
Atalarımız yanlış yapan kişiler için ‘’Rüzgâr eken fırtına biçer!’’ derler… Ben de yanlış yapan kişiler en çok kendilerine, ailelerine ve yakınlarına zarar verebilirler. Ancak, yanlış yapan kurum ve kuruluşların temsilcileri ile bilhassa devlet yöneticilerinin küçük bir yanlışları dahî kendi ülkeleri ve ülkesinin insanları için büyük, hattâ yıkıcı zararlar verir-verebilir! Ve ABD-Amerika Bitişik Devletleri’nin, emperyalist ve bilmem ne ist yöneticileri vasıtasıyla 200 küsur yıldır genelde İslâm Âlemine, özelde de İnsanlık alemine zulmediyorlar ve böyle giderse zulmetmeye devam edeceğe de benziyor… Ancak, daha bundan 2,5 asır-250 yıl kadar önce at hırsızları, kovboylar, seyisler, gangsterler, korsanlar ve benzer yolsuzlar tarafından kurulan ABD’nin saltanatı son günlerde sarsılıyor-sallanıyor…
Mevlâ sallantı ve sarsıntılarını artırsın. Dolayısıyla da bu dünyayı Siyonist destekli, İslâm Âlemi köstekli Emperyalist Amerikalıların, Batılıların tasallutundan kurtarsın inşaAllah. Ve Cenab-ı Hakk bunu biz mücrimlerin hürmetine olmasa bile, sabi çocukların, beli bükülmüş, saçı sakalı ağarmış ihtiyarların, pîri fânilerin, mecnunların, hayvan ve haşerelerin yüzü suyu hürmetine yapacaktır inşaAllah! Çünkü Cenab-ı Hakk hiçbir şeyi ihmal etmez, imhal eder, yani mühlet verir! En sonunda da intikamını alır!
Yukarıda da ifade etmeye çalıştığım gibi, ABD 200 küsur yıldır birçok ülkenin içine yerleştirdiği ajanları ve mutemet adamları vasıtasıyla ve iç işleriyle birlikte işleyişlerine karıştığı gibi, ülke insanlarını birbiriyle çarpıştırıyor. Yani, kardeşi kardeşe kıydırıyor! Çünkü, yayılmacı politikası için gerekirse milyonları birbirine kırdıran Amerika nasıl birleşmiş, Amerika Birleşik Devletleri adını almışsa, eninde sonunda ettiğini bulacak, darmadağın olacak, yani zâlim ABD birleştiği gibi dağılacak-darmadağın olacak inşaAllah… Çünkü, mazlum ile Allah (c.c) arasında perde olmadığı için, onların içten bir feryatları ve samimi bir duaları muhataplarını, hattâ dünyayı yakar yıkar! Nedenine, nasılına gelince, onu da aşağıda izah etmeye çalışayım:
Hatırlanacağı üzere, Kongre baskınıyla sallanmaya başlayan ABD üniversitelerde yapılmaya başlanan Gazze protestoları, Teksas’ın Washington’u kale almaması-takmaması, zengin eyaletlerin ayrılma talepleri, gelir dağılımında oluşan uçurum; New Orleans, New York, Las Vegas ve daha bir çok şehirde silahların patlaması, iç çatışmaların başlaması ve bu çatışmalarda çok sayıda ölü ve yaralı olması (ki, bu olayların artarak devam edeceği iddia olunuyor) Ve bunların birçoğu Donald Trump’ın iktidara gelmesiyle başladığı ifade ediliyor!
Kısacası ABD’nin 2,5 asırlık saltanatı çatırdıyor! Ki, ABD’nin eski-yeni Başkanı Bay Trump seçimler esnasında “Ülkemizin görünüşü büyük olsa da içi çürümüş. ABD’yi takip eden herkes bunun farkında ve aynı görüşte. Uzun süredir problemlerimiz vardı ama dünya hakimiyeti zayıflayınca sıkıntımız katlandı. Kâğıdı boyayıp 100 Dolara satıyordu. Dünya bu düzene baş kaldırdı. ŞİÖ, BRCİS ve diğer örgütlenmeler. ABD’ ki çatlakları büyüttü…” şeklinde itiraf etmişti!
