
Hepimizin kahrolarak öğrendiği gibi, 16 yaşındaki bir lise öğrencisi, sözde çocuk, özde ise büyük olan bir polis, dolayısıyla da devlet millet düşmanı bir hain; geçtiğimiz günlerde İzmir’in Balçova İlçesindeki Salih Gören Polis Merkezini basarak 1. Sınıf Emniyet Müdürü ve Polis Başmüfettişi Muhsin Aydemir ile Polis Memuru Hasan Akın’ı silahla vurarak şehit etmiş; biri ağır iki polis memurunu da yaralamış, daha doğrusu gâzî yapmış, kahraman Emniyet Teşkilâtımızın ve asil milletimizin yüreğini parçalayıp ciğerlerini dağlamıştı!
Ve kanı bozuk o kâtil, saldırısının ve polisleri şehit etmesinin yalanını İsrail’in Gazze de işlediği cinayetlere, soykırımlara dayandırarak uydurmuş! Yani hunharca, kalleşçe ve kaypakça gerçekleştirdiği saldırısının nedenini, yetkilileri protesto etmek ve Müslümanları uyandırmak olarak açıklamış. Dolayısıyla da insanların tertemiz kanlarını kendi kirli kanıyla yumak istediği yalanını uydurmuş ya da buna inanmış veya inandırılmış!
Emniyet müdürü ve aynı zaman da polis başmüfettişi de olan kişi ile birlikte bir polisi şehid eden, biri ağır 2 polisi de yaralayan 16 yaşındaki güya çocuk, polis merkezine babasının pompalı tüfeği ile saldırmış ki, aynı ‘sözde’ çocuk orada bulunan sivillere de kurşun yağdırmış. Yani, O’nun asıl hedefi polis olsa da sivillere de ateş açacak kadar gözü dönmüş, beyni yıkanmış olan bir kâtil!
Kâht-ı ricalde Jandarma Karakol komutanlığı yapmış bir asker ve biri ikiz 3 erkek evladından birini olsun subay, astsubay ya da polis yapmak isteyen; ancak İHL Mezunu veya İmam Hatip Okulu çıkışlı oldukları için yapamayan bir baba olmakla birlikte polis ve jandarma dostu bir gazeteci olarak genelde tüm sınıfları, özelde de jandarmaları ve hangi sınıftan olursa olsun polisleri seviyor ve onların burunlarının dahi kanamasına tahammül edemiyorum… Ki, meslek hayatım da ve bir seferinde yaptığım doğru bir haber, bir seferinde de haklı bir eleştirim nedeniyle bana iyi davranmayan dönemin bir İl Emniyet Müdür Vekili ile bir Asayiş Şube Müdürü ve Terörle Mücadele Şube Müdürü bana karşı husumet duydukları, nahoş davrandıkları halde onların yüzünden diğer polis müdürlerine, amirlerine ve memurlarına zerre kadar kırılmamış ve hiçbirinin aleyhinde haber de yorum da yapmamışımdır. Çünkü, ben hemen her kurum ve kuruluş içinde yanlış yapan birilerinin çıkabileceğine inanmışım, görmüşüm ve duymuşumdur…
Yarım asırlık bir gazeteci olarak, arada bir polislerin maddi manevi sıkıntılarını, problemlerini dile getiren yazılar yazar ve başarılı çalışmalarından övgüyle bahsederim… Amma velâkin sesimi kimseye duyuramadığım için bu konulara biraz ara veririm… Ancak 16 yaşındaki bir kâtilin babasının otomatik bir silaha niçin sahip olma ihtiyacı duyduğunu ve oğlunun bu silahı rahatlıkla alarak bir karakola nasıl baskın düzenlediğini sorgulamak isterim… Ve bu baskının nedeninin başta sosyal medya ve vurdulu kırdılı, öldürmeli yaralamalı dizilerin olduğuna inanırım… Dolayısıyla da günümüzün televizyonlarında yayınlanan dizilerin bile birçoğu vurdulu kırdılı, dövüşlü kavgalı, hattâ öldürmeli yaralamalı sahnelerle dolu olmasına ve bunlara izin everenlere öfkelenirim. Çünkü, benim bu yıl ilk okul 3. sınıfa giden torunumun bile 3-5 yıldır silâhlı saldırı içerikli sosyal medya oyunları oynadığını görürüm ve bunları izlerken abisiyle bile dövüşmeye kalktığına şahit olur, dolayısıyla da hem üzülür hem de endişelenirim!
