Taceddin Akbaş

LÜTFEN DİKKÂT! ÇÜNKÜ BU AYLAR DA CİNNETLER DE, CİNÂYETLER DE ARTIYOR!

Taceddin Akbaş'ın 'LÜTFEN DİKKÂT! ÇÜNKÜ BU AYLAR DA CİNNETLER DE, CİNÂYETLER DE ARTIYOR!' adlı köşe yazısı

Taceddin Akbaş

Hemen herkesin üzülerek ve korkarak izlediği ya da duyduğu veya bildiği gibi, genelde her mevsim, özelde de yaz aylarında cinnetlerinde, cinâyetlerin de sayıları artıyor maalesef…
Bunun nedenini niçinini konunun uzmanları çok daha iyi anlar ve anlatırlar… O nedenle ben sadece yarım asırdan fazla bir süredir muhabirlik ve çeyrek asırdan fazla bir süredir de araştırmacı gazetelik ve köşe yazarlığı yapan bir kişi olarak cinnetlerin de, cinâyetlerin de yaz aylarında arttığını görüyor, biliyor ve bunun sebebini de havaların aşırı derecede ısınmasına, günlerin uzamasına ve kılık kıyafetlerin fütursuzlaşmasına bağlıyorum! Çünkü dünya genelinde olduğu gibi, ülkemizde gün geçmiyor ki, herhangi bir ilimizde veya bir ilçemiz de biri cinnet geçirmesin ve şu veya bu nedenle bir(kaç) kişiyi yaralayıp öldürmesin… Hattâ çevremiz de mîras paylaşımı gibi nedenlerden dolayı kardeşini, anasını babasını ya da evlâdını öldüren veya yaralayan insanlar bile var maalesef… Yani bazı kişiler, kardeşinden veya anasından babasından ya da evlâdından daha fazla dünyalık elde edelim derken, hem ömürlerinin büyük bir bölümün hapishanelerde geçirmek durumunda kalıyorlar, hem de ‘yakın akraba’ kâtili olarak damga yiyorlar; dolayısıyla da iki dünyalarını da berbat ediyorlar!
Ki, vaktiyle cezaevlerinde düzenlenen basın toplantılarına veya basına açık etkinliklerine katıldığım ve kendileriyle görüştüğüm bazı mahkûmlar ‘burada katlandığımız sıkıntının ya da uğradığımız hakaretin 10’da birini dışarıda katlanmış olsaydık, buralara düşmez ve cezaevlerinin çilesini ya da kahrını çekmezdik..!’ şeklide konuşuyorlar ve cezaevlerinin genel durumlarını özetliyorlardı!
Bu arada bir parantez açarak, mahkûmların ve tutukluların, Burdur Cezaevi yönetiminden memnun olduklarını hatırlatmak isterim…
ESKİ ‘NÂMUS CİNÂYETLERİ’NİN YERİNİ
CİNNET KÂBUSLARI ALMAYA BAŞLADI
Bizim gençliğimiz de, karımıza kızımıza, anamıza bacımıza, sözlümüze veya nişanlımıza, uzak yakın akrabamıza, hattâ konu komşumuza ya da herhangi bir yakınımıza veya dostumuza ve (plâtonik bile olsa) âşık olduğumuz bir kıza yan bakana dik çakılır, göz koyanın gözü oyulurdu! Ancak günümüzde öyle bir şey kalmadı, çünkü namus kavramı ve kapsamı oldukça daraldı veya sınırlandırıldı! Yani namus konusunda tolerans öyle genişletildi, öyle genişletildi ki, insanlar kadın erkek ilişkilerinde sınır tanımaz ve hassasiyet göstermez oldular! Ve neredeyse her kızın bir günlük, hattâ anlık erkek arkadaşı var ve bu arkadaşlıklarda en küçük bir mesafe veya hassasiyet de yok!
ESKİDEN CADDELER DE YÜRÜRKEN ‘EŞLERİN
ARASINDAN GEÇMEK BİLE BÜYÜK BİR AYIPTI
Bizim gençliğimiz de ‘doğrudur veya değildir ama’ caddeler de ve yollarda eşleriyle birlikte yürümekte olan çiftlerin, karı kocanın arasından geçmek bile hoş karşılanmaz, normal görülmez, bu ve buna benzer hareketler bazen kavga dövüş meselesi bile olurdu. Ancak şimdi birçok kadın veya kızın bir(kaç), erkeğin de tabii, eski ya da yeni erkek arkadaşı, sevgilisi ve sâiresi oldu, dolayısıyla da bu ve buna benzer durumlar gâyet normal hale geldi…
