
75-76 yıldır Filistin’i Filistinlere dar eden, bir yıla yakındır da Gazzeyi yakıp yıkan ve yarısına yakını çocuk, kadın kız, kalanı da büyüklü küçüklü sivil olmak üzere 50 bine yakın Gazzeliyi şehid, 100 bine yakınını da gâzi yapan Korsan İsrail Devletinin Siyonist ve terörist Başbakanı Netanyahu ve ekibi birkaç gündür de Lübnan’a siber saldırılar düzenliyor ve 100’lerce insanı öldürüp yaralıyorlar! Uzmanlar da bunun adına ‘siber saldırı… falan filan’ diyorlar. Arcak ben de ‘bir güvenlik veya terör uzmanı olmasam da 40 yıldır terörle mücâdele eden, binlerce şehid ve gâzi veren ve bunlar dolayısıyla kahrolan bir ülkenin vatandaşı; 30 yıla yakındır çağrı cihazı, önce akılsız, sonra da akıllı cep telefonu, 40 yıla yakındır bilgisayar ve internet, 50 yıla yakın bir süredir de telsiz kullanan ve bunlar aracılığıyla asayiş olaylarını dinleyen, yakından takip eden ve gerektiğinde haber yapan bir gazeteci, gerektiğinde de yorum yapan bir köşe yazarı olarak âdeta bir terör veya güvenlik uzmanı ya da analisti gibi oldum!’ O nedenle ben ‘İsrail’in Filistin, Gazze ve Lübnan da yaptıklarına ‘siber saldırı’, hattâ ‘katliam’ bile değil, düpedüz bir soy kırımdır, câniliktir, büyük bir vahşiliktir-hayvanlıktır..!’ diyorum.
Dünyanın belli başlı, güçlü kuvvetli holdingleri ile birlikte satılmış ya da satılık basın yayın organlarını-medya kuruluşlarını, muhabir ve köşe(li) yazarlarını elinde tutan Emperyalist ABD ve Kapitalist Avrupa destekli Siyonist İsrail’in 75-76 yıldır Filistin de, bir yıla yakın bir süredir de Gazze’de yaptığı da tek kelimeyle ‘büyük bir soykırım’ olduğu gibi; birkaç gündür Lübnan’a yaptığı da ‘siber bir saldırı’ değil, terör saldırısıdır, hattâ soykırımımın dik âlâsıdır! Ki, ülkemizde ki bazı gâfiller, safdiller inanarak, bazı hainler de kasıtlı olarak İsrail’in Lübnan da işlediği cinayetleri sıradanlaştırmak veya hafif göstermek için ‘elektronik saldırı’ deyip geçiyor-geçiştiriyorlar! Oysa İsrail’in egemen bir devlet ve bağımsız bir ülke olan Lübnan’ın topraklarında ve en meskün mahallerinde ve masum insanlara karşı yaptığı saldırı ‘siber saldırı’ veya ‘siber savaş’ falan filan değil, Filistin ve Gazze de yaptıklarının aynısıdır! Yani soy kırımın devamıdır! Ancak bazı gazeteler İsrail’i bu saldırıyı yapma konusunda haklı imiş gibi gösterme çabası içine girdiler ve bunlardan biri de Cumhuriyet Gazetesi olmalı ki, İsrail’in yaptığı hain, kaypak, kalleş ve kahpe saldırıyı, (İsrail, Hizbullah’ın kullandığı çağrı cihazlarını nasıl patlattı?..) şeklinde bir manşet attı! Dolayısıyla da saldırıyı hem haklı hem de küçük gösterme yarışına girdi! Ancak, siber saldırı bir iki kişiye karşı yapılan bir şeydir… Oysa İsrail birkaç günde Lübnan’daki binlerce çağrı cihazını patlattığı gibi, bundan sonra kaç tanesini daha patlatacağı, dolayısıyla da kaç tane daha masum insanı, çolu çocuğu ve sivili katledeceği, yani saldırıyı ne zaman ve ne şekilde bitireceği belli değil!
Elinde nükleer, biyolojik ve kimyasal (NBC) türü silahlar bulunduğu bilinen İsrail bu toplu imha silahlarını îmal etmesi ya da üretmesi ve bu silahlarla ‘hasım gördüğü’ ülkeleri veya liderlerini yıllardır korkutan, gözdağı veren ve tehdit eden Siyonist İsrail’in terörist Başbakanı Netanyahu, söz konusu ülkelerin insanlarını ve liderlerini şimdi de siber savaşla öldürmekle-yok etmekle tehdit ediyor… Ancak yukarıda da ifade etmeye çalıştığım gibi bazı basın yayın organları ve işin yanlı-yandaş ve de yandaş uzmanları bu soykırım denemesini basit bir hacker olayı imiş gibi göstermek için ‘cihazlara toplu istek göndererek, cihazların pillerinin yorulmasını sağlayarak çevresine zarar vermek şeklinde yorumluyorlar. Dolayısıyla da hain saldırıyı hem önemsizmiş gibi göstermeye hem de masumlaştırmaya çalışıyorlar… Amma velâkin, mâlum çevrelerin ve basın yayın organlarının o ‘siber saldırı’ dedikleri soykırım silâhının bir gün kendi ellerinde veya evlerinde yerlerinde patlayabileceğini ya bilmiyorlar ya da kendilerinin bu saldırılardan muaf tutulacağını sanıyorlar! Çünkü genelde Siyonistlerin mantıklarına, özelde de Netanlahu’ların sapık inanış veya ideolojisine göre, Siyonist olmayan herkesi ki, bunlar Yahudi bile olsalar düşman olarak görüyorlar! Hattâ işi daha da ileri götürüp Siyonist olmayan herkesin öldürülmesinin sevap olduğuna inanıyorlar! Onun içindir ki soykırımı veya toplu katliamı mübah görüyorlar ve hiç acımadan, çekinmeden insan, çoluk çocuk, kadın kız öldürüyorlar!
