Taceddin Akbaş

Kisralılar gibi yaşayan zenginler ve ' Yaşamaya... çalışan' fakirler!!

Taceddin Akbaş'ın 'Kisralılar gibi yaşayan zenginler ve ' Yaşamaya... çalışan' fakirler!!' adlı köşe yazısı...

Taceddin Akbaş

KİSRÂLILAR GİBİ YAŞAYAN ZENGİNLER VE ‘YAŞAMAYA… ÇALIŞAN’ FAKİRLER!!

Nedenini niçinini, nasılını ve zamanını çok değil, bir iki dostuma anlattığım gibi, bir zamanlar ben fakirin eline de ‘zengin olma fırsatı’ geçmişti! Ancak beni zengin yapmak isteyen kişilerin veya kesimlerin benden 3 talepleri vardı!

Bu taleplerden birincisi ‘’Sakalları keseceksin’, ikincisi, ‘Kravat takacaksın’, Üçüncü de ‘İstediğin kadar Allah (c.c) diyebilirsin; ama Peygamber (sav) yok…’’ idi! Ve benim bahsime konu olan dönemlerde sünnet sakallı erkekler askerî birlikler başta olmak üzere birçok yere alınmıyor; bizim cenahın büyükleri de kravat takmayı mekruh, kerih, hattâ haram görüyor, dolayısıyla da takılmasına karşı çıkıyorlardı! Fakat ben oldukça câzip teklif karşısında dayanamadım ve bahsime konu kişilerin birinci ve ikinci şartlarına ‘evet’ dedim. Ama, üçüncü şartlarını duyunca çileden çıktım ve ‘dünyaları verseniz ben Peygamberimden vaz geçmem-geçemem, yani ben peygamber (sav) sevdalısı bir Müslüman’ım. Dolaysıyla da Onsuz yapamam!’ dedim ve dünyanın en câzip maddî teklifini reddettim… Ki, bu teklif benim paraya pula ya da işe en çok ihtiyacım olduğu sıralarda yapılmasına ve tam 3 kez tekrarlanmasına rağmen reddettim! (Ki, bugün olsa hiç düşünmeden taşınmadan reddederim…)

Her neyse; bu kadar girizgâh, özel ve özet açıklamadan sonra sözü şimdi de bugünün kisrâlılar gibi yaşayıp, fakirler fukaralar hattâ sefiller gibi ağlayan-sızlayan zenginlerine getirmek istiyorum:

Ulusal ya da yaygın yayın yapan televizyon kanallarında yayınlanan magazin türü programlarda gözükenler ayrı bir konu; yerel basın yayın organlarında ve kişilerin (özel) kendi sosyal medyalarında yayınladıkları düğünlerinde, nişan veya nikah törenlerinde giydikleri gelinlikler ve damatlıklar ile bindikleri araçlar saraylıları aratmayacak kadar şaşalı ve pahalı! Asker uğurlama ve benzer etkinliklerde yapılan eğnelceler, yenilen içilen ve hiç el değmeden çöpe atılan gıdalar ona keza…

Çok tabiidir ki, meşru ve helâl dairesinde kalarak para kazanmak, hattâ olabildiğince zengin olmak ve kazanılan paraların ya da malların mülklerin vergisini, zekâtını, gerekirse sadakasını vermek şartıyla tavsiye bile edilmiştir… Ki, bu konuda izaha muhtaç bir hadis-i şerif te ‘’Zengin Müslüman fakir Müslümandan hayırlıdır…” buyrulur!

Ve sahih bir Hadis-i Şeriflerinde Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav-mealen), “Allah (c.c) malı sevdiği kimseye de sevmediği kimseye de verir. Fakat, îmânı ya da dîni yalnız sevdiği kimselere verir. Allah kime dîni îmânı vermişse mutlaka o kişiyi sevmiş demektir!” buyuruyor.

