
Kenelerin sayıları ve ısırmaları artarken, kene ısırması sonucu ölenlerin sayıları da artmaya başladı maalesef! Ki, geçtiğimiz hafta bir kenede Köyümüz Düğer’ deki bağımızda yaprak toplamaya giden bizim hatuna da musallat olmuştu! Ve biz bunun üzerine derhal hastaneye giderek hem keneyi aldırdık hem de gerekli testi yaptırarak rahatladık… Ancak, ilginçtir yıllardır gidip geldiğim ve toprağa yazgısız bir şekilde yatıp uyuduğum halde bu yaşıma kadar ne ben ne de yakınlarımdan birinin kenenin ısırdığını, hattâ kendisini bile görmedim, duymadım, bilmiyorum ya da unuttum… Ancak, hastane görevlilerinin, bu yıl kene ısırmasından dolayı kendilerine başvuran kişi sayısında önemli artışlar olduğunu belirterek vatandaşların konu hakkında bilinçli olmalarını veya kendilerine başvurmalarını istiyorlar…
Mermer ocaklarıyla dağlarımızı taşlarımız, zirai ilaçlarla topraklarımızı, klorlarla, kireçlerle temizlemeye çalıştığımız ve asbestli borularla taşıdığımız, yine plastik kaplarla taşımaya muhafaza etmeye çalıştığımız sularımızı, GDO, hormon ve sair maddelerle sebze ve meyvelerimizi, ne idüğü belirsiz katkı maddeleriyle gıda maddelerimizi; plastik poşetlerle market ve pazarlardan taşıdığımız, hattâ evimizde yerimiz de beklettiğimiz harçlarımızı, alüminyum kap kacaklarla mutfaklarımızı, plastikten imal edilen giysilerimizi ve kullandığımız eşyalarımızı; kısaca A’dan ‘Z’ye kadar hemen her şeyimizi; dolayısıyla da hem akıl hem de beden sağlığımızı bozduk… Bunlar bozulunca da, tamamen organik beslenen hayvan ve haşerelerin sayıları arttı ama bunları yiyen içen kuşların sayıları ‘bilinçsizce ya da kontrolsüzce yapılan avlar nedeniyle azaldı!
İhtiyaçtan ya da mecburiyetten dolayı değil, sadece meraktan veya hobiden ya da benzer nedenlerden dolayı avcılık yapan bazı kişiler birçok hayvanı olduğu gibi, kene avcısı keklik, sülün ve bıldırcın gibi kuşları da avlayınca, kenelerin hem sayıları artıyor hem de karınları acıkıyor… Onlarda karınlarını tıpkı vampirler gibi insanların veya hayvanların kanlarını emerek doyuruyorlar… Karınlarını doyurdukları neyse ne amma, bezen insanların zehirlenmelerine, dolayısıyla da ölümlerine yol açabiliyorlar!
Haber kaynaklarının verilerine göre kene tehlikesi gitgide büyüyor ve en çok kene görülerin illerin başında komşu ilimiz Denizli geliyormuş! Ve mâlûm olduğu üzere Denizli bizim sınır ilimiz! Ki, zaten son günlerde İlimizde de kene vakaları artmış durumda… Bu durum da bizim devlet olarak ta birey olarak ta ciddi tedbirler almamızı gerektiriyor…
Tarım ve Orman Bakanlığı, Doğa Koruma ve Millî Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü, keklik ve sülün salımı yapılan alanlara ‘3 yıl süreyle’ avlanma yasağı getirileceğini duyurdu. Dolayısıyla da kuş sevenleri olduğu gibi kene ısırma riski bulunan köy, kasaba, hattâ şehirlerde yaşayan insanları sevindirdi! Çünkü, Bakanlık ya da Genel Müdürlük, yasadışı avcılık yapanlara ağır para cezası öngören ‘caydırıcı’ kararlar aldı…
Velhâsıl-ı kelâm; gözleri gönülleri aç ve hiçbir şeyden tatmin olmayan günümüz insanı, balta girmemiş ormanlara bile girdi ve başta kelaynak kuşları olmak üzere nesli tükenmekte olan tüm kuş ve hayvan türlerini avladı-avlıyor ve kökü kurumakta olan ağaçlarla birlikte içindeki canlıları diri diri yaktı-yakmaya da devam ediyor maalesef… Yani insanoğlu ekolojik dengeleri bozunca, diğer dengeler de bozuluyor… O nedenle dünyayı gözetlemek ve zehirlemek için uzaya çıkan, petrol ve doğal gaz için yerin yedi kat altına giren insanoğlu aslında ötenazi yapıyor-intihar ediyor ama bunun ya farkında değil ya da ‘bana değmeyen yılan bin yıl yaşasın…’ mantığı yürütüyor!
