
Korsan devlet İsrail’in acımasız polis ve askerlerinin 77 yıldır Filistin’de yaptıkları zulümler ve işledikleri cinayetler konusu ayrı; 2 yıldır Gazze’de akıttıkları kanlar Siyonist Netanyahu’yu da Emperyalist Trump’ı da ve sözde fundamentalist Müslümanları ve güya İslâm Ülkesi yöneticilerini de boğacak kadar yükseldiği ve arşı âlâyı titrettiği halde Mevlâ bu katillere de, destekçilerine ve köstekçilerine de mühlet veriyor… Ancak, Mevla’nın verdiği mühlet ebet müddet değil, sınırlıdır ve o sürenin dolduğu anda bahsime konu yöneticilerin de nemelazımcıların da sonları olacak ve kan emiciler-kandan beslenen vampirler; büyüklerin olmasa bile küçüklerin, masum yavruların ve mazlum insanların kanlarında boğulacaklar! Sözde Müslümanlar ve güya mûminler de bu kanlardan nasiplerine alacaklardır… Çünkü, İlâhî Adaletin kuralı böyle işlediği gibi, Adli İlâhî milim şaşmaz, gram şaşırılamaz-yanıltılamaz ve geciktirilemez!
Demem o ki, İsrail’in 77 yıldır Filistin halkına öz yurtlarında-anavatanlarında çektirdiği çileleri görmezden gelen uygar dünya, 2 yıla yakın bir süredir de Gazze’de yaptığı soykırımları çok geç ve az da olsa görmeye, duymaya, dolayısıyla da ilgilenmeye ve Filistin Devletini tanımaya başladı… Bu önemli bir şeydir. Ancak, bence Korsan İsrail Devletini tanımamak, Müslüman Filistin’i tanımaktan daha önemlidir… Çünkü, bir ülkeyi tanımak yetmiyor, aynı zaman da iyi günde de kötü günde de yanında yer alınması gerekiyor! Ki, Filistin’i devlet olarak tanımak, korsan, Armaged-doncu İsrail Devletinin dostlarını tahrik ediyor!
1948 yılında kurulan ve Ülkemizin ‘o dönemki yöneticileri tarafından ilk’ tanınan İsrail o gün bugündür Filistin’de kan akıttığı yetmezmiş gibi, 2 yıla yakın bir süredir de Gazze’yi kan gölüne çevirdi… O nedenle ben, ‘Filistin’in tanınmasından çok İsrail’in tanınmaması, dolayısıyla da Filistin ve Gazze de işlediği cinayetlerin, yaptığı soykırımların maddî mânevî bedelini ödemek zorunda bırakılması ehven-i şer olmalı!’ diye düşünüyorum!
Yani, diğerlerini bilmiyorum ama, soykırımcı ve Siyonist Yahudiler, analarının ak sütleri kadar helâl ve doğuştan gelen haklarını hukuklarını ve yurtlarını tanımadıkları gibi; Filistin’in devlet olma hakkını da inkâr ediyorlar! Ancak, aklı başında, îmanı olmasa bile insafı ve îzanı yerinde olan devlet insanları tarafından yönetilen Dünya devletleri ya da İslâm ülkeleri de yeniye gelene kadar İsrail’in kan akıtma ve soy kırım yapma hakkını da reddedip gerekli ve etkili tepkiyi göstermeliler… Dolayısıyla da Siyonist ve terörist İsrail Devletinin Başbakanı Binyamin Netayahu’diyi de ABD’nin Emperyalist, bunak ve manyak Başkanı Donald Trump’ı ve avenelerini de başıboş bıraktılar!
Her neyse; bu hamur ya da pilav daha çok su kaldırır! O nedenle ben bu konuyu bugünlük burada noktalamak, noktalarken de Pir Sultan Abdal’ın günümüze hitabeden bir şiirini köşeme iktibas etmek istiyor, herkese ‘kansız-gözyaşısız’ saygılar sunuyorum.
