
Konu polis ve jandarma olunca, ailemden örnek vermeden edemiyorum. Çünkü, merhum Nasreddin Hoca’nın dediği gibi, ‘Damdan düşenin hâlinden, damdan düşen anlar!’ Ve atalarımızın dedikleri gibi, ‘Soğanı yiyen değil, doğrayan bilir!’ O nedenle ben, arada bir yaptığım gibi, bugünkü konuma eski günlerimi yad ederek, dolayısıyla da tezimi güçlendirerek girmek, sonra da asıl konuma dönmek istiyorum:
Bendeniz, vatanî görevime, önce kendi tercihimle İzmir’in Foça İlçesinde ve jandarma komando olarak başladım. Ancak bünyeme uygun olmayan komando sınıfından, bundan daha 6-7 yıl kadar önce vefat eden dönemin Zonguldak Jandarma Tugay Komutanı ve aynı zamanda eski ve yakın bir komşumuz olan Tuğgeneral Muzaffer Bayraktar Paşa’mın sayesinde kaytardım! Ve yine merhum Muzaffer Paşa’mın delâletiyle Kütahya Jandarma Alay Komutanlığı bünyesinde öğretim ve eğitim veren Jandarma Onbaşı Kurs Bölüğüne dağıtım oldum. Ve bura da gördüğüm iki aylık sıkı bir öğretim-eğitim sonunda ve iyi dereceyle Kıta Onbaşı rütbesi aldım. Ve onbaşı olduktan sonra, vatanî görevimin kalan 14 aylık bölümünü (kâht-ı ricalde…) Konya’nın Yarma Nâhiyesi’ne bağlı İsmil Jandarma Asayiş Karakol Komutanı olarak, sonra yine Konya’nın Kadınhanı İlçesine bağlı Kurthasanlı Nahiyesinde Karakol Komutan muavini ve vekili olarak yapıp terhis oldum… Yani bendeniz, 20 aylık askerliğimin 4 aylık bölümünü temel eğitim, 2 aylık bölümünü Jandarma Karakol veya Kıta Onbaşı eğitimi ve öğretimi alarak, bir ayını izinli olarak, 13 ayını da Karakol Komutanı ve vekili olarak tamamladım.
Ve bizim rahmetli babamız Eğitim Çavuşu ve en büyük ağabeyimiz Jandarma karakol çavuşu, diğer ağabeyim ise ‘o tarihte üniversite mezunu ve ilk uygulama olduğu için’ 4-4,5 ay eğitim görüp asteğmen rütbesiyle terhis oldu. Ve biri ikiz 3 oğlumdan biri Havacı olarak Kütahya’da, biri karacı olarak, ama Bingöl’ün Yayladere dağlarında ve aylarca terörist kovalayarak.., biri de yine Manisa Kırkağaç’ta Jandarma Komando eğitimi aldıktan sonra Bilecik’te ve ‘Kantin Çavuşu olarak’ tamamladı.
Kısacası, bizim ailenin erkekleri, askerliklerini genelde sevdikleri ve istedikleri jandarma sınıfında yaptılar. Amma velâkin, çok istemelerine rağmen, (İmam-Hatip çıkışlı oldukları için!) müesses nizamın bekçileri veya dönemin lâikçileri evlâtlarımızın bir tanesini olsun subay ya da astsubay veya polis olmasına müsaade etmediler… Ancak, biz cennet misâli vatanımızı, büyük devletimizi ve asil milletimizi olduğu gibi, kahraman ordumuzu ve emsalsiz yurdumuzu, askerimizi ve şanlı polisimizi; yani, tüm güvenlik kuvvetlerimizi canımızdan çok seviyor, sayıyor ve ayaklarına taş, gözlerine yaş değmemesi için dualar edip temennilerde bulunuyoruz… Çünkü, kent merkezlerinde polisler, köylerde ve kasabalarda jandarmalar, sınırlarımızda, hattâ sınır ötesindeki köy ve kasabalarda veya dağlarda taşlarda Mehmetçiklerimiz olmasa, dünyanın stratejik ve en çetrefilli coğrafyasında bulunan güzelim vatanımızı hârici düşmanlarımıza; içeride de namuslu ve masum vatandaşlarımızı, çoluk ve çocuklarımızı kanunsuzlara ve bilhassa teröristlere karşı kim nasıl koruyabilir, can ve mal emniyetimizi kim sağlayabilirdi?’ diye düşünürüz!
