
Dünya veya bölge siyasetiyle biraz ilgilenen ve biraz tarih bilen veya okuyan herkesin bileceği ya da hatırlayacağı gibi, bir zamanlar Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) adı altında ve oldukça iri bir devlet vardı! Ve bu iri kıyım devlet, Batı ülkelerinin, artı İslâm ülkelerinin korkulu rüyası ve Emperyalist ABD’nin sözde düşmanı idi! O nedenle dünyanın en sahtekâr, dinsiz îmansız yöneticileri, Batılı insanları Rusya’dan gelecek komünizmle, Sovyet Sosyalistler Birliği komünistlerini de Emperyalist Amerika’nın ve ortaklarının varlığıyla, yani ‘öcü gelir ve hepimizi ham yapar!’ şeklindeki masallarla korkutuyorlardı… Yani, biri kızıl Komünist, diğeri kırmızı Emperyalist ülkelerin yöneticileri; ‘tavşana kaç, tazıya tut’ mantığıyla hareket ediyor, dolayısıyla da ferasetsiz ve basiretsiz yöneticileri vasıtasıyla küçük devletlere âdetâ sürek avı yaptırıyorlardı… Ancak, onların ikili-danışıklı dövüş ya da hayalet avcılığı veya gölge boksları fazla sürmedi ve Mihail Gorbaçov yönetimindeki Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği, aralarında Azerbaycan, Kırgızistan, Kazakistan, Türkmenistan Özbekistan gibi Türk Cumhuriyetleri başta olmak üzere 15 devletçikten oluşan Sovyetler Birliği darmadağın olup tek devlete dönüştü ve Rusya adını aldı! Amma velâkin, yılların verdiği korkuyu üzerinden bir türlü atamayan dönemimizin yetkilileri ve yöneticileri ABD’nin ve İsrail’in tuzaklarını fark edemediler, fark ettilerse bile önemsemeyip keyiflerine baktılar!
Kısacası; Romanov Hanedanlığından ve 2. Nikolay’ın hükümranlığının devrilmesinden sonra, Rusya 1921’deki savaştan sonra Sovyetler Birliği ortaya çıktı! Ve 1991’de bloğun nihai olarak dağılışına ve çöküşüne kadar dünyanın en büyük ve en güçlü devletlerinden birine sahip olan ve Dünya’nın yüzey alanının neredeyse 6’da birini kaplayan bu devlet, Dünya’nın ilk Marksist-Komünist devleti olarak yerini almıştı! Ancak, dönemin toprağı ve ateşi boş olasıcı Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği Başkanı Mihail Gorbaçov, ‘Ülkesinin bozulan ekonomisini düzelteceğim’ diyerek yaptığı reform tamamen ters tepmiş ve Sovyet Rusya’sının ekonomisini düzeltemediği gibi tam tersi olmuştu! Yani, Gorbaçov’un reformu, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ni (SSCB) darmadağın etti!
Her neyse, benim bugünkü asıl konum Komünist Rusya ve Mihail Gorbaçov değil, Emperyalist Amerika Bitişik Devletleri ve bu Devletin Emperyalist ama çoğu zaman kime ne dediğini bilmeyen ve kime ne zaman ne yapacağı belli olmayan dengesiz Donald Trump idi… O nedenle ben sözü Donald Trump’a getirmek istiyor ve burada da bir ara başlık açarak,
Asıl yaşı 80’i bulan, akıl yaşı ise 8’lerde seyreden Emperyalist Amerika Bitişik(!) Devletleri’nin şu anki Başkanı Donald Trump’ın askerî bir tecrübesi olmadığı gibi, devlet ya da hükümet deneyimi de yok! Ama, ürettiği komplo teorileri ve maddi zenginliği sayesinde ABD’nin 47. Başkanı olduğu gibi; Amerika’nın kendisi de bundan daha 256 yıl önce ve art hırsızları, seyisler, kovboylar ve korsanlar, yani derleme toplama insanlar tarafından kurulmuş olan kozmopolit bir ülke idi… Hal böyle olunca Amerika’yı turp gibi bir gencin ya da tecrübeli veya aklı başında bir yetişkinin değil, Trump gibi bir moruğun-manyağın, kabadayının, .yının bir dediği bir dediğine tutmayan bir bunağın yönetmesi normaldi… Ancak, yıllardır Afrika ve 3. Dünya ülkelerinin yeraltı yerüstü kaynaklarını sömürerek büyüyen, askeri ve siyasi bakımdan güçlenen Amerika Bitişik Devletleri’nin kaynaklarını kullanarak zengin olan By Trump; Los Angeles’ta başlayan ve artarak devam eden göçmen protestolarına karşı, California Eyâleti Valisinin açık ve sert itirazına rağmen, federal güçleri görevlendirerek yılların göçmenlerini evlerinden yerlerinden etmek istedi ama buna muvaffak olamadı. Ki, Trump’ın, ABD Kuzey komutanlığı askerleri, federal mülklerinin ve personelinin korunması için polis yetersiz gelmiş, 700 Deniz Piyadesini Los Angeles’a sevk etmiş, o da yetmemiş ve Savunma Bakanlığı da bölgeye 2 bin ilâve Ulusal Muhafız askerini daha göndermiş; ancak California Eyâleti Yönetimi, Trump’ın bu yaptığını anayasa aykırı bularak federal hükümete, yani Trump hükümetine dava açmış…
Davanın sonucu nasıl oldu bilmiyorum ama, ben şahsen Anayasa, hak hukuk tanımayan ve koskoca bir ülkeyi derebeyi gibi yöneten, dünyayı da aynı şekilde yönetmek isteyen Trump’ın, mahkeme kararlarına da uymayacağını, dolayısıyla da California’da başlatılan protestoları durduramayacağı gibi, ülke geneline yayılmasına da mani olamayacağını düşünüyorum… Ve bir müddet sonra da ABD’nin sonunun tıpkı SSCB’ye benzeyeceğine inanıyorum!
