
Nedenini niçinini, nasılını ve zamanını çok değil, bir iki dostuma anlattığım gibi, bir zamanlar ben fakirin eline de ‘zengin olma fırsatı’ geçmişti! Ancak beni zengin yapmak isteyen kişilerin veya kesimlerin benden 3 talepleri vardı!
Bu taleplerden birincisi ‘’Sakalları keseceksin’, ikincisi, ‘Kravat takacaksın’, Üçüncü de ‘İstediğin kadar Allah (c.c) diyebilirsin; ama Peygamber (sav) yok…’’ idi! Ve benim bahsime konu olan dönemlerde sünnet sakallı erkekler askerî birlikler başta olmak üzere birçok yere alınmıyor; bizim cenahın büyükleri de kravat takmayı mekruh, kerih, hattâ haram görüyor, dolayısıyla da takılmasına karşı çıkıyorlardı! Fakat ben oldukça câzip teklif karşısında dayanamadım ve bahsime konu kişilerin birinci ve ikinci şartlarına ‘evet’ dedim. Ama, üçüncü şartlarını duyunca çileden çıktım ve ‘dünyaları verseniz ben Peygamberimden vaz geçmem-geçemem, yani ben peygamber (sav) sevdalısı bir Müslüman’ım. Dolaysıyla da Onsuz yapamam!’ dedim ve dünyanın en câzip maddî teklifini reddettim… Ki, bu teklif benim paraya pula ya da işe en çok ihtiyacım olduğu sıralarda yapılmasına ve tam 3 kez tekrarlanmasına rağmen reddettim! (Ki, bugün olsa hiç düşünmeden taşınmadan reddederim…)
Her neyse; bu kadar girizgâh, özel ve özet açıklamadan sonra sözü şimdi de bugünün kisrâlılar gibi yaşayıp, fakirler fukaralar hattâ sefiller gibi ağlayan-sızlayan zenginlerine getirmek istiyorum:
Ulusal ya da yaygın yayın yapan televizyon kanallarında yayınlanan magazin türü programlarda gözükenler ayrı bir konu; yerel basın yayın organlarında ve kişilerin (özel) kendi sosyal medyalarında yayınladıkları düğünlerinde, nişan veya nikah törenlerinde giydikleri gelinlikler ve damatlıklar ile bindikleri araçlar saraylıları aratmayacak kadar şaşalı ve pahalı! Asker uğurlama ve benzer etkinliklerde yapılan eğnelceler, yenilen içilen ve hiç el değmeden çöpe atılan gıdalar ona keza…
Çok tabiidir ki, meşru ve helâl dairesinde kalarak para kazanmak, hattâ olabildiğince zengin olmak ve kazanılan paraların ya da malların mülklerin vergisini, zekâtını, gerekirse sadakasını vermek şartıyla tavsiye bile edilmiştir… Ki, bu konuda izaha muhtaç bir hadis-i şerif te ‘’Zengin Müslüman fakir Müslümandan hayırlıdır…” buyrulur!
Ve sahih bir Hadis-i Şeriflerinde Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav-mealen), “Allah (c.c) malı sevdiği kimseye de sevmediği kimseye de verir. Fakat, îmânı ya da dîni yalnız sevdiği kimselere verir. Allah kime dîni îmânı vermişse mutlaka o kişiyi sevmiş demektir!” buyuruyor.
Mal mülk, fakirlik ya da zenginlik konusunda tebasından bazıları Hz. Ömer (r.a)’e gelerek ‘’Ya Ömer! Fakirlik mi yoksa zenginlik mi daha iyidir veya daha hayırlıdır? Ya da sen zengin mi yoksa fakir mi olmak isterdin?’ şeklindeki bir soru tevdi ederler. Ömer (r.a)’de bu soruya, “Zenginlik te, fakirlik de azgın bir ata benzer..! O nedenle ben Allah’tan ‘Beni iyi bir binici yap ki, hangisine binersem bineyim düşmeyeyim!’ diye dua ederim!’’ der. Dolayısıyla da soruyu soranları mutlu eder.
