
Bugüne kadar dünyanın hiçbir dönem ve yerinde ve aklı başında olan bir Müslüman, Hakk ya da semâvi veya bâtıl olan bir dînin kendisine, peygamberine, kutsal kitabına, kısaca insanların kutsal saydıkları veya değer verdikleri mevhumlara (Hinduların kutsal saydıkları inekleri ve putperestlerin putları dâhil) en küçük bir hakarette bulunmadıkları gibi, saygıda da kusur etmemişlerdir, bundan sonra da etmeyeceklerdir… Ancak, bu güne kadar insanının büyük bir kısmı Îsevî ya da Mûsevî, yani gayrimüslim olan bazı ülkelerde genelde teröristler, özelde de İslâm düşmanları uğursuz bir baykuş gibi orada burada ortaya çıkıp Müslümanların ya Peygamberlerine, ya Kur’an-ı Kerimlerine, ya da herhangi bir kutsallarına hakaretler yağdırıp küfürler ediyorlar! Ki, bundan bir müddet önce de İsveç’te PKK/YPG’liler ve destekçileri Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a, dolayısıyla da ülkemize saldırmışlardı. Aynı Ülke de ve bu sefer de kutsal kitabımıza, dolayısıyla da inancımıza yapılan saygısızlıklardan, küfürlerden biri daha tekrarlandı… Ki bu saldırılar, yapıldığı ülkelerin polisleri, jandarmaları veya zabıta kuvvetlerinin gözetiminde-nezâretinde yapıldı. Ve o ülkelerin iki yüzlü yetkilileri bu ve bu gibi saldırılara ‘özgürlük’ diyerek savundular! (Özgürlüğünüz başınızı yesin sizin kefere ve fecereler!)
T.C Devletinin Başı-Başkanı olan Recep Tayyip Erdoğan’a yapılan hakaretleri hemen herkes ya duymuş, ya da görmüştür… O nedenle ben İsveç’te kutsal kitabımıza yapılan hakareti, edilen küfrü bilmeyen ya da duymayan sevgili okurlarıma hatırlatmak için kısa bir bilgi vermek istiyorum:
Şöyle ki; ‘İslâm düşmanları, teröristler, kısaca Müslüman Türk düşmanları, önceki gün İsveç’te ve Türkiye’nin Stockholm Büyükelçiliği önünde Kutsal Kitabımızı, Mehmed Akif’in deyimiyle Nazm-ı Celîlimizi yakmışlar; İsveç Makamları da bunu Özgürlük şemsiyesinin altına sığınarak geçiştirmeye çalışmışlardı! Siz bu hikâleri külâhlarımıza değil, ayakkabılarımıza anlatın ki, onlar dinlesinler İsveç’in bayları ayanları!
90 BİN CÂMİ DE 10 BİNLERCE KİŞİ ESVEÇ’İ PROTESTO
EDERKEN, KUR’AN-I KERİM’İ YAKANLARI LÂNETLEDİ!!
Şöyle ki; Diyânet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, sosyal medya üzerinden yaptığı “Yarın sabah namazını kılmak ve Kur’an-ı Kerim okumak için camilerdeyiz…” şeklindeki çağrısını duyan gören inananlar, Türkiye genelindeki 90 bin cami de Kur’an-ı Kerim okumuşlar; dolayısıyla da teröristlerin İslâm Dîni ile birlikte Türkiye ve Müslümanlar aleyhine yaptıkları eylemlere göz yuman İsveç’i protesto etmişler, İslâm, Kur’an ve Müslüman düşmanlarını ise lânetlemişlerdi!
Kısacası; hemen herkesin bildiği, ya da duyduğu gibi, gâvur, Cehennem yakıtı kefere ve fecere takımı teröristler, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Stockholm Büyükelçiliği önünde Kur’an-ı Kerim’i yakmışlar ve bu aşağılık yakma olayı başta Ülkemizin yöneticileri olmak üzere tüm vatandaşlar tarafından lânetlenmişti…
İSVEÇ’TEN SONRA HOLLANDA’DA AYNI HALT YENMİŞ!
