
Benim bugünkü konuğum, önceki gün ölen Prof. Dr. Emin Alıcı olacak… O nedenle ben önce yeni nesillere ve kendisini bilmeyenlere 28 Şubat Pismodern Darbesi’nin apoletsiz paşalarından ve ünlü hocalarından biri olan Emin Hocayı tanıtmak, sonra da kendisi hakkındaki bilgi, duygu, görgü ve düşüncelerimi siz sevgili okurlarımla paylaşmak istiyorum:
Gençler bilmese de bizim kuşağın çok iyi bilip yakından tanıdığı gibi; 28 Şubatçıların astıkları astık, kestikleri kestik, çaldıkları düdük olduğu gün veya dönemlerde 9 Eylül Üniversitesine bağlı Tıp Fakültesi’nin Dekanlığını, sonra da aynı Üniversite’nin Rektörlüğünü yapan Prof. Dr. Emin Alıcı, önceki gün ölmüş… O nedenle ben daha yazımın başında Emin Hoca’nın ‘toprağı bol, ışığı çok olsun’ diyor ve şimdi de yaşları kaç olursa olsun, tüm okurlarımı 30-35 yıl kadar öncesine, yani meşhur 28 Şubat dönemine götürüp getirmek istiyorum:
Şöyle ki; bir dönemin başörtüsü ve başörtülü hasmı, sünnet sakal karşıtı olan ve önce 9 Eylül Üniversitesine bağlı Tıp Fakültesi’nin Dekanlığını, sonra da aynı Üniversite’nin Rektörlüğünü yapan Prof. Dr. Emin Alıcı’yı yeni nesil bilmez… Ama genelde bizim nesil, özelde de bir dönem, önce 9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Dekanlık, sonra da aynı Üniversite’de Rektörlük yaptığı sırada Tıp Fakültesi’nde öğrenim gören ve öğretim görevlisi olan öğrenci ve öğretmenler; artı başörtüsü hassasiyeti olan ve kendi başörtülerine olduğu gibi, diğer başörtülü öğrenci, öğretmen, idareci ve vatandaşlara da sahip çıkan Müslümanlar iyi bilirler… O nedenle ben, dönemin amansız, amasız mamasız destekçi gazetelerinden birinin, Emin Hoca’nın mâlûm uygulamalarını şöyle haberleştirdiğini hatırlıyorum:
“Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi önünde toplanan bir gurup türbanlı ve avukatları, üniversite yönetiminin YÖK disiplin yönetmeliğinin uygulamasında usulsüzlük yaptığını iddia etti. Türbanlı öğrencilerin derse alınmamalarını tutanak tespit ettirmek isteyen öğrenci ve avukatlarına Fakülte Dekanı Prof. Dr. Emin Alıcı’dan cevap gelmedi. Sabahın erken saatlerinde üniversiteye gelen öğrenciler ve avukatları ile üniversite güvenlik görevlileri arasında gergin anlar yaşandı. Grup gittikten sonra soruları yanıtlayan Dekan Alıcı, ‘Anayasa’ya göre davranıyoruz. Laiklik ilkesi var. Devletin hukuk kurallarını uyguluyoruz. Kimseden emir almak zorunda değiliz. Yargısız infaz yapmıyoruz. Birçok türbanlı öğrenci başını açtı, birkaç kişi kaldı, onlar da açsınlar…’ diye konuştu”
Ben insanların dinleri ya da mezheplerinden veya söylemlerinden ziyade eylemlerine bakar ve değerlendirmemi ona göre yaparım… Ancak, insanının yüzde 98-99’u Müslüman olan bir Ülkedeki bir Fakülte ve Üniversite’nin başında da bir Müslümanın olmasını isterim. Ve yıllarca dinini ve mezhebini belli etmeyen ve bir fakülte de dekanlık, aynı fakülteye bağlı olan bir üniversitede de rektörlük yapan birinin de başörtüsüne ve sünnet sakala karşı olmamasını yadırgamam… Benim tek yadırgadığım, bir gece bekçisini, hattâ bir hizmetçiyi bile işe alırken 7 sülalesinin dînini, imanını ve mezhebini araştıran 28 Şubat YÖK’cülerinin, koskoca bir Fakülteye Dekanlık ve büyük bir Üniversiteye Rektörlük görevi verirken müslim mi ya da gayrimüslim mi olup olmadığını araştırmamaları, dolayısıyla da bilmemeleri mümkün değil… Yani, 28 Şubat Pismodern Darbesi’nin Yüksek Öğretim Kurulu üyelerinin (YÖK), Emin Hoca’nın dinini de, mezhebini de bilerek Ülkemizin en ünlü ve en değerli bir Üniversitenin başına rektör olarak atamışlar! Ve Emin Hoca da Üniversitesinin öğrenci ve öğretmenlerinden çok kendisini o göreve getiren etkili ve yetkililerin emirlerini demeyeyim hadi, gönüllerini hoş tutmak için elinden geleni yapmış!
Okurlarımdan bazıları, benim kendilerini 30-35 yıl öncesine götürmemi eleştirebilirler… Ancak, 27 Mayıs 1960 Askeri Darbesini hayal mayal, arada bir yapılan askeri uyarıları ve verilen muhtıraları iyi hatırlayan, 12 Eylül 1980’leri ve 15 Temmuz 2016’ları iliklerine kadar yaşayan, dolayısıyla da darbe mağduru bir vatandaş ve gazetecilerden biri olarak, tarihin tekerrür etmesinden endişelendiğim, Emin Hoca’nın da dönemin simge isimlerinden biri olduğu ve önceki gün de öldüğü için kendisini gündeme taşıdım… Ve kendisinin bir müslüman değil, Hristiyan olarak ölmesinden ve Cenazesinin Süryani Kilisesinden kaldırılacak olmasından duyduğum üzüntümü siz sevgili okurlarımla paylaşmak istedim!
