
Her Müslümanın bildiği, bilmesi gerektiği gibi, bugün (18 Şubat Çarşamba) 11 ayın sultanı olan ve içinde kendisinin bulunmadığı bin aydan daha hayırlı olan bir geceyi; yani bünyesinde veya döneminde Kadir Gecesi’ni barından ve mübârek üstü mübârek bir ay olan ramazan-ı şerifi karşılayacak ve yılın ilk teravih namazını kılacağız; 19 Şubat Perşembe sabahı da sahura kalkıp bu yılın ilk farz orucu olan ramazan orucunu tutmaya niyetlenecek; 16 Mart günü Kadir Gecesini, 20-21 ve 22 Mart tarihleri arasında da Ramazan Bayramımızı idrâk edeceğiz-kutlayacağız inşaAllah… O nedenle, ben Cenab-ı Hakk’tan, daha yazımın başında bu ayın İslâm Âlemi için hayırlı uğurlu ve inananların kurtuluşuna, insanlık aleminin de hidâyetine vesile olmasını niyaz ediyor, şimdi de bu mübârek ay hakkındaki nâçiz görüş ve düşüncelerime geçmek istiyorum:
Peygamber Efendimiz (sav)’in buyurduğu gibi, “Evveli rahmet, ortası mağfiret ve sonu cehennem azabından kurtulma…’’ ayı olan bu ayı iyi değerlendirmek ve ömrümüz boyunca işlediğimiz günahlarımızın bir ay gibi kısa bir sürede ki, bu yıl bu mübârek ay 29 güne tekâbül, bayram Cuma gününe tevafuk ediyor… Yani biz bu yıl, 29 gün sonra biri ramazan, diğeri de Cuma olmak üzere iki büyük bayramı birde kutlayacak ve mutluluğunu yaşayacağız inşaAllah… O nedenle, bu ay ve günler, Yüce Yaratıcının rahmetine ve affına nâil olmak ve yakıtı sadece taş ve insan olan cehennemin azabından kurtulmak bizim en büyük avantajımız, cenneti âlâyı kazanmak tek dileğimiz, hedefimiz, amacımız ve maksadımız olmalı! Çünkü, geçtiğimiz yılın ramazan ayında aramızda olup da bu yıl olmayan-olamayan birçok yakınımız, sevdiğimiz saydığımız kişi gibi, bizim de gelecek yılların ramazan-ı şeriflerine ulaşma garantimiz yok! Olsa bile, yılda bir ay kapımızı çalan, cehennemin 7 kapısını sıkı sıkı kapanmasına ve cennetin 8 kapısını da sonuna kadar açılmasına vesîle olan mübarek ayı hakkıyla değerlendirme imkânı bulamayabiliriz! Yani, dün geçmiştir, geri gelmesi mümkün değildir. Yarının gelip gelmeyeceği, gelse bile nasıl geleceği belli değildir. O halde inananlar bugünü, içinde bulundukları günü, hattâ ânı iyi değerlendirmeliler ki, hem zararın neresinden dönerlerse dönüp kar etsinler hem de affı mağfireti ve acıması bol olan Cenab-ı Hakk’ın ‘ramazan ayına mahsus olan’ af ve mağfiretinden bol bol yararlanıp cehennem azabından ve dahî kabir azabından kurtulsunlar!
Diyanet İşleri Başkanlığı, 2026 yılının ramazan ayı temasını ‘’Ramazan, Cami ve Hayat’’ olarak belirlemiş! Yani ‘Ramazan Ayının eşsiz değerini bilelim, câmilere gidelim, mescidleri doldurup taşıralım, dolayısıyla da hayat bulalım!’ demiş… Ben mücrim de, genelde tüm vakit namazlarımızı câmide ve cemaatle kılalım ki, hayat bulalım!’ diyorum.
Bazı bîoruçlar, yani oruç tutmayan ya da tutamayan veya oruç karşıtı kişiler, ‘Allah’ın (c.c) bildiğini kuldan mı saklayacağız?’ gibi lâflar ederek, demograflar demagoji yaparak, dolayısıyla da günahlarını açık ederek ve bilhassa şahitlendirerek özürlerini hem kabahatlerinden büyük hâle getiriyorlar hem de şahitlerinin bir günâha tanıklık etmesine neden oluyorlar… Onun için, ben bîoruç ve bînamazlara, ‘günahlarınıza başkalarına da şahitlik yaptırıp masum insanlara ve bilhassa sabi çocuklara belgelendirmeyin! Oysa, aynı görüşte olan veya aynı düşünceye sahip olan insanlar Allah’ın, hattâ kullarının bildiği birçok günâhını veya kabahatini ya da kusurunu gizliyor-gizleme ihtiyacı duyuyorlar! Ki, perde arkasından işlenen bazı günahlara bir perde de Allah’ın çekmesi umulur, beklenir ve dilenir!
Velhâsıl-ı kelâm, hülâsâ-i netice; ‘hoş geldin 11 ayın sultanı ve Müslümanların en mübârek, en kutlu ve en mutlu ayı şehr-i ramazan, sen de biz mücrimleri hoş bulur, hoş görür ve biz mücrimler için iki cihan saadeti ve ebedî bir kurtuluş vesîlesi olursun inaAllah!’ diyor, konu hakkında yazımın bir bölümünü âyet ve hadislere ayırmak istiyor, herkese saygılar sunuyorum.
