
Osmanlı Devleti’nin arşivlerinde, 1839 yılından, yani bundan tam 186 yıl önce “Jandarma” adına ve “Jandarma Tayin Kararnamesine” rastlanılmış olduğundan dolayı; ‘Türk Jandarma Teşkilatı’nın 1839 yılında kurulduğu anlaşılmış olsa da, yapılan geniş çaplı araştırmalara rağmen, kuruluşun ay ve günü tam veya kesin olarak tespit edilememiş… O nedenle, Asakîr-i Zaptiye Nizamnamesinin (Askerî kolluk düzenlemesi) kabul tarihi olan 14 Haziran 1869 tarihinin 14’üncü günü baz alınarak “14 Haziran 1869 tarihi, Jandarma Teşkilâtının kuruluş günü olarak kabul edilmiş… O nedenle, ben askerî rütbelerin en alt kademesinde vatanî görevini îfâ etmiş bir Mehmetçik olarak, yani eski ve nâçiz bir Jandarma Onbaşı ve Karakol Komutanı olarak; Teşkilâtı kim ne zaman kurmuş olursa olsun, bilindiği kadarıyla 186 yıldır köylerin kasabaların, hattâ polis teşkilatı bulunmayan ilçelerin, hattâ hattâ polisin yetmediği ya da yetişemediği şehirlerin genel ve özel asayişlerini; istirahatlerinden fedakârlık yaparak, canlarını ortaya koyarak gâzî olan tüm jandarmalarımıza, komutanlarımıza sağlık, sıhhat ve afiyetler diliyor; şehid veya eceliyle vefat etmiş olan tüm Mehmetçiklerimizi rahmetle, minnet ve şükranla anıyor, yakınlarına sabır, selamet ve ecri cezil diliyorum…
Ve sözü şimdi de bir dönemin gelinlik kızlarının ‘omuzu tüfekli olsun’ dedikleri, ‘benim yârim jandarma da onbaşıdır, çavuştur’ diyerek eşleriyle veya eş adaylarıyla övündükleri, bu maksatla şiirler ve güfteler yazıp, besteler yaptıkları, türküler ve mâniler söyledikleri; rahmet-i Rahman’a kavuşmuş olan mensupları için ise ağıtlar yaktıkları jandarmalara getirmek istiyorum:
Polis Teşkilâtı ve kuruluş yıldönümleri konusu ayrı… O nedenle benim bugünkü konum ‘Jandarma olduğu için’ sevgi ve saygıdeğer polislerimizden izin istiyor, sözü jandarmalarımıza getirmek istiyorum:
Şöyle ki; ben daha önceleri de yazdığım gibi, bizim aile başta merhum babam, merhum ağabeyim ve hayatta olan eniştemiz ve bendeniz olmak üzere biri ikiz 3 oğlumuzdan biri vatanî görevlerimizi jandarma çavuşu ve onbaşısı olarak yaptık… O nedenledir ki, genelde ailemizin, özelde de benim jandarma sınıfına karşı büyük bir sempatim, sevgim, saygım ve güvenim vardır… Ki, 12 yaşına kadar kaldığım, tatil ve bayram günlerinde gidip geldiğim de, bir görevin ifası için köyümüze gelen jandarmaları görür, er bile olsalar hazır ola geçip kendilerini selamlar ve ‘askerliğimi ben de jandarma olarak yapmak isterim’ der dururdum… Büyük bir tevafuk olacak ki, terzi çıraklığı yaptığım sırada tanıdığım ve çok sevip saydığım (şu anda ismini hatırlayamadığım) Burdur Askerlik Şubesi Başkanı Albayım, yoklama esnasında benimle ilgilendi ve devrelerimin arasında beni onura eden sözler söyledi. Dolayısıyla da beni kendi istediğim ve sevdiğim sınıf olan jandarma komando sınıfına yazılmamı sağladı. Ben sonra komandodan ayrılıp Kütahya Jandarma Alay Komutanlığı’na bağlı Onbaşı Kursuna katıldım ve iki aylık bir eğitim-öğretimden sonra onbaşı rütbesiyle önce Konya’nın Yarma Nahiyesine bağlı İsmil beldesinde, daha sonra da Kadınhanı ilçesine bağlı Kurthasanlı Nahiyesinde Karakol Komutanlığı gibi kutsal görevlerde bulundum ve 20 ay sonra da terhis olup hürgeneralliğe terfî ettim!
