
Cümle âlemin duyduğuna, gördüğüne ve bildiğine göre 7 Ekim’den beri Filistin’in-Gazze’nin üzerine ve gece demeden, gündüz demeden, cami ve kilise demeden, Pazar yeri, okul ve hastane demeden, meskun mahal demeden ‘kar tanesi veya yağmur damlası yerine’ bomba yağdıran, dolayısıyla da kadın kız, genç yaşlı, çoluk çocuk demeden katleden Siyonist İsrail Gazze’yi kan gölüne çevirdi-çeviriyor! Ancak Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan hâriç, sözde Müslüman ülke yöneticileri ve güyâ İslâm Ülkesi insanları dahil birçok ülke ve kişi bu vahşeti, katliamı, soykırımı film seyreder gibi seyrediyor maalesef… Ve hedef gözetmeden atılan bombalar, füzeler ile kullanılan yasaklı silahlarla birlikte yapılan saldırılar, katliamlar ve soykırımlar esnasında (diğer insanlar varsa da) kundaktaki ve ilk okul çağındaki çocuklar annelerinin ve babalarının öldürülmesiyle hem öksüz, hem yetim, hem de evsiz yersiz, bakımsız, ilaçsız ve gıdasız, dolayısıyla da çaresiz kalıyorlar ve dünyanın gözleri önünde gözleri çanağından çıkarcasına ağlıyor, sızlıyor ve yanıp yakılıyorlar! Amma ve lâkin bu durumu Türkiye Cumhuriyeti Devlet Başkanı dışında herhangi bir devlet yetkilisinden, birkaç insaflı Mûsevî ve İsevîden, yani Siyonist olmayan az sayıdaki Mûsevîden ve Emperyalist olmayan Îsevîden başka duyan, gören ve ses çıkaran olmadığı gibi, sayıları 50’nin üzerinde olan İslâm ülkelerinden ve nüfusları da 2 milyara yaklaşan Müslümanlardan herhangi bir tepki de gelmiyor, ciddi bir yaptırım teklifi veya uygulaması da gelmiyor-gelemiyor maalesef! Yani başta Avrupa Bitişik Devletleri (ABD), Avrupa Birliği (AB) ve NATO olmak üzere Batılı devlet yöneticilerinden, halklarından aktif ve pasif destek gören; İslâm ülkelerinden de, halklarından da ciddi bir tepki görmeyen Siyonist İsrail Filistin’i ve Gazze’yi yakıp yıkıyorlar… Dolayısıyla da anaları babaları evlâtsız, evlatları anasız babasız, bebekleri sütsüz ve mamasız, kısaca soykırım yapıyorlar! Ve bunu da tahrif edilmiş olan, yani aslıyla uzaktan yakından alâkası kalmayan Tevrat’larına uygun, yani tüm katliamları Tanrı rızası için yapıyor, cinayetleri güya Tanrıyı kıyamete zorlamak için işliyorlar… Oysa Cenab-ı Hakk bir kişiyi öldüren kişiyi bütün bir insanlığı öldürmüş gibi sayıyor! Bir kişinin ölümüne engel olan, daha doğrusu engel olmaya çalışan kişiyi de bütün bir insanlığı ölmekten kurtarmış kadar değer veriyor, sevap yazıyor… Dolayısıyla da soykırımcıları, cânileri, kısaca insan ve insanlık düşmanlarını Cehennemi zümeraya atacağını vazediyor…
Demem o ki, 7 Ekim de Hamas’ın Filistin veya Gazze’den İsrail’e fırlattığı birkaç füzenin ve 200 küsur İsrail vatandaşını esir almasının hemen ardından azgın bir boğa veya vahşi bir hayvan gibi Gazze’ye amansız bir saldırı başlatan ve 25-26 gündür Gazze’de taş üstüne taş, baş üstünde de baş bırakmamaya yeminli olan terörist ve Siyonist İsrail devletinin ve Emperyalist destekçisi Amerika Bitişik (terör) Devletleri (ABD)’nin ve müttefiklerinin ilk hedefleri Filistin/Gazze olsa bile, bundan sonraki hedefleri Ülkemiz, nihai hedefleri ise Siyonist olmayan herkestir! O nedenle, hangi dinden veya mezhepten olursa olsun, isterse ateist olsun, Siyonist olmayan ve akılları başında olan herkes İsrail’in katliamlarına, soykırımlarına ve cinayetlerine topyekün karşı çıkmalı, tamamen batıl bir inancın ve sapık bir ideolojinin dünyayı ateşe vermesini önlemek için elinden geleni yapmalı… Ve, ve, ve komşudaki yangının bir gün kendi meskenine veya mekanına sıçramasının da kaçınılmaz olacağını unutmamalı! Ki, bu konuda İslâm Peygamberi Hz. Muhammed (sav) “Kim bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin. Şayet eliyle bunu değiştirmeye gücü yetmiyorsa, diliyle değiştirsin-değiştirmeye çalışsın. Diliyle deştirmeye de gücü yetmiyorsa, kalbiyle düzeltme cihetine gitsin-buğuz etsin ki, bu da îmanın en zayıf derecesidir…” buyuruyor! Kaldı ki, bütün çocuklar İslâm Fıtratı üzerine doğar, büyüyünce, ergenlik çağına gelince annesinin babasının ya da çevresindeki insanların dinlerine uyabilir. Ve bunlardan bazıları da fıtratına uygun bir şekilde Müslüman olarak kalır ve Müslüman olarak büyür ve ölür… Dolayısıyla da geçici ve yalan dünyasını olmasa-olamasa bile, gerçek ve baki dünyasını kurtarmaya bakar ve Allah’ın (c c) izni ile de kendisini kurtarır!