Her neyse, sadede geliyor ve sözü son günlerin sıradan konuları arasında sayılmaya başlanan, ancak birçok mâsum insanın canına, cânânına mâlolan cinnet ve cinayetler konusuna getirmek istiyorum:
Burdur Merkezdeki evlât ve torunlarımız ayrı, (Mevlâ’ya emânet) İstanbul’da yaşayan 4 evladım ve 4 torunum var ve bunların kimisi işine aşına, kimisi de okuluna gidip geliyor… Dolayısıyla da büyük şehirlerin keşmekeşiyle boğuşuyor! Ve buralarda trafik kurallarına uymayan, ya da trafik magandası olan sürücülere yapılan küçük bir uyarı bile büyük bir kavga dövüşe dönüşebiliyor. Ve biraz ileriye gidenlerde canlarından cânânlarından ediliyor maalesef!
Ve bırakın trafik veya sokak magandalarını, şunları bunları, bugün aile bireyleri arasında bile ve daha da önemlisi sudan, eften püften bahanelerle ve dahî ölümüne kavgalar dövüşler yapılıyor!
Ki, bırakın büyük şehirleri veya kozmopolit insanlarla dolup taşan kentleri; sokaklarımız da, mahallelerimiz de, illerimiz ve ilçelerimiz de, hattâ insanların tamamına yakını birbirinin bir şekilde akrabası ya da konu komşusu olduğu yerleşim merkezlerinde veya küçücük köylerde bile kavgalar, dövüşler, hattâ cinnetler ve cinâyetler eksik olmuyor! Ki, birbirleriyle kavga eden ya da dövüşen kişileri ayırmaya çalışanların dahî dövüldüğü, sövüldüğü, yaralandığı, hattâ öldürüldüğü bile oluyor! Daha da beteri, bazı kadın veya kızların ‘ eski veya yeni arkadaşım…’ dedikleri ya da eski veya boşanma aşamasında olan kişiler’ tarafından dövülüp öldürüldüğü ve cesedi paramparça edildiği, saklandığı ya da bir yerlere gömüldüğü bir devirde yaşıyoruz maalesef.
Uzun lâfın kısası, meselenin hülâsâsı; bundan önceki dönemlerde cinnet ve cinayetlerin birçoğu ‘namus veya kıskançlık!’ gibi nedenlerden dolayı işlenir ve yaşanırdı! Son zamanlar da ise bunların yerini maddî mânevî yokluk veya boşluklar ya da olumsuzluklar, psikolojik ve sosyolojik nedenler aldı. Yani, toplumun din, diyanet, namus, iffet, izzet, ismet ve haysiyet gibi değer yargıları, oldukça değişti veya zayıfladı! Hatta bu değerler yüzüstü ve yerlerde sürünmeye, maddî kaygıları ve şahsî menfaatler ise tavan yapmaya, maddî beklentileri karşılanmadığı anda da cinnetler, cinayetler ve intiharlar artmaya başladı! Yani biz büyük bir ümmet toplumu olmak varken, tam bir cinnet toplumu olmaya başladık! O nedenle, ben ‘Cenab-ı Hakk encâmımızı hayreylesin…’ diyor, herkese ‘cinnetsiz ve cinâyetsiz’ saygılar sunuyorum.
SABIR, ÎMÂNIN YARISIDIR..!
Hadis-i Şerif
SABIR, ERDEMİN CESARETİDİR!
Saint Pierre
DÜNYA DA SADECE SEVİNÇ OLSAYDI,
CESUR VE SABIRLI OLMAYI ÖĞRENEMEZDİK!
Helen Keller

 

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    KIZDIM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    BEĞENDİM
  • 0
    BEĞENMEDİM
  • 0
    GÜLDÜM
  • 0
    ALKIŞ

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Taceddin Akbaş Diğer Yazıları

23
MAYIS

2026

BU YIL ‘BURUK’ BİR KURBAN BAYRAMI KUTLAYACAĞIZ!!!!

