
Îmanın şartı nasıl 6, İslâmın şartı 5, abdestin farzı 4, guslün 3, teyemmümün 2 ise, aklın yolu da birdir… Ancak, bütün akılları pazara çıkardıklarında herkes kendi aklını beğenip satın aldığı gibi; millî eğitim konusunda da herkes kendi formülünü beğeniyor, bildiğini okuyor ve ‘dediğim dedik, çaldığım düdük’ diyor! Yani, karada, havada denizde gitmedik ve ayak basmadık yer bırakmayan ve Türk Uzay Bilim Misyonu kapsamında uzaya da astronot gönderen Ülkemizin Milli Eğitim Bakanları sık sık değişir-değiştirilirken; Bakanlarla birlikte Millî Eğitim politikalarımız da değişti-değiştirildi, ancak milli eğitimimiz bir türlü millîleştirilemedi, en azından yerlileştirilemedi gitti maalesef!
Ve bunun farkında, fevkinde ya da bilincinde olan uzman ve deneyimli bir millî eğitimci (ve şu anki) Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, yaptığı bir açıklama da “12 yıllı zorunlu eğitim tartışılmalı. 8 yıllık ‘kesintisiz’ eğitim antidemokratiktir. 12 yıllık kesintisiz eğitim süresinin azaltılmasının doğru olacağına yönelik kamuoyu oluştu, onun için revizyon yapmayı planlıyoruz…’’ demiş. Sayın Bakan iyi demiş, güzel demiş ama hem geç kalmış hem de ne zaman ne yapılacağı yolunda bir ip ucu vermemiş…
İşinin ehli ve ülkesinin milliyetçisi bakanlardan biri olduğuna inandığım MEB Bakanı Yusuf Tekin sözünü tutar-tutabilir ve milletimizin ruhuna, karakterine dînine imanına uygun bir etiğim sistemi getirebilir mi onu bilmiyorum… Çünkü, bizdeki Bremen Mızıkacıları yüzde yüz yerli ve millî, az da olsa dînî olan hiçbir millî eğitim sistemini kabul etmez ve ‘çağdaş eğitim de çağdaş eğitim’ ya da ‘laik eğitim de eğitim!’ diye tutturur ve seslerini sağır sultanlara bile duyururlar! Dolayısıyla da birçok konuda olduğu gibi bu konuda da hemen herkesi olduğu gibi, Bakana da geri adım attırabilirler!
Gerisi varsa da Ülkemiz de bazı bakanlıklar, genel başkanlarına, başbakanlarına, cumhurbaşkanlarına ve kamuoylarına ‘iş yapıyormuş gibi görünmek ya da gönüllerini almak için’ arada bir çalıştaylar düzenler ve konularının uzmanlarıyla birlikte kamuoylarının görüşlerini alırlar… Ancak, işinin ehli ve uzman kişilerden oluşan çalıştaylarda alınan en önemli kararlar dahî bakanlıklardaki arşivlere, tozlu raflara atılırlar! Ki, dönemin Millî Eğitim Bakanlığı’nın vaktiyle düzenlediği bir çalıştaya ‘Gazeteciler Cemiyetini temsilen’ ben de katılmış ve bazı ciddi öneriler de bulunmuştum. Ben neyse ne amma, işinin ehli olan, emekli ve çalışan öğretmenlerden, eğitimcilerden oluşan o Çalıştay da uzmanlarca önemli görüşler serdedilmiş ve millî eğitimin ruhuna uygun kararlar alınmıştı! Ancak, sonunda baktık gördük ki, bizim o güzel mi güzel, millî mi millî kararlarımızdan bir tanesi bile Bakanlığın eğitim müfredatında yer almamıştı! Ve ben o dönemde MEB’de çalışan ve üst düzeydeki bir bürokrata bunu sorduğumda bana bir şey dememiş-diyememiş ama acı acı tebessüm ederek durumu özetlemişti!
