
Bazı çevreler şeriatın Ş’sini bile duymak istemiyorlar… Dolayısıyla da şeriattan karış karış, adım adım kaçıp fersah fersah uzaklaşıyorlar, daha doğrusu kaçmak için çabalıyor, uzaklaşmak için çalışıyor, hattâ debeleniyorlar! Nedeni niçini de ‘şeriat gelirse biz rahat rahat içkimizi içemeyeciğimiz-yudumlayamayacağımız, fuhşumuzu yapamayacağımız, kumarımızı oynayamayacağımız ve benzer fiilleri ve günahları işlemeyeceğimiz gibi; namaza niyaza, zekâta, oruca ve benzer ibâdetlere de zorlanırız, falanı yapamayız, filana zorlanırız…’ diye düşünüyor, düşünmekle de kalmayıp bunu paranoya bile yapıyorlar! Oysa bırakın Allah’ın (c.c)-İslâm’ın şeriatını, Allah’ın kendisi bile kişileri günah işleme konusunda ibâdet yayıp yapma konusunda da (hesabını hesap gününde sormak ve aynısıyla ödettirmek; mükâfâtını ise yine ahirette ve fazlasıyla, kat be kat fazla vermek üzere) serbest bırakmış! Amma velâkin, bazı insanlar ve yazarlar bunu ya anlamıyorlar ya da anlamak istemiyorlar. Dolayısıyla da Şeriatı, daha doğrusu İslâm Şeriatını haşa öcü gibi görüp gösteriyorlar! Bunlardan biri de yani dünya kuruldu kurulalı olsa da bilindiği kadarıyla bundan tam 1446 yılı önce gelen İslâm şeriatından korkanlar kervanına Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Barış Terkoğlu da katılmış olmalı ki; Cumhuriyet’in yazarları genelde şeriattan korkuyor ve inanan insanları şeriatı getirmeye, lâikliği götürmeye çalışmakla suçluyorlar!
Bunlardan biri de Barış Terkoğlu ve Terkoğlu, Gazetesinin 15 Mayıs 2025 tarihli köşesindeki (Boğaziçi’ndeki Şeriat Kalkışmas) başlıklı yazında “Gerçek görünen kadar olsaydı, akıl hiçbir perdeyi kaldıramazdı. Ve aslında bu köşede bugün çözüm süreci olacaktı. Gelgelelim Türkiye’nin her kritik döneminde tuhaf bir şekilde ortaya çıkan Nurettin Yıldız yine belirdi. Kime sorsanız Boğaziçi Üniversitesi’nde olacakları önceden söylerdi. Belli ki üniversiteye Yıldız’ı ve destekçisi militanları çağıranlar, onlara laikliği karşı şeriat sloganları attıranlarda bunu istedi.
Öyleyse görünenin ötesini konuşalım.
Aslında halk onu provakatif açıklamalarıyla tanıyor. “6 yaşındaki çocuk evlenebilir”. “7 yaşında bir kız çocuğu ve 25 yaşında ve erkek nikâhlanabilir”. Çalışan kadın fuhşa hazırlık yapan sürece destek oluyor”. “Kız çocukları cehennem kadar risktir”. “Demokrasi kafir işidir.” “Kadınlar kocalarından dayak yedikleri için şükretmeli”. “Bir apartmanın giriş katından 8. Katına kadar çıkacak olan asansör halvet ortamı oluşturur”. ”Yatak da geçirilen her boş dakika, şehvete doğru kaymış bir dakikadır”. “Baharatlı yiyecekler, aşırı et tüketimi cinsel şehvete uyaracak gazlı, kahve gibi, çay gibi, kakaolu içecekler bunlar şehvet uyandırıcı şeylerdir.
