
Coğrâfî olarak Batıakdeniz Bölgesinde yer alan, küçük ve şirin bir Anadolu şehri olan; Göller, güller ve gönüller bölgesi, Tekeler Yöresi, Türkiye’nin Hollandası ve Ülkemizin Süt Pınarı, Eğitimin Başkenti gibi iyi güzel unvanlarının yanı sıra suyu giden in’i kalan İnsuyu Mağarası; bir zamanların Mavi Bayrak’a aday Salda Gölü, şimdinin Saldivyası, İncir Hanı, Kremna’sı ve Sagalossos Antik Kenti, Burdur Arkeoloji Müzesi, Doğa Tarihi Müzesi, Kibyra Antik kenti gibi birçok turistik mekânı olmasına rağmen bir türlü bu güzelliklerinin tanıtımını yapamayan, dolayısıyla da yabancı turist çekemeyen İlimiz Burdur Merkezinde ve bilhassa işlek ya da ana caddelerde bulunan dükkânlarının, iş yerlerinin büyük bir kısmı yabancı isimler taşıyor ve levha asıyorlar… Bu levhalar birçok kişiyi olduğu gibi beni de rahatsız ediyor ve yabancı dille yazılmış olan levhalar nedeniyle o işyerinde veya dükkân da neyin alınıp satıldığı ya da ne yenilip ne içildiği bile belli olmuyor! Ve ben şahsen, çok mecbur kalmadıkça yabancı isim taşıyan işyerlerinden alışveriş yapmıyorum… (Meselâ, Şarküteri isim veya unvanlı dükkânlardan alışveriş yapmamaya çalışıyorum!)
06.06.2003 yılında ve dönemin Belediye Başkanı A. Nejdet İlgün’ün Başkanlığında toplanan Burdur Belediye Meclisi’nin >oybirliği ile< aldığı karar da ‘’Anadilimiz Türkçemizin korunması ve belirli bir intizamın sağlanması amacıyla, ilimiz hudutları dahilinde bundan sonra açılacak olan işyeri ticaret unvanlarında Türkçe isim kullanılmasına Türkçe isim kullanmayan işyerlerine açılış ruhsatı verilmemesine oy birliği ile karar verildi.’’ deniyor! O nedenle, ben eski bir komşum olan ve yıllarca selam verip almış olduğum, ancak Belediye Başkanlığı döneminde kendisini sadece bir kez >ama haklı nedenlerden dolayı< eleştirmeme rağmen, o gün bu gündür benimle konuşmayan dönemin Belediye Başkanı A. Nejdet İlgün ile tamamını tanıdığım, birçoğunu sevip saydığım dönemin Belediye Meclisi Üyelerini kutluyor; bahsime konu ve hâlen yürürlükte olan kararın bugünkü Belediye Meclisi için ya emsal teşkil etmesini ya da bugünün Belediye Başkanına ve Belediye Meclisi Üyelerine örnek olmasını diliyorum… Ve mâlûm olduğu üzere, kararlar alındığı yerlerde bozulurlar veya değiştirilir ve şimdiki Belediye Meclisi’nin de, dönemin Belediye Meclisi’nin aldığı kararın aksine bir karar almadığına göre bahsime konu karar geçerliliğini hâlâ koruyor demektir!
Hâsılı; bırakın yabancıları, yerli turistlerin bile az görüldüğü ilimiz merkezinin ana caddelerindeki birçok işyeri veya ticarethanenin yabancı isim veya unvan taşıyan levhalarla donatılmış olması ‘Türkçemiz adına’ beni rahatsız ediyor! Ki, o yabancı dille ve bilhassa İngilizce olarak yazılmış olan levhalardan, bazen o dükkânlarda neyin alınıp satıldığını anlamak bile zor oluyor! Fakat, batı hayranı veya yabancı sevdalı kişiler, yabancı turistlerin ilimizin merkezine tur otobüsleriyle ve sadece Arkeoloji Müzemizi gezip görmek için gelen, ardından da şehir merkezimizden ayrılan yabancı turistler için mi işyeri unvanlarına yabancı isimler veriyorlar anlamış değilim!
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav)’in bu Hadis-i Şerifine ilâve olarak ‘’Ümmetim kendisinden önceki ümmet topluluklarının bir kısmını karış karış, aşrın arşın izlemedikçe, (yani onların her şeylerini her hareketlerini taklit etmedikçe) kıyamet kopmayacaktır’’ buyuruyor!.. Benim bugünkü konum bu Hadis-i Şerifin belki küçük ve sosyal bir tezahürü, ama aynı zamanda müşahhas ta bir örneği olacaktır!
Uzun lâfın kısası, meselenin hülâsâsı; büyüklü küçüklü iş yerlerine, ticârethânelere veya tamamen yerli müşterilere hitâbeden dükkanlara şimdiye kadar verilmiş olan unvanlar müktesep hak sayıldığı için bir şey yapılamaz belki; ama bundan sonra levhaları yabancı dille yazılmış olan işyerlerine veya dükkânlara açılış ruhsatı verilmemeli!’ diyor, herkese ‘Türkçe’ saygılar sunuyorum.