Herkesin bildiği gibi, ABD’nin Kaliforniya kentinde başlayan yangın büyük bir bölgeye sıçradı ve bölgedeki ormanları, ağaçları, villaları, malikaneleri, çiftlikleri ve saireleri yakıp küle çevirdi. Ve bence bu yangın ABD’nin yıllardır evlerini yerlerini yakıp yıktığı, katlettiği, soykırım uyguladığı mazlumların, masum insanların ve sabi çocukların sadece küçük bir intikamcığı!
Amerikalı bir televizyon muhabiri yangın mahallerini görüntülerken ‘’Burası tıpkı bir üçüncü dünya ülkesi gibi oldu’’ demiş! Bence gibisi fazla… Çünkü, genelde Batılılar, özelde de ABD’liler, kendilerini ve ülkelerini dev(e) aynasında görür, diğer ülkeleri ve bilhassa Afrika, Asya ve İslâm ülkelerini ‘üçüncü dünya ülkesi’ diyerek horlar ve aşağılarlar… Ancak, bazı olaylar, ABD’nin hiçte sanıldığı kadar büyük bir ülke ya da devlet olmadığını, çünkü, küçük bir kıvılcımın bile kâğıttan kaptan olan ülkeyi çaresiz bıraktığını, dostlarını bilmiyorum ama düşmanlarına karşı mahcup ettiğini-küçük düşürdüğünü ispatlamış olmalı ki, Amerikalı bir muhabir yayın yaptığı esnâda bunu dillendirerek iri ülke ABD’nin ne kadar da küçük ve aciz bir ülke olduğunu söylemiş!
Demem o ki, ben bu yazımı noktalayana kadar Siyonist destekli Emperyalist ABD’deki yangın hâlâ devam ediyor, kontrol altına alınabilmiş değildi! Ve biz inananlar, hayvanlar dâhil hiçbir canlının değil yanmasını yakılmasını, öldürülmesini, canının yanmasını dahî istemeyiz-sevinmeyiz, tam tarsine üzülürüz… ABD’ki mâlûm yangında canlarını kaybeden ve yaralanan insanlara da üzüldük… Ancak, diğer mekân ve zamanlar varsa da Yıllardır Filistin’i, 1,5 yıldır Gazze’yi, aylardır da Lübnan’ı yakıp yıkan Siyonist, korsan ve terörist İsrail Devletini meccanen destekleyen Amerika Bitişik(!) Devletleri, bizim inanç ve imanımıza göre yaşattığını yaşamaya başlamış olmalı ki, yöneticiler bile çaresizliklerini ifade ediyorlar! Çünkü, ABD dünyada rüzgâr, değil, fırtına ekmiştir ve ettiğini de çekecektir!
Her neyse konu hakkındaki tezimi Nisa Suresi’nin 136. Âyet-i Kerîmesiyle desteklemek-güçlendirmek ve bu günkü yazımı noktalamak istiyorum… O Âyet-i Kerîmenin meali de şöyle:
EY İMAN EDENLER. ŞUNA İNANINIZ, ALLAH’IN (c.c) HÜKMÜ YERİNE GETİRİLİNCE ŞEYTAN: ‘’ŞÜPHESİZ ALLAH SİZE GERÇEK BİR VAATTE BULUNMUŞTU; BEN DE SİZE BİR SÖZ VERDİM AMA YALANCI ÇIKTIM. ASLINDA BENİM SİZİ ZORLAYACAK GÜCÜM YOKTU; BENİM YAPTIĞIM SADECE SİZE ÇAĞRIDA BULUNMAKTAN İBÂRETTİ, SİZ DE BENİM ÇAĞRIMA UYDUNUZ. O HALDE BENİ KINAMAYIN, KENDİNİZİ KINAYIN. NE BEN SİZİ KURTARABİLİRİM NE DE SİZ BENİ KURTARABİLİRSİNİZ. BEN DAHA ÖNCE, BENİ ALLAH’A ORTAK KOŞMANIZI KABUL ETMEMİŞTİM…” DER!
