
Mîmar, mühendis veya şehir plancısı gibi bir mesleklerden hiç birinin erbabı olmasam-olamasam da, doğma bir Köylü (Düğer), 62 yıllık bir Burdurlu ve Burdur’da rahmeti Rahman’a kavuşmak isteyen bir vatandaşım… Ayrıca İlimizin ve sevgili hemşerilerimizin büyüklü küçüklü problemleri başta olmak üzere Şehrimizin gelişimine, değişimine dağılımına varıncaya kadar birçok derdiyle dertlenen nâçiz bir gazeteciyim… Onun için, cennet misâli güzel Ülkemiz de ve mütecânis bir insan yapısına sahip olan ilimiz de hayırlı bir çalışma, iyi güzel bir gelişme olduğu zaman ilini, ülkesini, devletini ve milletini seven herkes gibi ben de sevinir; küçük bir olumsuzluk karşısında ise çok üzülür ve bu üzüntümü dostlarımla birlikte okurlarımla paylaşırım! O nedenle, bugünde öyle yapacağım ve İlimizi toplamak yerine dağıttığımızı izah veya ifade etmeye çalışacağım inşaAllah…
Mesela; Tugay iken Alay’a dönüştürülen askeri birliğimiz, yani 58. Piyade Alay Komutanlığı-Binbaşı Maruf Kışlamız şu anki Üniversitemizin (MAKÜ) yerinde, MAKÜ’nün ise şu anki 58. Piyade Alay Komutanlığı-Binbaşı Maruf Kışlası’nın yerinde olmalıydı… Hastane, Adliye. Millî Eğitim Müdürlüğü ile Çalışma ve İş Kurumu (İŞKUR) Müdürlükleri, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü, Kadastro Müdürlüğü, >SGK-BAĞ-KUR’ da gitmişti, neyse ki o Kurumlar birleşti ve eski yerlerine rücû etti< gibi kurumlar ya yerlerinde kalmalıydı ya da şehir merkezine yakın bir noktaya ve uygun bir binaya taşınmalıydılar…
Okurlarımdan bazıları altyapı, yaya geçidi ve araç parkı gibi sorunları ortaya koyabilirler ve haksız da sayılmazlar! Ancak ben onlara, ‘çok uzaklara gitmeye gerek yok. İlimiz Burdur ile Konya aynı deprem kuşağı üzerinde oturmasına ve kuş yoluyla 20-30 dakikalık bir mesafede olmasına rağmen Konya da 42 katlı apartmanlar-gökdelenler var! Ve bu gökdelenlerden bir tanesi bile Burdur’un 5 katlı 8 tane apartmanından daha fazla insanı bünyesinde barındırırken ve buna rağmen şehir merkezinde herhangi bir park veya trafik sorunu yaşanmazken; ilimizde niçin 3-5, hattâ 15 tane ‘15 katlı’ bina yapılmasın..?’ diye sormak isterim!
Şehrin alışveriş merkezlerini veya ticaretini geniş bir alana yaymak ve şehir trafiğini rahatlatmak gibi saiklerle birçok kamu binasının şehir merkezine uzak noktalara taşınması için irade beyan eden siyasiler ve buna uyan-uymak durumunda kalan karar vericiler ile bürokratlar bugün ne düşünüyorlar bilmiyorum! Ama ben bu yapılaşmayı doğru bulmadığımı, o nedenle bundan sonraki karar vericilere, şehir merkezini dağıtmak yerine toplamaya çalışmaları gerektiğini hatırlatmak isterim.
Hâsılı; hem kenar mahallelerin ticarî hareketliliğini artırmak ve kazançlarını bereketlendirmek ile beraber şehir merkezin de yoğunlaşan araç trafiğini rahatlatmak ve park problemi oluşmasını önlemek maksadıyla bazı önemli ve çok çalışanlı kamu kurum ve kuruluş binalarını şehir merkezinin dışına taşımayı uygun bulan zamanın yerel yöneticileri, karar vericileri; şimdi bu konuda yanlış yaptıklarını itiraf ediyorlar ama bunu seslendiremiyorlar! Ve bu kişiler yanlışlarını itiraf etme erdemliliği gösteremeseler bile, bundan sonraki plan ve projelerini şehir merkezinin oturduğu alana göre yapsalar, yani bundan sonra yapılma ihtimali bulunan kamu binalarını şehir merkezindeki arsalar veya metruk binalar üzerinde ya da arsa istimlâk ederek yoğunlaştırsalar hem yararlı bir iş yapmış, hem verimli arazileri kurtarmış, hem hatalarını telâfi etmiş, hem de başta yakıt israfı olmak üzere zaman kayıplarının önüne geçmiş olurlar!
Eski hastanemiz güçlendirilme yapıldığı, yani birçok emek ve para harcanıldığı halde hüner atmadı ve bugünlerde de yıkımına başlandı… (Yeni hastanemiz de şehir merkezinden uzakta kaldı!) O nedenle, yeni ve depreme dayanıklı bir şekilde yapılan ve ‘camlı bina’ olarak adlandırılan eski hastanemizin ek binası uzun süredir âtıl vaziyette bekletiliyor… Onun için, o binamız en kısa sürede ‘2. Ya da 3. Basamak bir hastaneye dönüştürülmeli ve azda olsa halkımıza üniversite, şehir ve özel hastanemizin yokluğu hissettirilmemeli!’