Atalarımız da ‘Allah (c.c) çok verip taşırmasın, az verip şaşırmasın’ diye dua ederlerken; ‘çok mal haramsız, çok lâf yalansız olmaz!’ da diyerek zengin olmanın kolay bir şey olmadığına vurgu yaparlar!
Her neyse; konuyu daha fazla dağıtmadan toparlamak ve sözü günümüzün zenginlerine getirmek istiyorum…
Şöyle ki; yukarıda da hatırlattığım gibi, bilhassa yaz aylarında düğün, nişan, nikah yapma, söz kesme, asker uğurlama ve karşılama, doğum günü ve yılbaşı kutlama gibi etkinlikler hem birbirini kovalıyor hem de etkinlikler sarayları-saraylıları aratmıyor! Yani, uzak yakın akraba, eş ve dostlarımızdan biri mutlaka bir etkinlik yapıyor ve bu etkinliğe bizleri de davet ediyor ki, davetsiz bile olsak veya gitmesek bile sağımızda solumuzda, konu komşumuzda şaşalı, debdebeli, olabildiğince gösterişli, masraflı hattâ oldukça israflı etkinlik veya programlara şahit oluyoruz… Ve bu etkinlilerdeki damatların, gelinlerin, sünnet çocuklarının, sadıçların ve merasime katılan misafirlerin birbirinden pahalı araçları, gösterişli giysileri, kuaför paraları, süsleri, boyaları ve yedikleri içtikleri ve katılımcıların takıları âdeta birer servet değerinde oluyor…
Ki, benim oturduğum site de 20 daire ve aile var, ama oto parkında 22-23 tane araç var!
Velhâsıl-ı kelâm; Dünya genelinde ‘orta sınıf’ diye bir sınıfın nesli kesilmek üzere! Yani cennet misali ülkemiz de bir kesim alabildiğine zengin, bir kesim de alabildiğine fakir olmak üzere 2 sınıflı bir ülke haline geldi. Hal böyle olunca dostluklar, arkadaşlıklar da sınıflar arasında kuruluyor, sosyal faaliyetler, yardımlaşma ve dayanışmalar olmuyor bu da iç barışı, konu komşu ilişkilerini, uzak yakın akraba, eş dost muhabbetlerini bozuyor!
Hülâsâ-i netice; bu günkü tezimi aşağıda anlatacağım bir hikâye ile destekleyip güçlendirmek istiyorum:
Orta okulda okumakta olan bir öğrencisine öğretmeni, kompozisyon dersinde, ‘bana fakir bir aile tablosu çizer misin evlâdım?’ der. Öğrencisi de ‘‘Öyle fakir bir aile ki öğretmenim! Evin hizmetçisi fakir, aşçısı bulaşıkçısı fakir, kapıcısı fakir, kâhyası ya da şoförü fakir…’’ diyerek güya fakir bir aile tablosu çizer! Öğretmeni de kompozisyonu duyunca ya da okuyunca gülümser ve ‘anlaşıldı evlâdım, anlaşıldı!’ diyerek çocuğun oldukça zengin bir ailenin evlâdı olduğunu, dolayısıyla da herkesin de kendilerini gibi zengin olduğunu sandığını, ayrıca fakir ailelerle ve çocuklarıyla hiç irtibatları olmadığını anlar ve çocuğa teşekkür ederek notunu verir.
Bendeniz de günümüz zenginlerinin hemen herkesi kendilerini gibi zengin sandıklarını ya da fakirliklerini umursamadıklarını düşünüyor, hattâ Kisrâlılar gibi yaşayıp, fakirler gibi ağladıklarını görüyor, duyuyor, biliyor ve herkese ‘kanaatkâr’ saygılar sunuyorum.