EY ÎMAN EDENLER! ALLAH’A KARŞI GELMEKTEN
SAKINMANIZ İÇİN ORUÇ, SİZDEN ÖNCEKİLERE
FARZ KILINDIĞI GİBİ, SİZE DE FARZ KILINDI!
Bakara Sûresi, Âyet 183
ORUÇ, SAYILI GÜNLERDEDİR. SİZDEN KİM HASTA
YA DA YOLCULUKTA OLURSA, TUTAMADIĞI GÜNLER
SAYISINCA BAŞKA GÜNLERDE TUTAR. ORUCA GÜCÜ
YETMEYENLER İSE BİR YOKSUL DOYUMU FİDYE VERİR
BUNUNLA BİRLİKTE, GÖNÜLDEN KİM BİR İYİLİK
YAPARSA, (MESELÂ FİDYEYİ FAZLA VERİRSE) O KENDİSİ
İÇİN DAHA HAYIRLIDIR. EĞER BİLİRSENİZ, ORUÇ
TUTMANIZ SİZİN İÇİN DAHA HAYIRLIDIR!
Bakara Sûresi, Âyet 184
ORUÇ TUTUNUZ Kİ, (MADDEN DE MÂNEN DE)
SIHHAT BULASINIZ… ALLAH’TAN (c.c) KORKUNUZ
BEŞ VAKİT NAMAZ KILINIZ. RAMAZAN ORUCUNU
TUTUNUZ. MALLARINIZIN ZEKÂTINI VERİNİZ VE
SİZDEN OLAN YÖNETİCİLERİNİZE İTAAT EDİNİZ!
BU TAKDİRDE DOĞRUCA CENNETE GİRERSİNİZ!
CENNETTE ‘REYHAN’ DENİLEN BİR KAPI VARDIR Kİ
KIYÂMET GÜNÜ ORADAN ANCAK ‘ORUÇLULAR’
GİRECEK, ONLARDAN BAŞKA KİMSE GİREMEYECEKTİR
ORUÇLULAR NEREDE? DİYE ÇAĞRILIR. ONLAR DA
KALKIP GİRERLER VE O KAPIDAN ONLARDAN
BAŞKASI ASLA GİREMEZ. ORUÇLULAR GİRİNCE DE
O KAPI KAPANIR VE BİR DAHA ORADAN KİMSE
GİREMEZ! Hadis-i Şerif
2026
Taceddin Akbaş'ın “AFAD bir yandan, afetler diğer yandan uyarıyor!! Ancak kimse bu uyarıları dikkate almıyor!!!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Dünya standartlar günü kutlu olsun tüm standartlar 'İslami olsun!'" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke, E. Çölaşan’ın dediği gibi “heriflerin” değil, “şeriflerin” şehridir. Kâbe de müminlerin kıblesidir!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke'yi koruma şerefi '110 yıl sonra ve yeniden' bizim olacak" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Burdur Müftülüğü 'haftalarında' din görevlilerini unutmadı " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler ırkçı bile değil tam bir soykırımcılar!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Kemal Bey ihtiyatlı davranıyor Özgür Bey ise hem panik yapıyor hem de kırıcı cümleler kuruyor " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Sende mi "Brütüs..." oldun kardeş ülke Azerbeycan'ın yasakçı başbakanı Asedov!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Camiler Haftası'nı unutmayalım içlerini ise hiç boş bırakmayalım" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “''Şiddete Hayır Günü'nde bile şiddetin daniskası yapılıyor!" adlı köşe yazısı. Devamı
Karamanlı Kaymakamlığı öncülüğünde düzenlenen dev organizasyon, ilçede unutulmaya yüz tutan geleneksel Ramazan ruhunu yeniden ayağa kaldırdı. Belediyeden hayırseverlere kadar tüm kentin kenetlendiği şenlikte, çocuklar ve aileler unutulmaz bir akşam geçirdi.
Ramazan ayında vatandaşların hem sağlığını hem de haklarını korumayı hedefleyen Burdur Devlet Hastanesi, kapsamlı bir bilgilendirme standı açtı. Uzman ekipler, iftar ve sahur sofraları için kritik uyarılarda bulunurken sağlık hizmetlerine erişimin şifrelerini paylaştı.
Burdur'un Gölhisar ilçesine bağlı Uylupınar köyünde Ramazan ayı, yıllardır süren anlamlı bir gelenekle yaşanıyor.
Burdur’un Bucak ilçesinde Alaattin Mahallesi Muhtarı İsmail Tuncer, Ramazan ayı boyunca her pazar günü farklı bir noktada sıcak lokma dağıtarak mahalle sakinlerini buluşturuyor.
Afyonkarahisar’da Ramazan ayı ile birlikte balık tezgahlarında hareketlilik yaşanırken, vatandaşlar özellikle kırmızı ve beyaz ete göre fiyatı uygun olan balığa yoğun ilgi gösteriyor.
Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesine bağlı Hacıbalı köyünde Ramazan ayı dolayısıyla evlerde ocak yanmıyor, hayırseverlerin desteğiyle hazırlanan iftar yemekleri devamı haberimizde
Yorumlar (0)