ŞU KANLI ZALİMİN ETTİĞİ İŞLER GARİP BÜLBÜL GİBİ BENİ ZAREYLER YAĞMUR GİBİ YAĞAR TAŞLAR BAŞIMA İLLEDE DOSTUN BİR FİSKESİ YARALAR BENİ BENİ. CAN BENİ BENİ, DOST BENİ BENİ… DAR GÜNÜMDE DOSTUM DÜŞMANIM BELLİ OLDU BİR DERDİM VAR İDİ ŞİMDİ EL OLDU! ECEL FERMANI BOYNUMA TAKILDI GEREK VURA GEREK ASA LAR BENİ BENİ! CAN BENİ BENİ BENİ DOST BENİ BENİ CAN BENİ BENİ DOST BENİ BENİ BENİ…
PİR SULTAN ABDAL’IM CAN GÖYE ALMAZ
HAKK’TAN EMİR ALMAZSA RARMET YAĞMAZ
ŞU ELLERİN TAŞI BANA HİÇ DEĞMEZ,
İLLE DE DOSTUN BİR TEK GÜLÜ YARALAR BENİ BENİ
CAN BENİ BENİ DOST BENİ BENİ BENİ(!)
Pir Sultan Abdal
2026
Taceddin Akbaş'ın “Yunanlar, Ülkelerini kadın askerlerle savunacaklarmış” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Turis geldiler tırıs gittiler” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Pandemi balonunu şişirenler de Kovid yalanını köpürtenlerde mutlaka yargılanmalılar!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “TOKİ Konut kuralarında Hac kura yöntemi uygulamalı!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler insan olamazalar (O nedenle görüldükleri yerde itlaf edilmeliler)” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bendeniz 'her yıl olduğu gibi' bu yılki 'Babalar Günü'nün de en mutlu babalarından biriyim !' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Çürümüş, kana ve gözyaşına bulaşmış dünyanın kupasını alsan n’olur almasan n’olur!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Cumhuriyete kadınlar değil kongar gibi cumhuriyetçiler kıyıyor ve zarar veriyorlar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bugün hicrî 1447 yılına ‘elvedâ’ 1448 yılına ‘merhabâ’ diyeceğiz' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vatandaş ‘Mutlak Butlan’dan çok ‘mutfak butlanına’ bakıyor!' adlı köşe yazısı... Devamı
Ağıralioğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın zirvede daha güçlü mesajlar vermesi gerektiğini belirterek, "İsrail'in sınırları nerede başlıyor, nerede bitiyor? Lübnan, Filistin, Irak ya da İran İsrail toprağı mı? Bu soruların uluslararası platformlarda açık şekilde dile getirilmesi gerekiyordu" ifadelerini kullandı.
İsrail basınına konuşan Smotrich, ABD yönetimiyle yoğun temaslar yürüttüklerini ifade ederek, Türkiye'nin F-35 savaş uçaklarına erişiminin önüne geçmek için kapsamlı bir lobi faaliyeti yürüttüklerini söyledi. Smotrich, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oyunun kurallarını değiştirecek askeri kabiliyetlere ulaşmasına izin verilmemeli." ifadelerini kullandı.
İddialara göre Hegseth'in, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yapacağı görüşmede Türkiye'nin F-35 programına yeniden dahil edilme ihtimali ele alınacaktı. Görüşmeye İsrail Savunma Bakanı Israel Katz'ın da katılması, ayrıca İran başta olmak üzere bölgesel güvenlik konularının masaya yatırılması bekleniyordu.
İsrail'in Lübnan bombardımanı ve Hizbullah'ın misillemesi sonrası diplomasi masası tamamen çöktü. İran, barış görüşmelerini tek taraflı iptal ederek ABD ve İsrail'i açıkça tehdit etti.
İsrail Savunma Bakanı Israel Katz'ın Türkiye'yi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan açıklamalarına Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'tan yanıt geldi.
İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyine yönelik gerçekleştirdiği son bombardımanın bilançosu netleşti. Lübnan Sağlık Bakanlığı, 70'ten fazla hedefin vurulduğu saldırılardaki toplam can kaybı ve yaralı sayısını resmi olarak duyurdu.
Yorumlar (0)