
1991 yılında ve Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin (SSCB) alabora olmasından, dağılmasından sonra bağımsızlığını îlân ve 2 milyon 724 bin 900 kilometrelik yüzölçümü ile Batı Avrupa’nın yüzölçümü kadar bir büyüklüğe; 21 milyona yakın nüfusuyla da Dünyanın 9. Büyük Ülkesi ve insanının yüzde 71’i Türk-Müslüman olan Kazakistan’ı kurulduğu gün ve ilk tanıyan Ülke-Devlet biz olmuştuk! O nedenle, Kazakistan’ın yöneticileri bir yana, halkı ile ortak tarihimiz, kültürel bağlarımız ve manevî ilişkilerimiz hızlı bir şekilde gelişmiş bir Türk Devleti ve bağımsız Türk Devletleri Teşkilâtı’nın 7 ülkesinden biri ve Türk Dünyası’nın ÜNESCO’su olarak bilinen Uluslararası Türk Kültürü Teşkilâtı (TÜRKSOY)’un güçlü bir üyesi idi… Yani, Kazakistan önemli bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti dostu, hattâ kardeşi olması lâzım gelen bir devlettir! Ancak basîretsiz, ferasetsiz ve belki de inançsız imansız yöneticileri bu özellik ve güzellikleri bırakıp Türk-Türkiye düşmanı olan Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile dirsek temasına geçiyor ve Rumların Hristiyan yöneticileriyle içli dışlı; dolayısıyla da dostlarının yüzkarası, düşmanlarının maskarası oluyorlar!
Bilmeyen ya da görmeyen sevgili okurlarıma bir hatırlatma da bulunmak gerekirse, şunları söyleyebilirim:
Güya dost ve sözde kardeş Kazakistan Hükümeti, ilk defa Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne büyükelçi ünvanlı bir küçük elçi atamış ve yeni atanan ve adında bile hayır olmayan Nikolay Zhumakanov; Kıbrıs’ın Rum Kesimi Cumhurbaşkanı Nikos Hrsitodulidis’a güven mektubu sunmuş ve sunuş esnasında acayip lâflar ettiği, Nikos’un önünde rükû yapar gibi eğildiği ve Nikos’un “Türkiye 50 yıldır-yarım asırdır Kıbrıs’ta işgalci…” şeklindeki suçlamasına-iftirasına karşı tek kelime etmediği gibi, sırıtarak Rum Nikos’u adetâ onaylaması kendisinin ne kadar büyük bir elçi(!) ve Rum sevici olduğunu gösterdi…
İlgilenenlerin bilecekleri ya da hatırlayacakları gibi, Türk Devletleri Teşkilâtı 2006 yılında dönemin Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in ön ayak olması, yoğun çabası ve çalışmasıyla kurulmuştu… Ve bu Teşkilât’ta Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan’ın kurucu ve asil üye; Macaristan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ve Türkmenistan ise gözlemci sıfatıyla yer alıyor!
Mâmafih, Nursultan Nazarbayev’in de İsrail ile iyi ilişkiler içinde olduğu biliniyordu, ancak bu ilişkileri Türk Devletleri Teşkilâtı’nı olumsuz yönde etkilemiyor ve Nazarbayev Rumlara ve Türk-Türkiye düşmanlarına karşı bu kadar eğilmiyordu..!
Rum Kesimi’nin önemli gazetelerinden biri olan Fileleftheros’un Başyazarı, Hristodulidis’in Nurtileu’yla görüşmesi sırasında, Nurtileu’nun Güney Kıbrıs ziyaretini okurlarına ‘tarihi bir ziyaret’ şeklinde yorumlamış, övmüş ve manşetten duyurmuş. Ve kendisinin de dışişleri bakanı olduğu sırada Kazakistan’ı ziyaret ettiğini ve iki ülke arasında çifte vergilendirmeden kaçınma anlaşması imzalandığını altını çizmiş ve “Görüşme de Hristodulidis Kazakistan’la ilişkileri güçlendirmeye hazır olduklarını, doğrudan uçuşların gerçekleştirilmesi ihtimali ise bu duruma katkı sağlayacağını ifade etmiş…
Nisâ Sûresi’nin 107. Âyet-i Kerimesinde Cenab-ı Hakk “Haksızlık yaparak kendilerine hainlik yapanları savunma. Şüphesiz Allah (c.c) hainlikte ve günâhta aşırı giderleri hiç sevmez…” buyuruyor. Ve adı büyük, kendisi küçük olan Nikolay’ın yaptığı büyük günah olduğu gibi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devleti’ne hem Türkiye Cumhuriyeti Devletine hem de Türk Devletleri Teşkilâtına karşı ayıp olmuştur!