Biz de suç işleyen çocuklar ‘yaşlarından dolayı’ daha az ceza alıyorlar ve bazı kişiler de bu yasadan yararlanarak çocukları ya suça teşvik ediyorlar ya da suç işlettiriyorlar… O nedenle suça sürüklenmiş ya da sürüklenmeye meyilli olan çocuklar konusu derhal masaya yatırılmalı; dolayısıyla da hem çocuklar suç işlemekten hem de ailelerinin ve başkalarının canları malları yanmaktan kurtarılmalı!
Günümüz de boşananların sayıları evlenenlerden fazla imiş ve bildiğim kadarıyla boşanmış ya da eşlerinden ayrı yaşayan ailelerin çocukları hem suç işlemeye daha meyilli oluyorlar hem de suç işleme imkânları daha fazla oluyor ki, bunların çok sayıda örneği var maalesef!
Yukarıda da ifade etmeye çalıştığım gibi, yarım asra varan gazetecilik hayatımda polislerle birlikte yan yana bulunduğum zamanlar oldu. O nedenle ben polislerin hangi zor şartlar altında çalıştıklarını ne gibi zorluk, hatta hayati tehlikelerle karşılaştıklarını bilirim… Onun için, bir süredir komşusu bulunduğum Şehit Kemal Sunar Polis Merkezi’ne her gün bir gazete bırakırım ve bu vesileyle onları görmüş ve kendileriyle selamlaşmış olur, onları mutlu gördüğüm de ben de mutlu olur, mutsuz gördüğümde ise mutsuz olur ve işlerine karışmamak için, herhangi bir şey sormadan ve yorum yapmadan yanlarından ayrılırım!
Uzun lâfın kısası, meselenin hülâsâsı; İzmir de şehid edilen bir polis müdürü ve bir polis memuru ile yaralanan polislerin acılarını yüreğim de hissediyor ve ‘polislere uzanan eller kırılsın’ diyor, bu vesileyle herkese ‘kazasız belâsız ve saldırısız’ günler dileklerimle birlikte saygılar sunuyorum.
POLİS, HALKIN GÜVENCESİDİR…
POLİS, HALKININ YANINDA VE HER
ZAMAN HALKLA İÇ İÇEDİR!
Polis haftası sloganı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BU YIL ‘BURUK’ BİR KURBAN BAYRAMI KUTLAYACAĞIZ' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Allah affeder, ihmal affetmez!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Türkiye’de gençler ‘bugün’ hem Atatürk’ü anacak hem spor hem de bayram yapacaklar' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Hava şehitlerini anma günü; âileyi, güçsüzleri, yaşlılar ile birlikte yardıma muhtaç olan çocukları koruma günlerini kutlarken, unuttuklarımız(!)' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BİR VEKİL BİR KUYUYA TAŞ ATTI 40 ASIL ÇIKARAMIYOR! adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dr. Reyda Şıklaroğlu’nun Cumhuriyet Meydanı’ndaki tek kişilik “Kudüs, Gazze ve Türkistan’a özgürlük” nöbeti sürüyor' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Beyaz melek< olarak adlandırılan ’Tüm hemşîrelerin haftaları kutlu’ Kendileri ve hastaları mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Tüm engellilerin haftaları kutlu kendileri ve âileleri mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kendi annelerimizin günlerini kutlarken annesiz çocukları da çocuksuz anneleri de unutmayalım' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vakıflar Antalya Bölge Müdürlüğü Burdur Saden Hatipoğlu Câmii Şerifini kaderiyle baş başa bırakmış durumda' adlı köşe yazısı... Devamı
Polisten gazeteciye skandal şantaj: 'Ya grup yaparız ya da videonu yayarım'
Burdur - Fethiye kara yolundaki uygulama noktasında polisin "dur" ihtarına uymayarak kaçan alkollü sürücü, kısa süreli bir kovalamacanın ardından Şair Nedim Caddesi'nde yakalandı.
İzmir Bornova'da kontrolden çıkan tırın 10 araca çarptığı kazada polis memuru Serkan Hızlı şehit oldu. Olayda iki kişi öldü, beş kişi yaralandı.
Eskişehir’de 29 yıl hapis cezası bulunan firari şahıs polis operasyonuyla yakalandı.
Polis Meslek Kanunu’nda yapılacak değişiklikle mesai ve maaş sistemi yeniden düzenleniyor.
Bucak’ta Türk Polis Teşkilatı'nın 181. yılı dolayısıyla polis ekipleri ziyaret edildi. NNC Medya, emniyet güçlerinin gününü kutladı.
Yorumlar (0)