
Uzmanların bildirdiklerine göre depremlerin ülkemizdeki aktivitesi üç ana kuşak üzerinde yoğunlaşmakta. Bu kuşak ta Kuzey Anadolu Fay Hattı, Doğu Anadolu Fay Kuşağı ve Batı Anadolu Genişleme Kuşağı! Ve Batı Anadolu Fay hattı üzerinde, yani birinci derecede deprem kuşağı üzerinde oturan başta İlimiz Burdur, Isparta, Denizli Muğla, Manisa, Aydın ve İzmir gibi iller olmak üzere Ülkemizin büyük bir bölümü 1. ya da 2. derecede deprem kuşağı üzerinde oturuyor… Ki, 4 Ekim 1914 te ve 7,0 şiddetinde meydana gelen ve ‘Afyon-Bolvadin Depremi’ adı verilen depremde yaralanan insanlar, ölen hayvanlar, yıkılan ve oluşan yangında meydana gelen yangınlarda yanan binalar konusu ayrı; tam 2 bin 344 canımızı verdiğimiz gibi, 12 Mayıs 1971 tarihinde ve sabah saatlerinde meydana gelen 6,2 şiddetindeki depremde de 57 canımızı kaybetmiştik! Ancak, bir türlü uyanmamış, hattâ akıllanmamıştık… Yani, bize nasihatler tesir etmediği gibi, musîbetler de tesir etmemişti! Fakat, ‘Gölcük ya da Marmara Depremi’ olarak adlandırılan ve 10 binlerce canımıza mâlolan deprem bizi az da olsa uyandırmıştı! Çünkü, o depremden sonra çıkarılan yapı yönetmeliği ve denetimi depreme dayanıklı binalar yapılmasını öngörüyor, hattâ mecbur kılıyordu!
Bilindiği gibi, Gebze’de deprem veya herhangi bir dış etken olmadan, adeta ‘kâğıttan kaplan gibi’ 7 katlı bir bina yakılmış, 4 kişilik bir aileye mezar olmuştu! Ardından bir haber de İstanbul Kartal’dan gelmiş ve yıkılma riski yüksek olan 28 işyeri, 21 bina ve 79 bağımsız yapı bir şekilde tahliye edilmiş, dolayısıyla da 250 den fazla kişi binalarını boşaltmak-terk etmek zorunda kalmıştı! Ve bu riskte yerel yöneticileri, Valiliği harekete geçirmişti! Ancak, hareket total (bütünsel) değil, lokal olmuş ve lokal bir çalışmanın sonucu da lokal olur… Yani, deprem kuşağı üzerinde oturan köy ve kentlerin riskleri belirli noktalarda yapılan ölçüm veya yıkımlarla yok edilemez… O nedenle, başta İstanbul, İzmir ve İlimiz Burdur olmak üzere 1.-2. Derecede deprem kuşağı üzerinde oturan ve bilhassa 17 Ağustos 1999’da yaşanan Marmara ya da Gölcük Depremi olarak adlandırılan deprem de binlerce kişinin ölmesi ve yaralanması üzerine çıkarılan Deprem Yönetmeliği’nden önce yapılan binaların büyük bir kısmı risk altında ve çok tabiidir ki, milyonlarca eski ve riskli binayı yıkıp yerine yenisini ve depreme dayanıklısını yapmak veya yaptırmak da o kadar kolay bir şey değil! Güçlendirme ise zaten mevzubahis olmamalı…
Hâsılı; Ülkemizin birçok bölgesinde ve noktasında gün geçmiyor ki, bir deprem haberi gelmesin ve bizleri de endişelendirmesin! Ki, kendimiz 2 evladımız ve 2 torunumuzla birlikte Burdur Merkez de ikamet etsek te, oğlumuzun biri 4 nüfusuyla ve 25 yıldır İstanbul’da, biri de yine 4 nüfusuyla birlikte ve 30 yıla yakın bir süredir Gebze de yaşadıkları için gözümüz Burdur’da, kulağımızın biri İstanbul da biri de Gebze de oluyor ve ‘Cenab-ı Hakk bizi de milletimizi de deprem ve benzer afetlerden korusun!’ diye dua ediyoruz…
Sözü şimdi de ülke genelinden çıkarıp İlimiz özeline getirmek istiyorum:
Yukarıda da ifade etmeye çalıştığım gibi, İlimiz 1. Derecede deprem kuşağı üzerinde oturuyor ve depreme çok can vermiş illerden biri! Ve eski Kuyu, yeni Akın Mahallesinde bulunan ve yarım asırlık bir ata yadigarı olan evimizin beton duvarları çatladığı, inşaat ruhsatı verilmediği, tamiri ve tadilatı da çok pahalıya mal olacağı için bir yıl önce Bahçelievler de 5 katlı bir apartmanın 1. Katına taşındık. Ancak, sonradan öğrendik ki, oturduğumuz ev için uzmanlar ‘yıkım kararı’ vermişler… O nedenle, ‘bende biraz kapalı alan fobisi olduğu için’ biz yeniden bir ev, ama depreme dayanıklı bir konut bulup kiralamak istiyoruz… Ancak, yeni ve orta ölçekli bir evin kirası, eski evlerin neredeyse iki katı kadar! Bu da bizi derin derin düşündürüyor!
