
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî Hazretleri ‘’Şöhret âfettir; o nedenle şöhret peşinde koşmak ve iyi tanınmak için çalışmak insanlığa yakışmaz… Eğer sen hakîkati-aşk incisini arıyorsan, görünüşten kurtulman, denize dalman, derinliklere inmen gerekir! Yoksa şöhret, gösteriş, deniz kıyısına düşen köpüktür…” diyor! Dolayısıyla da Hazret şöhreti ne güzel yorumluyor… O nedenle, ben daha yazımın başında ‘Cenab-ı Hakk’ın hepimizi şöhretten, şöhretin şehvetinden ve şerrinden korumasını…’ diliyorum!
Sözü şimdide geçtiğimiz hafta ‘’Uyuşturucu madde ‘satın almak, kullanmak ve bulundurmak, kullanılmasına yer ve imkân sağlamak… Artı kadın gazetecilere tacizde bulunmak…” gibi iddialar nedeniyle tutuklanan Habertürk TV’nin şöhretli Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy’a getirmek istiyorum:
Bildiğim kadarıyla, İslâm hukukuna göre de medenî yasaya göre de ‘’Berâet-i zimmet esastır-asıldır” yani; kişi asıl olarak yaratılıştan-doğuştan suçsuz ve borçsuzdur ve kişi suçu ispatlanana kadar suçsuz olduğu gibi, borcu ispat edilene kadar da borçsuzdur! Kısaca, kişi suçu ispat edilirse suçlu, borcu ispat edilirse borçludur, değilse suçsuz ve borçsuzdur!’’ Ki, her zanlı ya da şüpheli olduğu gibi, Mehmet Akif Ersoy da suçu ispatlanana, hattâ suçu üst mahkemelerce onaylanana kadar suçsuzdur…
Velhasıl; kişilerin kazandıkları ünler, şanlar, şöhretler ve benzer şeyler, her zaman istenilen ya da umulan veya beklenilen iyi güzel neticeyi vermediği gibi, bazen insanları rahatsız eden, hattâ kazandığı şöhretini burnundan getiren durumlara neden olabilir… Meselâ, ünlü bir doktor, ünlü bir ses ya da sinema sanatçısı ya da medya mensubu olmak arada bir hayır getirse de genelde şer getirebilir veya şerre neden olabilir! Çünkü, şöhretli insanların etrafları o kişilerin şöhretlerinden yararlanabilmek için kişileri pohpohlayıp yanıltabilir, şaşırtabilir, dolayısıyla da büyüklü küçüklü hatalar yaptırabilir, kusurlar işletebilirler!
Velhâsıl-ı kelâm; şöhret genelde âfettir ama meşru yollardan meşhur veya ünlü olmak ve sevilip sayılmak iyidir-güzeldir ki, o da Allah’ın rızası ile olur. Çünkü, sahih kaynaklara göre, Cenab-ı Allah bir kulunun ibâdet ve taatlerini, hayır ve hasenatlarını dergâhı izzetinde kabul ederse, tüm meleklere ve âleme ‘’Gelin bu kulumu seyredin, ne güzel ibâdet ediyor, hayır ve hasenat yapıyor, taatte bulunuyor…’’ diye emrediyor… Ancak, meşhur olmayı istemeyi ve bunun için çabalamayı fecaat olarak uyarıyor!
Şuna da dikkat etmek, yani şöhret ile tanınırlık arasındaki farkı fark etmek gerekir! Meselâ, Bilinirlik, bir kişinin, kurumun ya da kuruluşun çok kişi tarafından tanındığını ifade eder… Şöhret ise, mâlûm bilinirliğe duygusal bir boyut katar, takdir ya da nefret gibi toplumsal duygularla şekillenir!
İmâm-ı Gazâlî Hazretleri, ‘’Taşımadığı bir vasıfla kendini halka sevdirmeye çalışmak haramdır’’ diyor!
Ben mücrim de ister hak etsin, ister etmesin, günümüzde ve bilhassa sosyal medyanın girmediği bir mekânın kalmadığı, hattâ haber ve yorum cihazlarının ceplere girecek kadar küçüldüğü bir devir de şöhretli kişilerin ‘özel hayatları’ diye bir şeyleri kalmıyor… Ve bu da şöhretli kişilerin kendilerini devamlı stres yapma ve başkalaşma baskısı altında hissetmelerine, dolayısıyla da büyüklü küçüklü hatalar yapmalarına, günâhlar işlemelerine neden oluyor!
