
Yıllardır köşe yazarlığını ve arada bir de olsa muhabirliğini yaptığım Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Kürşat Tuncel ile ziyaret etme fırsatı bulamadığım yeni Başsavcımız Hârun Ünlüsoy’u geçtiğimiz cuma günü; onların da yine yazarlığını ve muhabirliğini yaptığım NNC Haber Ajansı’nın imtiyaz sâhibi İbrahim Nanecioğlu, Kızı ve aynı zamanda Editörü olan Ayşe Nanecioğlu ile birlikte ziyaret ettik…
Ve Kendisine ‘’Siz kendiniz İlimize hoş sefa geldiğiniz gibi, İlimizi de insanımızı da hoş bulur, görev süreniz dolduğunda da İlimizden hoş seda ile ayrılırsınız inşaAllah’’ dedik.
Genelde askerî personel ve emniyetçiler, özelde de sivil âmir ve memurlar görev yaptıkları il ve ilçeleri, hattâ kurum ve kuruluşları fazla sevmezler! Ancak, bildiğim kadarıyla Ağrı-Eleştirt ve Aksaray’da Savcılık, Karaman’ın Ermenek İlçesinde Başsavcılık görevinde bulunan; Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK)’nun 2025 yılı Yaz Kararnâmesi ile İlimiz Cumhuriyet Başsavcılığına atanan, önceki haftalarda da görevine başlayan Hârun Ünlüsoy; Burdur’u çok beğendiğini, çünkü İlin asayişinin berkemâl, insanlarının kanunlara bağılı ve adlî mercilere saygılı bir yapıya sahip olduklarını söylemesi, dolayısıyla da Burdur’da görev yapacak olmasından dolayı duyduğu memnuniyetini bizlerle paylaşması hepimizi memnun etti…
Yarım asırlık bir meslek hayatımda 20’den fazla bir Sayın Vali, 25 kadar bir il ve ilçe Belediye Başkanı, sayılarını hatırlamadığım kadar bir başsavcı, savcı, hâkim, İl ve ilçe emniyet müdürü, jandarma komutanı, ilçe Kaymakamı gibi üst makamlarda görev yapmış olan kişilerin birçoğuyla haber veya görüş alışverişinde bulunduğum olmuştur… Ancak, en az haşir neşir olduğum görevlilerin başında askerî personel, hâkim ve savcılar olmuştur ve bundan sonra da öyle olacaktır… Çünkü bu iki güzîde kurum, kozmik özelliği veya gizliliği olan-olması gereken kurumlardır!
Demem o ki, eski ve hâlihazırdaki Belediye Başkanlarının tamamına yakını hemşerimiz, dolayısıyla da tanışıklığımız olduğu için onlarla irtibatımız hiç kesilmemiştir ve kesilmeyecektir de. Ancak, Burdur’dan başka illere ya da Merkez Valiliğine ve Mülkiye Başmüfettişliğe atanan Valilerimiz, bir başka ile, ilçeye veya göreve atanan kaymakamlarımız, emniyet müdürlerimiz ve benzer makamlarda görev yapmış olan mülkî, adlî ve emniyet âmirlerimizle; yani ilimiz ve ilçelerimiz de halihazırda görev yapmakta olan veya bir başka ile atanan ya da emekli olan üst düzeydeki âmirlerle telefon irtibâtım ve dostluğum devam ediyor! Mevlâ herhangi bir mânî vermediği müddetçe de devam edecek! Amma velâkin, mesleğim gereği de olsa, fazla bir sayın başsavcı ile tanıştığımı veya çalıştığımı söyleyemem… Çünkü, hâkim ve savcılar tıpkı askerler-komutanlar gibi, görevleri icabı sivillerle, dolayısıyla da basın yayın mensuplarıyla veya medya kuruluşlarıyla fazla haşir neşir olmuyor-olamıyorlar! Ki, ben de yarım asra yakın bir süredir yaptığım gazetecilik hayatımda ister mülkî, ister adlî, ister siyâsî, ister emniyet âmiri olsun hiçbir kamu görevlisinin samimiyetini suistimal etmedim ve kendilerini, yardımcılarını ya da kurum veya kuruluşlarını zora sokacak herhangi bir davranışta bulunmadım… Bundan dolayıdır ki, bugüne kadar ilimizi ve ilçelerimizi yöneten hiçbir idareci benden şikayetçi olmadığı ve benden uzak durmanın yollarını aramadığı gibi, ilimizde ikin de ayrıldıktan sonra da ‘benimle olan’ irtibatını ve dostluğunu kesmemiştir!
Her neyse; bu kadar uzun ve sıkıcı girizgâhtan sonra sözü şimdide yeni Başsavcımız Hârun Ünlüsoy’a getirmek istiyorum:
Şöyle ki; Başsavcı’nın yoğun ziyâretçi trafiğine rağmen bize hemen randevu vermesi, makamında sıcak karşılaması, bize samimi ve içten yaklaşması, kısa sürede Burdur’u-Burdurluyu tanıması ve sevip sayması benim apayrı bir güven kaynağım ve özel konum oldu!
