
Bilindiği üzere KPSS, Türkiye de devlet kadrolarına personel almak amacıyla ve Öğrenci Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından yapılan Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) sonucuna göre yapılan bir atama ve kadro türüdür. Ve 2 yılda bir yapılan KPSS’ye lise, ön lisans ve lisans mezunları ayrı ayrı KPSS sınavına katılırlar…
Bu yılki rakamı bilmiyorum ama geçtiğimiz yıl KPSS’ye yaklaşık 1 milyon 500 bin kişi başvurmuş ve bu kişilerden yaklaşık 1milyon 400 bini sınava girmişti! Ve bunlardan kaçı herhangi bir kamu kurum veya kuruluşuna girme hakkı kazandı ya da girdi onu da bilmiyorum… Ancak ben bu sınavı HKAS, yani ‘Herhangi bir Kamu Kurum veya Kuruluşuna Kapak Atma Sınavı’ olarak görüyorum! Ve sistemin değiştirilmesinin ve öğrencilerin önce HÜKAS, yani ‘Herhangi bir Üniversiteye Kapak Atma Sınavı’, sonra da HKAS, yani ‘Herhangi Bir Kurum veya Kuruluşuna Kapak Atma Sınavı’ olmaktan çıkarılması gerektiğine inanıyorum!
İlgilenenlerin ve ilgililerin bilecekleri gibi, Yüksek Öğretim Kurumları Sınav sonuçları açıklandı. O nedenle ben istediği üniversiteyi ya da bölümü tutturan tüm öğrencileri kutlarken, tutturamayanlara da ‘her şeyde bir hayır vardır. Bu sefer olmasa bile gelecek seferki sınavlarda tutturursunuz inşaAllah’ diyorum. Ve burada bir parantez açarak 1’i kız 6 torunumuzdan en büyük ve tek kızımız olanının, yani 1 numaralı kız torunumuz Beyza’nın Ankara Gazi Üniversitesi’nin Kimya Mühendisliği Bölümünü bitirdikten hemen sonra İstanbul’da üretim yapan büyük ve ünlü bir ilaç fabrikasında çalışmaya başladığını; 2 numaralı torunumuz Arda’mızın da İstanbul Yıldık Teknik Üniversitesi (YTÜ), Otomasyon ve Kontrol Mühendisliği Bölümünde okumakta olduğunu ve, ve, ve O’nun da bu sezonun dönem 1’incisi, yani İstanbul Yıldız Teknik Üniversitesi’nin yıldızı olduğunu hatırlatmak isterim! Ki, torunlarımız buraları kazanamamış olsalardı dahî, üzülsem bile çok müteessir olmayacağımı ‘’hayırlı olsun’’ diyebileceğimi hatırlatmak isterim! Ayrıca, her okuyanın mühendis olması halinde kimin tekniker veya teknisyen, usta ya da işçi olacağını ve bu mühendislerin nerede nasıl iş bulacaklarını düşünürüm!
Çocuklarını özel dershanelere gönderen, hattâ öğretmenlere özel ders aldıran nice zengin ailelerin çocukları var ki, hiçbiri hiçbir üniversiteyi tutturamadığı gibi, nice lise, ön lisans ve lisans, hattâ yüksek lisans mezunları ve iş ihtiyacı olan aile çocukları da var ve bunlar KPSS’den yüksek puan alamadığı, alsa bile mülakata takıldığı, dolayısıyla da herhangi bir kamu kurumuna kapak atamadığı için yaşlanıp gidiyor! Herhangi bir meslek edinemediği için de yarı aç yarı tok vaziyette ömür tüketiyor! Bu da hem maddi hem de manevi insan, zaman ve mekân kaybına veya israfına neden oluyor!
Günümüzde gençlerin birçoğu zorunlu-zoraki olarak gittikleri mesleksiz, yani düz veya genel liselerden mezun oluyorlar! Herhangi bir üniversiteyi tutturamıyor, tuttursa bile üniversiteyi bitiremiyor, bitirse bile diploması bir işe yaramıyor. Yani, insanlar sıradan ya da klasik bir üniversite diploması ile herhangi bir kamu kurumu veya kuruluşunda çalışma hakkı elde edemiyor! Böyle olunca, Mesleksiz üniversite mezunlarının da ailelerinin de moralleri bozuluyor ve sonunda ya devlete ya da hükümete veryansın ediyorlar!
Hâsılı, yüksek okul veya üniversite bitirse bile (herhangi) bir meslek edinemeyen, devlete de kapak atamayan ‘mesleksiz’ mezunları özel sektör de kabul etmiyor! Ki, hangisini bitirirse bitirsin bir üniversite mezunu hem ilgi görmek hem de iyi bir kamu çalışanı olmak istiyor, haklı olarak… Oysa zorunlu öğretim 12 yıl yerine 5-6 yıl olsa, ilkokulu bitiren bir çocuk yaratılış kabiliyetine-fıtratına göre bir mesleğe yönlendirilir ve bir meslek, artı bir iş sahibi olabilir. Ancak, üniversiteyi bitirene kadar yaşı 25’lere varan bir genci herhangi bir ustanın yanına çırak olarak vermek mümkün olmayacağı gibi, o yaştaki bir insan kolay kolay sanatta öğrenemez, meslek sahibi de olamaz!..