İsveç’ten sonra Hollanda’da da Kur’an-ı Kerimimize ‘benzer bir’ hareket yapılmış… Yani Hollanda’da Pediga isimli bir İslâm Grubunun Hollanda’daki kefere temsilcisi olan Edwin Wagensveld, Den Haag kentinde Kur’an-ı Kerim’i yırtmış, İslâm’a olan kînini kusmuş, Müslümanlara olan nefretini ortaya koymuş, dolayısıyla da gâvurluğunu dosta düşmana îlân ederek küfrünü onaylatmış-tescil ettirmiş… Ki, aklımda kaldığı kadarıyla bundan birkaç yıl önce de Danimarka’da bazı küfürbazlar Peygamber Efendimiz (sav)in karikatürünü yırtıp yakmışlardı! Ancak o küfürbazlara da aynı müsamaha gösterilmişti!
Ben bütün bu yapılanlara Tebbet Sûresi’nin mealini vererek cevaplandırmak istiyorum:
“Ebû Leheb’in elleri kurusun. Zaten kurudu da. O’na ne malı fayda verdi ne de kazındığı. O, bir alevli ateşe girecektir. Boynunda bükülmüş hurma liflerinden yapılmış bir ip olduğu halde, sırtında odun taşıyarak kendisi de, karısı da o ateşe girecektir…” Yani, Ebû Leheb, eziyet etmek maksadıyla Peygamber Efendimiz (sav)in yoluna gizlice diken koymuş bir keferedir! Dolayısıyla da ateşte yanmaya fazlasıyla hak etmiş olan Cehennemliklerden sadece biridir!
İSVEÇ HÜKÜMETİ ‘NATO’YA ÜYE OLMAK’ İSTEMİYOR
BUNUN SUÇUNU DA T.C DEVLETİNE YIKMAK İSTİYOR
Velhâsıl-ı kelâm; biraz geç de olsa NATO’nun genelde 5, özelde de 1 devletin hegomonyası altında olduğunu, önceki yaptıkları hâriç, Rusya-Ukrayna Savaşında Ukrayna’yı destekliyormuş gibi yaparak önce Ukrayna’nın yöneticilerini ve halkını, sonra da dünyayı kandırdığını gören, duyan ve öğrenen İsveç Hükümeti aslında NATO üyesi olmak istemiyor… Ancak genelde Batı’nın, özelde de Amerika’nın (ABD) tepkisini çekmemek için istiyormuş gibi yapıyor... Ve NATO’ya üye yapılmayışının suçunu Türkiye’ye yıkmak istiyor! Değilse teröristlerin T. C Devleti’nin Cumhurbaşkanı’na hakaret etmelerine, dolayısıyla da insanının yüz de 98-99’u Müslüman olan ve İslâm’ın bayraktarlığını yapan bir Ülkenin Büyükelçiliği önünde yine Müslümanların kutsal kitapları olan Kur’an-ı Kerimi yakmalarına ve benzer eylemler yapmalarına asla ve kat’a izin vermez-veremezdi!..
Ve Kur’an-ı Kerim’in bulunduğu odada değil yatıp uyumayı, ayaklarını uzatarak oturmayı bile kerih gören bu asil ve necip Millet; Allah’ın (c.c) kelâmı ve koruması altında olan ve 1444 yıldır da milyarlarca Müsman’ın şek ve şüphesiz okuyup, tamamını hıfzettiği-ezberlediği bir kitabı değil yakanları, toz konduranları dahî affetmez ve affetmeyecektir de!
Hülâsâ-i netice; bu güne kadar dünyanın değişik bölgelerinde İslâm düşmanları hep olmuştur, bundan sonra da olacaktır… Ancak, bu günlerde bu düşmanların düşmanlıklarını artırmaları ve bunu dünyaya îlân etmeleri tesadüfî bir şey değildir… Bence bunun asıl nedeni, uyuyan bir devin uyanmakta olduğunu görmeleri ve yöneticilerinin gâvurlara karşı ciddi ve olabildiğince dik durmalarıdır!’ diyor, herkese ‘Kur’an’lı’ saygılar sunuyorum.