Mesleğim icâbı ve eskiden kalma bir alışkanlık nedeniyle olsa gerek, Sayın Başsavcıya ‘hoş geldiniz, yeni göreviniz ilimiz için de sizin için ve teşkilatınız için de hayırlı uğurlu olsun…’ demeye gitmeden önce Adliye personeli, avukatlar, hukukçular ve sonra da vatandaşlar arasında şöyle bir araştırma yaptım… Kendisi aleyhinde bir kişiden bile bir memnuniyetsizlik duymadığım gibi; bir çok kişiden iyi güzel şeyler duydum… Dolayısıyla da hem ilim ve hemşerilerim hem ülkem hem de Adliye de çalışan dostlarım ve sevip saydıklarım adına memnun oldum…
Ayrıca, Başsavcı Bey ben de, ‘gerektiğinde mütevazı ve müşvik, gerektiğinde otoriter, ama hep iyi bir yönetici veya idareci ve âdil bir adliyeci-adaletçi’ intibaı bıraktı ve bu intiba da beni böyle bir yazı yazmaya sevk etti!
Semran Hanım benim bu ara başlığımı okuyunca belki bana kızacaktır! Ancak ben yapım icabı yiğidi öldürmeden hakkını teslim etmeyi seven ve bunu kendisine düstur veya prensip edinen gazetecilerden biriyim… O nerenle, Başsavcılarımızın, Semran Yeşilgöz gibi basiretli, ferâsetli, dirâyetli, kıdemli ve oldukça tecrübeli, konularına ve konumuna hâkim olan bir Yazı işleri Müdürü ile çalışmalarını kendileri açısından büyük bir avantaj veya şans olarak görüyor ve konuyu daha fazla dağıtmamak ve herhangi bir hataya düşmemek için yazımı burada noktalıyor, herkese ‘âdil’ saygılar sunuyorum.
ADÂLET GÜZELDİR, FAKAT İDÂRECİLER DE
OLURSA ÇOK DAHA GÜZELDİR. Hadis-i Şerif
ADÂLET ANCAK HAKÎKATTEN, SAADET
ANCAK ADÂLETTEN DOĞABİLİR! Emile Zola
DEVLETLERİN REFAHI PARAYLA DEĞİL
ADALETLE ÖLÇÜLÜR… Konfüçyüs
KİŞİLERİ SEVİNDİRMEK VE KENDİNİZİ
SEVDİRMEK İSTİYORSANIZ ONLARA
ADÂLETLE YAKLAŞIN! T. Akbaş
2026
Taceddin Akbaş'ın “AFAD bir yandan, afetler diğer yandan uyarıyor!! Ancak kimse bu uyarıları dikkate almıyor!!!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Dünya standartlar günü kutlu olsun tüm standartlar 'İslami olsun!'" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke, E. Çölaşan’ın dediği gibi “heriflerin” değil, “şeriflerin” şehridir. Kâbe de müminlerin kıblesidir!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke'yi koruma şerefi '110 yıl sonra ve yeniden' bizim olacak" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Burdur Müftülüğü 'haftalarında' din görevlilerini unutmadı " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler ırkçı bile değil tam bir soykırımcılar!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Kemal Bey ihtiyatlı davranıyor Özgür Bey ise hem panik yapıyor hem de kırıcı cümleler kuruyor " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Sende mi "Brütüs..." oldun kardeş ülke Azerbeycan'ın yasakçı başbakanı Asedov!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Camiler Haftası'nı unutmayalım içlerini ise hiç boş bırakmayalım" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “''Şiddete Hayır Günü'nde bile şiddetin daniskası yapılıyor!" adlı köşe yazısı. Devamı
Burdur’da 2026-2027 Adli Yılı düzenlenen törenle başladı. Cumhuriyet Başsavcısı Harun Ünlüsoy adalet ve güven vurgusu yaparken, Baro Başkanı Meltem Özdemir hukukun üstünlüğüne dikkat çekti.
Burdur Cumhuriyet Başsavcısı Harun Ünlüsoy ve beraberindeki yargı heyeti, Bölge Yatılı Hafızlık Kur’an Kursu’nu ziyaret ederek öğrencilerle yemekte bir araya geldi ve çeşitli etkinliklere katıldı.
Burdur'da Koruma Kurulu'nun 2026 Yılı mart ayı toplantısı Cumhuriyet Başsavcısı Harun ÜNLÜSOY Başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Başsavcı Ünlüsoy, 'Burdur güvenli il' dedi.
Burdur Cumhuriyet Başsavcısı Harun Ünlüsoy, yılın son gününde düzenlenen basın toplantısında adliyenin 2025 yılına ilişkin performans verilerini açıkladı. Paylaşılan istatistikler, soruşturma dosyalarında yüzde 104’ü aşan temizlenme oranıyla dikkat çekti.
Burdur Cumhuriyet Başsavcısı Harun Ünlüsoy ile Adalet Komisyonu Başkanı Musa Talih, Burdur Ticaret ve Sanayi Odası’nı (BUTSO) ziyaret ederek kurumlar arası iş birliği çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Birinci Dairesi tarafından hazırlanan 2025 yılı Adli ve İdari Yargı Ana Kararnamesi, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Yorumlar (0)