmana duyuran Kazakistan 22 Ağustos 1990’da Türkmenistan 22 Ağustos 1990 da Özbekistan 31 Ağustos 1991 de, Tacikistan 31 9 Eylül 1991 de bağımsızlıklarını ilân etmiş ve bunu dünya kamuoyuna duyurmuşlardı! Ve bu dost ve kardeş ülkelerin bağımsızlık ilanları en çok Türkiye’nin idarecilerini-Devletimizin yöneticilerini ve vatandaşlarımızın tamamını olduğu gibi, beni de çok sevindirmiş, mutlu edip ilerisi için oldukça umutlandırmıştı! Ki, Türkiye, bağımsızlıklarını îlân Kırgızistan’ın, Özbekistan’ın, Kazakistan’ın ve Türkmenistan’ın bağımsızlıklarını aynı gün, hemen ardından da Tacikistan’ı tanıyan ülkelerden biri olmuştu!
Bizim kültürümüz ya da gelenek ve göreneklerimiz de bir fincan kahvenin dahî 40 yıl hatırı vardır… Ve Güney Kıbrıs Rum kesimine büyükelçi atayan ülkelerin yöneticileri nasıl bir Türk kanı taşıyor veya hangi bir ruh hâli içindeler ki; kendilerinin olmazsa olmazları olan, aynı soy ve kandan, aynı kültür ve gelenekten görenekten gelen Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bir parçası ve Milletinin de canı-cananı durumunda olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devleti’ni tanıma lütfunda bile tenezzülünde dahî bulunmazlar, bir kez olsun ziyaret etmezlerken; Yunanistan’ın bir parçası, ham hayâli, yani EN BÜYÜK MEGOLA İDAASI, daha doğrusu rüyası durumunda olan Güney Kıbrıs Rum Kesimini tanıdıkları günün ertesinde birer büyük elçi ataması yaparak hem kendi ülkelerine ve vatandaşlarına hem de kurucusu ve bağlısı bulundukları Teşkilâtlarına ayıp ve ihanet etmişler! Yani, bahsime konu devletlerin yöneticileri, birer Yunan ve Rum bağımlısı olduklarını göstermişler!
Her neyse; bu ülkelerin yöneticileri hakkında yazılacak çok şey ve söylenecek daha ağır sözler var! Ancak, bu ülke halklarının, yöneticilerinin bu ve bu gibi karar ve uygulamalarını tasvip etmediklerini ya da etmeyeceklerini-edemeyeceklerini düşündüğüm için konuyu daha fazla irdelemiyor, kaşımıyor, uzatmıyor, satırlarımı burada noktalamak istiyor, herkese ‘vefalı’ saygılar sunuyorum.
ŞAHSINIZA KÖTÜLÜK EDEN BİR DÜŞMANI
AFFEDİNİZ. LÂKİN VATANINIZA VE MİLLETİNİZE
KÖTÜLÜK EDEN BİR KİMSEYİ ASLA AFFETMEYİNİZ!
Hz. Ali (r.a)
MEVZUBAHİS VATANSA GERİSİ TEVFERRUATTIR!
K. Atatürk
BENDEN EYERİMİ İSTEYİNİZ VEREYİM, ATIMI
İSTEYİNİZ VEREYİM, CANIMI İSTEYİNİZ VEREYİM.
FAKAT VATANIMDAN HİÇ KİMSE BİR KARIŞ TOPRAK
İSTEMESİN, ÇÜNKÜ VEREMEM! Mete Han
VURULUP TERTEMİZ ALNINDAN, UZANMIŞ YATIYOR
BİR HİLÂL UĞRUNA, YA RAB, NE GÜNEŞLER BATIYOR
Mehmed Âkif Ersoy
DEDEM KOYNUNDA YATTIKÇA BENİMSİN EY GÜZEL
TOPRAK. NELER YAPMIŞ BU MİLLET, EN YAKIN TARİHE
BİR BAK! Süleyman Nazif
BU VATAN TOPRAĞIN KARA BAĞRINDA SIRA DAĞLAR
GİBİ DURANLARINDIR. BİR TARİH BOYUNCA ONUN
UĞRUNDA KENDİNİ TARİHE VERENLERİNDİR!
Orhan Şaik Gökyay
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Berat Gecemiz mübarek ve bu yılki Beratımız Beraatimize vesile olsun inşalllah!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Nammamların cirit attığı yerlere yağmur da yağmaz kar da atmaz!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Zaman 'Kurtlar Sofrası'nda misafir değil, ev sahibi; dünya düzeninde de figüran değil, baş rol oyuncu ve de oyun kurucu-senarist olma zamanı' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dervişin 'Fiktri neyse zikri de o olduğu gibi, Ertuğrul'un fikri de hep alkolde, içkide' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'MAKÜ'nün 'Disiplinli' çalışmaları 3 disiplinde dünya üniversiteleri arasında yer almasını sağlamış!!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Akran zorbalarının kılavuzları kargalar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bayrağı indirenlerin elleri ezanı dindirenlerin dilleri kurusun ve kurudu da!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Güney Kıbrıs 'İsrail'in ileri karakolu' olma yolunda!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kazakistan Cumhurbaşkanı İsrail'e cömert, Gazze'ye cimri' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'İçki masasında Sala verenler manevi ölümlerinin salasını vermiş olabilirler!' adlı köşe yazısı... Devamı
Türk Devletleri Teşkilatı'na üye ülkeler, kalp ve damar cerrahisi alanında bilgi paylaşımını artırmak ve sağlık hizmetlerinde standardizasyon sağlamak amacıyla "Türk Devletleri Kalp ve Damar Cerrahisi Topluluğu"nu kurdu.
Konya’nın Beyşehir ilçesinde belediyeye ait halk ekmek büfelerinde fiyat indirimi kararı alındı. Fırın ve marketlerde 10 liradan satılan 200 gram ekmek, Ramazan ayı boyunca vatandaşlara 6 liradan ulaştırılacak.
Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında yarın toplanacak Kabine, Ankara'nın Washington ve Tahran hattındaki arabuluculuk trafiğini ve Suriye'deki yeni denklemi masaya yatıracak. Toplantıda ekonomideki yol haritası ile "Terörsüz Türkiye" sürecindeki son aşama da ayrıntılarıyla ele alınacak.
Cumhuriyet tarihinin en büyük konut projesinde kura süreci hız kesmeden devam ederken, bugüne kadar 144 binden fazla vatandaş ev sahibi olma hakkı kazandı. Yeni haftada 10 ilde daha noter huzurunda çekilişler yapılarak 36 bin 458 konutun mülkiyeti belirlenecek.
Burdur 1. Amatör Küme’de haftanın kritik mücadelesinde Gölhisar Belediyespor, Kozağacıspor’u net bir skorla mağlup etti. Ev sahibi ekip, ilk yarıda bulduğu üst üste gollerle sahadan 3 puanla ayrılarak zirve takibini sürdürdü.
Isparta-Antalya kara yolunda şiddetli yağışların tetiklediği heyelan nedeniyle durma noktasına gelen ulaşım, ekiplerin yoğun çalışmasıyla normale döndü. Dağdan kopan kaya parçalarının temizlenmesiyle birlikte güzergahtaki araç geçişleri kontrollü şekilde başlatıldı.
Yorumlar (0)