Taceddin Akbaş

Milli eğitimi 'Bir Türlü' millileştiremedik gitti

Taceddin Akbaş'ın 'Milli eğitimi 'Bir Türlü' millileştiremedik gitti' adlı köşe yazısı...

Taceddin Akbaş

MİLLİ EĞİTİMİ ‘BİR TÜRLÜ’ MİLLÎLEŞTİREMEDİK GİTTİ

Îmanın şartı nasıl 6, İslâmın şartı 5, abdestin farzı 4, guslün 3, teyemmümün 2 ise, aklın yolu da birdir… Ancak, bütün akılları pazara çıkardıklarında herkes kendi aklını beğenip satın aldığı gibi; millî eğitim konusunda da herkes kendi formülünü beğeniyor, bildiğini okuyor ve ‘dediğim dedik, çaldığım düdük’ diyor! Yani, karada, havada denizde gitmedik ve ayak basmadık yer bırakmayan ve Türk Uzay Bilim Misyonu kapsamında uzaya da astronot gönderen Ülkemizin Milli Eğitim Bakanları sık sık değişir-değiştirilirken; Bakanlarla birlikte Millî Eğitim politikalarımız da değişti-değiştirildi, ancak milli eğitimimiz bir türlü millîleştirilemedi, en azından yerlileştirilemedi gitti maalesef!

BAZI BAKANLIKLAR ÇALIŞTAYLAR YAPARLAR ANCAK, BAKANLAR BİLDİKLERİNİ OKURLAR!

Ve bunun farkında, fevkinde ya da bilincinde olan uzman ve deneyimli bir millî eğitimci (ve şu anki) Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, yaptığı bir açıklama da “12 yıllı zorunlu eğitim tartışılmalı. 8 yıllık ‘kesintisiz’ eğitim antidemokratiktir. 12 yıllık kesintisiz eğitim süresinin azaltılmasının doğru olacağına yönelik kamuoyu oluştu, onun için revizyon yapmayı planlıyoruz…’’ demiş. Sayın Bakan iyi demiş, güzel demiş ama hem geç kalmış hem de ne zaman ne yapılacağı yolunda bir ip ucu vermemiş…

İşinin ehli ve ülkesinin milliyetçisi bakanlardan biri olduğuna inandığım MEB Bakanı Yusuf Tekin sözünü tutar-tutabilir ve milletimizin ruhuna, karakterine dînine imanına uygun bir etiğim sistemi getirebilir mi onu bilmiyorum… Çünkü, bizdeki Bremen Mızıkacıları yüzde yüz yerli ve millî, az da olsa dînî olan hiçbir millî eğitim sistemini kabul etmez ve ‘çağdaş eğitim de çağdaş eğitim’ ya da ‘laik eğitim de eğitim!’ diye tutturur ve seslerini sağır sultanlara bile duyururlar! Dolayısıyla da birçok konuda olduğu gibi bu konuda da hemen herkesi olduğu gibi, Bakana da geri adım attırabilirler!

Gerisi varsa da Ülkemiz de bazı bakanlıklar, genel başkanlarına, başbakanlarına, cumhurbaşkanlarına ve kamuoylarına ‘iş yapıyormuş gibi görünmek ya da gönüllerini almak için’ arada bir çalıştaylar düzenler ve konularının uzmanlarıyla birlikte kamuoylarının görüşlerini alırlar… Ancak, işinin ehli ve uzman kişilerden oluşan çalıştaylarda alınan en önemli kararlar dahî bakanlıklardaki arşivlere, tozlu raflara atılırlar! Ki, dönemin Millî Eğitim Bakanlığı’nın vaktiyle düzenlediği bir çalıştaya ‘Gazeteciler Cemiyetini temsilen’ ben de katılmış ve bazı ciddi öneriler de bulunmuştum. Ben neyse ne amma, işinin ehli olan, emekli ve çalışan öğretmenlerden, eğitimcilerden oluşan o Çalıştay da uzmanlarca önemli görüşler serdedilmiş ve millî eğitimin ruhuna uygun kararlar alınmıştı! Ancak, sonunda baktık gördük ki, bizim o güzel mi güzel, millî mi millî kararlarımızdan bir tanesi bile Bakanlığın eğitim müfredatında yer almamıştı! Ve ben o dönemde MEB’de çalışan ve üst düzeydeki bir bürokrata bunu sorduğumda bana bir şey dememiş-diyememiş ama acı acı tebessüm ederek durumu özetlemişti!

