
Hemen her Türk’ün kendi ağızından bizzat, şaşırarak ve üzülerek, hattâ kahrolarak görüp dinlediği gibi, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)İstanbul Milletvekili Namık Tan TBMM’de ve dünyanın gözünün Türkiye’de, kulağının ise TBMM’de olduğu bir sırada öyle bir konuşma yaptı ki; ben ‘O’nun yaptığı o konuşmayı ancak bir Yunan veya Avrupalı ya da ABD’li bir parlamenter yapabilir veya destekleyebilir!..’ diye düşünüyorum.
Şöyle ki; büyük devletimizin, dolayısıyla da asil ve necip milletimizin 2 yıl İsrail-Tel Aviv, 4 yıl da ABD-Washintong Büyükelçiliğini yaptıktan sonra CHP’den milletvekili seçilen Namık Tan, her ağzını açtığında duyarlı bir T.C vatandaşı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)’nin onurlu bir Üyesi, hattâ Cumhuriyet Halk Partisi’nin ulusalcı bir Milletvekili gibi değil, sanki ABD’nin veya Batılı bir ülkenin temsilcisi gibi konuşuyor! Dolayısıyla da bazı konuşmaları bırakın diğer siyasi partileri veya ulusalcı STK’ları, Partisi’nin yetkililerinden ve aklı selim CHP’lilerden, hattâ en Batıcı vatandaşlardan bile eleştiriler alıyor, amma velâkin, Tan bildiğinden şaşmıyor-hep bildiğini okuyor..!
Birçoğumuzun bildiği gibi Namık Tan, sınır ötesi operasyonlar için de benzer şeyler söylemiş ve Partisinin yetkilileri dâhil hemen herkesin tepkisini çekmişti! Ki, Tan o mâlûm konuşmasını, Emperyalist destekli Siyonist ve terörist İsrail’in katil-katliamcı Dışişleri Bakanı İsrael Kartz’ın, Ülkemizin Cumhurbaşkanını tehdit ettiği, yani Tayyip Erdoğan’ın akibetini Saddam’ın akibetine benzemekle-benzetmekle tehdit ettiği bir günde yapıyor! Dolayısıyla da ayıbını.. ikiye, üçe beşe katlıyor! Oysa birazcık ‘ve gerçek’ târih bilgisi olan herkesin bildiği-bilmesi gerektiği gibi, Türkiye-Selçuklunun veya Osmanlı’nın mirasçısı olduğu günden beri Haçlılar, Moğollar, Bizanslar, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, Çarlık Rusya’sı, İngiltere, İtayla, Fransa gibi iktisadî, silah ve nüfus bakımdan en güçlü kuvvetli devletlerle savaşmış bir ülkedir… Ve bu savaşları her Türk vatandaşı ya da yurttaşı destekler ve övünçle anar-anlatır, dolayısıyla da ceddine rahmet okur, atalarına dua eder...
Hâsılı ‘’Suriye de ne işimiz var?.. Libya da ne işimiz var?..” gibi sorularla asil ve necip milletimizin kafasını karıştıran, duru beyinleri bulandıran, ülkemizin dâhilî ve hâricî düşmanlarını ise sevindiren ve ellerine koz veren Namık Bey, her inançlı imanlı Türk’ün hayali olan ve ‘Kızıl Elma’ ile anılan ‘Mavi Vatan’ için Türkiye Büyük Millet Meclisi Kürsüsünden, Milletin Meclisi’nden ve Dünyanın-dünyalıların gözünün içine baka baka Batılılara-Amerika Bitiş Devletlerine Yunanistan ve İsrail gibi ebedî ve ezelî Türk-Türkiye düşmanlarına adeta selam gönderiyor! Dolayısıyla da bu ve bu gibi ülkelere dolaylı yollardan değil, direkt olarak poz ve koz veriyor!
