
Bu yaşıma kadar (az da olsa böyle bir imkânım ya da fırsatım ve ihtiyacım da olduğu halde) devletin ya da milletin bir kuruşunu zimmetime geçirmediğim gibi, çalıştığım resmî ve özel işyerlerinin haklarını hukuklarını gözetmiş ve onlara borçlu değil alacaklı bile olmuşumdur… Ve kendim öyle olduğum gibi, kendi evlatlarımı da öyle yetiştirmiş ve kardeşlerimin de haklarını hukuklarını gözetmiş-gözettirmiş, dolayısıyla da hiç ayrım yapmamışımdır elhamdülillah…
Hemen herkesin gördüğü, duyduğu ve bildiği gibi, ülkemizin bazı büyükşehirlerin ve illerin belediye başkanları, yardımcıları, bürokratları göz altına alındı… Ve burada pir parantez açarak, gözaltına alınmanın ya da tutuklanmanın, o kişilerin mutlaka suçlu oldukları ya da olacakları anlamına gelmediğini-gelmeyeceğini hatırlatmak isterim! Çünkü, ben berâet-i zimmetin esas-asıl olduğuna, yani bir kişinin suçu ispatlanana kadar suçsuz, borçlu da borcu belgelenene ya da ispat edilene kadar borçsuz olduğuna inanırım! Ve ‘Cenab-ı Hakk hiçbirimizi ama hiçbirimizi yolsuzluğa, zimmete ve benzer yanlışlara düşürmesin, hele hele yüz kızartıcı suçlar işlememize fırsat ve imkân vermesin!’ diye dua ederim. Çünkü, ben şeytanı aleyhillânenin ölmediğine-yaşadığına ve kıyâmete kadar da yaşayarak insanlara yanlış işler yaptıracağına, günahlar işleteceğine inanırım… Amma velâkin, ülkemiz de son yıllarda yolsuzluk iddiası ve yolsuz sayısı o kadar çoğaldı, o kadar çoğaldı ki, insan neredeyse kendisinden bile şüphe eder hâle geldi maalesef. Çünkü, bahsime konu kişiler hakkındaki iddialar çok ciddi, ürkütücü; yani, müddeilerin iddiaları yenilir yutulur cinsten de değil
Ve hiçbir savcı lâf olsun ya da birilerinin gönülleri hoş olsun diye, değil büyüklü küçüklü şehirlerin belediye başkanlarını, başkan yardımcılarını, bürokratlarını, koca koca holding ve ulusal baz da yayın yapan televizyonların sahiplerini ve yöneticilerini; sıradan insanlar için bile gözaltı ya da tutuklama talebinde bulunmadığı ya da bulunamayacağı gibi, hiçbir hâkim veya mahkeme de haklı gerekçelere dayanmadıkça bir tutuklama kararı vermez-veremez!
Ayrıca, bu davalar siyasi bir dava olsaydı, Ankara ve diğer bazı büyük şehirlerin veya illerin belediye başkanları da buna dahil edilirdi…
Diyelim ki alt mahkemeler böyle bir hata yaptılar veya yanlışa düştüler, onların üzerinde görev yapan ve itiraz mercileri olan istinaf mahkemeleri, Yargıtay ve Dava Daireleri Genel Kurulu gibi kurullar, üst mahkemeler var ve bu kadar geniş kapsamlı ve uzmanlardan oluşan hâkimlerin veya mahkemelerin haksızlık ya da yanlışlık yapacaklarını-yapabilecek olmalarını düşünmek bırakın yerel mahkemeleri, yüksek yüksek yargı organlarına ve buraların yargıçlarına haksızlık, hattâ bühtan olur!
Buraya nereden, niçin veya nasıl geldiğimi aşağıda izah etmeye çalışayım:
Hepimizin mâlûmu olduğu üzere, başta İstanbul ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanları olmak üzere birçok belediye başkanı, yardımcısı ve bürokratı bir müddettir tutuklu olarak yargılanıyor ve onlar için ‘siyâsî karar’ falan filan deniliyordu… Ancak, önceki gün de Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca Can Holdinge ve sahiplerine bir soruşturma başlatıldı ve sahiplerinin ‘suç örgütü kurmak, irtikap yapmak ve vergi kaçakçılığı yapmak ya da vergi kaçırmak, nitelikli dolandırıcılık yapmak ve kara para aklamak..!’ gibi suçları işledikleri iddiasıyla Habertürk ve Show TV’ye el konuldu! Ki, savcılık veya mahkeme bu kararı MASAK (Mâli Suçlar Araştırma Kurulu)’nun hazırladığı belgeli rapora göre vermiş!
Velhâsıl-ı kelâm; bütün bu iddiaların çoğalması büyük devletim ve asil milletim adına beni endişeye sevk ediyor! Çünkü, bu ülkenin büyükşehir belediye başkanları yolsuzluk ve benzer suçlamalarıyla aylardır hapis yatarlarken, önceki gün de iki büyük ve ulusal televizyon kanalının, sahiplerinin benzer nedenlerden dolayı göz altına alınması ve televizyon kanallarına el konulması az uz, yenilir yutulur cinsten şeyler değil!