Bu kadar girizgâhtan sonra şimdi de konunun derinliğine iniyor ve sevgili okurlarımdan da katkı bekliyorum:

Kendim neyse ne amma, biri lise, biri lisans, biri de yüksek lisans diplomalı 3 erkek evlat babası, biri kimya mühendisi, biri otomasyon ve kontrol mühendisi adayı ve aynı zamanda Yıldız Teknik Üniversitesi’nin dönem birincisi; 3’ü lise, biri de ilkokul öğrencisi olmak üzere toplam 6 öğrenci dedesi ve yılların gazetecisi, dolayısıyla da eğitimle hep içli dışlı olmuş olan bir vatandaş olarak; hiçbir pilot uygulamaya gidilmeden, hattâ ciddi bir ön hazırlık ve çalışma dahî yapılmadan ülke geneline yayılan ve ülkemizin genelinde uygulanan 4+4+4 sisteminin tutmayacağını, tutsa bile verimli olmayacağını hep yazdım, çizdim ve söyledim… Amma velâkin, yazımı okuttursam bile sözümü kimseye dinlettiremedim… Ancak, Millî Eğitim Bakanının benim ya da benim gibi düşünenlerin dedikleri yere geldiğini veya geleceklerini duyunca hem sevindim hem de ümitlendim…

Kısacası ve açıkçası; antidemokratik bir uygulama olan 8 yıllık ‘kesintisiz’ eğitimi ‘ıslah edeceğiz’ derken 4+4+4 gibi bir başka antidemokratik eğitim politikasını uygulamaya koyan, ancak maksatlarının hâsıl olmadığını anlayan Millî Eğitim Bakanlığı (MEB); ‘millî eğitimin en iyisini, en yerlisini veya en millîsini ben bilirim…’ dememeli, konunun uzmanları ile istişare etmeli, meselâ, doktora çalışması yapan öğrencilerden ve profesöründen tutun, köylerin ilkokul öğretmenlerine, yani eğitimin mutfağında çalışan eğitimcilerle, anaokullarından, hattâ kreş öğretmenlerine varıncaya kadar hemen herkesle istişare etmeli; dolayısıyla da en ideali olmasa-olamasa bile, kötünün iyisi olan eğitim sistemini bulmalı ve o sistemi programına veya müfredatına koymalı…

Velhâsıl-ı kelâm; MEB mevcut sistemi tamamıyla yürürlükten kaldırıp yerine yepyeni bir sistem mi getirecek yoksa mevcut sistemi ıslah mı edecek o belli değil… Ama 8 yıllık zorunlu eğitimi en azından esnetecek gibi gözüküyor. Fakat, bence 4 mecburi-zorunlu, 3+3’te ihtiyarî sisteme geçilmeli. Çünkü mevcut sistem yüksek öğretimi kabiliyeti olmayan çocukları hem mesleksiz-sanatsız da bırakıyor hem de gençlerin çalışma, evlenme şevkleri de kırılıyor. Hal böyle olunca eğitimlimiz çoğalıyor ama, çalışanımız azalıyor, nüfusumuz gittikçe yaşlanıyor, dolayısıyla verim de kalite de düşüyor!