Hülâsâ-i netice; bizim dinimize, Kitap, Sünnet ve icmâmıza göre ve meşru ölçüler içerisinde avlanmak mübah sayılmış, caiz görülmüştür. Ancak, genelde her zaman, özelde de avlanan hayvanların maliyetleri kasaplarda satılan etlerin fiyatlarını katladığı bir devirde avlanmanın, hele hele keklik, sülün ve bıldırcın gibi kuşları avlamanın bırakın caiz ya da mübah olmasını, günah olma ihtimali bile yüksektir!’ O nedenle, ben ‘ava giderken avlanmayalım’ diyor, herkese ‘ kenesiz-haşeresiz, organik, yerli ve millî’ saygılar sunuyorum.
AVCILIK, KUŞLARIN EDİNDİKLERİ BİLGİLERİ HİÇE
ÇIKARICI PLANLAR YAPIP ONLARI İZLEMEKTİR!!
Câhit Zarifoğlu
KENDİNİ AV GİBİ GÖSTEREN AVCIYA NE DİYEYİM?
Halil Cibran
ORTALAMA ÇİFTÇİ, ORTALAMA AVCI TOPLAYICIDAN
DAHA FAZLA ÇALIŞARAK KARŞILIĞINDA DAHA KÖTÜ
BESİNLERE SAHİP OLDU. TARIM DEVRİMİ TARİHİN
EN BÜYÜK ALDATMACASIDIR! Yuval Noal Harari
BÜTÜN İNSANLAR KENDİ YARARLARI İÇİN KOŞAR,
ÇIKARI OLMASA AVCI EVDE YAŞLANIR!
Yusuf Has Hacip
KURTLARIN ARSLANI AV ZANNETMESİ
YÜKSEKLİKTEN DEĞİL, KÖRLÜKTENDİR!
Oktay Bayram
2026
Taceddin Akbaş'ın “Yunanlar, Ülkelerini kadın askerlerle savunacaklarmış” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Turis geldiler tırıs gittiler” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Pandemi balonunu şişirenler de Kovid yalanını köpürtenlerde mutlaka yargılanmalılar!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “TOKİ Konut kuralarında Hac kura yöntemi uygulamalı!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler insan olamazalar (O nedenle görüldükleri yerde itlaf edilmeliler)” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bendeniz 'her yıl olduğu gibi' bu yılki 'Babalar Günü'nün de en mutlu babalarından biriyim !' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Çürümüş, kana ve gözyaşına bulaşmış dünyanın kupasını alsan n’olur almasan n’olur!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Cumhuriyete kadınlar değil kongar gibi cumhuriyetçiler kıyıyor ve zarar veriyorlar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bugün hicrî 1447 yılına ‘elvedâ’ 1448 yılına ‘merhabâ’ diyeceğiz' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vatandaş ‘Mutlak Butlan’dan çok ‘mutfak butlanına’ bakıyor!' adlı köşe yazısı... Devamı
Burdur'un Kemer ilçesinde yaklaşık 15 gün önce ormanda kene yapışmasının ardından hayatını kaybeden 55 yaşındaki kadın toprağa verildi.
Burdur'un Kemer ilçesinde yaklaşık 15 gün önce ormanda kene yapışmasının ardından Kırım Kongo Kanamalı Ateşi teşhisi konulan 55 yaşındaki kadın, tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.
Havaların ısınmasıyla birlikte çalışmalarını hızlandıran BelPlas ekipleri, vatandaşların sağlığını ve konforunu önceleyerek il genelinde gece gündüz sahada görev yapıyor. Çevre dostu biyosidal ürünlerin kullanıldığı ilaçlama faaliyetlerinde, kene oluşumuna elverişli alanlar titizlikle ilaçlanıyor.
Tokat'ın Sulusaray ilçesinde kene tutunmasının ardından Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) şüphesiyle tedavi gördüğü hastanede ölen, 2 çocuk babası Dursun Almamış virüs tedbirleri alınarak defnedildi.
Tokat’ta kene nedeniyle hastaneye başvuran 8 kişiye KKKA tanısı konuldu. Hastaların tedavileri sürüyor.
Bucak İlçe Sağlık Müdürlüğü, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına karşı farkındalık oluşturmak amacıyla eğitim çalışmalarına hız verdi.
Yorumlar (0)