Mal mülk, fakirlik ya da zenginlik konusunda tebasından bazıları Hz. Ömer (r.a)’e gelerek ‘’Ya Ömer! Fakirlik mi yoksa zenginlik mi daha iyidir veya daha hayırlıdır? Ya da sen zengin mi yoksa fakir mi olmak isterdin?’ şeklindeki bir soru tevdi ederler. Ömer (r.a)’de bu soruya, “Zenginlik te, fakirlik de azgın bir ata benzer..! O nedenle ben Allah’tan ‘Beni iyi bir binici yap ki, hangisine binersem bineyim düşmeyeyim!’ diye dua ederim!’’ der. Dolayısıyla da soruyu soranları mutlu eder.

Atalarımız da ‘Allah (c.c) çok verip taşırmasın, az verip şaşırmasın’ diye dua ederlerken; ‘çok mal haramsız, çok lâf yalansız olmaz!’ da diyerek zengin olmanın kolay bir şey olmadığına vurgu yaparlar!

Her neyse; konuyu daha fazla dağıtmadan toparlamak ve sözü günümüzün zenginlerine getirmek istiyorum…

Şöyle ki; yukarıda da hatırlattığım gibi, bilhassa yaz aylarında düğün, nişan, nikah yapma, söz kesme, asker uğurlama ve karşılama, doğum günü ve yılbaşı kutlama gibi etkinlikler hem birbirini kovalıyor hem de etkinlikler sarayları-saraylıları aratmıyor! Yani, uzak yakın akraba, eş ve dostlarımızdan biri mutlaka bir etkinlik yapıyor ve bu etkinliğe bizleri de davet ediyor ki, davetsiz bile olsak veya gitmesek bile sağımızda solumuzda, konu komşumuzda şaşalı, debdebeli, olabildiğince gösterişli, masraflı hattâ oldukça israflı etkinlik veya programlara şahit oluyoruz… Ve bu etkinlilerdeki damatların, gelinlerin, sünnet çocuklarının, sadıçların ve merasime katılan misafirlerin birbirinden pahalı araçları, gösterişli giysileri, kuaför paraları, süsleri, boyaları ve yedikleri içtikleri ve katılımcıların takıları âdeta birer servet değerinde oluyor…

Ki, benim oturduğum site de 20 daire ve aile var, ama oto parkında 22-23 tane araç var!

Velhâsıl-ı kelâm; Dünya genelinde ‘orta sınıf’ diye bir sınıfın nesli kesilmek üzere! Yani cennet misali ülkemiz de bir kesim alabildiğine zengin, bir kesim de alabildiğine fakir olmak üzere 2 sınıflı bir ülke haline geldi. Hal böyle olunca dostluklar, arkadaşlıklar da sınıflar arasında kuruluyor, sosyal faaliyetler, yardımlaşma ve dayanışmalar olmuyor bu da iç barışı, konu komşu ilişkilerini, uzak yakın akraba, eş dost muhabbetlerini bozuyor!

Hülâsâ-i netice; bu günkü tezimi aşağıda anlatacağım bir hikâye ile destekleyip güçlendirmek istiyorum:

Orta okulda okumakta olan bir öğrencisine öğretmeni, kompozisyon dersinde, ‘bana fakir bir aile tablosu çizer misin evlâdım?’ der. Öğrencisi de ‘‘Öyle fakir bir aile ki öğretmenim! Evin hizmetçisi fakir, aşçısı bulaşıkçısı fakir, kapıcısı fakir, kâhyası ya da şoförü fakir…’’ diyerek güya fakir bir aile tablosu çizer! Öğretmeni de kompozisyonu duyunca ya da okuyunca gülümser ve ‘anlaşıldı evlâdım, anlaşıldı!’ diyerek çocuğun oldukça zengin bir ailenin evlâdı olduğunu, dolayısıyla da herkesin de kendilerini gibi zengin olduğunu sandığını, ayrıca fakir ailelerle ve çocuklarıyla hiç irtibatları olmadığını anlar ve çocuğa teşekkür ederek notunu verir.

Bendeniz de günümüz zenginlerinin hemen herkesi kendilerini gibi zengin sandıklarını ya da fakirliklerini umursamadıklarını düşünüyor, hattâ Kisrâlılar gibi yaşayıp, fakirler gibi ağladıklarını görüyor, duyuyor, biliyor ve herkese ‘kanaatkâr’ saygılar sunuyorum.

