
4 Şubat tarihi, birçok kişinin acı acı ya da üzülerek hatırlayacağı, hattâ hatırlamak dahî istemeyeceği gibi ‘’DÜNYA KANSER GÜNÜ”. Yâni, ‘kanserle mücâdele günü’ olarak biliniyor! O nedenle ben daha yazımın başında Cenab-ı Hakk’tan (tabiri yerinde ise) hiçbirimizi, ama hiçbirimizi asrımızın vebâsı durumunda olan, koşar adımlarla ilerleyen ve yakaladığı insanları kolay kolay bırakmayan kanser hastalığına duçar etmemesini, duçar etmişse de en kısa sürede ve kalıcı şekilde şifalar vermesini niyaz ediyorum… Şimdi de yakaladığı insanları âdetâ azatsız bir köle gibi esir alan kanser hastalığı hakkındaki sığ görüş ve düşüncelerimi siz sevgili okurlarımla paylaşmak istiyorum:
İlgilenenlerin ya da ilgililerin bilecekleri gibi, dünya genelinde kanser her yıl 15-16 milyon kişinin ölümüne neden olduğu, ülkemizde ise kaç kişiyi öldürdüğünü bilmiyorum ama, her yıl 165-166 bin kişiye kanser tanısı konulduğu için olsa gerek; kansere yönelik bilincin artırılması ve farkındalık oluşturulması amacıyla ve ‘Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu’nun önerisiyle Ülkemiz de 1956 yılından itibaren her 4 Şubat târihi ‘’Kanserle Mücadele Günü’’ olarak belirlenmiş bir gün! Ve uzmanlar ‘sağ olsunlar, var olsunlar…’ kansere yakalanmamanın, yakalanılmışsa eğer tedâvi olmanın, hastalıktan kurtulmanın imkânlarını veya çarelerini araştırıyor, görüşüp konuşuyor ve bu maksatla halkı bilinçlendirmeye çalışıyorlar… O nedenle, ben tekraren ‘kimsenin bu illete yakalanmamasını, yakalanmışsa da hastaların tamamına âcil ve kalıcı şifalar diliyorum… Şimdi de hafta hakkındaki görüş ve düşüncelerimi siz sevgili okurlarımla paylaşmak istiyorum:
Goethe’nin dediği gibi, ‘insanlar önce para kazanmak için sağlıklarını, sonra da sağlıklarını kazanmak için paralarını harcarlar…’ Yani, insanlar birçok şeyin olduğu gibi, sağlıklarının kıymetlerini de kaybettikten sonra biliyorlar! Ancak o zaman da iş işten geçmiş oluyor! O nedenle ben sevgili okurlarıma en iyi doktorun hasta olamamak, ancak onunda kolay olmadığını hatırlatmak, fakat yine de orta yolu seçmenin, yani hırs veya tatminsizlik yapmanın değil, şükretmenin üzerinde durmak istiyorum… Buna geçmeden önce de sevgili okurlarım için, uzmanların kanser târifleri, hastalığının belirtileri ve kanser yapan şeylerin birer fotokopisini çekmek istiyorum:
Kanser DNA hasarlarını birikmesi sonucu oluşan, köken aldığı dokudan başka bölgelere metastaz yapma (yayılma) potansiyeline ve kontrol edilemez çoğalma özelliğine sahip hücrelerin oluşturduğu, alt türleri ile 1000’den fazla sayıdaki hastaların ya da hastalığın genel adıdır. Kanser ayrıca, maling (kötü huylu) tümör veya kötü huylu oluşum olarak da bilinir…
1- Tuvalet alışkanlığında oluşan değişiklikler...
2- Uzun süren, iyileşmeyen yaralar…
3- Beklenmeyen kanama ve akıntılar…
4- Meme veya başka organlarda elle hissedilen şişlikler…
5- Yutma güçlüğü veya hazımsızlık…
6- Nedeni bilinmeyen kilo kaybı…
7- Siğil ve benlerde belirgin değişiklik…
8- Uzun süren ses kısıklığı ve öksürük…
9- Sebebi bilinmeyen ateş, ağrı…
10- Geçmeyen halsizlik hâli ve diğerleri
1- Sigara kullanılmamalı, kullanıyorsak hemen bırakmalı…
2- Güneşte fazla kalınmamalı…
3- Vücudumuzdaki binlerle oynanıp tahriş edilmemeli…
4- Yılda bir kez sağlık kontrolünden geçmeli…
5- ‘’Kanserden korkma, geç kalmaktan kork” prensibi uyarınca, en küçük bir şüphede doktora gitmekten çekinilmemeli…
6- Kanserin tedavi edilir bir hastalık olduğu unutulmamalı…
Şimdi de uzmanların tavsiyelerine birkaç ilâve de ben yapmak istiyorum:
Şöyle ki, hemen herkesin bildiği gibi, mevsimsiz, GDO’lu, hormonlu ve ne idüğü belirsiz katkı maddeleriyle tatlandırılan, tuzlandırılan, renklendirilen, hoş görüntü kazandırılan, raf ömrü olabildiğince uzatılan, uzun süre güneş altında ve pet şişiler içinde bırakılan, yani plastik ya da alüminyum kaplarda depolanan, bekletilen gıda maddeleri, aspesli ve kanserojen içerikli borularla taşınan sular; yine kanserojen içerikli giyecekler ve kullandığımız eşyalar başta kanser olmak bir çok hastalığa davetiye çıkarıyor, sonra da hasta edip birçok kişiyi ya öldürüyor ya da sürüm sürüm süründürüyor maalesef! Ancak, çok azımız hâriç bir çoğumuz bu amansız hastalığa yakalanmamak için tedbir almıyor-alamıyoruz!