ÜLKESİNİ YÜKSEK BAĞIMSIZLIĞINI KORUMASINI
BİLEN TÜRK MİLLETİ, DİLİNİ DE YABANCI DİLLERİN
BOYUNDURUĞUNDAN KURTARMALIDIR. MİLLETİN
ÇOK BELİRGİN NİTELİKLERİNDEN BİRİ DİLDİR. TÜRK
MELLETİ’NDENİM DİYEN İNSAN, HER ŞEYDEN EVVEL
VE MUTLAKA TÜRKÇE KONUŞMALIDIR. TÜRÇE
KONUŞMAYAN BİR İNSAN TÜRK KÜLTÜRÜNE,
TOPLULUĞUNA BAĞIMLILIĞINI İDDİA EDERSE BUNA
İNANMAK DOĞRU OLMAZ. TÜRK DİLİNİN, KENDİ
BENLİĞİNE, ASLINDAKİ GÜZELLİK VE ZENGİNLİĞİNE
KAVUŞMASI İÇİN, BÜTÜN DEVLET TEŞKİLÂTIMIZIN
DİKKÂTLİ, İLGİLİ OLMASINI İSTERİZ. TÜRK DİLİ’NİN
KENDİ BENLİĞİNE, ASLINDA GÜZELLİK VE ZENGİNLİĞİNE
KAVUŞMASI İÇİN BÜTÜN DEVLET TEŞKİLÂTIMIZIN
DİKKÂTLİ OLMASINI İSTERİZ. TÜRK DİLİ, TÜRK MİLLETİ
İÇİN KUTSAL BİR HAZÎNEDİR. ÇÜNKÜ TÜRK MİLLETİ
GEÇİRDİĞİ SAYISIZ FELÂKETLER İÇİNDE AHLÂKININ,
GELENEKLERİNİN, HATIRALARININ, ÇIKARLARININ,
KISACA BUGÜN KENDİ MİLLİYETİNİ YAPAN HERŞEYİN
DİLİ SAYESİNDE KORUNDUĞUNU GÖRÜYOR. TÜRK DİLİ
TÜRK MİLLETİNİN KALBİDİR, ZİHNİDİR… K. Atatürk
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Berat Gecemiz mübarek ve bu yılki Beratımız Beraatimize vesile olsun inşalllah!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Nammamların cirit attığı yerlere yağmur da yağmaz kar da atmaz!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Zaman 'Kurtlar Sofrası'nda misafir değil, ev sahibi; dünya düzeninde de figüran değil, baş rol oyuncu ve de oyun kurucu-senarist olma zamanı' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dervişin 'Fiktri neyse zikri de o olduğu gibi, Ertuğrul'un fikri de hep alkolde, içkide' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'MAKÜ'nün 'Disiplinli' çalışmaları 3 disiplinde dünya üniversiteleri arasında yer almasını sağlamış!!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Akran zorbalarının kılavuzları kargalar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bayrağı indirenlerin elleri ezanı dindirenlerin dilleri kurusun ve kurudu da!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Güney Kıbrıs 'İsrail'in ileri karakolu' olma yolunda!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kazakistan Cumhurbaşkanı İsrail'e cömert, Gazze'ye cimri' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'İçki masasında Sala verenler manevi ölümlerinin salasını vermiş olabilirler!' adlı köşe yazısı... Devamı
Antalya ile Burdur arasındaki turizm bağlarını güçlendirmeyi hedefleyen 'Antalya–Burdur Turizm Köprüsü Çalıştayı', ATSO ev sahipliğinde geniş katılımla gerçekleştirildi. 'Kültür ve Doğanın Buluştuğu Hat' temasıyla düzenlenen programda Bucak Belediyesi’nin çalışmaları dikkat çekti.
Burdur’da sürdürülebilir turizm anlayışı doğrultusunda hazırlanan "Burdur İli Turizm Stratejisi" için önemli bir adım atıldı.
Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan başkanlığında, "Turizm Değerlendirme Toplantısı" yapıldı.
Burdur Valisi Türker Öksüz, Burdur turizmi brifingi aldı. Burdur Valisi Türker Öksüz, Turizm Sorunları ve Çözüm Önerileri Çalıştay Raporu'nu inceledi. İşte detaylar...
Burdur Valiliği, Burdur İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ve Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) işbirliğinde düzenlenen “Turizm Sorunlarının Tespiti ve Çözüm Önerileri Çalıştayı”nda Burdur'un turizm potansiyeli konuşuldu.
Burdur'da kurumlar bir araya gelerek, turizm destinasyon çalışması başlığı altında toplantı gerçekleştirdi. İşte detaylar..
Yorumlar (0)