
Son yıllarda pek böyle bir şey duymuyor veya görmüyoruz… Amma velâkin, bizim kuşağın ve kesimin yaşadığı, dolayısıyla da iyi hatırlayacağı gibi; 1990’lı yılların güya lâikleri, sözde çağdaş kişi, gurup ve çevreleri, Hakk Dîni İslâm için ‘şeriatçı ve saire’ diyerek kendilerince Dinimizi ve dindarları kötülemek, körlemek ve aşağılamak, dolayısıyla da hedef saptırmak isterlerken; insanının yüzde 98-99’u Müslüman olan ülkemizin insanları için de ‘gerici, çağdışı, yobaz ve molla…’ gibi yakıştırmalar ve yapıştırmalar yaptılar…
Yani, mâlûm çevreler, dinlerini diyânetlerini korumaya ve inandıkları gibi yaşamaya çalışan kişi, aile ve kesimleri Ülkemizden İran’a sürgün etme-gönderme maksatlı olarak ((Mollalar İran’a…)) ve benzer şekilde sloganlar attılar; dolayısıyla da hem İslâm’a hakaret ettiler hem de Müslümanları aşağılamaya çalıştılar… Ancak, beğenmediğimiz veya hiç sevip saymadığınız İran’ın Mollaları bugün dünyanın süper gücü ve Emperyalist Amerika Bitişik Devletleri ile ABD’nin şımarık ve her bakımdan desteklediği Siyonist İsrail’e karşı yek vücut oldular, dolayısıyla da ‘Mollalar…’ denilerek aşağılanmaya çalışılan yerli yabancı tüm din ya da İslam düşmanlarını şaşırttılar!
Bu kadar girizgâhtan sonra sözü şimdi de Cumhuriyet Halk (CHP) Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’in bazı açıklamalarına getirmek istiyorum:
Bir çoğumuzun görüp duyduğu gibi, Özgür Özel önceki hafta, yani 2 Mart’ta ve Eyüpsultan/Kâğıthâne’de partisinin gerçekleştirdiği bir miting de “Erdoğan bugün İsrail ile birlikte Amerika’nın planlamasına sessiz kalmaktadır… Erdoğan’ın kendine ait bir planı, Türkiye’ye ait bir planı yoktur; Erdoğan Trump’ın planının bir parçası olmuştur. Tek hesabı Trump’ tan alacağı destekle bir kez daha Türkiye’de seçim kazanmaktır. Ancak CHP, gelecek ilk sandıkta Türkiye’nin iktidar partisidir…’’ şeklinde sözler sarfederek ve cümleler kurarak ‘Erdoğan’ı eleştireceğim’ dedi, ancak büyük potlar kırıp çamlar devirdi!
Bölgemiz ve uzak yakın çevremiz adeta ateş çemberi ile çevrilmiş ve komşularımızdaki ateşin bizim ülkemize sıçrama ihtimali yüksekken; İran’dan ve kimin tarafından atıldığı belli olmayan füzeler ülkemizin toprakları üzerine düşerken, Cumhurbaşkanı ve Hükümet gece gündüz toplantı yapar, kahraman asker ve polislerimiz nöbet tutar, dolayısıyla da ‘85-86 milyon vatandaşımızın burnunun dahî kanamaması için çalışıp çabalarken; iktidara aday, hattâ Partisinin iktidara geleceğini kesin gözle bakan bir Partinin Genel Başkanı olan Özgür Özel niçin Emperyalist ABD’yi; Helen rüyası gören Yunanistan ve Kıbrıs’ın tamamına sahip olmak isteyen Enosisçi-EOKA’cı Rumları, Siyonist İsrail’i, materyalist-kapitalist Batılı devlet ve milletleri memnun edecek-sevindirecek açıklamalar, konuşmalar ve yorumlar yapar acaba?
Özgür Özel bir konuşmasında ‘’Hava savunma sistemimiz yoktur…’’ derken, 1 Eylül 2025 tarihinde ve Sinop’ta yaptığı konuşmada da şehirde gerçekleştirilen füze ve roket testleri için ‘’Balıklar, bu seslerden ürküyor, yuvalarını terk ediyorlar…’’ demişti!
Özel’in bu ve bu gibi gayrimillî açıklamalarına cevap veren Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da “Bakınız, bu bakış açısı tehlikeli oldu kadar hastalıklı bir yaklaşımdır. Ana muhalefetin başındaki zat çıkıyor, gün aşırı yaptığı açıklamalarla Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini içler acısı bir durumda olmakla suçluyor. Açık söylüyorum, böyle sorumsuzluk, böyle şuursuzluk olmaz-olamaz. Ortada durumu içler acısı halde olan tek bir kişi ve yapı vardır, o da Türkiye’nin Ana muhalefet partisi olmayı bir türlü beceremeyen bu şahıs ve yoldaşlarıdır.
Kendisi siyasi ikbâlini, mensubu olduğu milletin istikbâlinin önünde tutanlar ne bizim nede milletimizin nezdinde asla itibar göremezler. Gün sorumluluk bilinciyle hareket etme, en azından bölgemiz bu tehlikeyi atlatana kadar biraz daha sağduyulu davranma günüdür. Hükümetin, Ülkemizin etrafını kuşatan bu ateşten koruma çabalarına madem destek olmuyorsunuz, en azından köstek olmayın!..” dedi.
