
Sözcü Gazetesi’nin lâfcı yazarlarından biri olan Saygı Öztürk, Gazetesi’nin 9 Ekim tarihli köşesinde ve (‘’Reform” deyip okulları tarikatlara teslim ettiler) başlıklı yazısında, hiç hazzetmediği tarikatlara saygısızlık ve haksızlık yaparken; eğitimin içinde pişmiş, yâni ömrünü Ülkemizin ‘gayrimillî’ eğitimini millîleştirmeye adamış olan Yusuf Tekin’e karşı da ayıp etmiş!
Öztürk, bahsime konu yazısında ‘’Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bazıları Bakanlık Müsteşarlığı döneminde yapılan ve o dönem de ‘’reform’’ diye anlatılan bazı değişiklikleri, şimdi değiştirmek için çaba gösteriyor. Eğitim sürecini kısaltacaklar. Oysa liselerde 4 yıllık eğitimi de AKP iktidarı başlatmıştı. Kendisini de o dönemin içindeydi. Bu süreçte okullarda birçok ders kaldırıldı, yerlerine ‘’dini ağırlıklı’’ seçmeli dersler getirildi. Bugün imam hatiplerde zorunlu olan dersler, genel diğer liselerde ise ‘’seçmeli’’ olarak okutuluyor.
Her gelen bakan tarikat ve cemaatleri okullara yerleştirmek için onlarla protokoller imzaladı. Okullarda imamlar ders vermeye başladı. 4 yaşındaki çocukların denetimlerinden uzak eğitime alınmasını seyirci kalındı…’’ demiş. Ve Saygı(sız) Öztürk, “AKP’li dönemin eğitimle ilgili bir bölümüne bakalım” diyerek sürdürdüğü yazısında dönemin Millî Eğitim Bakanları olan Erkan Mumcu’nun, Hüseyin Çelik’in, Nîmet Çubukçu’nun, Ömer Dinçer’in, Nâbi Avcı’nın, İsmet Yılmaz’ın, Ziya Selçuk ve Mahmut Özer’in icraatlarını tek tek karıştırmış, pardon araştırmış ve Bakanların TÜGVA’lı ve imam hatip (İHL)’li öğretmenlere ya da tarîkat mensuplarına hizmet ettiğini iddia etmiş… Diğerleri neyse ne amma, Millî Eğitim Bakanlığına atandığı sırada sağcısı solcusu, dinlisi dinsizi tarafından övülen (ki, bunların arasında eski öğretmen veya eğitimci, şimdinin ise Gazetecisi olan Saygı Öztürk de var) ve ‘’Hah, Millî Eğitim şimdi Bakanını buldu…’’ diyerek yazıp çizdiği Ziya Selçuk’u bile eleştirmiş!
Yıllarca Müslümanların veya dindar ailelerin kendilerini câmilere hapseden, çocuklarını tahsil yapma imkânlarını imam hatiplerle ve ilâhiyat fakülteleriyle sınırlayan, Kur’an kurslarına karalar çalan-iftiralar atan; sünnet sakallı erkekleri ve tesettürlü kadınları kızları (kamusal alan) uydurmasıyla kamu kurum ve kuruluşlarında çalıştırmayı bırak okullarda okutmayan, hattâ resmî kurum ve kuruluşların içine dahî almayan-almamaya çalışan; Müslümanları ‘gerici, mürteci, irticacı, çağdışı, yobaz… gibi’ yakıştırma ve yapıştırmalarla aşağılayıp karalayan zihniyetin sahipleri şimdi de imam hatip lisesi (İHL) ve ilâhiyat fakültesi mezunlarının memur ya da öğretmen, tabii ki de subay, astsubay, polis, hakim savcı; kısaca kamu görevlisi yapılmalarına karşı çıkıyorlar! Bazı gazeteciler veya köşe yazarları da o köhne-eski günlerin özlemini çekiyorlar, dolayısıyla da zinde güçlerin dikkâtlerini çekiyor, müesses nizamın bekçilerinin kulaklarını çınlatıyorlar!