Taceddin Akbaş'ın 'BU YIL ‘BURUK’ BİR KURBAN BAYRAMI KUTLAYACAĞIZ' adlı köşe yazısı... Devamı

20
MAYIS

2026

Allah affeder, ihmal affetmez!

Taceddin Akbaş'ın 'Allah affeder, ihmal affetmez!' adlı köşe yazısı... Devamı

19
MAYIS

2026

Türkiye’de gençler ‘bugün’ hem Atatürk’ü anacak hem spor hem de bayram yapacaklar

Taceddin Akbaş'ın 'Türkiye’de gençler ‘bugün’ hem Atatürk’ü anacak hem spor hem de bayram yapacaklar' adlı köşe yazısı... Devamı

18
MAYIS

2026

Hava şehitlerini anma günü; âileyi, güçsüzleri, yaşlılar ile birlikte yardıma muhtaç olan çocukları koruma günlerini kutlarken, unuttuklarımız(!)

Taceddin Akbaş'ın 'Hava şehitlerini anma günü; âileyi, güçsüzleri, yaşlılar ile birlikte yardıma muhtaç olan çocukları koruma günlerini kutlarken, unuttuklarımız(!)' adlı köşe yazısı... Devamı

16
MAYIS

2026

BİR VEKİL BİR KUYUYA TAŞ ATTI 40 ASIL ÇIKARAMIYOR

Taceddin Akbaş'ın 'BİR VEKİL BİR KUYUYA TAŞ ATTI 40 ASIL ÇIKARAMIYOR! adlı köşe yazısı... Devamı

15
MAYIS

2026

Dr. Reyda Şıklaroğlu’nun Cumhuriyet Meydanı’ndaki tek kişilik “Kudüs, Gazze ve Türkistan’a özgürlük” nöbeti sürüyor

Taceddin Akbaş'ın 'Dr. Reyda Şıklaroğlu’nun Cumhuriyet Meydanı’ndaki tek kişilik “Kudüs, Gazze ve Türkistan’a özgürlük” nöbeti sürüyor' adlı köşe yazısı... Devamı

11
MAYIS

2026

Beyaz melek olarak adlandırılan ’Tüm hemşîrelerin haftaları kutlu’ Kendileri ve hastaları mutlu olsun

Taceddin Akbaş'ın 'Beyaz melek< olarak adlandırılan ’Tüm hemşîrelerin haftaları kutlu’ Kendileri ve hastaları mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı

11
MAYIS

2026

Tüm engellilerin haftaları kutlu kendileri ve âileleri mutlu olsun

Taceddin Akbaş'ın 'Tüm engellilerin haftaları kutlu kendileri ve âileleri mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı

10
MAYIS

2026

Kendi annelerimizin günlerini kutlarken annesiz çocukları da çocuksuz anneleri de unutmayalım

Taceddin Akbaş'ın 'Kendi annelerimizin günlerini kutlarken annesiz çocukları da çocuksuz anneleri de unutmayalım' adlı köşe yazısı... Devamı

09
MAYIS

2026

Vakıflar Antalya Bölge Müdürlüğü Burdur Saden Hatipoğlu Câmii Şerifini kaderiyle baş başa bırakmış durumda

Taceddin Akbaş'ın 'Vakıflar Antalya Bölge Müdürlüğü Burdur Saden Hatipoğlu Câmii Şerifini kaderiyle baş başa bırakmış durumda' adlı köşe yazısı... Devamı

İlgili Haberler

Bucak’taki Gökhan Tombak cinayetinde Adalet Bakanlığı devreye girdi
Bölgesel

Bucak’taki Gökhan Tombak cinayetinde Adalet Bakanlığı devreye girdi

Burdur’un Bucak ilçesine bağlı Karaaliler Köyü’nde tüfekle vurularak öldürülen ve uzun süredir faili meçhul kalan Gökhan Tombak cinayetinde deprem etkisi yaratan bir son dakika gelişmesi yaşandı. Adalet Bakanlığı, "Hiçbir dosya karanlıkta kalmayacak" diyerek cinayeti aydınlatmak için düğmeye bastı ve özel bir ekip görevlendirdi.