Yani bizim sevgili Peygamberimiz (sav), bizden ölülerimizi hayırla yad etmemizi ister… Ancak, bunu isterken de Müslüman olmasını şart koşar!.. O nerenle ben de Emin Hoca’nın başörtülü öğretmen ve öğrencilere uyguladığı yöntem ve çektirdiği çilelere rağmen, yine de Müslüman olarak ölmesini dilerdim… Çünkü, Peygamber Efendimizin, bir Müslüman ne kadar günahkâr olursa olsun, sonunda cennete gireceği yolunda sözü var!
Velhâsıl-ı kelâm, hülâsâ-i netice; 28 Şubat Pismodern Askerî Darbesi’nin dekan ve profesörlerinden olan ve kız öğrencilerin, Allah’ın (c.c) kesin bir emri olan başörtülerini attıran, başlarını açtıran Emin Hoca öldü gitti ve yaptığı tüm kötüleklerin hesabını verip, iyiliklerinin mükâfatını alacaktır… Ancak Hristiyan olduğu anlaşılan ya da anlatılan Emin Hoca’nın cenazesi Süryani Kaldırılmış ya da kaldırılacakmış… O nedenle ben ‘kendisine toprağın bol, ışığın çok olsun Hoca!’ diyor, herkese saygılar sunuyorum.
EY ÎMAN EDENLER! ALLAH’TAN (c.c) GEREĞİ GİBİ
SAKININ VE ANCAK MÜSLÜMAN OLARAK ÖLÜN!
EY ÎMAN EDENLER! ALLAH’TAN NASIL KORKUP
SAKINMAK GEREKİYORSA ÖYLECE KORKUP SAKININ
VE SİZ, ANCAK MÜSLÜMAN OLMAKTAN BAŞKA
(BİR DİN VE TUTUM ÜZERİNDE) ÖLMEYİN!
Âli İmrân Suresi, Âyet 102
EN AKILLI KİŞİLER, ÖLÜMÜ SIKÇA HATIRLAYIP,
ÖLÜMDEN SONRASI İÇİN EN İYİ HAZIRLIĞI
YAPAN KİMSELERDİR VE GERÇEK AKILLI İNSAN
ONLARDIR!.. Hadis-i Şerif
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bebeleri kreşlere, yaşlıları huzurevlerine, ihtiyarları bakımevlerine..; Hastaları hastanelere, mahkumları hapishanelere, gençleri eğlence.. merkezlerine! Emanet edersek mesele veya problem kalmaz!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Berat Gecemiz mübarek ve bu yılki Beratımız Beraatimize vesile olsun inşalllah!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Nammamların cirit attığı yerlere yağmur da yağmaz kar da atmaz!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Zaman 'Kurtlar Sofrası'nda misafir değil, ev sahibi; dünya düzeninde de figüran değil, baş rol oyuncu ve de oyun kurucu-senarist olma zamanı' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dervişin 'Fiktri neyse zikri de o olduğu gibi, Ertuğrul'un fikri de hep alkolde, içkide' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'MAKÜ'nün 'Disiplinli' çalışmaları 3 disiplinde dünya üniversiteleri arasında yer almasını sağlamış!!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Akran zorbalarının kılavuzları kargalar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bayrağı indirenlerin elleri ezanı dindirenlerin dilleri kurusun ve kurudu da!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Güney Kıbrıs 'İsrail'in ileri karakolu' olma yolunda!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kazakistan Cumhurbaşkanı İsrail'e cömert, Gazze'ye cimri' adlı köşe yazısı... Devamı
Belediye Başkanı Ümit Alagöz, yağışlar nedeniyle hasar gören gölet seti yolunun güvenlik gerekçesiyle ulaşıma kapatıldığını açıkladı.
Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nde 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü kapsamında düzenlenen Ramsar Sulak Alanları Çalıştayı’nda, sulak alanların korunması, sürdürülebilirliği ve iklim değişikliğiyle mücadeledeki kritik rolü ele alındı.
Isparta'da Doğa Koruma ve Millî Parklar Müdürlüğü ekiplerince hafta sonu gerçekleştirilen av koruma ve kontrol faaliyetlerinde 76 avcı denetlenirken, kurallara uymadığı belirlenen 3 avcı hakkında idari işlem uygulandı.
Isparta genelinde yarıyıl tatilinin ardından başlayan ikinci eğitim öğretim döneminde okullar Türk bayraklarıyla donatılırken, 438 okulda 74 bin 927 öğrenci ve 7 bin 246 öğretmen ders başı yaptı.
Isparta İl Emniyet Müdürlüğünce son bir haftada gerçekleştirilen denetimlerde binlerce kişi ve araç kontrol edilirken, 46 aranan şahıs yakalandı.
Isparta'nın Eğirdir ilçesinde etkili olan sağanak yağmur ve dolu nedeniyle Aşağı Gökdere köyünde sel baskınları meydana gelirken, çok sayıda ev ve tarım arazisi zarar gördü.
Yorumlar (0)