
Herkesin bileceği, bilmesi gerektiği gibi, bizde-bizim inanç ve imanımıza göre beraat-i zimmet esastır! Yani, beşerî yasalara göre de şer’i yasalara göre de ‘suçu ispatlanana kadar herkes mâsumdur..!’ O nedenle, ben şahsen ‘İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB), eski Millet İttifâkının veya 6’lı-7’li, daha doğrusu çoklu masanın, yeni CHP’nin ve yandaş partilerin veya partililerin ise (yarı resmî!) Cumhurbaşkanı Adayları olan Ekrem İmaoğlu da aynı suçlamalar nedeniyle göz altına alınan ve tutuklanan arkadaşları da ‘suçları sabitlenene kadar masumdur…’ diye düşünüyorum! Yani, ben ‘başta İmamoğlu olmak üzere İstanbul’da irtikap, rüşvet, nitelikli dolandırıcılık gibi nedenlerden dolayı önce gözaltına alınan, sonra da tutuklanan kişilerin tamamı, mâsumiyet karînesi kuralınca ve suçları bağlantısız bağımsız yargı organları, alt üst mahkemeler, Yargıtay veya Danıştay tarafından onana kadar masumdur…’ diyorum. O nedenle ben konu hakkındaki değerlendirmemi, suçları kesinleşmeyen Ekrem İmamoğlu’nu da arkadaşlarını da suçlamadan bağımsız olarak yapmak ve sözü CHP’nin 6 Nisan tarihinde yapacağı olağanüstü Kurultayına getirmek istiyorum… Ayrıca yargılanan kişilerin tamamının kusursuz ya da suçsuz çıkmasını diliyorum…
Yukarıda da hatırlattığım gibi, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun şu anda kesinleşmiş bir hapis cezası ve siyaset yapma yasağı yok… Ancak, bizde bir şeyin şüyuu vukuundan beter olması ayrı bir konu, ama Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) İmamoğlu’nun üniversite diplomasını iptal etmesi, dolayısıyla da Kendisinin Cumhurbaşkanı adaylığı yolunu kapatması gerçeği var! Hal böyle olunca CHP’nin geçtiğimiz pazar günü ve Türkiye genelinde yaptığı ön seçimin değil, (çünkü ön seçim hâkim nezaretinde olur!) temayül yoklamasıdır ve bu yoklamanın siyâsî bir sonucu olsa da resmî bir yönü ya da hukûkî bir yanı olmaz-olamaz!
Diyeceğim o ki; İmamoğlu’nun tutuklanması ve diplomasının iptal edilmesi Parti yönetiminin Cumhurbaşkanı adayı belirleme planlarını alt üst etti! Ama Özgür Özel’i rahatlattı! Çünkü, bir önceki Kurultay’a ‘şaibe karıştığı’ yolundaki iddialar Kurultay’ın iptal edilme ihtimalini, dolayısıyla da ve arada bir de olsa çam deviren Özgür Özel’in Genel Başkanlığını riske soktu!
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Saraçhanede ve gündüz vaktiyle toplantı yaptıkları esnada, “Kahvenin her türlüsünü severim… Türk kahvesi, filtre kahve, hapsini severim. Hangisini içerseniz için ama bunu sakın Esprossolab’dan (Türkiye menşeli kahveden) içmeyin! Bunlar kampüsleri güyâ ele geçireceklermiş. Kampüs de Esprossolab’a da uğramayacağız, kahvesini içmeyeceğiz…” demiş!
Benim bir arkadaşım vardı ve bana, ‘kendime kızar seni döverim’ derdi! Özgür Özel de ‘Türk kahvesini severim, ama Türkiye menşelisini değil’ diyerek birilerine olan öfkesini Türk kahvesinden ve yüzde 100 yerli olan sahiplerinden çıkarmak isterken, oldukça büyük çam devirmiş! Çünkü Esprossolab’ın sahibi Beşiktaş’ın eski Eşbaşkanı ve Süt’iş’in şu anki sahibi imiş..!
Özel’in bu konuşması bana 28 Şubat Pismodern, pardon Postmodern Darbesini ve benzerlerini hatırlattı ve beni oldukça endişelendirdi! Çünkü o dönemde de ‘Yeşil Sermaye’ adı altında bir ucube üretildi ve kendileri gibi sermayeleri de yüzde yüz yerli ve millî olan kişi, kurum, kuruluş ve şirketler, hattâ üreticiler tek tek fişlenerek malları boykot edildi, dolayısıyla da batırılmaya-iflas edilmeye zorlandı; bazı gazete ve televizyonların akreditasyonları bile iptal edilerek kapanmaları sağlanmaya çalışıldı!
Özgür Özel’in bu boykot çağrısı da kendisinin millî ürünler yerine gayrimillî ürünlere tercih ettiği anlamına gelir… Ancak ve şükürler olsun ki, Türkiye 27 Mayıs’ların, 28 Şubat’ların, 15 Temmuzların ve benzer darbelerin veya darbe girişimlerinin Türkiye’si değil artık…
Hâsılı; Özgür Özel’in yabancı ya da ithal malı kahve sevgisini bir tarafa bırakıp sözü Partisinin 6 Nisan tarihinde gerçekleştirmeye karar verdiği Kurultayına getirmek istiyorum:
Herkesin bildiği gibi, CHP ‘Kurultaylar Partisi’ olarak anılır ki, son Kurultayın üzerinden daha aylar geçmişti ki, Parti 6 nisan tarihinde ‘olağanüstü’ bir Kurultay daha yapacak! Ve bu kurultay da CHP’nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu aday olacak mı veya başka aday çıkacak mı, sanmıyorum. Ama Özgür Özel’in kesin aday olacağını ve yeniden CHP’nin Genel Başkanlığına getirileceğini, hem de 6 Nisan öncesine göre daha güçlü bir yapıyla, inançla ve kendisine olan özgüvenini artırmış olarak geleceğini sanıyorum. Amma velâkin, partililerini bir kahveye hem de ürünleri de kendileri de yüzde yüz yerli ve millî olan bir kahveye boykot yapmaya çağırması, insanın aklına, Özgür Özel’in Kurultaydan sonra daha özgürlükçü, daha demokrat ve daha kucaklayıcı bir tavır takınması gerekirken, ‘güç zehirlenmesi’ içine girerek 27 Mayıs’ı ve 28 Şubat’ı ve benzerlerini aratmayacak yasaklar getirme ihtimalini getiriyor!