DOĞRUSU ZÂLİMLER İÇİN ELEM VERİCİ BİR AZAP VARDIR! BU MÜSLÜMAN GÖRÜNÜMLÜ EZİK SÜNEPE TAİFESİ VARYA… BİLMEZLER, DAHA VAHİMİNİ BİLMEDİKLERİNİ DE BİLMEZLER. VE ÖYLE BİR HAL ALDI Kİ, ALINLARINI SECDEYE KOYARLAR, LÂKİN; PUTA TAPINIR VE ONU SAVUNURLAR!
2026
Taceddin Akbaş'ın “AFAD bir yandan, afetler diğer yandan uyarıyor!! Ancak kimse bu uyarıları dikkate almıyor!!!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Dünya standartlar günü kutlu olsun tüm standartlar 'İslami olsun!'" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke, E. Çölaşan’ın dediği gibi “heriflerin” değil, “şeriflerin” şehridir. Kâbe de müminlerin kıblesidir!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke'yi koruma şerefi '110 yıl sonra ve yeniden' bizim olacak" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Burdur Müftülüğü 'haftalarında' din görevlilerini unutmadı " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler ırkçı bile değil tam bir soykırımcılar!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Kemal Bey ihtiyatlı davranıyor Özgür Bey ise hem panik yapıyor hem de kırıcı cümleler kuruyor " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Sende mi "Brütüs..." oldun kardeş ülke Azerbeycan'ın yasakçı başbakanı Asedov!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Camiler Haftası'nı unutmayalım içlerini ise hiç boş bırakmayalım" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “''Şiddete Hayır Günü'nde bile şiddetin daniskası yapılıyor!" adlı köşe yazısı. Devamı
Ankara, Keçiören Belediyesi tarafından ilçenin farklı noktalarında düzenlenen Açık Hava Sinema Günleri, Türk sinemasının unutulmaz yapımlarını vatandaşlarla buluşturmaya devam ediyor. Etkinlik kapsamında bu kez Yeşilçam’ın sevilen filmlerinden “Neşeli Günler”, Adnan Menderes Parkı’nda Keçiörenliler için beyaz perdeye yansıtıldı.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün son değerlendirmelerine göre Türkiye’nin büyük bölümünde parçalı ve yer yer çok bulutlu hava etkili olacak. İç Ege, Batı Akdeniz’in iç kesimleri, Doğu Akdeniz, Orta ve Doğu Karadeniz ile Doğu Anadolu’nun kuzeydoğusunda sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış bekleniyor.
sincan belediyesi’nin yaz konserleri kapsamında sahne alan hüseyin kağıt, kent meydanı’nı dolduran vatandaşlara coşku dolu bir akşam yaşattı.
Meteoroloji, Denizli için kuvvetli ve yer yer fırtına şeklinde uyarıda bulunarak olumsuzluklara karşı dikkatli olunması gerektiğini bildirdi.
Meteoroloji, Burdur genelinde yarın sabah saatlerinden itibaren etkili olması beklenen şiddetli fırtına nedeniyle vatandaşları uyardı. Güney yönlerden esecek rüzgarın hızının yer yer 80 kilometreye kadar ulaşacağı tahmin ediliyor.
Sarı kod ile uyarılan Antalya'da dün gece saatlerinde sağanak ve şiddetli rüzgar etkili olurken, gündüz saatlerinde ise oluşan dev dalgalar dünyaca ünlü sahili beyaza bürüdü.
Yorumlar (0)