Ben de ‘Cenab-ı Allah encâmımızı hayreylesin ve onların bir hesabı varsa, Cenab-ı Hakk’ında bir hesabı vardır ve O’nun hesabı tüm hesapları altüst eder-bozar!’ diyor, herkese ‘saldırısız’ saygılar sunuyorum.
SİZE SAVAŞ AÇANLARLA ‘ALLAH (c.c) YOLUNDA’
ÇARPIŞIN. FAKAT KİMSEYE HAKSIZ SALDIRI DA
BULUNMAYIN. ÇÜNKÜ ALLAH HAKSIZ SALDIRI DA
BULUNANLARI SEVMEZ! Bakara Sûresi, âyet 190
SAVAŞ HÎLEDİR, HÎLEDEN İBÂRETTİR… Hadis-i Şerif
SAVAŞ HERKESLE YAPILIR, BARIŞ ANCAK ONURLU
İNSANLARLA YAPIPILIR! Fatih Sultan Mehmed Han
BİR TÜRK SON NEFESİNİ VERMEDEN SON SÖZ
SÖYLENMEMİŞTİR… Ertuğrul Gâzi
DÜNYAYA BİR DAHA GELİRSEM; NE KADAR TANK
TÜFEK VE SİLAH VARSA HEPSİNİ ERİTİP SAZ
ÇÜMBÜŞ VE GÜMÜŞ ZURNA YAPACAĞIM..!
Aram Tigran
TANRI DÜŞMANLARIMA ACISIN VE MERHAMET
GÖSTERSİN! ÇÜNKÜ BEN GÖSTERMEYECEĞİM!
General Marshall
SAVAŞI ZENGİNLER ÇIKARIR FAKİRLER ÖLÜR!
Jean Paul Sartre
2026
Taceddin Akbaş'ın “Yunanlar, Ülkelerini kadın askerlerle savunacaklarmış” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Turis geldiler tırıs gittiler” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Pandemi balonunu şişirenler de Kovid yalanını köpürtenlerde mutlaka yargılanmalılar!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “TOKİ Konut kuralarında Hac kura yöntemi uygulamalı!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler insan olamazalar (O nedenle görüldükleri yerde itlaf edilmeliler)” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bendeniz 'her yıl olduğu gibi' bu yılki 'Babalar Günü'nün de en mutlu babalarından biriyim !' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Çürümüş, kana ve gözyaşına bulaşmış dünyanın kupasını alsan n’olur almasan n’olur!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Cumhuriyete kadınlar değil kongar gibi cumhuriyetçiler kıyıyor ve zarar veriyorlar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bugün hicrî 1447 yılına ‘elvedâ’ 1448 yılına ‘merhabâ’ diyeceğiz' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vatandaş ‘Mutlak Butlan’dan çok ‘mutfak butlanına’ bakıyor!' adlı köşe yazısı... Devamı
Ağıralioğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın zirvede daha güçlü mesajlar vermesi gerektiğini belirterek, "İsrail'in sınırları nerede başlıyor, nerede bitiyor? Lübnan, Filistin, Irak ya da İran İsrail toprağı mı? Bu soruların uluslararası platformlarda açık şekilde dile getirilmesi gerekiyordu" ifadelerini kullandı.
İsrail basınına konuşan Smotrich, ABD yönetimiyle yoğun temaslar yürüttüklerini ifade ederek, Türkiye'nin F-35 savaş uçaklarına erişiminin önüne geçmek için kapsamlı bir lobi faaliyeti yürüttüklerini söyledi. Smotrich, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oyunun kurallarını değiştirecek askeri kabiliyetlere ulaşmasına izin verilmemeli." ifadelerini kullandı.
İddialara göre Hegseth'in, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yapacağı görüşmede Türkiye'nin F-35 programına yeniden dahil edilme ihtimali ele alınacaktı. Görüşmeye İsrail Savunma Bakanı Israel Katz'ın da katılması, ayrıca İran başta olmak üzere bölgesel güvenlik konularının masaya yatırılması bekleniyordu.
İsrail'in Lübnan bombardımanı ve Hizbullah'ın misillemesi sonrası diplomasi masası tamamen çöktü. İran, barış görüşmelerini tek taraflı iptal ederek ABD ve İsrail'i açıkça tehdit etti.
İsrail Savunma Bakanı Israel Katz'ın Türkiye'yi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan açıklamalarına Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'tan yanıt geldi.
İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyine yönelik gerçekleştirdiği son bombardımanın bilançosu netleşti. Lübnan Sağlık Bakanlığı, 70'ten fazla hedefin vurulduğu saldırılardaki toplam can kaybı ve yaralı sayısını resmi olarak duyurdu.
Yorumlar (0)