Yaratılışları itibariyle herhangi bir üniversiteyi kazanması ve bitirmesi mümkün gözüken öğrencilerin üniversitelere gitmeleri tabii ki gerekli. Ancak, 12 yıllık zorunlu eğitimi zer sor bitiren bir çocuğa da mutlaka bir üniversite, hattâ mezunlarının kolaylıkla iş bulabildikleri bir üniversiteyi kazanacak ve bitireceksin’ diye dayatma da bir işe yaramaz! Yani, demir tavında dövülmesi gerektiği ve ağacın yaşken eğildiği gibi, çocukları da istidatları veya kabiliyetleri yönünde ve tam zamanın da bir sanata vermek daha iyi, daha yerinde olur…
Devlet her yıl mezun olan milyonlanca lise, ön lisans ve lisans mezunlarına iş veremiyor, vermesi de mümkün değil. O nedenle, devlet zorunlu eğitimi 12 yıl yerine 5 veya 6 yıla düşürmeli; meslek sahibi olmak isteyen ve istidadı da olan öğrencileri meslek liselerine ve meslek yüksek okullarına yönlendirmeli. Dolayısıyla da ölmek ya da unutulmak üzere olan bazı mesleklerin canlandırmasının hem de iş-istihdam sahasının genişletilmesinin önü açılmalı!
Demem o ki, Mevla’ya emânet, biri ikiz 3 oğlumun 2’si neyse ne amma, sanat ruhlu olan büyük oğlumu önce gitmek istemediği bir okula gönderdim. O okulun orta kısmını zer zor bitirdi, lise bölümünü de Endüstri Meslek Lisesi’nde okumak istedi… Fakat, ben de yanlışta ısrar ederek aynı okulun lise bölümünü de bitirmesini istedim. Ama, lise 1’de iken sınıfta kaldı… Ben de onu 2. yıl Endüstri Meslek Lisesine gönderdim ve önceki lise de sınıfında kalan oğlum; Endüstri Meslek Lisesi’nin Motor Bölümüne geçiş yaptı ve o okulda sınıfları takdir ya da teşekkür alarak geçti! Ve EML’ den mezun olmasına haftalar kala kendisi ‘dönemin Türk Standardları Enstitüsü (TSE) Başkanı hemşerimiz’ Mehmet Yılmaz Arıyörük tarafından ve İstanbul da işe alındığı gibi; 20 civarında bir arkadaşına da referans olarak işe aldırdı ve bu yılın başında da emekli oldu elhamdülillah… O nedenle, ben ‘çocuklarımızı bizim istediğimiz okullara değil, kendi istedikleri okullara gönderelim, okumak istemeyenleri de zorlamayalım ve yaşı ilerlemeden bir meslek sahibi olmalarını sağlayalım!’ diyor, herkese saygılar sunuyorum.
HER NESİL BİR ÖNCEKİNDEN DAHA AYDIN VE BİR SONRAKİNDEN DAHA BİLGE OLDUĞUNU DÜŞÜNÜR. Quote
2026
Taceddin Akbaş'ın “AFAD bir yandan, afetler diğer yandan uyarıyor!! Ancak kimse bu uyarıları dikkate almıyor!!!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Dünya standartlar günü kutlu olsun tüm standartlar 'İslami olsun!'" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke, E. Çölaşan’ın dediği gibi “heriflerin” değil, “şeriflerin” şehridir. Kâbe de müminlerin kıblesidir!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke'yi koruma şerefi '110 yıl sonra ve yeniden' bizim olacak" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Burdur Müftülüğü 'haftalarında' din görevlilerini unutmadı " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler ırkçı bile değil tam bir soykırımcılar!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Kemal Bey ihtiyatlı davranıyor Özgür Bey ise hem panik yapıyor hem de kırıcı cümleler kuruyor " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Sende mi "Brütüs..." oldun kardeş ülke Azerbeycan'ın yasakçı başbakanı Asedov!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Camiler Haftası'nı unutmayalım içlerini ise hiç boş bırakmayalım" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “''Şiddete Hayır Günü'nde bile şiddetin daniskası yapılıyor!" adlı köşe yazısı. Devamı
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, KPSS’ye giren vatandaşların yaşadığı zorluklara ve yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde ailelerin karşı karşıya kaldığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekti. Esen, KPSS’ye giren gençlerle okula başlayacak çocukların ortak bir gelecek mücadelesi verdiğini söyledi.
Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu ülke genelinde olduğu gibi Antalya'da da hareketliliğe sahne oldu.
ANKARA- Yenimahalle Belediyesi, 6 Eylül’de gerçekleştirilecek KPSS Genel Yetenek-Genel Kültür sınavı öncesinde memur adaylarına yönelik düzenlediği KPSS Genel Tekrar Kampı’na ev sahipliği yapıyor.
Ankara, Sincan Belediyesi, KPSS’ye hazırlanan adaylara sınav öncesinde kendilerini test etme fırsatı sunuyor. Ücretsiz deneme sınavı için son başvuru tarihi 17 Ağustos.
Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), Kamu Personel Seçme Sınavı’na (KPSS) hazırlanan adaylara destek olmak amacıyla ücretsiz Genel Tekrar Kampı düzenliyor. ABB ile Dizgi Kitap iş birliğinde gerçekleştirilen 60 saatlik kamp, Kocatepe Kültür Merkezi’nde başladı.
Sosyal belediyecilik anlayışıyla çalışmalarına yön veren Sincan Belediyesi, Kamu Personeli Seçme Sınavı’na (KPSS) hazırlanan memur adayları için kapsamlı bir Genel Tekrar Kampı düzenledi.
Yorumlar (0)