
Biraz millî tarihle ya da ulusal siyasetle ilgilenen herkesin bileceği gibi, ulusların (güyâ) barış ve (sözde) güvenliklerini sağlamak, devletler arasında dostâne ilişkileri desteklemek, kalkınmayı ve insan haklarını geliştirmek maksadıyla kurulmuş olan Bir(leşmiş (M)illetler Örgütü 24 Ekim 1945 tarihinde aktif hâle gelmiş-getirilmiş ve Cennet misali Ülkemiz bu Teşkilâtın 51. Üye ülkesi olmuştu! Ve bu Kâğıttan Örgüt, 5 ülkenin kölesi durumunda! Yani, bu adı var kendisi yok olan örgütün şu anki ülke sayısı 193. Ve bu 193 ülke arasından seçilerek kurulan Güvenlik Konseyi 15 ülkeden oluşuyor ama Örgütte bazen sâdece 5 ülkenin, bazen de 1 ülkenin dediği oluyor! Çünkü genelde 193, özelde de 15 üye ülkeden oluşan Güvenlik Konseyi (GK); ABD, Fransa, Rusya, Çin ve İngiltere gibi 5 gayrimüslim ve sözde birbirlerinin koruyucusu, aslında birbirlerinin rakibi, hattâ amansız düşmanı olan ülkelerden, geri kalanı ise geçici ve halkı çeşitli dinlere mensup üye ülkelerden oluşan bir limited şirketi gibi çalışıyor! Ve bu 5 dâimi ülkeden birinin veto ettiği herhangi bir karar ne kadar âdil ve ne kadar âcil olursa olsun yok hükmünde sayılıyor! Hal böyle olunca da hiçbir hukuk işlemiyor ve hak yerini bulmuyor! Dolasıyla da olan yine ikisi üçü bir araya gelemeyen İslâm Ülkelerine, parça parça olan Türk Cumhuriyetlerine-Türk Devletlerine, artı inançlı îmanlı insanlara oluyor maalesef!
Yine iç ve dış meselelerle az çok ilgilenenlerin hatırlayacakları gibi, Bir-leşmiş (M)illetlerin adı yüksek, kendisi alçak Komiserliği New York Ofisi(‘nin insaf sahibi) Direktörü Craig Mokhiber; bu görevini bıraktığı, yani istifasını bildirdiği mektubunda BM’nin Emperyalist destekli, Müslüman köstekli ve Siyonist inanışlı İsrail’in Gazze’de 10 aydır devam ettirdiği bilinen, ne zaman sona ereceği ise bellen belirsiz olan ve kadın kız, çoluk çocuk, genç ihtiyar demeden yaptığı katliam ve soy kırımlar; yakıp yıktığı binalar, mabetler, camiler, okul ve hastaneler karşısında aciz kaldığını hatırlatmış, o nedenle de görevini bıraktığını bildirmişti! Yani BM’nin insaf ve izan sahibi ve tepedeki en yetkili kişisi; koskoca bir Teşkîlâtın, ABD’nin veled-i zinâsı, Batı’nın şımarık çocuğu ve cirmi küçük, cürmü ise büyükten de büyük olan İsrail’in Gazze’de aylardır yaptığı soy kırım karşısında hiçbir şey yapamamasını isyan ederek istifasını vermişti!
İstifan hayırlı uğurlu, tutum ve davranışın, görüp duydukların ve yaşadıkların başta kendin olmak üzere diğer gayrimüslimlerin hidâyetlerine, Müslümanların ise uykudan uyanışlarına vesîle olsun inşaAllah Craig Mokhiber!
Craig Mokhiber, İsrail’in bir Apartheid (ayrılık) Rejimi olduğunun altını kalın çizgilerle çizdiği ve Korsan ve terörist bir devlet olduğunu hatırlattığı istifa mektubunda birçok olumsuzluğu, yetersizliği, çaresizliği ve daha da beteri âcizliği ile birlikte BM’deki 5’li çete ve veto hükümranlığının olmayan adâletini gözler önüne serdiği gibi, genelde insanlığı, özelde de Müslümanlığı ve Müslümanları imha eden ikiyüzlülüğünü de vurgulamış!
Mâlûm ülkeleri ve icraatlarını yakından tanıyan bir raportör ve Gazze de yıllarca gözlemci sıfatıyla bulunmuş olan Mokhiber aynı zamanda Bosnalı Müslümanların yaşadığı faciayı da Arakanlı ve Sudanlı Müslümanların dramlarını da gören bilen ve bunları BM’ye bir bir ve belgeleriyle rapor eden ama BM’den en küçük bir hareket göremediği için görevini bırakan insaflı, izanlı ve vicdanlı bir insan hakları uzmanı olmalı ki; bölgede yaşanan bütün olumsuzlukları rapor ederek gözler önüne sermiş. Ancak, raporunun hiçbir işe yaramadığını görünce de istifasını vermiş! Dolayısıyla da ‘bari mesuliyetten kurtulayım’ demiş!