HİÇ ŞÜPHESİZ ZİKRİ (KUR’AN’I) BİZ İNDİRDİK BİZ.
ONUN KORUYUCULARI DA GERÇEKTEN BİZİZ!!!
Hicr Sûresi âyet 9
BİZ ONU (KUR’AN’I) HAK OLARAK İNDİRDİK VE O DA
HAK İLE İNDİ. SENİ DE (Hz. Muhammed’i >sav<)
ANCAK UYARICI VE MÜCDECİ OLARAK GÖNDERDİK…
el-İsrâ 17/105
BÂTIL, ONA ÖNÜNDEN DE, ARDINDAN DA GELEMEZ
Fussilet Sûresî, âyet 42
SEN BUNDAN ÖNCE NE BİR KİTAP OKUYABİLİYOR,
NE DE ONU KENDİ ELİNLE YAZABİLİYORDUN; ÖYLE
OLSAYDI, GERÇEĞİ ÇÜRÜTMEYE ÇALIŞANLAR
ŞÜPHEYE DÜŞERLERDİ… el-Ankebût Sûresi 29/48
KUR’AN KENDİLERİNE GELDİĞİNDE ONU İNKÂR EDENLER
MUTLAKA CEZALARINI GÖRECEKLERDİR. ŞÜPHESİZ O ÇOK
DEĞERLİ VE SAĞLAM BİR KİTAPTIR. ONA NE ÖNÜNDEN
NE DE ARDINDAN BÂTIL GELMEZ. O HÜKÜM VE HİKMET
SAHİBİ, ÖVÜLMEYE LÂYIK OLAN ALLAH (c.c)
TARAFINDAN İNDİRİLMİŞTİR: Fussilet 41/41-42
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BU YIL ‘BURUK’ BİR KURBAN BAYRAMI KUTLAYACAĞIZ' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Allah affeder, ihmal affetmez!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Türkiye’de gençler ‘bugün’ hem Atatürk’ü anacak hem spor hem de bayram yapacaklar' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Hava şehitlerini anma günü; âileyi, güçsüzleri, yaşlılar ile birlikte yardıma muhtaç olan çocukları koruma günlerini kutlarken, unuttuklarımız(!)' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BİR VEKİL BİR KUYUYA TAŞ ATTI 40 ASIL ÇIKARAMIYOR! adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dr. Reyda Şıklaroğlu’nun Cumhuriyet Meydanı’ndaki tek kişilik “Kudüs, Gazze ve Türkistan’a özgürlük” nöbeti sürüyor' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Beyaz melek< olarak adlandırılan ’Tüm hemşîrelerin haftaları kutlu’ Kendileri ve hastaları mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Tüm engellilerin haftaları kutlu kendileri ve âileleri mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kendi annelerimizin günlerini kutlarken annesiz çocukları da çocuksuz anneleri de unutmayalım' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vakıflar Antalya Bölge Müdürlüğü Burdur Saden Hatipoğlu Câmii Şerifini kaderiyle baş başa bırakmış durumda' adlı köşe yazısı... Devamı
AK Parti Burdur Milletvekili Mustafa Oğuz, TBMM Grup Toplantısı öncesinde anne ve babasıyla birlikte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’de yaptığı konuşmada birlik, Filistin ve sosyal konut projeleri hakkında önemli açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu için bulunduğu Antalya'da Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ile Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan'ı kabul etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel güç rekabetinin yeni merkezinin su kaynakları olacağını belirterek, Türkiye'nin su stresi çeken ülkeler grubunda yer aldığı uyarısında bulundu ve israfa karşı azami hassasiyet istedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı "5G ile İletişimde Güçlü Türkiye Programı" kapsamında atılan imzalar ve basılan butonla Türkiye genelinde 5G dönemi resmen başladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yarın Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenecek törenle Türkiye’nin 5G teknolojisine geçişini resmen duyuracak. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 1 Nisan 2026 itibarıyla 81 ilde kademeli hizmetin başlayacağını açıkladı.
Yorumlar (0)