Bu kadar girizgâhtan sonra şimdi de konunun derinliğine iniyor ve sevgili okurlarımdan da katkı bekliyorum:
Kendim neyse ne amma, biri lise, biri lisans, biri de yüksek lisans diplomalı 3 erkek evlat babası, biri kimya mühendisi, biri otomasyon ve kontrol mühendisi adayı ve aynı zamanda Yıldız Teknik Üniversitesi’nin dönem birincisi; 3’ü lise, biri de ilkokul öğrencisi olmak üzere toplam 6 öğrenci dedesi ve yılların gazetecisi, dolayısıyla da eğitimle hep içli dışlı olmuş olan bir vatandaş olarak; hiçbir pilot uygulamaya gidilmeden, hattâ ciddi bir ön hazırlık ve çalışma dahî yapılmadan ülke geneline yayılan ve ülkemizin genelinde uygulanan 4+4+4 sisteminin tutmayacağını, tutsa bile verimli olmayacağını hep yazdım, çizdim ve söyledim… Amma velâkin, yazımı okuttursam bile sözümü kimseye dinlettiremedim… Ancak, Millî Eğitim Bakanının benim ya da benim gibi düşünenlerin dedikleri yere geldiğini veya geleceklerini duyunca hem sevindim hem de ümitlendim…
Kısacası ve açıkçası; antidemokratik bir uygulama olan 8 yıllık ‘kesintisiz’ eğitimi ‘ıslah edeceğiz’ derken 4+4+4 gibi bir başka antidemokratik eğitim politikasını uygulamaya koyan, ancak maksatlarının hâsıl olmadığını anlayan Millî Eğitim Bakanlığı (MEB); ‘millî eğitimin en iyisini, en yerlisini veya en millîsini ben bilirim…’ dememeli, konunun uzmanları ile istişare etmeli, meselâ, doktora çalışması yapan öğrencilerden ve profesöründen tutun, köylerin ilkokul öğretmenlerine, yani eğitimin mutfağında çalışan eğitimcilerle, anaokullarından, hattâ kreş öğretmenlerine varıncaya kadar hemen herkesle istişare etmeli; dolayısıyla da en ideali olmasa-olamasa bile, kötünün iyisi olan eğitim sistemini bulmalı ve o sistemi programına veya müfredatına koymalı…
Velhâsıl-ı kelâm; MEB mevcut sistemi tamamıyla yürürlükten kaldırıp yerine yepyeni bir sistem mi getirecek yoksa mevcut sistemi ıslah mı edecek o belli değil… Ama 8 yıllık zorunlu eğitimi en azından esnetecek gibi gözüküyor. Fakat, bence 4 mecburi-zorunlu, 3+3’te ihtiyarî sisteme geçilmeli. Çünkü mevcut sistem yüksek öğretimi kabiliyeti olmayan çocukları hem mesleksiz-sanatsız da bırakıyor hem de gençlerin çalışma, evlenme şevkleri de kırılıyor. Hal böyle olunca eğitimlimiz çoğalıyor ama, çalışanımız azalıyor, nüfusumuz gittikçe yaşlanıyor, dolayısıyla verim de kalite de düşüyor!
Hülâsâ-i netice; Ülkemiz de anamuhalefet partisi olmak üzere 10’larca siyasi parti, 200’ün üzerinde üniversite, binlerce pedagog, gençlik ve spor müdürlükleri, emniyet müdürlüklerinin çocuk şubeleri ve buraların uzman polisleri, artı birçok sivil toplum teşkilatı, öğretmen sendikası, milyonlarca velî ile birlikte diğer ilgili, yetkili, etkili ve paydaşlar var… Amma velakin ben bugüne kadar bu kişi, kurum ve kuruluşların etkili ve yetkililerinden gayrimillî eğitimimiz konusunda millî bir öneri görmedim, duymadım, bilmiyorum… Bir bilen, gören ve duyan varsa beri gelsin!’ diyorum ve herkese ‘milî’ en azından ‘yerli’ saygılar sunuyorum.
EN MÜHİM VE FEYİZLİ VAZİFELERİMİZ MİLLÎ
EĞİTİM İŞLERİDİR… K. Atatürk
DENEYLER EN İYİ ÖĞRETMENLERDİR. YALNIZ
OKUL MASRAFLARI BİRAZ FAZLADIR! Sally Koch
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BU YIL ‘BURUK’ BİR KURBAN BAYRAMI KUTLAYACAĞIZ' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Allah affeder, ihmal affetmez!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Türkiye’de gençler ‘bugün’ hem Atatürk’ü anacak hem spor hem de bayram yapacaklar' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Hava şehitlerini anma günü; âileyi, güçsüzleri, yaşlılar ile birlikte yardıma muhtaç olan çocukları koruma günlerini kutlarken, unuttuklarımız(!)' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BİR VEKİL BİR KUYUYA TAŞ ATTI 40 ASIL ÇIKARAMIYOR! adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dr. Reyda Şıklaroğlu’nun Cumhuriyet Meydanı’ndaki tek kişilik “Kudüs, Gazze ve Türkistan’a özgürlük” nöbeti sürüyor' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Beyaz melek< olarak adlandırılan ’Tüm hemşîrelerin haftaları kutlu’ Kendileri ve hastaları mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Tüm engellilerin haftaları kutlu kendileri ve âileleri mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kendi annelerimizin günlerini kutlarken annesiz çocukları da çocuksuz anneleri de unutmayalım' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vakıflar Antalya Bölge Müdürlüğü Burdur Saden Hatipoğlu Câmii Şerifini kaderiyle baş başa bırakmış durumda' adlı köşe yazısı... Devamı
Bucak’ta başarılı öğrenciler İlçe Milli Eğitim Müdürü Bekir Canavar’ı ziyaret etti.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Ankara’da düzenlenen İl Millî Eğitim Müdürleri Toplantısı'nda konuştu. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki olaylara dair adli ve idari süreçlerin tüm boyutlarıyla sürdüğünü belirten Tekin'in açıklamaları haberimizde.
Antalya’da 6-8 Mayıs 2026 tarihleri arasında düzenlenen 18. Uluslararası MEB Robot Yarışması’na Bucak’tan çok sayıda okul ve öğrenci katılım sağladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan karara göre, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz görevden alındı. Yılmaz’ın yerine Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Cihad Demirli atandı. Milli Eğitim Bakanlığında üst düzey atamalar yapıldı
MEB öğretmen ve yönetici atama başvuruları 5-8 Mayıs’ta yapılacak.
Antalya Korkuteli’nde öğrencileri kültürel mirasla buluşturacak olan “Geleneksel Çocuk Oyunları Şenliği” kura çekimi tamamlandı. Mendil kapmacadan yakantopa kadar pek çok oyun sahaya inecek.
Yorumlar (0)