Bay Tan dedesinden veya ninesinden çok 7 Cüceler Masalı ve benzer masalları dinlemiş ya da Hîmen türü çizgi filimler izlemiş olacak ki, o moddan bir türlü kurtulamamış! O nedenledir ki, Türkiye’nin hayâti bir hakkı olan ve hukûkî değil, siyâsî bir meselesi hâline getirilen Mavi Deniz için ‘masal’ diyor-diyebiliyor… O zaman ben de O’na, ‘Mavi Deniz bir masal olursa, bunu diyen bir kişinin kendisi de, yandaşları da bir hikâye olur!’ diyeceğim…
Yıllarca elçilik-büyük elçilik, kısaca diplomatlık yaptıktan, dolayısıyla da büyük devletimizi ve asil milletimizi yurt dışında temsil ettikten sonra, şimdi de iktidara en yakın bir partiden, Ana Muhalefet Partisinden milletvekili seçilen bir Zatın dış politika üzerinde konuşmasından, görüş bildirmesinden ve hükümetin dış politika konusundaki yanlışlarını eleştirmesinden veya dile getirmesinden daha doğal bir şey olmaz-olamaz… Ancak böylesi millî bir politikayı TBMM’den veya kamuya açık bir alanda dillendirmesi yerine Dışişleri Bakanlığıyla, hattâ Cumhurbaşkanıyla, o da olmadı TBMM Dışişleri Komisyonunda ve basına kapalı bir oturum da dillendirmesi gerekirdi… Fakat, asıl maksadı üzüm toplamak değil, bağcı dövmek olduğu anlaşılan Namık Tan, ülkemizin en mahrem konularını bile dünyanın gözü kulağı üzerimizde iken ve TBMM’den-Milletin Meclisinden yapıyor…
Uzun lâfın kısası, meselenin hülâsâsı; milletin vekilleri ve bilhassa eski diplomatların dış politika konusunda yaptıkları her görüşme, konuşma ve açıklama ülkemizin düşmanları tarafından iyi takip ediliyor ve kayıtlara geçiriliyor… Namık Tan’ın o konuşması da mutlaka kayıtlara geçmiştir… O nedenle, Tan’ın Partisi yapılan o açıklamanın kurumsal bir görüş değil, şahsî bir görüştür’ demeli ve Sayın Tan’ın kulağını çekmeli!’ diyor, herkese ‘millî’ saygılar sunuyorum.
BİR MİLLET, SAVAŞ MEYDANLARINDA NE KADAR
NE KADAR PARLAK ZAFERLER ELDE EDERSE ETSİN
O ZAFERLERİN YAŞANACAK SONUÇLAR VERMESİ
ANCAK İRFAN ORDUSUYLA KAİMDİR… K. Atatürk
AKILLILAR BİR KEZ HATA YAPAR, AKILSIZLAR
AYNI HATAYI HEP TEKRAR EDER… İ. İnönü
CÜMLELER DOĞRUDUR SEN DOĞRU İSEN
DOĞRULUK BULUNMAZ SEN EĞRİ İSEN..! Yûnus Emre
ZİRVELER DE KARTALLAR DA BULUNUR, YILANLAR DA
ANCAK BİRİSİ ORAYA SÜZÜLEREK, DİĞERİ İSE SÜRÜNEREK
GELMİŞTİR! ÖNEMLİ OLAN NEREYE GELMİŞ OLDUĞUNUZDAN
ÇOK, NEREDEN VE NASIL GELDİĞİNİZDİR… Cenap Şahabettin
SİZ VAR OLAN ŞELYERİ GÖRÜR VE ŞEYLE DERSİNİZ, NEDEN?
OYLA BEN OLMAYAN ŞEYLERİ HAYAL EDERİM VE DERİM Kİ
NEDEN OLMASIN..? B. Shaw
BOŞ TENEKE ÇOK SES ÇIKARIR! Atasözü
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BU YIL ‘BURUK’ BİR KURBAN BAYRAMI KUTLAYACAĞIZ' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Allah affeder, ihmal affetmez!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Türkiye’de gençler ‘bugün’ hem Atatürk’ü anacak hem spor hem de bayram yapacaklar' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Hava şehitlerini anma günü; âileyi, güçsüzleri, yaşlılar ile birlikte yardıma muhtaç olan çocukları koruma günlerini kutlarken, unuttuklarımız(!)' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BİR VEKİL BİR KUYUYA TAŞ ATTI 40 ASIL ÇIKARAMIYOR! adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dr. Reyda Şıklaroğlu’nun Cumhuriyet Meydanı’ndaki tek kişilik “Kudüs, Gazze ve Türkistan’a özgürlük” nöbeti sürüyor' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Beyaz melek< olarak adlandırılan ’Tüm hemşîrelerin haftaları kutlu’ Kendileri ve hastaları mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Tüm engellilerin haftaları kutlu kendileri ve âileleri mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kendi annelerimizin günlerini kutlarken annesiz çocukları da çocuksuz anneleri de unutmayalım' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vakıflar Antalya Bölge Müdürlüğü Burdur Saden Hatipoğlu Câmii Şerifini kaderiyle baş başa bırakmış durumda' adlı köşe yazısı... Devamı
Özel, Genel Merkez önünde kısa bir konuşma sonrası beraberindekilerle TBMM'ye yürüyüşe geçti.
Kararın ardından CHP Genel Merkezi’nde hareketli saatler yaşandı
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Burdur İl Başkanlığı, parti gündemindeki tartışmalara ilişkin yazılı bir basın açıklaması yayımladı.
Burdur’un Ağlasun ilçesine bağlı Hisarköy, bugün anlamlı bir dayanışma örneğine ev sahipliği yaptı.
Burdur’da Karakent ile Kavacık köyü arasında meydana gelen trafik kazasında, kontrolden çıkan otomobil yaklaşık 20 metrelik uçurumdan dere yatağına yuvarlandı.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nde olduklarını belirten Özel, yaşananları “bir saldırı” olarak nitelendirerek iktidarı ve yargıyı hedef aldı.
Yorumlar (0)