Velhâsıl-ı kelâm; binası eski hastanenin yanında ve ek binanın karşısında bulunan Burdur Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BUTSO) Başkanı Yusuf Keyik, yaptığı bir açıklama da eski hastane çevresinde bulunan birçok işyerinin kapandığı, bazılarının da kapanma noktasına geldiği konusunda bir açıklama yaptı mı ya da yapacak mı onu bilmiyorum. Ancak Burdur’un ticari geleceğinin tehlike altında olduğu söylemiş ve son günlerde yapılan-yapılmak istenen şehir trafiği düzenleme planının veya projesinin Burdur esnafının zaten durgun olan işlerini daha da durgunlaştıracağını ifade ederek düzenleme konusunda bazı talepler de bulunmuş ve bir de yol haritası çizmiş veya çizdirmiş. O nedenle ben bu ve bu gibi düzenlemelerin mimarlar, mühendisler, şehir plancıları gibi uzmanlar ile birlikte Ticaret ve Sanayi Odası, Esnaf ve Sanatkârlar Odaları, ilgili Sivil Toplum Kuruluş (STK) temsilcileri ve kanaat önderlerinin de hazır bulunduğu bir platformlarda görüşülüp kararlaştırılmasının daha yararla olacağına inanıyorum…
Hülâsâ-i netice; plan veya proje yapmak ‘ben yaptım oldu’ şeklinde değil, zaman, mekân, mâliyet ve kalite gibi özellikler göz önünde bulundurularak yapılmalı! Yani iyi bir orkestra şefi yönettiği ses ve saz sanatçılarını nasıl uyumlu hale getiriyorsa, plan veya proje yapan kişilerde bir orkestra şefi gibi davranmalılar…’ diyor, herkese ‘planlı-projeli’ saygılar sunuyorum.
PLAN HİÇBİR ŞEY, PLANLAMA İSE HERŞEYDİR!
Dwidght D. Eisenhower
UYARI: TAKVİMDEKİ TARİHLER SANDIĞINIZDAN
DAHA YAKINDIR… Ve KRİTİK YOLU OLMAYAN
BİR PROJE ‘DÜMENSİZ’ BİR GEMİYE BENZER!
D. Meyer
MÜKEMMEL İYİNİN DÜŞMANIDIR…
KULLANICI; SİZE NE İSTEDİĞİNİ, TALEP ETTİĞİ
ŞEYİ VERDİĞİNİZ ANDA SÖYLEYEN KİŞİDİR…
Ve WBS OLMADAN BİR PROJEYİ YÜRÜTMEK,
HARİTANIZ OLMADAN YABANCI BİR ÜLKE DE
GEZMEYE BENZER! J. Philips
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BU YIL ‘BURUK’ BİR KURBAN BAYRAMI KUTLAYACAĞIZ' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Allah affeder, ihmal affetmez!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Türkiye’de gençler ‘bugün’ hem Atatürk’ü anacak hem spor hem de bayram yapacaklar' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Hava şehitlerini anma günü; âileyi, güçsüzleri, yaşlılar ile birlikte yardıma muhtaç olan çocukları koruma günlerini kutlarken, unuttuklarımız(!)' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BİR VEKİL BİR KUYUYA TAŞ ATTI 40 ASIL ÇIKARAMIYOR! adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dr. Reyda Şıklaroğlu’nun Cumhuriyet Meydanı’ndaki tek kişilik “Kudüs, Gazze ve Türkistan’a özgürlük” nöbeti sürüyor' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Beyaz melek< olarak adlandırılan ’Tüm hemşîrelerin haftaları kutlu’ Kendileri ve hastaları mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Tüm engellilerin haftaları kutlu kendileri ve âileleri mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kendi annelerimizin günlerini kutlarken annesiz çocukları da çocuksuz anneleri de unutmayalım' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vakıflar Antalya Bölge Müdürlüğü Burdur Saden Hatipoğlu Câmii Şerifini kaderiyle baş başa bırakmış durumda' adlı köşe yazısı... Devamı
Özel, Genel Merkez önünde kısa bir konuşma sonrası beraberindekilerle TBMM'ye yürüyüşe geçti.
Kararın ardından CHP Genel Merkezi’nde hareketli saatler yaşandı
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Burdur İl Başkanlığı, parti gündemindeki tartışmalara ilişkin yazılı bir basın açıklaması yayımladı.
Burdur’un Ağlasun ilçesine bağlı Hisarköy, bugün anlamlı bir dayanışma örneğine ev sahipliği yaptı.
Burdur’da Karakent ile Kavacık köyü arasında meydana gelen trafik kazasında, kontrolden çıkan otomobil yaklaşık 20 metrelik uçurumdan dere yatağına yuvarlandı.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nde olduklarını belirten Özel, yaşananları “bir saldırı” olarak nitelendirerek iktidarı ve yargıyı hedef aldı.
Yorumlar (0)