Şimdiki askerlik sistemi 6 ay kısa dönem, 12 ay yedek subay, 12 ay er/erbaş, dövizle askerlik ve bedelli askerlik olarak belirlenmiş. O nedenle, en fazla askerlik yapan er kişi 6 ya da 12 ay ve yedek subay da yine 12 ay yapıyor. Yani, şimdiki askerlik süresi en fazla bir yıl sürüyor ve de bizim dönemdeki kadar zor olmuyor… Ancak, seferberlik ve uzun süren savaşlara katılan askerler ise terhis olmak için değil ‘ya şehid ya da gâzî olmak için’ askere gidiyor ve o niyetle asker oluyorlardı! Fakat, bizden 3-5 yaş büyük olan ağabeylerimiz, Kıbrıs Harekâtı hâriç herhangi bir savaşa katılmadıkları ve katılma ihtimalleri de bulunmadığı halde iki yıl-24 ay, jandarmalar ise tam 2,5 yıl-30 ay askerlik yaparlarken, bizim kuşağın tamamı askerliğini 20 ay yaptı… Ancak, bizden önceki kuşaklardan bazıları ve bilhassa köylü çocukları 24 ay askerlik yapmak varken, gönüllü jandarmalığı tercih edip 30 ay-2,5 yıl askerlik yapıyorlardı… Nedeni de jandarmanın köy ve kasabalardaki etkisi, yetkisi ve mânevî havası idi!
Komutanlarımızın tamamı şüphesiz iyidir, saygıdeğerdir. Ancak, ben bir dönem Burdur Jandarma Komutanlığı görevinde bulunan daha sonra Hakkari ve Muğla’da görev yaptıktan sonra Tuğgeneral rütbesiyle Antalya İl Jandarma Komutanlığı görevini yapmakta iken emekli olan Yavuz Özfidan Albayım için de münhasır bir yazı kaleme almış ve kendisinin halk arasında da emri altında bulunan komutan ve erleri arasında da sevilip sayıldığını dile getirmiştim… Ve Özfidan Komutanım da, o yazım dolayısıyla bana ziyadesiyle teşekkür etme nezaketi gösterip iltifatta bulunmuştu!
Bugünde ve konu ile alâkalı yazımın sonunda, şu anki İl Jandarma Komutanımız Albay Mehmet Balcı’nın da en az Özfidan Paşam kadar sevilip sayıldığını görüyor, duyuyor ve biliyorum. O nedenledir ki, orgeneralliğe kadar terfî etmesini diliyorum. Ve konu hakkındaki yazımı noktalarken, Balcı Albay’ımın şahsında önce Burdur, sonra da Türk jandarmasının genelini tebrik ediyor, kuruluş yıldönümlerini yürekten kutluyor, tamamına sağlık sıhhat ve afiyet dileklerimle birlikte daha nice nice 186 yıllar diliyor, herkese ‘jandarma’ saygılar sunuyorum.
JANDARMA, HER ZAMAN YURT, MİLLET VE
CUMHURİYETE AŞK VE SADÂKATLE BAĞLI
TEVÂZU, FEDÂKÂRLIK VE FERÂFAT ÖRNEĞİ
BİR KANUN ORDUSUDUR… Ve VATANDAŞIN
HUZURU, JANDARMANIN MUTLULUĞUDUR
Jandarma sloganlarından 2 seçme
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Berat Gecemiz mübarek ve bu yılki Beratımız Beraatimize vesile olsun inşalllah!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Nammamların cirit attığı yerlere yağmur da yağmaz kar da atmaz!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Zaman 'Kurtlar Sofrası'nda misafir değil, ev sahibi; dünya düzeninde de figüran değil, baş rol oyuncu ve de oyun kurucu-senarist olma zamanı' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dervişin 'Fiktri neyse zikri de o olduğu gibi, Ertuğrul'un fikri de hep alkolde, içkide' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'MAKÜ'nün 'Disiplinli' çalışmaları 3 disiplinde dünya üniversiteleri arasında yer almasını sağlamış!!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Akran zorbalarının kılavuzları kargalar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bayrağı indirenlerin elleri ezanı dindirenlerin dilleri kurusun ve kurudu da!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Güney Kıbrıs 'İsrail'in ileri karakolu' olma yolunda!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kazakistan Cumhurbaşkanı İsrail'e cömert, Gazze'ye cimri' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'İçki masasında Sala verenler manevi ölümlerinin salasını vermiş olabilirler!' adlı köşe yazısı... Devamı
Malatya Girişimci İş İnsanları Derneği (MAGİNDER), Babalar Günü dolayısıyla şehit babaları, gaziler ve güvenlik güçlerini bir araya getiren özel bir program düzenledi.
Burdur'da jandarma teşkilatının 186. kuruluş yıldönümü büyük bir coşkuyla kutlandı.
Burdur'da Jandarma Teşkilatı'nın 186'ncı kuruluş yıl dönümü etkinlikleri kapsamında şehit mezarları ziyaret edilerek karanfil bırakıldı.
Burdur’un Bucak ilçesi, Jandarma Teşkilatının 186. kuruluş yıl dönümünü kutlamak amacıyla renkli görüntülere sahne oldu.
Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürü Ali Temiz, Jandarma Teşkilatının kuruluş yıldönümü nedeniyle İl Jandarma Komutanlığı’nı ziyaret etti.
Afyonkarahisar Bolvadin Kaymakamı Taner Bolat, jandarmanın Türk milletinin tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu kaydederek, teşkilatın 184 yıl geçmişi ile ülkenin en eski kurumlarından birisi olduğunu ifade etti.
Yorumlar (0)