Her neyse; konuyu ben yine işin uzmanlarına bırakıyorum… Bırakırken de yine Cenab-ı Hakk hiçbirimizi ama hiçbirimizi başta kanser olmak üzere hiçbir hastalığa duçar etmemesini, etmişse bile dünya imkanları ile en kolay ve dünya süresiyle en kısa sürede tedavi olma ve şifa bulma imkânı vermesini diliyor, herkese ‘sağlıklı-sıhhatli’ saygılar sunuyorum.
HASKALIK DEDİĞİN ŞEY ATLA GELİR YAYA GİDER!
Seneca
HASTALIKLAR KÖTÜ ZEVKLERİN ÜCRETİDİRLER!
Thomas Fuller
KANSERİ YENMEK İÇİN İLK SİLAH MORALDİR!
General Ruti
KANSERDEN DEĞİL, GEÇ KALMAKTAN KORK!
Silvian dery
KANSER, ÇOĞALAN BİR ORDUYA BENZER!
Mia
KANSER; BÜYÜK BİR ORDUYA BANZER. GÜÇLÜ
SİLÂHLARI VARDIR. AMA HİÇBİR ORDU DA YENİLMEZ
DEĞİLDİR. YETERKİ TEDBİRİNİ AL VE ASLA VAZ GEÇME!
Mehmet Özden
ETKENLERDEN KAÇININ VE KANSERİ ERKEN TANIYIN!..
Anonim
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BU YIL ‘BURUK’ BİR KURBAN BAYRAMI KUTLAYACAĞIZ' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Allah affeder, ihmal affetmez!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Türkiye’de gençler ‘bugün’ hem Atatürk’ü anacak hem spor hem de bayram yapacaklar' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Hava şehitlerini anma günü; âileyi, güçsüzleri, yaşlılar ile birlikte yardıma muhtaç olan çocukları koruma günlerini kutlarken, unuttuklarımız(!)' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BİR VEKİL BİR KUYUYA TAŞ ATTI 40 ASIL ÇIKARAMIYOR! adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dr. Reyda Şıklaroğlu’nun Cumhuriyet Meydanı’ndaki tek kişilik “Kudüs, Gazze ve Türkistan’a özgürlük” nöbeti sürüyor' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Beyaz melek< olarak adlandırılan ’Tüm hemşîrelerin haftaları kutlu’ Kendileri ve hastaları mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Tüm engellilerin haftaları kutlu kendileri ve âileleri mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kendi annelerimizin günlerini kutlarken annesiz çocukları da çocuksuz anneleri de unutmayalım' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vakıflar Antalya Bölge Müdürlüğü Burdur Saden Hatipoğlu Câmii Şerifini kaderiyle baş başa bırakmış durumda' adlı köşe yazısı... Devamı
Burdur İl Sağlık Müdürlüğü, kanserle mücadelede erken teşhisin önemine dikkat çekerek tarama programlarını hızlandırdı. Kent merkezinin yanı sıra köylerde de hizmet veren mobil KETEM araçları, kadınlara ücretsiz tarama imkanı sunuyor.
Özel, Genel Merkez önünde kısa bir konuşma sonrası beraberindekilerle TBMM'ye yürüyüşe geçti.
Kararın ardından CHP Genel Merkezi’nde hareketli saatler yaşandı
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Burdur İl Başkanlığı, parti gündemindeki tartışmalara ilişkin yazılı bir basın açıklaması yayımladı.
Burdur’un Ağlasun ilçesine bağlı Hisarköy, bugün anlamlı bir dayanışma örneğine ev sahipliği yaptı.
Burdur’da Karakent ile Kavacık köyü arasında meydana gelen trafik kazasında, kontrolden çıkan otomobil yaklaşık 20 metrelik uçurumdan dere yatağına yuvarlandı.
Yorumlar (0)