EĞİTİM CANLI VE HARAKETLİ BİR SİSTEMDİR O NEDENLE DEVAMLI GÖZDEN GEÇİRİLMELİ ANCAK, BAKANDAN BAKANA DEĞİŞMEMELİ

Hülâsâ-i netice; Ülkemiz de anamuhalefet partisi olmak üzere 10’larca siyasi parti, 200’ün üzerinde üniversite, binlerce pedagog, gençlik ve spor müdürlükleri, emniyet müdürlüklerinin çocuk şubeleri ve buraların uzman polisleri, artı birçok sivil toplum teşkilatı, öğretmen sendikası, milyonlarca velî ile birlikte diğer ilgili, yetkili, etkili ve paydaşlar var… Amma velakin ben bugüne kadar bu kişi, kurum ve kuruluşların etkili ve yetkililerinden gayrimillî eğitimimiz konusunda millî bir öneri görmedim, duymadım, bilmiyorum… Bir bilen, gören ve duyan varsa beri gelsin!’ diyorum ve herkese ‘milî’ en azından ‘yerli’ saygılar sunuyorum.

EN MÜHİM VE FEYİZLİ VAZİFELERİMİZ MİLLÎ

EĞİTİM İŞLERİDİR… K. Atatürk

DENEYLER EN İYİ ÖĞRETMENLERDİR. YALNIZ

OKUL MASRAFLARI BİRAZ FAZLADIR! Sally Koch

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    KIZDIM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    BEĞENDİM
  • 0
    BEĞENMEDİM
  • 0
    GÜLDÜM
  • 0
    ALKIŞ

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Taceddin Akbaş Diğer Yazıları

31
OCAK

2026

Berat Gecemiz mübarek ve bu yılki Beratımız Beraatimize vesile olsun inşalllah

Taceddin Akbaş'ın 'Berat Gecemiz mübarek ve bu yılki Beratımız Beraatimize vesile olsun inşalllah!' adlı köşe yazısı... Devamı

30
OCAK

2026

Nammamların cirit attığı yerlere yağmur da yağmaz kar da atmaz!

Taceddin Akbaş'ın 'Nammamların cirit attığı yerlere yağmur da yağmaz kar da atmaz!' adlı köşe yazısı... Devamı

28
OCAK

2026

Zaman 'Kurtlar Sofrası'nda misafir değil, ev sahibi; dünya düzeninde de figüran değil, baş rol oyuncu ve de oyun kurucu-senarist olma zamanı

Taceddin Akbaş'ın 'Zaman 'Kurtlar Sofrası'nda misafir değil, ev sahibi; dünya düzeninde de figüran değil, baş rol oyuncu ve de oyun kurucu-senarist olma zamanı' adlı köşe yazısı... Devamı

27
OCAK

2026

Dervişin 'Fiktri neyse zikri de o olduğu gibi, Ertuğrul'un fikri de hep alkolde, içkide

Taceddin Akbaş'ın 'Dervişin 'Fiktri neyse zikri de o olduğu gibi, Ertuğrul'un fikri de hep alkolde, içkide' adlı köşe yazısı... Devamı

26
OCAK

2026

MAKÜ'nün 'Disiplinli' çalışmaları 3 disiplinde dünya üniversiteleri arasında yer almasını sağlamış!!

Taceddin Akbaş'ın 'MAKÜ'nün 'Disiplinli' çalışmaları 3 disiplinde dünya üniversiteleri arasında yer almasını sağlamış!!' adlı köşe yazısı... Devamı

24
OCAK

2026

Akran zorbalarının kılavuzları kargalar!

Taceddin Akbaş'ın 'Akran zorbalarının kılavuzları kargalar!' adlı köşe yazısı... Devamı

22
OCAK

2026

Bayrağı indirenlerin elleri ezanı dindirenlerin dilleri kurusun ve kurudu da!

Taceddin Akbaş'ın 'Bayrağı indirenlerin elleri ezanı dindirenlerin dilleri kurusun ve kurudu da!' adlı köşe yazısı... Devamı

21
OCAK

2026

Güney Kıbrıs 'İsrail'in ileri karakolu' olma yolunda!

