
İlgilenenlerin ya da ilgililerin bilecekleri gibi, ülkemizde 1-7 Mayıs tarihleri arası “Karayolu Güvenliği, Trafik ve İlk Yardım Haftası’’ olarak kutlanıyor ve hafta bugün başladı… O nedenle ben daha yazımın başında karayolu güvenliğimizin noksansız-tam ve insanımızın tamamının güvende olmasını, trafiğimizin düzenli bir şekilde akmasını, dolayısıyla da kazasız belasız ve ilk yardıma ihtiyaç duyulmadan işlemesini-seyretmesini diliyor; ihtiyaç duyulması hâlinde de yardımın zamanında ve usulüne uygun bir şekilde yapılmasını diliyor, şimdide bu hayâtî derece de önemli 3 haftamızın değerlendirmesine geçmek istiyorum:
Keşke ‘hiç olmasa, yani hiçbir yerde ve devirde herhangi bir şekilde kaza yaşanmasa, dolayısıyla da ilk yardım gibi bir yardıma ihtiyaç duyulmasa-muhtaç kalınmasa!’ diyeceğim ama bunu diyemiyorum… Çünkü her iki kişiye bir motorlu aracın düştüğü ve bu araçların sürekli karayollarında, hattâ şehir ve kasaba merkezlerinde, köy içlerinde seyrettiği; cirit attığı ve kuralların tanınmayıp çiğnendiği yerlerde trafik kazaları da kaçınılmaz oluyor maalesef… Ve insan hatasından değil de herhangi bir teknik arızadan veya insanın elinde olmayan nedenlerden dolayı meydana gelen trafik kazalarına kimsenin bir diyeceği olmaz-olamaz… Ancak, günümüzdeki trafik kazalarının birçoğu, hattâ tamamına yakını insan kaynaklı ve bunların başında dikkâtsiz, uykusuz ve alkollü iken araç kullanma, aşırı sürat yapma, artı araçların fennî ya da teknik muayenelerini zamanında yaptırmama gibi nedenler ileri geliyor!
Bazen iş icabı gittiğim de bazen de Ankara’daki ve İstanbul’daki evlat ve torunlarımı ziyarete gidip geldiğim de çok görüyor ve şahit oluyorum ki, büyük şehirlerin sürücüleri de yayaları da bizim sürücü ve yayalardan daha dikkâtli, daha rikkâtli, daha usta ve tecrübeli, daha anlayışlı bir tablo çiziyorlar…
Meselâ, ana yol veya caddede aracıyla seyretmekte olan herhangi bir sürücü, tâli yoldan ana yola-caddeye çıkmak için sıra bekleyen sürücülere muhakkak yol verdiği gibi, birçok sürücü ‘yaya geçiş işareti’ olmasa bile bir kaldırımdan diğer bir kaldırıma, yani karşıdan karşıya geçmeye çalışan bir yayayı gördüğünde duruyor ve yayaya yol verip geçişine yardımcı oluyor! Bazen de yayalar sürücülere öncelik veya yol veriyorlar. Amma velâkin biz de bu iyi güzel uygulamaları yapan, centilmence davranan sürücülerin de yayaların da sayıları oldukça az maalesef. Ki, benim oğlanlar, arada bir Burdur’a geldiklerinde ‘’Burdur’da araç kullanmak İstanbul ve Ankara’da araç kullanmaktan çok daha zor! Çünkü sürücüler de yayalar da yazılı kurallara uymadıkları gibi, birbirlerine yol vermiyorlar, az da olsa yol verenlere bir şekilde teşekkür etme inceliği-nezâketi göstermiyorlar baba…’ diyorlar!
Azda olsa, ben de araç kullandım, ama aracımı dağ başında bile kullanıyor olsam kuralları hiç çiğnemedim ve sinyal vermeden ‘bir kere bile’ dönüş yapmadım. Bunun birinci nedeni elimi alıştırmak, ikinci nedeni de uzun araştırmalar ve tecrübeler sonunda belirlenen ve konan kuralların sahiplerine saygı göstermekti! Ancak, önceki Valimizin yaptığı, Emniyet Müdürümüz ve Jandarma komutanımızın da katıldığı bir canlı yayın toplantısında olduğu gibi; şu anki Valimiz Tülay Baydar Bilgihan’ın Nisan ayının başında yaptığı canlı yayın basını bilgilendirme, Emniyet Müdürümüz ve Jandarma Komutanımızın katıldığı toplantısına ben de katıldım ve ‘istisnâları hâriç, İlimizin şoförlerinin ‘sinyal özürlü’ olduklarından yakındım! Ve ‘sinyalsiz dönüş yapan sürücülere herhangi bir müeyyide uygulanamaz mı?’ diye sordum… Bunu pratik olarak uygulamanın zor olduğunu belirten yetkiler ise konunun eğitim konusu olduğunu hatırlattılar ve yine de konuyu değerlendireceklerini belirttiler…
Yukarıda da vurgulamaya çalıştığım gibi, günümüz de motorlu, bataryalı araç ve bisiklet türü binit sayısının baş döndürücü bir şekilde arttığı ve bu araçların her yerde ve her şekilde dolaştığı; ayrıca artan ev ve iş yeri aletlerinin yol açtığı kazaların vereceği zararlarını asgarî seviye yükseldiği bir devir ve ülke de, başta öğretmenlerimiz olmak üzere herkes teorik ve pratik ‘ilk yardımı eğitimi’ almalı! Ve bırakın diğer ilk yardım bilgilerini, en küçük bir hemlik manevrasının bile hayat(lar) kurtardığı unutulmamalı!’ derim…
Uzun lâfın kısası, meselenin hülâsâsı; amiyâne tabirle, ben de ‘Allah (c.c) affeder ama kazalar, hele hele ‘geliyorum’ diyen kazalar hiç affetmez!’ diyor, konu hakkındaki yazımı söz ve tedbir ustalarına bırakıyor, herkese saygılar sunuyorum.
