
Dış politika ile az çok ilgilenen herkesin bileceği gibi, ABD-Amerika Bitişik(!) Devletlerinde Kasım ayının 5’inde bir Başkanlık seçimi yapılacak… Bu seçimlerin sonuçlarını merak eden sevgili okurlarıma benim ABD’deki seçimleri kimin kazanacağına dair en küçük bir merâkım yok! Çünkü ABD’nin başına kim geçerse geçsin Amerika Derin Devletinin ve Siyonizm’in-Siyonistlerin uşaklığını yapacaktır ki, bu bugüne kadar hep böyle olmuştur bundan sonra da böyle olacaktır… Ve konuyu biraz daha açmam veya müşahhaslaştırmam gerekirse, geçtiğimiz çarşamba günü yapılan Burdur Gazeteciler Cemiyeti seçimlerinde kimin Başkan olacağını merak ettiğim kadar dünyanın süper gücü olan ama adaletten ve insaftan nasibini almamış olan ve kendisini dünyanın jandarması veya polisi gibi gören ABD’nin Başkanı kim olacak?’ diye hiç düşünüp merak etmedim! Amma velâkin ister istemez de olsa bu seçimlerin sonuçlarıyla ilgileneceğiz. Yani Emperyalist ülke ABD’nin başına kim geçerse geçsin Siyonist İsrail’in kulu kölesi olacak… Öyle olmazsa Başkanın ya hayatı ya da koltuğu bir şekilde kaydırılacak ki; zaten bu ülkenin Başkanları bizim eski dönemlerin Cumhurbaşkanları gibi sembolik, hattâ göstermelik birer Başkan olup noter görevi yapacaklar… Ancak bizim anlı şanlı gazetelerimiz, radyo ve televizyonlarımız tıpkı bir başpehlivanlık tefrikası gibi her gün ve bilhassa geceleri bu birbirinden farklı olmayan-olamayacak olan başkan adaylarına, doğmamış çocuğa don biçer gibi ömür biçiyorlar ve ona göre de puan veriyorlar!
Yine az çok iç ve dış politika ile ilgilenen herkesin kahrolarak öğrendiği ve okuduğu gibi ABD’nin şu anki Bunak, Manyak ve günleri sayılı Başkanı Donald Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan a diplomatik nezâketten olabildiğince uzak ve tam bir küstahlık içeren bir mektup göndermiş ve özetle şunları söylemişti:
“Sayın Başkan! Gelin iyi bir anlaşma yapalım! Binlerce insanın öldürülmesinden siz sorumlu olmak istemezsiniz ve ben de Türkiye’nin ekonomisini yok etmekten sorunlu olmam. Ama bunu yaparım. Papaz Brunson konusunda bazı örnekler verdim. Sert olabilirsiniz ama akıllı olun. Sizi iyi bir anlaşma yapaya çağırıyorum.
General Mazlaum sizinle müzakere etmeye hevesli ve geçmişte verdiği tavizleri de vermek istiyor. Eğer bu doğru ve insânî bir şekilde yapılırsa, tarih size olumlu bakacaktır. Ancak, iyi şeyler olmazsa sonsuza kadar bir şeytan olarak anılacaksınız. Sert adam olma…”
PKK’ya YPG üzerinden destek veren Bay Trump, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 savunma silâhlarını satın alması-alma durumunda kalması nedeniyle Ülkemize CAATSA yaptırımları uyguladı ve uygulamaya da devam ediyor ama ciğeri beş para etmez bir papaz için T.C Devleti’nin Cumhurbaşkanı’na aba altından sopa gösteriyor! Ve Rahip Andrew Brunson’ın Ülkemiz de ve bağımsız mahkemelerce ‘casusluk veya ajanlık’ suçlamasıyla tutuklanmasının ardından yine Biden’in Hazine Bakanlığı, Adalet Bakanlığımız ile birlikte İçişleri Bakanlığımıza bazı yaptırımlar uygulamaya başladı ve yine moruk Trump attığı bir Twt’te ekonomik istikrarımızı bozmakla tehdit etti… Ancak bu tehditlere kulak asmayan T.C Devleti Suriye’nin kuzeyine yönelik bir Barış Pınarı Harekâtı yaptı ve bu harekâtta PKK ve YPG’nin inlerini yerle yeksan etti!
At hırsızı, kovboy ve seyis gibi derme çatma ama dünyanın hınzır insanlarının bir araya gelerek kurdukları Amerika Bitişik Devletleri (ABD)’nin 2,5 asırlık ömründe bir tane Türk ya da Türkiye dostu Başkan seçilmişti… Ancak, Emperyalistler ile Siyonistler o Başkanı fazla yaşatmamışlardı… Bu Başkan da John F. Kennedy adında ve imanlı olmasa bile insaflı, izanlı, merhametli biri idi ve bundan tam 61 yıl önce (22 Kasım 1963 tarihinde) ve eşiyle birlikte açık bir araba içinde halkı selamlarken silahla vurularak öldürülmüştü! Ki, ben o tarihte ve çocuk aklımla Kennedy’yi güler yüzü ve halim selim hali nedeniyle sevmiş, dolayısıyla da öldürülmesine üzülmüştüm! Yaşım ilerledikçe ve öldürülmesinin nedenini öğrendikçe daha üzülmüştüm… Çünkü, Başkan insaf ve izan sahibi bir insan olmanın yanında Türk veya Türkiye dostu bir yapıya sahipti…
Kenedi Türk ya da Türkiye dostu olduğu için mi öldürüldü onu bilmiyorum ama Emperyalistlerin emelleri ve Siyonistlerin oyuncağı veya kuklaları olmadığı için öldürüldüğünü çok iyi biliyorum… Ve ABD’nin Başına Kennedy’den sonra bir tane bile Türk veya Türkiye dostu Başkan, Başkan Yardımcısı, Savunma ve Dışişleri Bakanı gibi etkili ve yetkili biri gelmedi-getirilmedi maalesef… Yakın tarihte veya Emperyalisteler ile Siyonistlerin kökleri kuruyana, nesilleri kesilene kadar geleceğini-getirileceğini sanmıyorum.