Taceddin Akbaş'ın 'Güney Kıbrıs 'İsrail'in ileri karakolu' olma yolunda!' adlı köşe yazısı... Devamı

20
OCAK

2026

Kazakistan Cumhurbaşkanı İsrail'e cömert, Gazze'ye cimri

Taceddin Akbaş'ın 'Kazakistan Cumhurbaşkanı İsrail'e cömert, Gazze'ye cimri' adlı köşe yazısı... Devamı

20
OCAK

2026

İçki masasında Sala verenler manevi ölümlerinin salasını vermiş olabilirler!

Taceddin Akbaş'ın 'İçki masasında Sala verenler manevi ölümlerinin salasını vermiş olabilirler!' adlı köşe yazısı... Devamı

İlgili Haberler

Kemer’de kamu personeline diksiyon eğitimi
Bölgesel

Kemer’de kamu personeline diksiyon eğitimi

Burdur’un Kemer ilçesinde kamu çalışanlarının kurumsal iletişim becerilerini artırmak amacıyla diksiyon kursu başlatıldı. Kaymakamlık bünyesinde düzenlenen eğitimlerde etkili iletişim ve beden dili teknikleri ön plana çıkıyor.

Bucak'ta İstiklal Marşı’nı en güzel okuyan öğrenci belli oldu
Etkinlik

Bucak'ta İstiklal Marşı’nı en güzel okuyan öğrenci belli oldu

Bucak'ta düzenlenen "Korkma Gençliğin Ruhu Burada" temalı yarışmada, İstiklal Marşı'nı en etkileyici şekilde seslendiren Elif Sevinç birinci oldu. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ev sahipliğinde gerçekleşen organizasyonda öğrenciler ay-yıldızlı destanı okudu.

Muğla'da eğitim camiasını yasa boğan kayıp Barış Kılıç vefat etti
Bölgesel

Muğla'da eğitim camiasını yasa boğan kayıp Barış Kılıç vefat etti

Muğla İl Millî Eğitim Şube Müdürü Barış Kılıç hayatını kaybetti.

‘Daha Sürdürülebilir Bir Gelecek İçin Küresel Sorun Odaklı STEAM Öğretimi’ projesi sona erdi
Bölgesel

‘Daha Sürdürülebilir Bir Gelecek İçin Küresel Sorun Odaklı STEAM Öğretimi’ projesi sona erdi

Afyonkarahisar İl Milli Eğitim Müdürü Miraç Sünnetci, ‘Daha Sürdürülebilir Bir Gelecek İçin Küresel Sorun Odaklı STEAM Öğretimi’ projesinin kapanış toplantısında yaptığı konuşmada, küresel sorunlara duyarlı ve disiplinler arası çalışmaların öğrencilerin akademik ve sosyal gelişimine önemli katkılar sunduğunu ifade etti.

Bucak’ta kültürler oyunla harmanlanıyor 'Diller, Kültürler, Dostluklar' projesi başladı
Etkinlik

Bucak’ta kültürler oyunla harmanlanıyor 'Diller, Kültürler, Dostluklar' projesi başladı

Bucak Kaymakamlığı’nın himayesinde yürütülen “Diller, Kültürler, Dostluklar” projesi kapsamında ilçedeki okullarda düzenlenen etkinliklerle, farklı ülkelerden gelen öğrencilerin sosyal uyumu sahada desteklenmeye başladı.

Bucak’ta anlamlı proje 'Mutlu Kadın, Mutlu Aile, Mutlu Toplum' için ilk adımlar atıldı
Bölgesel

Bucak’ta anlamlı proje 'Mutlu Kadın, Mutlu Aile, Mutlu Toplum' için ilk adımlar atıldı

Bucak Kaymakamlığı öncülüğünde hayata geçirilen “Mutlu Kadın, Mutlu Aile, Mutlu Toplum” projesinin tanıtım çalışmaları ilçede devam ediyor. Proje kapsamında kadınların güçlendirilmesi ve aile içi iletişimin desteklenmesi hedefleniyor.