BİR YOKSUL AÇ İSE, BUNUN NEDENİ;

ZENGİNİN ZEVK VE SEFA İÇİNDE YAŞAMASIDIR!

NEREDE BİR BOLLUK GÖRSEM, ONUN YANIBAŞINDA

MUTLAKA ÇİĞNENMİŞ BİR HAK GÖRMÜŞÜMDÜR!

Hz. Ali (r.a)

DOLAŞTIM DÜNYAYI GİYMEDİM BAŞIMA TAÇ

NE ZENGİNİ GÖRDÜM TOK NE FAKİRİ AÇ!

YA RAB! ÖYLE BİR FEYZ-İ KANAAT VER Kİ,

NÂMERDE DEĞİL, MERDE DAHÎ EYLEME MUHTAÇ!

Yunus Emre

MEMLEKET İSTERİM NE ZENGİN NE FAKİR

NE ‘SEN BEN FARKI OLSUN’. KIŞ GÜNÜ

HERKESİN BİR EVİ BARKI OLSUN! C. Sıtkı Tarancı

ZENGİN OLUR FAKİR OLUR, BİR ZAMAN DA

HÂKİR OLUR! Kenan Taban

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    KIZDIM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    BEĞENDİM
  • 0
    BEĞENMEDİM
  • 0
    GÜLDÜM
  • 0
    ALKIŞ

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Taceddin Akbaş Diğer Yazıları

14
EKİM

2026

AFAD bir yandan, afetler diğer yandan uyarıyor!! Ancak kimse bu uyarıları dikkate almıyor!!!

Taceddin Akbaş'ın “AFAD bir yandan, afetler diğer yandan uyarıyor!! Ancak kimse bu uyarıları dikkate almıyor!!!" adlı köşe yazısı. Devamı

13
EKİM

2026

Dünya standartlar günü kutlu olsun tüm standartlar 'İslami olsun!'

Taceddin Akbaş'ın “Dünya standartlar günü kutlu olsun tüm standartlar 'İslami olsun!'" adlı köşe yazısı. Devamı

13
EKİM

2026

Mekke, E. Çölaşan’ın dediği gibi “heriflerin” değil, “şeriflerin” şehridir. Kâbe de müminlerin kıblesidir!

Taceddin Akbaş'ın “Mekke, E. Çölaşan’ın dediği gibi “heriflerin” değil, “şeriflerin” şehridir. Kâbe de müminlerin kıblesidir!" adlı köşe yazısı. Devamı

12
EKİM

2026

Mekke'yi koruma şerefi '110 yıl sonra ve yeniden' bizim olacak

Taceddin Akbaş'ın “Mekke'yi koruma şerefi '110 yıl sonra ve yeniden' bizim olacak" adlı köşe yazısı. Devamı

09
EKİM

2026

Burdur Müftülüğü 'haftalarında' din görevlilerini unutmadı

Taceddin Akbaş'ın “Burdur Müftülüğü 'haftalarında' din görevlilerini unutmadı " adlı köşe yazısı. Devamı

09
EKİM

2026

Siyonistler ırkçı bile değil tam bir soykırımcılar!

Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler ırkçı bile değil tam bir soykırımcılar!" adlı köşe yazısı. Devamı

07
EKİM

2026

Kemal Bey ihtiyatlı davranıyor Özgür Bey ise hem panik yapıyor hem de kırıcı cümleler kuruyor

Taceddin Akbaş'ın “Kemal Bey ihtiyatlı davranıyor Özgür Bey ise hem panik yapıyor hem de kırıcı cümleler kuruyor " adlı köşe yazısı. Devamı

05
EKİM

2026

Sende mi "Brütüs..." oldun kardeş ülke Azerbeycan'ın yasakçı başbakanı Asedov!