Mokhiber ‘istifa mektubun da’ BM’yi şöyle özetlemiş:
“Her bir vaka da savunmasız ve sivil insanlara yönelik korkunç olaylar durulduğunda, toplu vahşeti önleme, savunmasız insanları korumaya ve suçlulardan hesap sormaya yönelik görevimizi yerine getiremediğimiz acı bir şekilde ortaya çıktı. BM’nin var olduğu dönemde, Filistinlilere ve Gazzelilere yönelik art arda cinayet ve zulüm dalgalarında da bu böyle oldu. Yani BM ve Yüksek Komiserlik olarak bir kez daha başarısız olduk…”
Ben de diyorum ki; Millî-İslâmî Görüş Davasının Kurucu Başkanı ve 54. TC Hükümetinin Başbakanı olan rahmetli Erbakan Hocamızın ömrü irşatla, tebliğle, mücadeleyle ve bırakın Ülkemizi, Dünya Müslümanlarını uyarmaya ve korumaya çalışmakla geçtiği gibi, bundan yıllar önce söylediği sözlerinin ve yaptığı uyarıların birçoğu bugün aynen tecelli ediyor! Yani, Erbakan Hocamızın yıllar önce söylediği ama bugünümüze ışık tutacak sözlerinden ikisi “Müslüman Türk Dünyası ile birlikte ‘İslâm Birleşmiş Milletleri (İBM)’ kuralım ve ‘İslâm Dînarı ya da İslâm Para birimi’ oluşturalım! Ve Müslüman ülkeler bütün alışverişlerini bu para birimi üzerinden yapsınlar. Çünkü altın alarak İsrail’i, Dolar alarak ABD’yi kazandırıyoruz! Bu kazanımlar da bize ‘silah olarak’ geri dönüyor!..” dediğini dün bugün gibi hatırlıyorum. Ve bugünkü yazımı, Merhum Erbakan Hocamızın birbirinden değerli uyarı ve tavsiyelerinden seçtiğim sözleriyle noktalamak istiyor, herkese ‘millî’ saygılar sunuyorum.
8 MİLYONLUK İSRAİL İÇİN 1,5 MİLYAR MÜSLÜMAN
EBÂBİL BEKLİYORSA; EBÂBİLLER GELSE İSRAİL’İ DEĞİL
BİZİ TAŞLAR!..
ALLAH’INA (c. c) KUL OLAMAYAN DAVASINA ER OLAMAZ…
HAKSIZ BİR DAVADA ZİRVE OLMAKTANSA HAKK
DAVA DA ZERRE OLMAYI TERCİH EDERİM…
BİR ÇİÇEKLE BAHAR OLMAZ; AMA HER BAHAR DA BİR
ÇİÇEKLE BAŞLAR…
BİR MİLLETİN ASIL GÜCÜ; TOPU TÜFEĞİ YAHUT TANKI
DEĞİL, ÎMANLI VE İNANÇLI GENÇLİĞİDİR!
SİYÂSETİ ÖNEMSEMEYEN MÜSLÜMANLARI,
MÜSLÜMANLARI ÖNEMSEMEYEN SİYÂSETÇİLER YÖNETİR…
VE, VE, VE SİYONİZM BİR TİMSAHA BENZER! BU TİMSAHIN
ÜST ÇENESİ AMERİKA, ALT ÇENESİ AVRUPA BİRLİĞİ; BEYNİ
SİYONİZM, GÖVDESİ İSE ONLARIN İŞBİRLİKÇİLERİDİR(!)
Prof. Dr. Necmeddin Erbakan (Merhum)
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BU YIL ‘BURUK’ BİR KURBAN BAYRAMI KUTLAYACAĞIZ' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Allah affeder, ihmal affetmez!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Türkiye’de gençler ‘bugün’ hem Atatürk’ü anacak hem spor hem de bayram yapacaklar' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Hava şehitlerini anma günü; âileyi, güçsüzleri, yaşlılar ile birlikte yardıma muhtaç olan çocukları koruma günlerini kutlarken, unuttuklarımız(!)' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BİR VEKİL BİR KUYUYA TAŞ ATTI 40 ASIL ÇIKARAMIYOR! adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dr. Reyda Şıklaroğlu’nun Cumhuriyet Meydanı’ndaki tek kişilik “Kudüs, Gazze ve Türkistan’a özgürlük” nöbeti sürüyor' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Beyaz melek< olarak adlandırılan ’Tüm hemşîrelerin haftaları kutlu’ Kendileri ve hastaları mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Tüm engellilerin haftaları kutlu kendileri ve âileleri mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kendi annelerimizin günlerini kutlarken annesiz çocukları da çocuksuz anneleri de unutmayalım' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vakıflar Antalya Bölge Müdürlüğü Burdur Saden Hatipoğlu Câmii Şerifini kaderiyle baş başa bırakmış durumda' adlı köşe yazısı... Devamı
Türk Devletleri Teşkilatı'na üye ülkeler, kalp ve damar cerrahisi alanında bilgi paylaşımını artırmak ve sağlık hizmetlerinde standardizasyon sağlamak amacıyla "Türk Devletleri Kalp ve Damar Cerrahisi Topluluğu"nu kurdu.
Özel, Genel Merkez önünde kısa bir konuşma sonrası beraberindekilerle TBMM'ye yürüyüşe geçti.
Kararın ardından CHP Genel Merkezi’nde hareketli saatler yaşandı
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Burdur İl Başkanlığı, parti gündemindeki tartışmalara ilişkin yazılı bir basın açıklaması yayımladı.
Burdur’un Ağlasun ilçesine bağlı Hisarköy, bugün anlamlı bir dayanışma örneğine ev sahipliği yaptı.
Burdur’da Karakent ile Kavacık köyü arasında meydana gelen trafik kazasında, kontrolden çıkan otomobil yaklaşık 20 metrelik uçurumdan dere yatağına yuvarlandı.
Yorumlar (0)