Velhâsıl-ı kelâm, hülâsâ-i netice; Mansur Yavaş, Ekrem hızlı giderken, gün battı, hava karardı erkenden! Ve kurtların dumanlı havayı sevdikleri gibi, Özgür Özel’de Partisinin olağanüstü kurultayını seveceğe ve bu kurultay da hem Genel Başkanlığını hem de liderliğini pekiştireceğe; dolayısıyla da İmamoğlu’nun ve Mansur Yavaş’ın yerine kendisini Cumhurbaşkanı Adayı olarak ilan edeceğe benziyor! Ancak, siyasette 24 saat bile uzun bir süredir!’ diyor, herkese saygılar sunuyorum.
PEK ÇOK İNSAN HAYATI BOYUNCA YABANÎ OTLARI
FARK EDERKEN, ÇİÇEKLERİN ÜSTÜNE BASARAK YÜRÜR!
Peter Burwash
HAYATTA BİR KEZ GİTTİĞİNDE GERİ DÖNMEYEN ÜÇ ŞEY
ZAMAN, SÖZCÜKLER VE FIRSATTIR..! Visdomsord
HAZIRLIKLA FIRSATIN BİR ARAYA GELMESİ, BİZİM ‘ŞANS’
DEDİĞİMİZ ŞEYİ DOĞURUR..! Anthony Robbins
FIRSAT İNSANIN KAPISINI İKİ KEZ ÇALMAZ..!
François Rene de Chateaubrland
2026
Taceddin Akbaş'ın “Yunanlar, Ülkelerini kadın askerlerle savunacaklarmış” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Turis geldiler tırıs gittiler” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Pandemi balonunu şişirenler de Kovid yalanını köpürtenlerde mutlaka yargılanmalılar!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “TOKİ Konut kuralarında Hac kura yöntemi uygulamalı!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler insan olamazalar (O nedenle görüldükleri yerde itlaf edilmeliler)” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bendeniz 'her yıl olduğu gibi' bu yılki 'Babalar Günü'nün de en mutlu babalarından biriyim !' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Çürümüş, kana ve gözyaşına bulaşmış dünyanın kupasını alsan n’olur almasan n’olur!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Cumhuriyete kadınlar değil kongar gibi cumhuriyetçiler kıyıyor ve zarar veriyorlar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bugün hicrî 1447 yılına ‘elvedâ’ 1448 yılına ‘merhabâ’ diyeceğiz' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vatandaş ‘Mutlak Butlan’dan çok ‘mutfak butlanına’ bakıyor!' adlı köşe yazısı... Devamı
Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), AHBAP Derneği ile Bilim ve Sanat Kampüsü Projesi kapsamında imzalanan Ortak Hizmet Protokolü'nün, protokol hükümlerinin yerine getirilmemesi nedeniyle Kasım 2025 tarihinde tek taraflı olarak feshedildiğini açıkladı.
Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı tarafından yürütülen destek programı kapsamında, Arıcılık Kayıt Sistemi'ne (AKS) kayıtlı ve aktif olarak arıcılık yapan üreticilere yüzde 75'i hibe, yüzde 25'i üretici katkı payı olmak üzere fondan arı yemi dağıtıldı. Destekten Ankara'nın 25 ilçesinde faaliyet gösteren toplam 960 arı yetiştiricisi yararlanırken, üreticilere kovan sayılarına göre toplam 80 bin kilogram fondan arı yemi teslim edildi.
Havaların ısınmasıyla birlikte çalışmalarını hızlandıran BelPlas ekipleri, vatandaşların sağlığını ve konforunu önceleyerek il genelinde gece gündüz sahada görev yapıyor. Çevre dostu biyosidal ürünlerin kullanıldığı ilaçlama faaliyetlerinde, kene oluşumuna elverişli alanlar titizlikle ilaçlanıyor.
Her yaştan Başkentlinin katılım sağladığı geziler kapsamında vatandaşlar, Ankara'nın farklı ilçelerini yakından tanıma fırsatı bulurken hem sosyalleşiyor hem de kentin kültürel mirasını yerinde keşfediyor.
Ankara'da görev yapan büyükelçiler ve temsilcileri, Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) tarafından kente kazandırılan ATA Çiftliği'nde düzenlenen hasat şenliğinde bir araya geldi. 22 farklı türden 18 bin meyve ağacının bulunduğu çiftlikte sezonun ilk dut hasadı gerçekleştirildi.
ABB Kadın ve Aile Hizmetleri Daire Başkanlığı tarafından yeniden hayata geçirilen uygulama, kadınların kentte karşılaştıkları sorunların daha hızlı tespit edilmesini ve çözüm üretilmesini hedefliyor.
Yorumlar (0)