İnsanının yüzde 98-99’u Müslüman, ancak açılıp saçılmanın ve fuhuş yapmanın, alkol alıp satmanın, devlet eliyle kumar oynatmanın, oynamanın, kısaca haram para, mal mülk para ile mal mülk edinmenin, haram yiyip içmenin serbest olduğu bir devir ve ülkede azınlık muamelesi gören Müslümanlar da bırakın biraz inançlarını yaşayıp; Allah’ın (c.c) emir ve yasaklarına ve Peygamberleri (sav)’nin de sünnetlerine uymaya çalışsınlar… Çünkü, Müslüman ya da biraz dindar olan biraz da dînî öğretim görmüş, millî eğitim dersi almış olan kişilerin, yıllarca bırakın o kurum ve kuruluşlarda çalışmayı-görev yapmayı veya buralarda hizmet vermeyi, hizmet almaları dahî engellendi! Fakat, bahsime konu insanlar, akıl almaz engellemeler için dâhi bırakın terör yapmayı, en küçük bir taşkınlık bile yapmadılar, isyan ve benzer bir tutum içine hiç girmediler…
Eski alışkanlıklarını yenilemek isteyen çevrelerden biri olan Saygı Öztürk de mâlûm yazısında eski bir öğretmen olarak Millî Eğitim Bakanlarının yıllara sâri icraatlarını ele almış ve imam hatip lisesi çıkışlı ve tarikatçı olarak yaftaladığı öğretmenleri ve bu öğretmenleri atayan tüm Millî Eğitim Bakanlarını yerden yere vurmuş… Ben de kendisine veya kendisi gibi düşünenlere ‘geçti Bor’un pazarı, sürün eşşeğinizi Nigde’ye…’ diyor, konu hakkındaki yazımı Ziya Gökalp’in bir şiirinin bir bölümünü ve Alparslan Türkeş’in bir sözünü satırlarıma alarak noktalamak istiyor, herkese ‘millî’ saygılar, ‘dînî’ sevgiler sunuyorum.
ÜLKÜ UĞRUNDA GÖNÜLLER DELİDİR
KİŞİLER ÜLKÜ UĞRUNA ÖLMELİDİR…
GÜLMEYİ UNUTTUM GÜLEMİYORUM
TÜRK’ÜM EZİLMEM EZEMİYORUM
ESİRE İŞKENCE EDEMİYORUM
ÜLKEME ÜLKÜME BAĞLIYIM BEN
VERDİĞİM SÖZDEN DÖNEMİYORUM…
Ziya Gökalp
AHLÂKÇILIK ANLAYIŞIMIZ, TÜRK AHLÂKI
VE MÜSLÜMANLIK İNANCINDAN
MEYDANA GELMİŞTİR… Alparsan Türkeş
2026
Taceddin Akbaş'ın “Yunanlar, Ülkelerini kadın askerlerle savunacaklarmış” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Turis geldiler tırıs gittiler” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Pandemi balonunu şişirenler de Kovid yalanını köpürtenlerde mutlaka yargılanmalılar!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “TOKİ Konut kuralarında Hac kura yöntemi uygulamalı!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler insan olamazalar (O nedenle görüldükleri yerde itlaf edilmeliler)” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bendeniz 'her yıl olduğu gibi' bu yılki 'Babalar Günü'nün de en mutlu babalarından biriyim !' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Çürümüş, kana ve gözyaşına bulaşmış dünyanın kupasını alsan n’olur almasan n’olur!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Cumhuriyete kadınlar değil kongar gibi cumhuriyetçiler kıyıyor ve zarar veriyorlar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bugün hicrî 1447 yılına ‘elvedâ’ 1448 yılına ‘merhabâ’ diyeceğiz' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vatandaş ‘Mutlak Butlan’dan çok ‘mutfak butlanına’ bakıyor!' adlı köşe yazısı... Devamı
Afyonkarahisar’da bir kişinin ölümü, bir kişinin ise yaralanmasıyla sonuçlanan dolmuş durağındaki kanlı kavganın ardından polis ekipleri adeta nefes kesen bir operasyon düzenledi.. Dehşete düşüren kavganın sebebi ise herkesi şoke etti
Afyonkarahisar’ın Emirdağ ilçesine bağlı Çatallı köyü kavşağında iki aracın çarpışması sonucu feci bir kaza meydana geldi. Can pazarının yaşandığı kazada 2'si çocuk olmak üzere toplam 7 kişi yaralanırken, olay yerine çok sayıda acil servis ekibi sevk edildi.
Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde 5 bin kişinin katılımıyla gerçekleşen Yunt Yaylası Şenliği'nde talihsiz bir kaza yaşandı. Şenlik alanında düşerek ayağı çıkan kadın için bölgede görevli jandarma ekipleri adeta zamanla yarıştı. Genç kadın, jandarma devriye aracıyla hastaneye yetiştirildi.
15 Temmuz hain darbe girişiminin yıldönümü öncesinde FETÖ/PDY terör örgütüne yönelik dev bir operasyon gerçekleştirildi. İl Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde 81 ilde eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda, detaylar haberimizde
Aksaray'da 15 Temmuz 2026 Çarşamba günü elektrik kesintisi var mı? Aksaray'da elektrikler kesilecek mi? Aksaray'da yaşanacak elektrik kesintilerini sizler için derledik. İşte detaylar...
Niğde'de 15 Temmuz 2026 Çarşamba günü elektrik kesintisi var mı? Niğde'de elektrikler kesilecek mi? Niğde'de yaşanacak elektrik kesintilerini sizler için derledik. İşte detaylar...
Yorumlar (0)