Hülâsâ-i netice; Mâliye Bakanlığı, Can Holding’e daha geçtiğimiz yıl 6 milyar TL ceza yazmış ve tahsil etmiş. Çünkü Holdingin sahipleri ürettikleri tütünleri beyan etmemiş, dolayısıyla da vergi kaçırmış. Yani, holding 2 yılda 11 milyar dolar, 4 yılda 50 milyar dolar gibi yüksek bir vergi kaçırmış!
Ben de bordro mahkumu memur ve âmirler, işçiler ve büyüklü küçüklü esnaflar bir kuruş vergi kaçırmaz-kaçıramaz, irtikap ve benzer yolsuzluklar yapmazlarken, dolgun maaş alan büyük şehirlerin belediye başkanları, yardımcıları ve bürokratları, koca koca holdinglerin ve televizyon kanallarının sahipleri binlerce kamu görevlisinin yıllarca çalışıp kazanamayacağı miktardaki paraları devletten kaçırmaları; en azından o insanlara haksızlık olur!’ diyorum… O nedenle, ‘bu suçlamalar şek ve şüphesiz ispatlanmalı ve suçlanan kişiler bir an evvel mahkeme huzuruna çıkarılmalı, suçlular cezalandırılmalı, suçsuzlar da serbest bırakılarak hem kendilerinden, hem ailelerinden af ve özür dilenmeli hem de uğradıkları maddî mânevî zararların telâfîsi yoluna edilmeli!’ diyor, herkese ‘adil’ saygılar sunuyorum.
ADÂLET GÜZELDİR. FAKAT DEVLET BÜYÜKLERİNDE
OLURSA DAHA GÜZELDİR! Hz. Muhammed (sav)
ADÂLETİN EN KÖTÜSÜ GEÇ TECELLİ EDENDİR. SONUNDA
HÜKÜM İSÂBETLİ OLSA DA GECİKEN ADÂLET ADÂLET
HEM ADÂLET DEĞİLDİR HEM DE ZULÜMDÜR! Orhan Gazî
SUÇU TOPLUM HAZIRLAR, SUÇLU İŞLER(!) Buckle
BİR SIRRI SAKLAYARAK ADÂLETE ZARAR VERMEKTENSE
ADÂLET UĞRUNA ZARAR GÖRMEYİ TERCİH EDERİM!
Beethoven
SUÇLULUN BERAAT ETTİĞİ YERDE YARGIÇ HÜKÜM GİYER!
Anonim
BİR ŞEYİN ŞÛYUU VUKUUNDAN BETERDİR..! Anonim
2026
Taceddin Akbaş'ın “Yunanlar, Ülkelerini kadın askerlerle savunacaklarmış” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Turis geldiler tırıs gittiler” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Pandemi balonunu şişirenler de Kovid yalanını köpürtenlerde mutlaka yargılanmalılar!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “TOKİ Konut kuralarında Hac kura yöntemi uygulamalı!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler insan olamazalar (O nedenle görüldükleri yerde itlaf edilmeliler)” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bendeniz 'her yıl olduğu gibi' bu yılki 'Babalar Günü'nün de en mutlu babalarından biriyim !' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Çürümüş, kana ve gözyaşına bulaşmış dünyanın kupasını alsan n’olur almasan n’olur!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Cumhuriyete kadınlar değil kongar gibi cumhuriyetçiler kıyıyor ve zarar veriyorlar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bugün hicrî 1447 yılına ‘elvedâ’ 1448 yılına ‘merhabâ’ diyeceğiz' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vatandaş ‘Mutlak Butlan’dan çok ‘mutfak butlanına’ bakıyor!' adlı köşe yazısı... Devamı
İzmir merkezli 4 ilde yürütülen dev Buca Belediyesi yolsuzluk soruşturmasında adliye kararını verdi! Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, eski Başkan Erhan Kılıç ve eski İlçe Başkanı Çağdaş Kaya’nın da aralarında olduğu 42 kişi cezaevine gönderildi. Kredi kartlarıyla lüks harcamalar, usulsüz ruhsatlar ve ödeme trafiğindeki gizli "sabun" kod adının perde arkasında ne var?
Manavgat Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk davasında karar açıklandı.
Antalya’nın Manavgat ilçesinde belediyeye yönelik düzenlenen "yolsuzluk", "rüşvet" ve "irtikap" operasyonu davasında karar duruşması heyecanı yaşanıyor.
Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, mahkemede şikayetçi olmadığını belirtti.
Antalya’nın Manavgat ilçesinde belediyeye yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında operasyonlar sürüyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında açılan davanın üçüncü hafta duruşmaları Silivri'de başladı. Aralarında Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 407 sanıklı davada savunmaların alınmasına devam ediliyor.
Yorumlar (0)