
Sözüm okurlarımdan dışarı, insanlar deveye ‘’Senin neden boynun eğri?” diye sormuşlar, o da “Nerem doru ki..?” demiş! Dolayısıyla da yalnız boynunun değil, bedeninin tamamının veya büyük bir bölümünün eğri olduğunu özetlemiş! Bendeniz de bugünkü yazıma, günümüz de doğru dürüst iş veya işlem yapan kişi, kurum ya da kuruluş bulmanın oldukça zor olduğunu hatırlatmakla başlamak istiyorum… Ve benim bugün böyle bir yazı yazmama neden olan olgulardan ve tezimi destekleyen ya da güçlendiren sebeplerden biri de Özel Sağlık Sigorta primlerine uygulandığı iddia olunan fâhiş zamlar, yapılan orantısız zamlar…
Evinden aldığı kirayla geçinmeye çalışan bir vatandaş “Kira gelirimden yüzde 10’u kadarını sağlık sigortası için düşüyorum. Ancak şimdi her şeye 4-5 misli zam yapıldı. Diyelim ki yılda 100 bin TL kadar kâr elde ettim. Ancak yüzde 10’u olan TL’yi düşebiliyorum. Oysa fahiş fiyatlarla ödediğim prim 150 TL’ye yükseltilmiş. Devlet bu konuda gözümüzün yaşına bakmıyor. Artan sigorta giderlerimi matrahtan düşmemize izin vermiyor. Böyle bir adalet olur mu?’’ diyor. Dolayısıyla da Sağlık Sigortasını düzenleyen kurum ya da kurumlara sitem ediyor…
Konunun uzmanı bir yazar ise, NTV’de yaptığı bir konuşma da “Maalesef bizler poliçeye bakmadığımız ve içini de okumadığımız için, bu A’dan Z’ye hepsini kapsıyor. Hepsini içine koyduğunuzda fiyatlar yükseliyor. Birkaç A plus hastaneyi poliçeden çıkarırsak fiyat yüzde 50-60 düşüyor. En yüksek mâliyet kalemi özel sağlık sigortasında ayakta tedavidir. Sigorta yatırılarak tedaviler için yapılır. Sadece bu teminâtı alırsanız 35 bin TL’lik bir poliçeyi 10 bin TL’ye yaptırabilirsiniz” dedi…
Genel de ve gayet tabii ki normalde üreticiler ürettikleri şeyleri pahalı, en azından değer fiyattan satmak isterlerken, tüketiciler de ucuza ya da daha uygun fiyata almak isterler ve haksız da sayılmazlar. Bu cümleden hareketle, çalışanlar da asgarî miktarda sigorta primi ödeyerek ama yüksek aylıkla emekli olmak isterler ve onlar da haksız sayılmazlar!
Yani, ülkemiz de emekli olmak ve bir sosyal güvenceye sahip olmak isteyen herkes kendisine herhangi bir şekilde sigorta yaptırıyor-yaptırmak zorunda kalıyor! Ancak bilhassa küçük esnaflar veya geliri düşük olan kişiler sigorta primlerinin yüksekliğinden yakınıyorlar… Dolayısıyla da primlerin insanların gelirleri göz önüne alınarak ve yeniden düzenlemesini istiyorlar…
Bizim çocukluğumuz ve gençliğimiz de (şimdi olduğu gibi) eleman çalıştıran birçok esnaf, sanatkâr veya büyüklü küçüklü iş veren, çalıştırdığı kişileri sigorta yaptırmak zorunda idiler… Ancak, hiçbir iş veren de çalıştırdığı genci ya da çocuğu tam sigorta yaptırmak, dolayısıyla da prim ödemek istemez, dolayısıyla da SSK’dan gelen ya da gelecek olan denetleyicilerin haberini alır almaz elemanlarını kaçırırlardı! Ve biz de nedenini niçinini anlayamadığımız için sigorta denetleyicisi memurlardan kaçardık. Dolayısıyla da kendimize kötülük yapardık…
Son zamanlarda böyle bir uygulama yoktur herhalde… Ancak, bilhassa küçük esnaf ve sanatkârlar da dar gelirler de ve bilhassa çiftçiler de yüksek sigorta primi ödemekte zorlandıkları için yetkililerden yeni bir düzenleme yapmalarını, yani bilhassa sağlık sigorta primlerinin kişilerin gelirlerine göre düzenlenmesini istiyorlar…
Meselâ benim bir komşum var hamallık yapıyor ama sigortasını da yaptırıyordu… Ancak yüksek primleri ödeyemediği için sigortalılığını bıraktığından, ancak kendisi ile beraber eşinin ve çocuklarının sosyal güvenceleri olmadığı için hastane ve ilaç giderlerini karşılayamadığından yakınıyor ve primlerin yeniden düzenlenmesinin hem devletin hem de milletin yararına olacağını söylüyor!