Uzun lâfın kısası, meselenin hülâsâsı; ihanet kişiler arasında olabilir ve kişiler arasındaki ihanetler sadece tarafların kendilerini veya ke çevrelerini etkiler… Ancak, devletler arasında ve devlet adamlarının yaptıkları ihanetlerin bedeli çok ağır olur… Ve Nikolay’ın yaptığı da tam bir ihanet olmasa da Rumların Türkiye Cumhuriyeti Devletine, dolayısıyla da asil ve necip Türk Milletine attığı iftiraya en küçük bir tepki göstermediği gibi, tebessüm ederek, yani ‘sükut ikrardan gelir’ sözünü tasdik ederek en azından Kuzey Kıbrıs Türklerine karşı kalleşlik, Rumlara ise kardeşlik gösterisinde bulunmuş… O nedenle ben bu konu da daha fazla ileri gidemeyeceğimi belirtiyor ve konu hakkındaki yazımı, aşağıda seçtiğim ihanet sözleriyle noktalamak istiyor, herkese ‘ihanetsiz’ saygılar sunuyorum.
VATANA İHANETİN NEDENİ OLMAZ, BEDELİ OLUR!
İHANET, EKİLDİĞİ TOPRAKTA SESSİZCE FİLİZLENİR…
KİMSEYİ ALDATMA, İHANETİN TELÂFİSİ OLMAZ…
BİLEMEZSİN KİM DOST, KİM DÜŞMAN. BAZEN
TUTTUĞUN ELDİR SENİ ARKANDAN VURAN…
ÇELME YAKININDAN GELİNCE; İNSAN DÜŞTÜĞÜNE
YANAMIYOR, DÜŞÜRENE YANDIĞI KADAR…
İHANETİN BÜYÜĞÜ KÜÇÜĞÜ OLMAZ. İHANETTİR!..
HATALAR MUTLAKA AFFİDİLİR. ANCAK, İHANETİN
AFFI OLMAZ! ÇÜNKÜ İHANET BİR SOYKIRIMDIR…
BÜYÜK İNSANLAR VEDA EDEREK GİDERLER. BASİT
VE KÜÇÜK İNSANLAR İHANET EDEREK GİDERLER!!
2026
Taceddin Akbaş'ın “AFAD bir yandan, afetler diğer yandan uyarıyor!! Ancak kimse bu uyarıları dikkate almıyor!!!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Dünya standartlar günü kutlu olsun tüm standartlar 'İslami olsun!'" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke, E. Çölaşan’ın dediği gibi “heriflerin” değil, “şeriflerin” şehridir. Kâbe de müminlerin kıblesidir!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke'yi koruma şerefi '110 yıl sonra ve yeniden' bizim olacak" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Burdur Müftülüğü 'haftalarında' din görevlilerini unutmadı " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler ırkçı bile değil tam bir soykırımcılar!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Kemal Bey ihtiyatlı davranıyor Özgür Bey ise hem panik yapıyor hem de kırıcı cümleler kuruyor " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Sende mi "Brütüs..." oldun kardeş ülke Azerbeycan'ın yasakçı başbakanı Asedov!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Camiler Haftası'nı unutmayalım içlerini ise hiç boş bırakmayalım" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “''Şiddete Hayır Günü'nde bile şiddetin daniskası yapılıyor!" adlı köşe yazısı. Devamı
Millî Eğitim Bakanlığı Yükseköğretim ve Yurt Dışı Eğitim Genel Müdürlüğü koordinasyonunda, Almatı Başkonsolosluğu Eğitim Ataşeliği tarafından yürütülen ‘Türkçe Öğreniyorum, Türkiye’ye Gidiyorum’ projesi kapsamında Kazakistan’da düzenlenen Türkçe kurslarına katılan 13 öğretmen ve beraberindeki heyet, Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık’ı ziyaret etti.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın daveti üzerine Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'in 28-29 Temmuz tarihlerinde Ankara'ya geleceğini duyurdu.
Dünya Ahıska Türkleri Birliği (DATÜB) Kazakistan Temsilciliği ve Kazakistan Ahıska Türk Milli Merkezi tarafından Kazakistan'ın Almatı şehrinde iftar programı düzenlendi.
Kazakistan Cumhuriyeti Antalya Başkonsolosu Kuat Kanafeyev, MÜSİAD Antalya Başkan’ı Ali Akçay ve yönetim kurulu üyeleri ile bir araya geldi. Gerçekleştirilen görüşmede Başkonsolos Kanafeyev, Kazakistan'ın potansiyel yatırım alanları hakkında bilgilendirmelerde bulundu.
Erzurum’da öğrenim gören Kazak öğrenciler, ülkelerinin kültürünü ve geleneklerini tanıtmak için bir etkinlik düzenledi.
Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nde öğrenim gören 30 Kazakistanlı öğrenci tarafından eski Türklerin yaşamını ele alan tiyatro oyunu sahnelendi.
Yorumlar (0)