Benim bir yıla yakın bir süredir oturduğum apartmanın yöneticisinin, kat maliklerinin talepleri üzerine Belediye Başkanlığına yaptığı müracaata cevap veren Burdur Belediye Başkanlığı, ‘’6306 sayılı ‘Afet Riski Altındaki alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında, bir yapının ‘riskli yapı’ olarak tespit edilmesi işlemi, ‘Bakanlıkça lisanslandırılmış kurum ve kuruluşlarca’ yapılmakta…’’ şeklinde cevap vererek topu ilgili Bakanlığa atmış! Yani, koskoca Burdur Belediyesi’nin şehir merkezinde veya mücavir alanlarda ‘riskli bir binanın tespitini’ yapmaya ehliyeti var mı bilmiyorum ama, yetkisi yokmuş! Dolayısıyla da bu tespit özel bir yetkiliye yaptırılması gerekiyormuş ve o özel yetkilinin tespit fiyatı da oldukça yüksek imiş!
Uzun lâfın kısası meselenin hülâsâsı; hiçbir yapı yüzde yüz yıkılmaz değildir. Yani, en iyi mühendislerin ve ustaların yaptıkları binaların bile yıkılması muhtemeldir… Ancak, yıkılmalar genel değil istisna olmalı! Ve durduk yerde yıkılan ya da hafif bir sallantıya bile dayanamayan binaların sorumlularından hesap sorulmalı ki, tarih tekerrür etmemeli!’ diyor, herkese ‘depremsiz, afetsiz, felâketsiz ve kazasız belasız…’ saygılar sunuyorum.
AKIL SONRADAN AH ÇEKMEK İÇİN DEĞİL
ÖNCEDEN DÜŞÜNÜP TEDBİR ALMAK İÇİNDİR!
Hz. Mevlânâ (r. aleyh)
AKILLILIK DERSEN TEDBİR GİBİSİ; ASALET DERSEN
GÜZEL HUY GİBİSİ VE ZENGİNLİK DERSEN KANAAT
GİBİSİ YOKTUR! Beydeba
TEDBİRLİ OLMANIN TÜM ÇEŞİTLERİ İÇİNDE,
GERÇEK MUTLULUK İÇİN EH TAHLİKELİ OLANI
TEDBİR, İNSANIN TEDBİR SÜBABIDIR!
Richard Brinsley Sheridan
EN İYİ ZIRH HEDEFTEN UZAK DURMAKTIR!
Horace
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BU YIL ‘BURUK’ BİR KURBAN BAYRAMI KUTLAYACAĞIZ' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Allah affeder, ihmal affetmez!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Türkiye’de gençler ‘bugün’ hem Atatürk’ü anacak hem spor hem de bayram yapacaklar' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Hava şehitlerini anma günü; âileyi, güçsüzleri, yaşlılar ile birlikte yardıma muhtaç olan çocukları koruma günlerini kutlarken, unuttuklarımız(!)' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BİR VEKİL BİR KUYUYA TAŞ ATTI 40 ASIL ÇIKARAMIYOR! adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dr. Reyda Şıklaroğlu’nun Cumhuriyet Meydanı’ndaki tek kişilik “Kudüs, Gazze ve Türkistan’a özgürlük” nöbeti sürüyor' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Beyaz melek< olarak adlandırılan ’Tüm hemşîrelerin haftaları kutlu’ Kendileri ve hastaları mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Tüm engellilerin haftaları kutlu kendileri ve âileleri mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kendi annelerimizin günlerini kutlarken annesiz çocukları da çocuksuz anneleri de unutmayalım' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vakıflar Antalya Bölge Müdürlüğü Burdur Saden Hatipoğlu Câmii Şerifini kaderiyle baş başa bırakmış durumda' adlı köşe yazısı... Devamı
Malatya’da meydana gelen korkutucu sarsıntının ardından gözler Prof. Dr. Şener Üşümezsoy’un haftalar önce yayınladığı videoya çevrildi. Battalgazi’de stres biriktiğini ve tam 5.6 büyüklüğünde bir deprem beklediğini ilan eden Üşümezsoy’un kehanet gibi açıklaması sosyal medyayı salladı. İşte ünlü deprem uzmanının o şok sözleri...
Malatya'nın Battalgazi ilçesinde 5,6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem, Kahramanmaraş, Adıyaman, Elazığ ve Şanlıurfa'da da hissedildi. Alınan ilk bilgilere göre saha taramalarından olumsuz bir ihbar alınmadığı açıklandı.
AFAD ve Kandilli Rasathanesi'nden son dakika deprem uyarısı geldi! Malatya’nın Battalgazi ilçesinde saat 09.00'da yerin 7 kilometre derinliğinde 5.6 büyüklüğünde korkutan bir deprem meydana geldi.
Kahramanmaraş'ın Türkoğlu ilçesinde meydana gelen 3.5 büyüklüğündeki deprem çevrede hissedildi. İlk belirlemelere göre herhangi bir can kaybı ya da olumsuz bir durumun yaşanmadığı açıklandı. Uzmanlar bölgedeki fay hareketliliğine dair son uyarılarını yaparken, AFAD’ın güncel deprem haritası haberimizde...
Pasifik Ateş Çemberi'nde yer alan deprem ülkesi Japonya, kuzeydoğu kıyılarından gelen 6,7 büyüklüğündeki şiddetli sarsıntıyla bir kez daha sallandı. Iwate eyaletine bağlı Ofunato kentinde yerin 62,9 kilometre derinliğinde meydana gelen depremin ardından gözler nükleer santrallere çevrildi. İşte Japon yetkililerden gelen ilk resmi açıklamalar ve bölgedeki son durum...
Burdur’da 1971 depreminde hayatını kaybedenler için mevlit programı düzenlendi.
Yorumlar (0)