Bilecik'te kadın cinayetini polis saniyelerle önledi! Bıçağa sarılan koca yakalandı
3. Sayfa

Bilecik'te kadın cinayetini polis saniyelerle önledi! Bıçağa sarılan koca yakalandı

Bilecik merkez Atatürk Bulvarı'nda boşanma aşamasındaki eşiyle tartışan Afganistan uyruklu şahıs, cebindeki bıçağı çekmeye kalkıştı. O esnada devriye gezen asayiş ekipleri, saniyeler içinde saldırganın üzerine çullanarak olası bir facianın önüne geçti. Gözaltına alınan şahıs ve eşi hakkında verilen resmi karar ise netleşti. Peki, Atatürk Parkı'ndaki o dehşet anlarında neler yaşandı, şahıslar Türkiye'den nasıl gönderildi?

Bulut Orman Evleri şantiyesindeki gizem çözülüyor mu? Dorukhan Büyükışık davasında bekçiler ve operatör tutuklandı
Yaşam

Bulut Orman Evleri şantiyesindeki gizem çözülüyor mu? Dorukhan Büyükışık davasında bekçiler ve operatör tutuklandı

T24'ün özel haberiyle ortaya çıkan son dakika gelişmesi Ankara ve İzmir kulislerini salladı. Tanyer İnşaat'a ait projede çalışan gece bekçileri ve operatör, "kasten öldürme" ve "suç delillerini yok etme" suçlamalarıyla jandarmanın düzenlediği operasyonla yakalandı. Çıkarıldıkları İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesi'nce tutuklanan sanıkların ardından soruşturma genişletildi. Gözaltındaki diğer 26 şüpheli kim, yapı denetim fotoğraflarında ne ortaya çıktı?

Denizli'de 10 Yıllık Vahşet: Katil Kocanı Böyle İtiraf Etti
Bölgesel

Denizli'de 10 Yıllık Vahşet: Katil Kocanı Böyle İtiraf Etti

Denizli'de Ayşen Aycan cinayetinde adli tatbikatın detayları sızdı. Kıralan ve Tokça arasında yer gösteren Turgay Begdeda'nın, "Buraya geldiğimde cansızdı, elimle toprakla üzerini örttüm" dediği o dehşet anlarının ayrıntıları haberimizde...

Dorukhan Büyükışık Kimdir, Neden Öldü? Bakan Gürlek Açıkladı
3. Sayfa

Dorukhan Büyükışık Kimdir, Neden Öldü? Bakan Gürlek Açıkladı

Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık’ın oğlu Dorukhan Büyükışık cinayeti nedir? İlk etapta "yüksekten düşme" olarak kayıtlara geçen feci olayın perde arkası aralandı. Adalet Bakanı Akın Gürlek'in "Hiçbir dosyanın üzeri örtülemeyecek" diyerek duyurduğu tarihi soruşturmanın tüm ayrıntıları haber rehberimizde...

Bakan Gürlek Talimatıyla Dosya Açıldı, Korkunç Gerçek Ortaya Çıktı! Denizli'de 10 Yıl Sonra Gelen Kan Donduran İtiraf
Bölgesel

Bakan Gürlek Talimatıyla Dosya Açıldı, Korkunç Gerçek Ortaya Çıktı! Denizli'de 10 Yıl Sonra Gelen Kan Donduran İtiraf

Denizli’de 2016 yılından bu yana kayıp olarak aranan Ayşen Aycan dosyasındaki sır perdesi, Adalet Bakanlığı'nın talimatıyla yeniden açılan dosyada aralandı. Çapraz sorguda eski eşini darp ederek öldürdüğünü ve boş bir araziye gömdüğünü itiraf eden katil zanlısı, adliyeye sevk edildi. İşte kan donduran cinayetin detayları...