Her neyse; bu kadar uzun girizgâhtan sonra sözü şimdi de Burdur polisimize ve jandarmamıza getirmek istiyorum:
Şöyle ki; askerliğinin büyük bir bölümünü Jandarma Karakol Komutanı olarak yapmış bir vatandaş ve yarım asırlıkta bir gazeteci olarak, genelde polisin, özelde de jandarmanın yanında yer aldığım, dolayısıyla da kendilerinin çalışmalarına nezaret ettiğim sırada (tek tük de olsa) nahoş karşılandığım olmuştur… Ve meslek hayatımda (bir kez hâriç) hiçbir polis veya polis âmiri, hiçbir asker ya da komutanı hakkında olumsuz bir haber ya da yorum yapmadığım gibi, konuşma da yapmamışımdır! Çünkü, her kurum veya kuruluş içinde olduğu ve olabileceği gibi, polis ve jandarma içinde de yanlış ya da hata yapan kişiler olmuştur ve bundan sonra da olacaktır!’ diye düşünmüş ve istisnaları kaide yaparak koskoca bir polis veya jandarma teşkilatını toptan yermek doğru olmaz! Ve aleyhte yapılan bazı haber ve yorumlar, işini iyi yapan polis ve jandarmaları da olumsuz yönde etkiler… Dolayısıyla da teşkilatta gevşemelere, yılmalara veya çekinmelere neden olabilir ve bu durum biz gazetecilerin de vatandaşlarında aleyhine olabilir…’ diye düşünmüşüdür! Ki, her zaman olmasa bile eski ve emektar telsizim aracılığıyla takip edebildiğim, ayrıca komşuları bulunduğum Şehit Kemal Sunar Polis Merkezi ile birlikte Çocuk Şubesi polislerinin çalışmalarına, artı yapılan gerekli gereksiz ve bir kısmı da asılsız olan ihbarlara yetişebilmek için polislerin büyük bir emek harcadıklarına ve büyük fedakârlıklara katlandıklarına şahit olmuşumdur!
Uzun lâfın kısası, meselenin hülâsâsı; İl Emniyet Müdürlüğü ve Jandarma Komutanlığı’nın, ‘ilimizin asayişi hakkında’ biz gazetecilerin e-posta adreslerine düzenli olarak verdikleri bilgilere ilâveten; önceki Valimiz Türker Öksüz’ün başlattığı, şu anki Valimiz Tülay Baydar Bilgihan’ın da aylık ve düzenli olarak devam ettirdiği (Valilik-Medya Buluşması Basın Toplantısında) ilimizin hal ve gidişinin yanı sıra asayişi konusunda verdiği ve vereceği özel ve güzel haberler beni oldukça memnun ediyor. Ki, Vali Bilgihan aynı toplantılardan birini bugün sabah ta gerçekleştirecek ve büyük bir ihtimalle polisimizin ve jandarmamızın başarılı çalışmaları konusunda basını bilgilendirecektir… O nedenle, ben ‘övünmek gibi olmasın ama’, doğma Düğer Köylü, büyüme bir Gadın Burdurlu ve kalan ömrünü de yine Burdur’da geçirmeyi düşünen bir gazeteci olarak, genelde tüm Valilerimize, polis ve jandarmalarımıza, özelde de önceki Valimiz Türker Öksüz ve şu anki Valimiz Tülay Baydar Bilgihan’la birlikte İl Emniyet Müdürümüz Ahmet Kurt’a, mesai arkadaşlarına ve İl Jandarma Komutanımız Jandarma Kıdemli Albay Mehmet Balcı ve erleriyle birlikte yardımcılarına gönülden teşekkür ediyor; tamamına sağlık, sıhhat ve afiyet dileklerimle birlikte herkese saygılar sunuyorum.
