
77 yıldır Filistin’i Filistinlilere dar eden, 2 yıla yakın bir süredir de güzelim Gazze’yi yakıp yıkan, taş üstünde taş, omuz üstünde baş bırakmayan, dolayısıyla da yaşanmaz hâle getiren Emperyalist destekli, Müslüman köstekli, Siyonist mantıklı ve Armageddon inanışlı Binyamin Netanyahu’nun hakkından Şii inanışlı İran geldi ya da gelmek üzere inşaAllah…
Emperyalist ABD’nin ve Materyalist Avrupa’nın her türlü desteğini arkasına alan, Türkiye ve bir iki ülke ya da devlet hâriç hiçbir ülkeyi kâle almayan-hesaba bile katmayan, dolayısıyla da dünyaya meydan okuyan korsan İsrail Devleti’nin azgın, terörist, katil-katliamcı, soykırımcı ve Siyonist Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran konusunda baltayı taşa vurdu! Çünkü, yarın ne olacağı nasıl olacağı belli olmaz ama bugün için İsrail Devletinin korsan olduğu kadar karton devlet olduğu da ortaya çıktı! Yani, İsrail sanıldığı ya da pompalandığı kadar güçlü kuvvetli bir devlet değil, İsrailliler de savaşçı bir millet, daha doğrusu güruh değilmiş!
Evet, İsrail’in Filistin de ve Gazze’de işlediği cinayetler, yaptığı soykırımlar henüz durmadığı gibi, İran-İsrail Savaşı da bitmiş değil! Ancak, İran’ı yerle bir edeceği, haritadan sileceği, sıranın da bize ve komşularımıza geleceği şeklindeki iddialar da balondan ibaret olduğu ortaya çıktı! Çünkü bugün kâtil Netenyahu’nun Gazze’de ve İran da baltayı taşa vurması, başı sıkışması ve dünya kamuoyunda desteğinin azalması gözden kaçmıyor. Ki, Siyonist İsrail’in asıl maksadı, Şii İran’a saldırarak Emperyalist ABD’yi yanına çekmek, hattâ savaşın içine dâhil etmekti! Çünkü, Netanyahu da aklı başında olan Yahudiler de Amerika’sız bir İsrail’in keenlemyerkün, yani yok hükmünde olduğunu ya da olacağını anladılar… Onun için bir dediği diğer dediğine tutmayan Amerika Bitişik Devletleri’nin bunak ve manyak başkanının Deniz aşırı ülkelere yapılan ya da yapılacak olan müdahaleleri sınırlamayı düşünen Trump’ı köşeye sıkıştırıp işin içine çekmeye çalışma çabasıdır. Evet, Trump bunaktır, bir dediği diğer dediğine tutmuyor, ancak Amerika’ya sadece Başkanlar değil, Dışişleri Bakanlığı-Pentagon, CİA ve benzer kurumlar, yani derin devletler yönetiyor ve onlarda çok ince hesaplar ve Emperyalist planlar yapıp planlar çiziyorlar!
Aslında savaşın kazananı, barışın kaybedeni olmaz, ama İsrail gibi bir Ülkenin başında Netanhahu gibi bir başkan ya da başbakan olursa, savaş(lar) kaçınılmaz olur ki; 12 gün süren Savaş ta İran İsrail’in ‘delinmez’ denilen kubbelerini delik deşik etiği gibi, Amerika’nın bölgedeki en büyük üssüne bomba veya füze yağdırdı, bu durum da İran’ın Siyonist ve Emperyalistlere boyun eğmeyeceğinin göstergesi oldu!
Az çok ilgilenenlerin bilecekleri gibi, Armageddoncu Yahudiler tanrı’yı, (hangi tanrıysa o, yer tanrısı mı, gök tanrısı mı ya da bir başka tanrı mı onu bilmiyorum) kızdırıp kıyameti kopartmak, dolayısıyla da Siyonistlerin dışındaki tüm insanları cehenneme yollamak, kendileri ise cennete girmek istiyorlar. Alan da Kaçan mı Manyak Armegeddoncu Hetanyahu! Onu bazen ben de deniyorum, ama bir türlü beceremiyorum!
Nasılına gelince şöyle tarif edeyim:
Bildiklerinin hocası, bilmediklerinin ise öğrencisi olan ve kendisini de ‘çeyrek hoca’ olarak gören ben mücrime bazı küçük ya da mahallemizdeki camilerin hocaları camilerinde bana bazen müezzinlik, kendileri olmadığında da imamlık yaptırıyorlar… Bazen de namazlardan sonra aşrı şerif okutturuyorlar… Ve ben de kendilerine, ‘ben bu kadar ehliyetli ve liyakatli hoca, hattâ hafız arasında aşrı şerif okuyarak tanrıyı kıyamete zorladığım şakasını yapıyorum ve cemaati güldürüyorum!
Mâlûm olduğu üzere, Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) “İş, ehli olmayan kişilere verilince kıyameti bekleyin, çünkü o zaman kıyametin kopması yakındır!” buyuruyor.