Uzun lâfın kısası, meselenin hülâsâsı; ABD’de ve önümüzdeki Kasım Ayının 5’in de yapılacak olan seçimlerde ABD’nin başına kim geçerse geçsin genelde dünyamızın, özelde de ülkemizin hayrına veya yararına olmayacaktır… O nedenle biz düşmanın düşmanlığından yakınmak yerine kendi göbeğimizi kendimiz keselim! Yani dâhilî ve hârici düşmanlarımıza karşı kendi tedbirimizi alalım! Çünkü şimdiye kadar Türk’ün Türk’ten, Müslüman’ın Müslüman’dan başka dostu olmadı! Olsa bile o dostlar yaşatılmadı, bundan sonra hiç olmayacak ve olsa bile yaşatılmayacaktır herhalde!’ diyor, herkese saygılar sunuyorum.
BİRİ GELİR SENİ SEN EDER, BİRİ GELİR SENİ SENDEN
EDER! Şems
ÖYLE BİR DÜNYA DA YAŞIYORUZ Kİ, EDEPSİZ EDEPLİYİ
BASTIRIR. HAKSIZ DA HAKLIYI ASTIRIR..!
ZÂLİMLERİN EN ZÂLİM YANI, KURBANLARINI YOK
ETMEDEN ÖNCE İNSANLIKTAN ÇIKARMASIDIR. VE EN
ZOR MÜCÂDELE İNSANLIK DIŞI ŞARTLARDA İNSAN
KALABİLMEKTİR…
HERKESİN DOSTU OLAN KİMSENİN DOSTU DEĞİLDİR!
KURT SALDIRMAYA KARAR VERMİŞSE NE SÜRÜYÜ
HESABA KATAR NE DE ÇOBANI!
Özlü sözlerden seçmeler
2026
Taceddin Akbaş'ın “Yunanlar, Ülkelerini kadın askerlerle savunacaklarmış” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Turis geldiler tırıs gittiler” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Pandemi balonunu şişirenler de Kovid yalanını köpürtenlerde mutlaka yargılanmalılar!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “TOKİ Konut kuralarında Hac kura yöntemi uygulamalı!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler insan olamazalar (O nedenle görüldükleri yerde itlaf edilmeliler)” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bendeniz 'her yıl olduğu gibi' bu yılki 'Babalar Günü'nün de en mutlu babalarından biriyim !' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Çürümüş, kana ve gözyaşına bulaşmış dünyanın kupasını alsan n’olur almasan n’olur!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Cumhuriyete kadınlar değil kongar gibi cumhuriyetçiler kıyıyor ve zarar veriyorlar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bugün hicrî 1447 yılına ‘elvedâ’ 1448 yılına ‘merhabâ’ diyeceğiz' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vatandaş ‘Mutlak Butlan’dan çok ‘mutfak butlanına’ bakıyor!' adlı köşe yazısı... Devamı
NYT'nin aktardığına göre, haberi hazırlayan bazı gazeteciler gelecek çarşamba günü Manhattan'da mahkeme önünde ifade vermek üzere çağrıldı.
Katar'ın ABD'ye hediye ettiği ve başkanlık uçağı olarak kullanılmaya başlanan Boeing 747-8'in, klasik Air Force One'larda bulunan bazı kritik savunma sistemlerini barındırmadığı öne sürüldü.
Trump, Ankara'daki NATO Zirvesi'nde yaptığı değerlendirmede İran ile ateşkes sürecinin sona erdiğini öne sürmüş, İranlı liderleri hedef alan sert ifadeler kullanmıştı. Pezeşkiyan'ın açıklamaları, iki ülke arasındaki söz düellosunun diplomatik gerilimi daha da artırabileceği yönünde değerlendirmelere neden oldu.
9 Temmuz 2026 tarihli dünya basınında, Ankara’da gerçekleştirilen NATO Zirvesi'nin yankıları geniş yer buldu. ABD Başkanı Donald Trump’ın zirveye ilişkin değerlendirmeleri, İran’a yönelik sert açıklamaları, Ukrayna’ya Patriot hava savunma sistemi üretim izni verilmesine ilişkin gelişmeler ve İngiltere’de Reform UK Partisi’ne yönelik mali incelemeler öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.
ABD Başkanı Trump’ın talimatıyla İran kentleri bombalandı, Tahran'dan dünyayı ayağa kaldıracak Hürmüz Boğazı tehdidi geldi: "Amerikan tehditleriyle değil, yalnızca bizim düzenlememizle açılır."
Ankara'da gerçekleştirilen NATO Liderler Zirvesi kapsamında ABD Başkanı Donald Trump ile NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ortak basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Trump, İran'a yönelik son saldırılar, NATO'nun işleyişi, Türkiye'nin F-35 programı ve müttefik ülkelerle ilişkiler hakkında dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Yorumlar (0)