Demem o ki; bu dünya etme bulma dünyası olduğunu, o nedenle kimsenin hakkı kimsede kalmayacağını, beşeri ya da maşeri adalet tecelli etmese-edemese bile, İlâhî Adaletin mutlaka tecelli edeceğini; yani kendisi komünist ya da komünist uşağı olan Mihail Gorbaçov’un koskoca SSCB’ni dağıttığı-darmadağın ettiği gibi; korsan ve işgalci İsrail Devletinin Siyonist Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun uşağı, azatsız kölesi ve ABD’nin budalası olan Donald Trump’ın da Amerika Bitişik Devletlerini dağıtacağını düşünüyor ve bunun söyle olmasını yürekten diliyor, herkese saygılar sunuyorum.
BİN ZULME UĞRASANDA, BİR ZULÜM YAPMA
Ve BİN KERE MAZLUM OLMAK, BİR KERE
ZÂLİM OLMAKTAN İYİDİR! Hz. Ali (r.a)
ADÂLET NEDİR? AĞAÇLARI SULAMAK,
ZULÜM NEDİR? DİKENE SU VERMEK!
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî (r. aleyh)
PADİŞAHKEN ZULMEDERSEN, PADİŞAHLIKTAN
SONRA DİLENCİ OLURSUN! Sâdi
ZÂLİMİN SONU YAKLAŞINCA, ZULMÜ
ARTAR VE DAHA DA AZGINLAŞIR! ANCAK,
MAZLUMUN ÖÇ ALMA GÜNÜ, ZÂLİMİN
ZULMETTİĞİ GÜNDEN DAHA KORKUNÇTUR!
Ve ZÂLİMLİĞİN ALTINDA YATAN EN BÜYÜK KORKU
KENDİNİ BİLMEZLİK VE GÜÇSÜZLÜKTÜR! Anonim
2026
Taceddin Akbaş'ın “AFAD bir yandan, afetler diğer yandan uyarıyor!! Ancak kimse bu uyarıları dikkate almıyor!!!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Dünya standartlar günü kutlu olsun tüm standartlar 'İslami olsun!'" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke, E. Çölaşan’ın dediği gibi “heriflerin” değil, “şeriflerin” şehridir. Kâbe de müminlerin kıblesidir!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke'yi koruma şerefi '110 yıl sonra ve yeniden' bizim olacak" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Burdur Müftülüğü 'haftalarında' din görevlilerini unutmadı " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler ırkçı bile değil tam bir soykırımcılar!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Kemal Bey ihtiyatlı davranıyor Özgür Bey ise hem panik yapıyor hem de kırıcı cümleler kuruyor " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Sende mi "Brütüs..." oldun kardeş ülke Azerbeycan'ın yasakçı başbakanı Asedov!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Camiler Haftası'nı unutmayalım içlerini ise hiç boş bırakmayalım" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “''Şiddete Hayır Günü'nde bile şiddetin daniskası yapılıyor!" adlı köşe yazısı. Devamı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD’nin New York kentinde düzenlenen “100 Yıllık Dostluk: Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri” etkinliğinde Türkiye-ABD ilişkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, bölgede ve dünyada yaşanan çatışma, savaş ve krizlerin iki ülkenin yakın diyalog içinde olmasını gerekli kıldığını söyledi.
Pentagon'un acil bütçe çağrısıyla gündeme bomba gibi düşen ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, İran savaşının devasa faturasını ilan etti. İşte Washington'ı karıştıran o açıklama...
Trump, Ankara'daki NATO Zirvesi'nde yaptığı değerlendirmede İran ile ateşkes sürecinin sona erdiğini öne sürmüş, İranlı liderleri hedef alan sert ifadeler kullanmıştı. Pezeşkiyan'ın açıklamaları, iki ülke arasındaki söz düellosunun diplomatik gerilimi daha da artırabileceği yönünde değerlendirmelere neden oldu.
ABD Başkanı Trump’ın talimatıyla İran kentleri bombalandı, Tahran'dan dünyayı ayağa kaldıracak Hürmüz Boğazı tehdidi geldi: "Amerikan tehditleriyle değil, yalnızca bizim düzenlememizle açılır."
ABD Başkanı Donald Trump, NATO Zirvesi kapsamında gerçekleştirdiği Ankara temaslarında Anıtkabir’i ziyaret etmedi. Böylece Trump, Türkiye’ye resmi ziyarette bulunmasına rağmen Anıtkabir’e gitmeyen ilk ABD Başkanı olarak kayıtlara geçti.
ABD Başkanı Donald Trump, NATO Liderler Zirvesi kapsamında Ankara'ya geldi.
Yorumlar (0)