Uzun lâfın kısası, meselenin hülâsâsı; başta özel sağlık sigorta primleri olmak üzere yüksek Bağ-Kur veya SGK prim ödemeleri sigortalıların veya sigortalı olmak isteyenlerin sigortalarını attırmaya başlamış! O nedenle ‘bende, bahsime konu vatandaşların elçisiyim ve elçiye de zeval olmaz!’ diyor, herkese saygılar sunuyorum.
HAKSIZLIĞIN KARŞISINDA SUSAN DİLSİZ ŞEYTANDIR!
Hz. Muhammed (sav)
ÖLÇÜ KAÇINCA EN TATLI ŞEYLER TATSIZ OLUR!
Demokritos
DÜZEN VE ORANTI, ÖLÇÜ VE İNCELİK, ÖNGÖRÜ
VE SEBAT, HER ZAMAN BU BÜYÜK YASALARA
DÖNMEK GEREKİR! Frederic Amiel
İNSAN OLABİLMEK İÇİN, DÜNYADAKİ
HAKLARIMIZI İSTEMEK ZORUNDAYIZ!
Anonim
HAKSIZLIK YAPMAK HAKSIZLIĞA
UĞRAMAKTAN DAHA ACIDIR! Anonim
HAKLI OLAN BİRİSİ, ENİNDE SONUNDA
HAKLI OLDUĞUNU İSPATLAR. Anonim
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Berat Gecemiz mübarek ve bu yılki Beratımız Beraatimize vesile olsun inşalllah!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Nammamların cirit attığı yerlere yağmur da yağmaz kar da atmaz!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Zaman 'Kurtlar Sofrası'nda misafir değil, ev sahibi; dünya düzeninde de figüran değil, baş rol oyuncu ve de oyun kurucu-senarist olma zamanı' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dervişin 'Fiktri neyse zikri de o olduğu gibi, Ertuğrul'un fikri de hep alkolde, içkide' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'MAKÜ'nün 'Disiplinli' çalışmaları 3 disiplinde dünya üniversiteleri arasında yer almasını sağlamış!!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Akran zorbalarının kılavuzları kargalar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bayrağı indirenlerin elleri ezanı dindirenlerin dilleri kurusun ve kurudu da!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Güney Kıbrıs 'İsrail'in ileri karakolu' olma yolunda!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kazakistan Cumhurbaşkanı İsrail'e cömert, Gazze'ye cimri' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'İçki masasında Sala verenler manevi ölümlerinin salasını vermiş olabilirler!' adlı köşe yazısı... Devamı
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, kış döneminin en kritik aylarından biri olan şubat ayında elektrik ve doğalgaz fiyatlarında artışa gidilmeyeceğini açıkladı.
Ankara’daki su krizi gökten inmiyor; yerden yükseliyor. DSİ verilerine göre kayıp–kaçak oranı yüzde 37 seviyesinde. Yönetmelik hedefi yüzde 25. Avrupa ortalaması da yüzde 25 civarında. Hollanda ve Almanya’da bu oran tek haneli devamı haberimizde
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Şengül Can Duman, kızamık vakalarındaki artışla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
Memur-Sen Antalya Temsilcisi Eyüp Bülent Miran, enflasyon verileri baz alındığında taban aylığa seyyanen zam yapılması gerektiğini söyledi.
Didim’de başarıyla uygulanan ve çocuk gelişiminde örnek gösterilen 'Kucaklaşma Zamanı Projesi', Bucak’ta da uygulanmaya başladı. Bucak Kaymakamlığı’nın himayesinde yürütülen projeyle, çocukların fiziksel, ruhsal ve sosyal gelişimini bütüncül bir yaklaşımla desteklenecek.
Yeni yılın başlamasıyla birlikte akaryakıt, tütün mamulleri ve alkollü içeceklerde uygulanan maktu Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) tutarları yeniden belirlendi. Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile yapılan düzenleme, pompa fiyatlarına doğrudan yansıdı.
Yorumlar (0)