Velhâsıl-ı kelâm; bırakın bir insanı, zararsız bir hayvanı, hattâ bir karıncayı bile öldürmek, hele hele bunu yakarak yapmak günahların en büyüğüdür… Çünkü, Allah’ın verdiği canı Allah’tan başkasının alması yasak olduğu gibi, yakmak ta yine sadece Allah’a mahsus bir haktır… Ve Gazze de şöyle ya da böyle bir şekilde yakılan insanlar, babadan yetim, anadan öksüz bırakılan çocukların günahları katmerli bir günahtır…
Hülâsâ-i netice; bırakın diğerlerini, yer yüzünde şu anda 2 milyara yakın bir Müslüman yaşıyor… Ve bunların çocuklarını, yaşlılarını, kadınlarını kızlarını, hastalarını ve benzer durumda olanlarını çıkaracak olsak, içlerinde ben dahil 1 milyar civarında bir mükellef Müslüman var demektir. Amma velâkin, dünya genelinde sayıları 25 milyon civarında olan ve bunlardan 8-10 milyon kadarı İsrail’de yaşayan ve Yahudi Siyonistlerin sayıları da birkaç milyonu geçmeyen güruh genelde 75 yıldır, özelde de 50 yıldır Filistin’i Filistinlilere dar ettiği yetmezmiş gibi, 25-26 gündür de Gazze’de sivil insan ve çoluk çocuk demeden öldürüyor, katlediyor… Bizler de bu olup bitenleri seyretmekle yetiniyor, ağlamayı bile beceremiyoruz! O nedenle ben ‘Siz ağlamayın Gazzeli çocuklar, kadınlar kızlar, can ve cânanlar biz ağlayalım ki, belki gönüllerimiz veya kalplerimiz biraz olsun yumuşar!’ diyor, herkese ‘üzgün veya üzüntülü’ saygılar sunuyorum.
MAZLUMUN ÂHI YERDE KAMAZ… VE ALMA
MAZLUMUN ÂHINI, ÇIKAR AHESTE AHESTE!
Atasözü
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Berat Gecemiz mübarek ve bu yılki Beratımız Beraatimize vesile olsun inşalllah!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Nammamların cirit attığı yerlere yağmur da yağmaz kar da atmaz!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Zaman 'Kurtlar Sofrası'nda misafir değil, ev sahibi; dünya düzeninde de figüran değil, baş rol oyuncu ve de oyun kurucu-senarist olma zamanı' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dervişin 'Fiktri neyse zikri de o olduğu gibi, Ertuğrul'un fikri de hep alkolde, içkide' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'MAKÜ'nün 'Disiplinli' çalışmaları 3 disiplinde dünya üniversiteleri arasında yer almasını sağlamış!!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Akran zorbalarının kılavuzları kargalar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bayrağı indirenlerin elleri ezanı dindirenlerin dilleri kurusun ve kurudu da!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Güney Kıbrıs 'İsrail'in ileri karakolu' olma yolunda!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kazakistan Cumhurbaşkanı İsrail'e cömert, Gazze'ye cimri' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'İçki masasında Sala verenler manevi ölümlerinin salasını vermiş olabilirler!' adlı köşe yazısı... Devamı
Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in Gazze Şeridi'ne yönelik bugün gerçekleştirdiği saldırıları ve sürdürdüğü ateşkes ihlallerini kınadığını açıkladı.
İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde ilan edilen ateşkese karşın işgal altında tuttuğu bölgelerde deniz, hava ve topçu saldırılarına devam ediyor.
Kadınların el birliğiyle düzenlenen hayır kahvaltısından elde edilen tüm gelir, Gazze’deki ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacak.
Afyonkarahisar Atatürk İlkokulu 4-İ öğrencileri, Gazze’de açlık ve yoksunlukla sınanan insanlara destek olabilmek için anlamlı bir çalışmaya imza attım
Milli sporcu Şahika Ercümen, Antalya'nın Kaş ilçesinde, paletsiz değişken ağırlık kategorisinde 107 metreye 3 dakika 21 saniyede dalarak dünya rekoru kırdı.
Türkiye Futbol Federasyonu yönetim kurulu, bu maçın tribün gelirlerini insanlık dramı yaşayan Gazze halkına bağışlama kararı almıştı.
Yorumlar (0)