BİR YOKSUL AÇ İSE, BUNUN NEDENİ;
ZENGİNİN ZEVK VE SEFA İÇİNDE YAŞAMASIDIR!
NEREDE BİR BOLLUK GÖRSEM, ONUN YANIBAŞINDA
MUTLAKA ÇİĞNENMİŞ BİR HAK GÖRMÜŞÜMDÜR!
Hz. Ali (r.a)
DOLAŞTIM DÜNYAYI GİYMEDİM BAŞIMA TAÇ
NE ZENGİNİ GÖRDÜM TOK NE FAKİRİ AÇ!
YA RAB! ÖYLE BİR FEYZ-İ KANAAT VER Kİ,
NÂMERDE DEĞİL, MERDE DAHÎ EYLEME MUHTAÇ!
Yunus Emre
MEMLEKET İSTERİM NE ZENGİN NE FAKİR
NE ‘SEN BEN FARKI OLSUN’. KIŞ GÜNÜ
HERKESİN BİR EVİ BARKI OLSUN! C. Sıtkı Tarancı
ZENGİN OLUR FAKİR OLUR, BİR ZAMAN DA
HÂKİR OLUR! Kenan Taban
2026
Taceddin Akbaş'ın “Yunanlar, Ülkelerini kadın askerlerle savunacaklarmış” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Turis geldiler tırıs gittiler” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Pandemi balonunu şişirenler de Kovid yalanını köpürtenlerde mutlaka yargılanmalılar!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “TOKİ Konut kuralarında Hac kura yöntemi uygulamalı!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler insan olamazalar (O nedenle görüldükleri yerde itlaf edilmeliler)” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bendeniz 'her yıl olduğu gibi' bu yılki 'Babalar Günü'nün de en mutlu babalarından biriyim !' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Çürümüş, kana ve gözyaşına bulaşmış dünyanın kupasını alsan n’olur almasan n’olur!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Cumhuriyete kadınlar değil kongar gibi cumhuriyetçiler kıyıyor ve zarar veriyorlar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bugün hicrî 1447 yılına ‘elvedâ’ 1448 yılına ‘merhabâ’ diyeceğiz' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vatandaş ‘Mutlak Butlan’dan çok ‘mutfak butlanına’ bakıyor!' adlı köşe yazısı... Devamı
Teklif hakkında açıklamalarda bulunan AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, düzenlemenin 28 maddeden oluştuğunu belirterek bunun bir başlangıç paketi olduğunu, Ekim ayında yükseköğretime ilişkin yeni bir kanun teklifinin daha Meclis gündemine getirileceğini söyledi.
Eğirdir’de araçta ölü bulunan Cansu Zengin ve Ufuk Erdoğan’ın ilk otopsisinde şüpheli bulguya rastlanmadı.
SpaceX'in halka arzı sonrası Elon Musk'ın serveti 1,1 trilyon doları geçti. Musk, dünya tarihinde trilyon dolar seviyesine ulaşan ilk isim olarak kayıtlara geçti.
Bucak’ta geçirdiği trafik kazasının ardından hastanede 10 gün boyunca direnen Bartu Efe Zengin, yaşam mücadelesini kaybetti. Kederli ailenin bağışladığı organlar, nakil bekleyen beş hasta için umut ışığına dönüştü.
Burdur'da geçirdiği kaza sonrası yaşam mücadelesini kaybeden 21 yaşındaki Bartu Efe Zengin, ailesinin onurlu kararıyla başka bedenlerde yaşayacak. Genç hukuk öğrencisinin bağışlanan organları, nakil bekleyen hastalar için adeta bir hayat ışığına dönüştü.
Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker 5,3 milyar dolarlık servetiyle Türkiye’nin en zengin ismi unvanını korurken, Baykar Teknoloji lideri Selçuk Bayraktar ilk 10’a giriş yaptı.
Yorumlar (0)