AKIL, SONRADAN AH ÇEKMEK İÇİN DEĞİL
DÜŞÜNÜP TEDBİR ALMAK İÇİNDİR…
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî (r.aleyh)
TEDBİRLE TAKDİRİ DEĞİŞTİREMEZSİNİZ
FAKAT, TAKDİRDE VAR İSE TEDBİR ALIR VE
BÖYLECE DE KAZAYI GERİ ÇEVİRMİŞ
OLURSUNUZ! Ahmed Hulûsî (r.aleyh)
ZORLUKLARI BERTARAF EDENLER, DAHA
ZORLUK MEYDANA ÇIKMADAN TEDBİRİNİ
ALANLARDIR. DÜŞMANA GALİP GELENLER DÜŞMAN
DAHA HAZIR OLMADAN SALDIRANLARDIR! Sun Tzu
TEDBİR DAİMA BİLGELİĞİN ARACIDIR!
Patrick Rothfuss
EN İYİ ZIRH HEDEFTEN UZAK DURMAKTIR!
Horace
BEKLENMEDİK OLAYLAR BEKLENMEDİK
TEDBİRLER GEREKTİRİR! Cassandra Clare
TEHLİKELER ÇOĞU KEZ, HAYALCİLERİN
TEDBİRSİZLİĞİNDEN VE DİKKÂTSİZLİĞİNDEN
ORTAYA ÇIKAR! Jules Verne
AĞZINDA BAL OLAN ARININ, UNUTMAYIN Kİ
KUYRUĞUNDA İĞNESİ VARDIR!.. John Lyly
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BU YIL ‘BURUK’ BİR KURBAN BAYRAMI KUTLAYACAĞIZ' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Allah affeder, ihmal affetmez!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Türkiye’de gençler ‘bugün’ hem Atatürk’ü anacak hem spor hem de bayram yapacaklar' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Hava şehitlerini anma günü; âileyi, güçsüzleri, yaşlılar ile birlikte yardıma muhtaç olan çocukları koruma günlerini kutlarken, unuttuklarımız(!)' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BİR VEKİL BİR KUYUYA TAŞ ATTI 40 ASIL ÇIKARAMIYOR! adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dr. Reyda Şıklaroğlu’nun Cumhuriyet Meydanı’ndaki tek kişilik “Kudüs, Gazze ve Türkistan’a özgürlük” nöbeti sürüyor' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Beyaz melek< olarak adlandırılan ’Tüm hemşîrelerin haftaları kutlu’ Kendileri ve hastaları mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Tüm engellilerin haftaları kutlu kendileri ve âileleri mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kendi annelerimizin günlerini kutlarken annesiz çocukları da çocuksuz anneleri de unutmayalım' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vakıflar Antalya Bölge Müdürlüğü Burdur Saden Hatipoğlu Câmii Şerifini kaderiyle baş başa bırakmış durumda' adlı köşe yazısı... Devamı
Burdur’da Karakent ile Kavacık köyü arasında meydana gelen trafik kazasında, kontrolden çıkan otomobil yaklaşık 20 metrelik uçurumdan dere yatağına yuvarlandı.
Burdur'un Bucak ilçesinde sabaha karşı Kestel yolunda kontrolden çıkan 07 S 0209 plakalı otomobil takla atarak tarlaya uçtu. Kazada araçta yolcu olarak bulunan bir kişi yaralandı. İşte feci kazanın detayları...
Kaza, 22 mayıs 2026 cumartesi bugün Serik - Belek yolu Eminceler mevkiinde meydana geldi. Serik istikametinden Belek istikametine seyir halindeki devamı haberimizde
Adana'nın merkez Seyhan ilçesinden filmleri aratmayacak bir son dakika kaza haberi geldi... Mavi Bulvar üzerinde kontrolden çıkan bir otomobil, sulama kanalının demir korkuluklarına çarparak havada asılı kaldı. Kanala uçmaktan santimlerle kurtulan aracın sürücüsü için çevredeki vatandaşlar seferber oldu. Peki, yürekleri ağza getiren kazada sürücünün son durumu nasıl? Otomobil asılı kaldığı yerden nasıl indirildi? İşte olay yerinden ilk görüntüler ve sıcak detaylar...
Kurban Bayramı tatilini memleketlerinde geçirmek için yola çıkan binlerce sürücü, 43 ilin kara yolu bağlantı noktası olan "kilit kavşak" Kırıkkale'de devasa bir yoğunluğa neden oldu. Trafik akışının tamamen durmaması için Karayolları ekipleri Kırıkkale-Ankara ve Kırıkkale-Kayseri istikametindeki bazı kavşakları geçici olarak trafiğe kapattı. Peki, hangi kavşaklar kapatıldı, Kırıkkale-Ankara yolunda son durum ne?
Antalya’nın Serik ilçesine bağlı Boğazkent Mahallesi mevkiinde öğle saatlerinde meydana gelen trafik kazası çevrede büyük paniğe neden oldu.
Yorumlar (0)