Siyonistlerin tanrıyı kıyamete zorlama çabaları ve bunun için dünyayı ateşe vermelerinin, benim zorlamamam gibi bir şey olsa gerek… Oysa kıyameti koparacak olan tanrı değil, Yüce Allah’tır-Cenab-ı Hakk’tır! Ve onun zamanını da Peygamber Efendimiz (sav) dahil, hiçbir fâni bilmemektedir… Cenab-ı Allah kullarını sadece büyük ve küçük emareleri konusunda bilgilendirmiştir!
Velhasıl-ı kelâm, hülâsâ-i netice; Şii İranlılar, Ülkesine 45 yıldır uygulanan ağır ekonomik ambargolara ve mollalar yüzünden hırpalanmasını, örselenmesine rağmen, kendi inanç ve güçlerine güvenerek ülkelerinin egemenliğini korumuş, hattâ Amerika ve Avrupa destekli İsaril’e karşı kafa tutmuş ve yenilmezliklerini ispatlamışlardır! O nedenle, ben Armageddoncu Yahudiler sapık inanç, iman veya ideolojileri nedeniyle yeryüzünde kendilerinden başka bir tek kişinin dahi ayakta kalmaması ölmesi ya da öldürülmesi için her yola başvurabilirler! Onun için İslâm Ülkelerini de İslâm olmasa bile aklı başında olan ülke yöneticilerini de İsrail’in bu sapık düşünce ve uygulamalarına karşı tedbir almak düşer!’ diyor, herkese “İsrail’siz’’ saygılar, ‘İslâmî ve sünni’ sevgiler sunuyorum.
GÜZELLİK GÜÇ, GÜLÜMSEME İSE ONUN KILICIDIR
İNSAN GÜCÜNÜ NASIL KULLANDIĞIYLA ÖLÇÜLÜR
Platon
KARAMSARLIK GÜÇSÜZLÜĞE, İYİMSERLİK GÜÇLÜ
OLMAYA YOL AÇAR… William James
2026
Taceddin Akbaş'ın “Yunanlar, Ülkelerini kadın askerlerle savunacaklarmış” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Turis geldiler tırıs gittiler” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Pandemi balonunu şişirenler de Kovid yalanını köpürtenlerde mutlaka yargılanmalılar!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “TOKİ Konut kuralarında Hac kura yöntemi uygulamalı!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler insan olamazalar (O nedenle görüldükleri yerde itlaf edilmeliler)” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bendeniz 'her yıl olduğu gibi' bu yılki 'Babalar Günü'nün de en mutlu babalarından biriyim !' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Çürümüş, kana ve gözyaşına bulaşmış dünyanın kupasını alsan n’olur almasan n’olur!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Cumhuriyete kadınlar değil kongar gibi cumhuriyetçiler kıyıyor ve zarar veriyorlar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bugün hicrî 1447 yılına ‘elvedâ’ 1448 yılına ‘merhabâ’ diyeceğiz' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vatandaş ‘Mutlak Butlan’dan çok ‘mutfak butlanına’ bakıyor!' adlı köşe yazısı... Devamı
Ağıralioğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın zirvede daha güçlü mesajlar vermesi gerektiğini belirterek, "İsrail'in sınırları nerede başlıyor, nerede bitiyor? Lübnan, Filistin, Irak ya da İran İsrail toprağı mı? Bu soruların uluslararası platformlarda açık şekilde dile getirilmesi gerekiyordu" ifadelerini kullandı.
İsrail basınına konuşan Smotrich, ABD yönetimiyle yoğun temaslar yürüttüklerini ifade ederek, Türkiye'nin F-35 savaş uçaklarına erişiminin önüne geçmek için kapsamlı bir lobi faaliyeti yürüttüklerini söyledi. Smotrich, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oyunun kurallarını değiştirecek askeri kabiliyetlere ulaşmasına izin verilmemeli." ifadelerini kullandı.
İddialara göre Hegseth'in, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yapacağı görüşmede Türkiye'nin F-35 programına yeniden dahil edilme ihtimali ele alınacaktı. Görüşmeye İsrail Savunma Bakanı Israel Katz'ın da katılması, ayrıca İran başta olmak üzere bölgesel güvenlik konularının masaya yatırılması bekleniyordu.
İsrail'in Lübnan bombardımanı ve Hizbullah'ın misillemesi sonrası diplomasi masası tamamen çöktü. İran, barış görüşmelerini tek taraflı iptal ederek ABD ve İsrail'i açıkça tehdit etti.
İsrail Savunma Bakanı Israel Katz'ın Türkiye'yi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan açıklamalarına Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'tan yanıt geldi.
İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyine yönelik gerçekleştirdiği son bombardımanın bilançosu netleşti. Lübnan Sağlık Bakanlığı, 70'ten fazla hedefin vurulduğu saldırılardaki toplam can kaybı ve yaralı sayısını resmi olarak duyurdu.
Yorumlar (0)