İNSANLARA TEŞEKKÜR ETMEYEN
ALLAH’A DA (c.c) ŞÜKRETMEZ… Ve
KENDİSİNE BEDENÎ, MÂLÎ VE İLMÎ
HERHANGİ BİR İYİLİKTE BULUNULAN KİŞİ,
O KİŞİYE, KENDİSİNE YAPILAN İYİLİK
TÜRÜNDEN BİR KIRŞILIK VERSİN!
Hz. Muhammed (sav)
BAŞARILI İNSANLAR, BAŞARILI OLMAK İÇİN
FIRSATLAR OLUŞTURURLAR. DİĞERLERİ İSE
YA ONLARI BEKLER YA DA MÂZERET ÜRETİRLER!
KÜÇÜK ADIMLAR BÜYÜK BAŞARILARIN TEMELİDİR!
Anonim
2026
Taceddin Akbaş'ın “Yunanlar, Ülkelerini kadın askerlerle savunacaklarmış” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Turis geldiler tırıs gittiler” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Pandemi balonunu şişirenler de Kovid yalanını köpürtenlerde mutlaka yargılanmalılar!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “TOKİ Konut kuralarında Hac kura yöntemi uygulamalı!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler insan olamazalar (O nedenle görüldükleri yerde itlaf edilmeliler)” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bendeniz 'her yıl olduğu gibi' bu yılki 'Babalar Günü'nün de en mutlu babalarından biriyim !' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Çürümüş, kana ve gözyaşına bulaşmış dünyanın kupasını alsan n’olur almasan n’olur!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Cumhuriyete kadınlar değil kongar gibi cumhuriyetçiler kıyıyor ve zarar veriyorlar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bugün hicrî 1447 yılına ‘elvedâ’ 1448 yılına ‘merhabâ’ diyeceğiz' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vatandaş ‘Mutlak Butlan’dan çok ‘mutfak butlanına’ bakıyor!' adlı köşe yazısı... Devamı
Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde 5 bin kişinin katılımıyla gerçekleşen Yunt Yaylası Şenliği'nde talihsiz bir kaza yaşandı. Şenlik alanında düşerek ayağı çıkan kadın için bölgede görevli jandarma ekipleri adeta zamanla yarıştı. Genç kadın, jandarma devriye aracıyla hastaneye yetiştirildi.
Ankara’nın Bala ilçesinde görev sırasında otomobilin çarpması sonucu şehit olan Jandarma Astsubay Üstçavuş Yusuf Ergün’ün ailesine "şehadet belgesi" takdim edildi.
Bucak'ta görev yaptığı süre boyunca suçla mücadeledeki başarılı çalışmaları, vatandaş odaklı yaklaşımı ve örnek hizmet anlayışıyla takdir toplayan Bucak İlçe Jandarma Komutanı Üsteğmen Alperen Çatlı, Konya Selçuklu İlçe Jandarma Komutanlığı görevine atandı.
Denizli İl Jandarma Komutanlığınca, tefecilik suçuyla mücadele kapsamında Sarayköy'de düzenlenen operasyonda 4 şüpheli yakalandı.
Aydın'ın Kuşadası ilçesinde bulunan Dilek Yarımadası Büyük Menderes Deltası Milli Parkı'nda görev yapan Atlı Jandarma Timi, haftanın 6 günü koylar, plajlar ve ormanlık alanlarda devriye faaliyeti gerçekleştirerek hem doğal yaşamın korunmasına katkı sağlıyor hem de ziyaretçileri kurallar konusunda bilgilendiriyor.
Burdur'un Bucak ilçesine bağlı Kızılseki köyünde jandarma ekiplerinin düzenlediği operasyonda, yasa dışı kenevir ektiği belirlenen şüpheli, kenevirleri suladığı sırada suçüstü yakalandı.
Yorumlar (0)