Demem o ki, şöhret insanı sinsi bir şekilde esir alıyor. Şöhretin esiri olan kişi de kibirli ve riyakâr oluyor, kibir ve riya da kişiyi felâkete götürüyor… Ve şöhretin en tehlikelisi de şeytanın sağdan yaklaşması ile oluşuyor! Ki, şeytanın insanları genelde sağdan yaklaşarak tuzağa düşürüyor; şöhretli kişilerin de günahları ya da hataları-kusurları bırakmaları pek kolay olmuyor…’ diyor, konuyu şimdi de bir başka şöhretli kişiye getirmek istiyorum:
Öldüğü ya da öldürüldüğü güne kadar hiç tanımadığım, hattâ yüzünü dahî görmediğim, sesini duymadığım Güllü’ de şöhretin kurbanlarından biri olmalı… Çünkü, Güllü ‘ben hiç görmesem, duymasam ve bilmesem de’ olukça ünlü-şöhretli biri imiş ki; televizyon kanalları günlerdir O’nun ölüm nedenini araştırıyor, konuşuyor ve konuklarını, hattâ işin uzmanlarını konuşturuyor… Amma velâkin, Güllü onca şöhretine rağmen, borç batağı içinde yüzüyormuş ve kendisini, borçlarını alacak gibi gösterdiği ifade olunan içkiye kaptırmış ve kızı ile birlikte evinde içkili bir şekilde âlem yaparken ölmüş ya da öldürülmüş… Yani, Güllü de Mehmet Akif Ersoy gibi şöhretinin kurbanı olmuş! Oysa Güllü de Mehmet Akif de şöhretli değil de ünlü kişiler olsalar, dolayısıyla da şöhretlerinin şehvetine kapılmamış olsalardı, bunların hiçbiri başlarına gelmezdi herhalde!
Her neyse; şöhretin âfetlerini bura da tekrar hatırlatmak istiyor, şöhretlerinin esirlerinden sadece ikisi durumunda olan, dolayısıyla da şöhretlerini felâkete dönüştüren Mehmet Akif Ersoy’a bu dünya da Güllü’ ye ise öte dünya da kolaylıklar diliyor, herkese ‘şöhretsiz’ saygılar sunuyorum.
İNSANIN NESİ ÇOĞALIRSA, ONUNLA ŞÖHRET
OLUR… Hz. Ömer (r.a)
ŞÖHRET ÖLÜMÜN MASKESİDİR. KİMSEYE MİRAS
KALMAZ… Carlos Fuentes
ŞAN VE ŞÖHRET; BU İKİ İHTİRAS İHTİYARLIK NEDİR
BİLMEZ…Plutarac
ÜN, RÜZGÂRA BENZER; HER ZAMAN AYNI YÖNE
ESMEZ… Dante Alighieri
ŞÖHRET PAZARA BENZER, ORADA ÇOK KALIRSANIZ
FİYATLAR DÜŞER… F. Bakon
ŞÖHRET BİR BÜYÜTEÇDİR..! Thomas Fuller
MAKAM, MEVKÎ VE ŞÖHRET, İNSANI KULA KUL EDER
Anonim
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Berat Gecemiz mübarek ve bu yılki Beratımız Beraatimize vesile olsun inşalllah!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Nammamların cirit attığı yerlere yağmur da yağmaz kar da atmaz!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Zaman 'Kurtlar Sofrası'nda misafir değil, ev sahibi; dünya düzeninde de figüran değil, baş rol oyuncu ve de oyun kurucu-senarist olma zamanı' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dervişin 'Fiktri neyse zikri de o olduğu gibi, Ertuğrul'un fikri de hep alkolde, içkide' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'MAKÜ'nün 'Disiplinli' çalışmaları 3 disiplinde dünya üniversiteleri arasında yer almasını sağlamış!!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Akran zorbalarının kılavuzları kargalar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bayrağı indirenlerin elleri ezanı dindirenlerin dilleri kurusun ve kurudu da!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Güney Kıbrıs 'İsrail'in ileri karakolu' olma yolunda!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kazakistan Cumhurbaşkanı İsrail'e cömert, Gazze'ye cimri' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'İçki masasında Sala verenler manevi ölümlerinin salasını vermiş olabilirler!' adlı köşe yazısı... Devamı
Isparta'da 3 Şubat 2026 Salı günü elektrik kesintisi var mı? Isparta'da elektrikler kesilecek mi? Isparta'da yaşanacak elektrik kesintilerini sizler için derledik. İşte detaylar...
Isparta Şarkikaraağaç 3 Şubat 2026 Salı günü elektrik kesintisi var mı? Isparta Şarkikaraağaç'ta elektrikler kesilecek mi? Isparta Şarkikaraağaç'ta yaşanacak elektrik kesintilerini sizler için derledik. İşte detaylar...
Antalya Elmalı 3 Şubat 2026 Salı günü elektrik kesintisi var mı? Antalya Elmalı'da elektrikler kesilecek mi? Antalya Elmalı'da yaşanacak elektrik kesintilerini sizler için derledik. İşte detaylar...
Antalya Finike 3 Şubat 2026 Salı günü elektrik kesintisi var mı? Antalya Finike'de elektrikler kesilecek mi? Antalya Finike'de yaşanacak elektrik kesintilerini sizler için derledik. İşte detaylar...
Antalya Gazipaşa 3 Şubat 2026 Salı günü elektrik kesintisi var mı? Antalya Gazipaşa'da elektrikler kesilecek mi? Antalya Gazipaşa'da yaşanacak elektrik kesintilerini sizler için derledik. İşte detaylar...
Antalya İbradı 3 Şubat 2026 Salı günü elektrik kesintisi var mı? Antalya İbradı'da elektrikler kesilecek mi? Antalya İbradı'da yaşanacak elektrik kesintilerini sizler için derledik. İşte detaylar...
Yorumlar (0)