MHP Lideri Devlet Bahçeli de “Özgür Bey zamanlı ve zamansız yerli yersiz yaptığı ve lüzumsuz açıklamalarıyla ülkemizi âdetâ gammazlamış ve ‘’Ülkemizin füzesi yok, hava savunma sistemleri yok, savaşacak uçağı yok’ demiş-demek istemiş’’ bunları derken, Sinop’ta yapılan füze sistemleri için ‘bu füzeleri yapmayın balıkları korkutmayın’’ diyen bir şahsın esasen ciddiye alınacak hiçbir yanı yoktur. CHP yönetimi beşinci kol faaliyeti içindedir. Tıpkı Yunanistan hükümetinin gayri asgari statüdeki Ege Adalarının silâhlandırılmasına benzer şekilde mahalle yanarken fırsatçılık yapmaktır. Ancak, Allaha (c.c) çok şükür ki, Türkiye’nin her şeyi vardır. Millî savunma sanayindeki altın çağımız herkesin dilindedir. Türkiye’nin gücü her muhasım ülkenin bileğini bükecek kıyafettedir. Bunu dünya gördü de bir tek CHP Genel Bakanı ve Yönetimi görmedi, görmek de istemedi. Göremezler, görmek için adamlık gerek emek gerek yürek gerek mertlik gerek vatan ve millete feda edilmeye hazır ve tertemiz ömürler gerek…” demiş ve Özel’e anlamlı bir cevap vermiş.
Ben şahsen Erdoğan gibi de Bahçeli gibi de demeyeceğim-diyemeyeceğim, ama bir zamanların sözde aydınlarına, güya çağdaşlarına bazı sorular soracak ve göndermeler yapacağım:
Şöyle ki; yıllarca ‘’Mollalar İran’a…” ve “Başörtüleriyle okumak isteyen öğrenciler Suudî Arabistan’a gitsinler…’’ diyerek, inançlarını yaşamak, Allah’ın (c.c) emir ve yasaklarına uygun bir şekilde giyinip kuşanmak isteyen sünni ‘Müslümanları ((>Şii< İran’a veya >Vahhâbî< Arabistan’a gidin)) diye ana vatanlarından, baba yurtlarından kovmak isteyen güya çağdaş, sözde laik kişi ve çevreler; ülkelerine var güçleriyle saldıran Siyonist İsrail’in ve Emperyalist ABD’nin artı dilini yutmuş maymuna dönen bazı İslâm ve Gayrimüslim ülke ile yöneticilerinin suskunlukları karşısında 90 milyonluk İran’ın nasıl birleşip bütünleştiğini görsünler ve utansınlar! Ve hiç olmazsa bölgenin ateş çemberine dönüştüğü dönem de olsun ya sussunlar ya da hayır söylesinler!’ diyor ve herkese ‘tek vücut’ saygılar sunuyorum.
YA HAYIR SÖYLE YA DA SUS
(Çünkü hayır söylemekle mükellefsin)
Hadis-i Şerif
SÖZ BİLİRSEN SÖZ SÖYLE, SÖZÜNDEN
İBRET ALSINLAR. SÖZ BİLMEZSEN SÜKÛT
EYLE, SENİ ADAM SANSINLAR!..
Ziya Paşa
GERÇEKLER YALANLARI BOĞAR!
Anonim
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BU YIL ‘BURUK’ BİR KURBAN BAYRAMI KUTLAYACAĞIZ' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Allah affeder, ihmal affetmez!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Türkiye’de gençler ‘bugün’ hem Atatürk’ü anacak hem spor hem de bayram yapacaklar' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Hava şehitlerini anma günü; âileyi, güçsüzleri, yaşlılar ile birlikte yardıma muhtaç olan çocukları koruma günlerini kutlarken, unuttuklarımız(!)' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BİR VEKİL BİR KUYUYA TAŞ ATTI 40 ASIL ÇIKARAMIYOR! adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dr. Reyda Şıklaroğlu’nun Cumhuriyet Meydanı’ndaki tek kişilik “Kudüs, Gazze ve Türkistan’a özgürlük” nöbeti sürüyor' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Beyaz melek< olarak adlandırılan ’Tüm hemşîrelerin haftaları kutlu’ Kendileri ve hastaları mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Tüm engellilerin haftaları kutlu kendileri ve âileleri mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kendi annelerimizin günlerini kutlarken annesiz çocukları da çocuksuz anneleri de unutmayalım' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vakıflar Antalya Bölge Müdürlüğü Burdur Saden Hatipoğlu Câmii Şerifini kaderiyle baş başa bırakmış durumda' adlı köşe yazısı... Devamı
Özel, Genel Merkez önünde kısa bir konuşma sonrası beraberindekilerle TBMM'ye yürüyüşe geçti.
Kararın ardından CHP Genel Merkezi’nde hareketli saatler yaşandı
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Burdur İl Başkanlığı, parti gündemindeki tartışmalara ilişkin yazılı bir basın açıklaması yayımladı.
Burdur’un Ağlasun ilçesine bağlı Hisarköy, bugün anlamlı bir dayanışma örneğine ev sahipliği yaptı.
Burdur’da Karakent ile Kavacık köyü arasında meydana gelen trafik kazasında, kontrolden çıkan otomobil yaklaşık 20 metrelik uçurumdan dere yatağına yuvarlandı.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nde olduklarını belirten Özel, yaşananları “bir saldırı” olarak nitelendirerek iktidarı ve yargıyı hedef aldı.
Yorumlar (0)