Taceddin Akbaş'ın “'Sende mi "Brütüs..." oldun kardeş ülke Azerbeycan'ın yasakçı başbakanı Asedov!" adlı köşe yazısı. Devamı

05
EKİM

2026

Camiler Haftası'nı unutmayalım içlerini ise hiç boş bırakmayalım

Taceddin Akbaş'ın “'Camiler Haftası'nı unutmayalım içlerini ise hiç boş bırakmayalım" adlı köşe yazısı. Devamı

02
EKİM

2026

'Şiddete Hayır Günü'nde bile şiddetin daniskası yapılıyor!

Taceddin Akbaş'ın “''Şiddete Hayır Günü'nde bile şiddetin daniskası yapılıyor!" adlı köşe yazısı. Devamı

İlgili Haberler

DEVA Partili İdris Şahin: “Türkiye Zengin Üretiyor Ama Refah Üretemiyor”
Siyaset

DEVA Partili İdris Şahin: “Türkiye Zengin Üretiyor Ama Refah Üretemiyor”

Şahin, yaptığı yazılı açıklamada Türkiye’de aynı orana sahip ancak farklı gerçeklikleri yansıtan iki tablo bulunduğunu ifade etti. UBS’nin 2026 Küresel Servet Raporu’na göre Türkiye’de dolar milyoneri sayısının bir yılda yüzde 6,4 artarak yaklaşık 93 bine ulaştığını hatırlatan Şahin, buna karşılık TÜİK verilerine göre nüfusun en yoksul yüzde 20’lik kesiminin milli gelirden yalnızca yüzde 6,4 pay alabildiğini söyledi.

Yeniden Refahlı Bayramoğlu: "AK Parti Artık Zenginlerin Partisidir”
Siyaset

Yeniden Refahlı Bayramoğlu: "AK Parti Artık Zenginlerin Partisidir”

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Ekonomi İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Fatih Bayramoğlu, iktidarın ekonomi politikalarını sert sözlerle eleştirerek, enflasyonla mücadelede başarısız olunduğunu savundu.

AK Parti'den Yükseköğretim Kanunu Teklifi: Öğrenci Affı, Yurt Dışı Kampüsü ve Sahte Diplomaya Hapis Düzenlemesi
Siyaset

AK Parti'den Yükseköğretim Kanunu Teklifi: Öğrenci Affı, Yurt Dışı Kampüsü ve Sahte Diplomaya Hapis Düzenlemesi

Teklif hakkında açıklamalarda bulunan AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, düzenlemenin 28 maddeden oluştuğunu belirterek bunun bir başlangıç paketi olduğunu, Ekim ayında yükseköğretime ilişkin yeni bir kanun teklifinin daha Meclis gündemine getirileceğini söyledi.

Eğirdir’de Araçta Ölü Bulunan 2 Gencin İlk Otopsi Raporu Çıktı
Bölgesel

Eğirdir’de Araçta Ölü Bulunan 2 Gencin İlk Otopsi Raporu Çıktı

Eğirdir’de araçta ölü bulunan Cansu Zengin ve Ufuk Erdoğan’ın ilk otopsisinde şüpheli bulguya rastlanmadı.

Dünya tarihinde bir ilk! Elon Musk'ın serveti rekor kırdı
3. Sayfa

Dünya tarihinde bir ilk! Elon Musk'ın serveti rekor kırdı

SpaceX'in halka arzı sonrası Elon Musk'ın serveti 1,1 trilyon doları geçti. Musk, dünya tarihinde trilyon dolar seviyesine ulaşan ilk isim olarak kayıtlara geçti.

Bartu Efe Zengin son yolculuğuna uğurlandı 21 yaşındaki gencin organları 5 kişiye can oldu
Bölgesel

Bartu Efe Zengin son yolculuğuna uğurlandı 21 yaşındaki gencin organları 5 kişiye can oldu

Bucak’ta geçirdiği trafik kazasının ardından hastanede 10 gün boyunca direnen Bartu Efe Zengin, yaşam mücadelesini kaybetti. Kederli ailenin bağışladığı organlar, nakil bekleyen beş hasta için umut ışığına dönüştü.