Barış “Nurettin Yıldız arkasına militanı alın Boğaziçi’ne gelmesi, kalabalık grubun Boğaziçi’nde eli kolu sallayarak Bogaziçi’nde laikliğe karşı ‘’yaşasın şeriat ‘’ sloganları atarak kalkışma da bulunması, bunu hiç kimsenin müdahale etmemesi, büyüyen olayların sonunda protestocu 97 öğrencinin gözaltına alınması… 19-20 yaşındaki öğrencileri dövmek hapsetmek kolay, haberi göründüğü haliyle okuyup geçmekte. Ancak Lozan’dı, 1924’tü, Anayasaydı derken; zamanlaması manidar” görünen bu provokasyonla, birileri sanki bütün ülkeye bir masaj vermeye çalışıyor gibi…”
Yukarıdaki ara başlığımda da vurgulamaya çalıştığım gibi, şeriat, daha doğrusu İslâm Şeriatı korkulacak, dolayısıyla da engellenecek bir şey değil… Çünkü, Cenab-ı Hakk (c.c) Kur’an-ı Kerîminde ve Saff Sûresin de “Onlar Allah’ın nurunu ağızlarıyla (bugün ise yazıları vesaireleriyle!) söndürmek istiyorlar. Oysa küfre sapanlar hoş görmeseler-istemeseler bile Allah kendi nurunu tamamlayıcıdır ve tamamlayacaktır da…” buyruluyor! Amma velâkin, Kur’an’dan bîhaber, Allah(c.c)’tan korkusu ya da sevgisi, sünnetten bilgisi ve Peygamber (sav) sevdalısı olmayanlar; Nurettin Yıldız’ların falanların filanların doğru ya da yanlış açıklamalarından veya yorumlarından anlamlar çıkarıyorlar! Dolayısıyla da şeriatı, eşittir Müslümanlığı veya İslâmiyeti günahkârları taşlamadan, hırsızların ellerine ya da kollarını kesmeden ve kadınların çarşaf giymesinden ibâret sayıyor veya öyle sanıyorlar! Daha da beteri, şeriatçıların(!), kendileri gibi olan din cahillerini, isyankârları ya da günahkârları asıp kesmesinden korkuyor ve duru beyinleri bulandırıp kılıç Müslümanlarının kafalarını karıştırıyorlar… Ve şu anda dünya da tahrif edilmiş Tevrat Kitabıyla bozulmuş Musevi şeriatıyla yönetilen tek ülke olduğunu ya bilmiyorlar ya bilmek istemiyorlar ya da İslâm’ın gelmesiyle yürürlükten kalkan Mûsevîlik Dinine inanıp sapık Avangelistlere veya arzı mevut hastası ve Filistin’i aylardır yakıp yıkan, taş üstünde taş, omuz üstünde baş bırakmayan, katil, katliamcı, soykırımcı ve Siyonist Netanyahu’nun değirmenine su taşıyorlar!
Velhâsıl-ı kelâm; Allah (c.c) günahkârların cezalarının kesilmesini ihmal etmez, imhal eder! Yani günahlarından pişman olmaları ve tövbe istiğfar da bulunmalarını arzular-murat eder ve hemen cezalarını vermez! Ki, Yaradan, günah işleyen kullarının cezalarını ânında verecek olsaydı, dünya da insan sayısı ‘yok’ denecek kadar azaldığı gibi, Ebucehil, Firavun, Nemrut ve benzer durumda olan kâfirler Ebu Bekir gibi birer Müslüman olurlardı, ancak o zamanda sırrı esrar bozulurdu!
Hülâsâ-i netice; Barış Terkoğlu ve O’nun gibi inanıp O’nun gibi düşünen kişiler, yazarlar ve çizerler, ‘Şeriat ha geldi ha geliyor!’ gibi telâşa, dolayısıyla da küfre düşmekten veya küfürlerini artırmaktan, panik ve paranoya yapmaktan korkacaklarına; İslâm şeriatının, yani İslâm’ın nefsimizden, neslimizden, ülkemizden, İslâm beldelerinden ve Müslümanların kalplerinden-gönüllerinden gitmesinden korksunlar! Çünkü, bu saydıklarım olursa, o zaman kıyâmet kopar ve olan tüm insanlara olur!’ diyor, herkese saygılar sunuyorum.
GERÇEKTEN KATIKSIZ DİN VE İBÂDET ALLAH’INDIR!
O’NUN DIŞINDA MÂBUTLAR EDİNENLERE İSE ‘BİZ
ONLARA, BİZİ ALLAH’A (c.c) YAKLAŞTIRSIN’ DİYE
ONLARA İBÂDET EDİYORUZ… Zümer Sûresi, Âyet 3
ALLAH KATINDA TEK DİN İSLÂMDIR! Âli İmrân, Âyet 19
HALİS OLAN DİN ALLAH’INDIR VE O DİN DE İSLÂMDIR!
KİM İSLÂMDAN BAŞKA BİR DİN ARARSA, ŞUNU BİLSİN
Kİ, ARADIĞI DİN ONDAN ASLA KABUL EDİLMEYECEKTİR.
O AHİRETTE DE KAYBEDENLERDEN OLACAKTIR!
Âli İmran 3/85
2026
Taceddin Akbaş'ın “Yunanlar, Ülkelerini kadın askerlerle savunacaklarmış” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Turis geldiler tırıs gittiler” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Pandemi balonunu şişirenler de Kovid yalanını köpürtenlerde mutlaka yargılanmalılar!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “TOKİ Konut kuralarında Hac kura yöntemi uygulamalı!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler insan olamazalar (O nedenle görüldükleri yerde itlaf edilmeliler)” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bendeniz 'her yıl olduğu gibi' bu yılki 'Babalar Günü'nün de en mutlu babalarından biriyim !' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Çürümüş, kana ve gözyaşına bulaşmış dünyanın kupasını alsan n’olur almasan n’olur!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Cumhuriyete kadınlar değil kongar gibi cumhuriyetçiler kıyıyor ve zarar veriyorlar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bugün hicrî 1447 yılına ‘elvedâ’ 1448 yılına ‘merhabâ’ diyeceğiz' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vatandaş ‘Mutlak Butlan’dan çok ‘mutfak butlanına’ bakıyor!' adlı köşe yazısı... Devamı
Afyonkarahisar’da bir kişinin ölümü, bir kişinin ise yaralanmasıyla sonuçlanan dolmuş durağındaki kanlı kavganın ardından polis ekipleri adeta nefes kesen bir operasyon düzenledi.. Dehşete düşüren kavganın sebebi ise herkesi şoke etti
Afyonkarahisar’ın Emirdağ ilçesine bağlı Çatallı köyü kavşağında iki aracın çarpışması sonucu feci bir kaza meydana geldi. Can pazarının yaşandığı kazada 2'si çocuk olmak üzere toplam 7 kişi yaralanırken, olay yerine çok sayıda acil servis ekibi sevk edildi.
Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde 5 bin kişinin katılımıyla gerçekleşen Yunt Yaylası Şenliği'nde talihsiz bir kaza yaşandı. Şenlik alanında düşerek ayağı çıkan kadın için bölgede görevli jandarma ekipleri adeta zamanla yarıştı. Genç kadın, jandarma devriye aracıyla hastaneye yetiştirildi.
15 Temmuz hain darbe girişiminin yıldönümü öncesinde FETÖ/PDY terör örgütüne yönelik dev bir operasyon gerçekleştirildi. İl Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde 81 ilde eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda, detaylar haberimizde
Aksaray'da 15 Temmuz 2026 Çarşamba günü elektrik kesintisi var mı? Aksaray'da elektrikler kesilecek mi? Aksaray'da yaşanacak elektrik kesintilerini sizler için derledik. İşte detaylar...
Niğde'de 15 Temmuz 2026 Çarşamba günü elektrik kesintisi var mı? Niğde'de elektrikler kesilecek mi? Niğde'de yaşanacak elektrik kesintilerini sizler için derledik. İşte detaylar...
Yorumlar (0)