
Hepimizin mâlûmu olduğu ve başta cennet misâli Ülkemiz olmak üzere tüm İslâm ülkeleri 16-19 Haziran tarihleri arasında ‘iki dînî bayramlarından biri olan’ mübârek kurban bayramlarını kutladılar ki; bu bayramı bizler de dâhilî ve hârîcî, nefsî ve neslî, genel ve özel tüm sıkıntılarımıza, ağrı, acı elem ve kederlerimize rağmen, iyi veya kötü şöyle ya da böyle ama bir şekilde ve mutlaka kutladık-kutlamaya çalıştık elhamdülillah… Ancak, yüzde 98-99’u Müslüman olduğu bilinen Ülkemizden (dînî yönleri veya mânevî inanışları ayrı) 8 bin tane T.C vatandaşı; büyük bir turizm kenti, tabiat harikası olan ve ister yerli olsun ister yabancı tüm turistlerin gözbebeği durumunda ve hayalindeki tatil kentlerinden biri olan Muğla İlinin, Fetiye, Marmaris ve Bodrum gibi turistik ilçelerinin içinden geçerek Yüzde 98-99’u Hristiyan olan ve Siyonist İsrail’i her bakımdan destekleyen Yunanistan’ın Rodos adasına gidip gezmek tatil yapmak ve günlerini gün etmek istemişler! Amma velâkin Yunan makamları bunlara her nedense vize vermeyip tersyüz etmişler! Yani Yunan Hükümeti Türk ya da Türkiyeli turistlere karşı ve anında ‘kapıda vize uygulaması!’ başlatarak; Bayram tatillerini köylerinde, kasabalarında, beldelerinde, il veya ilçelerinde, dolayasıyla da hısım ve akrabalarıyla birlikte geçirmek yerine Rodos Adası’nda geçirmek isteyen binlerce Türk’ü veya Türkiyeliyi Ada’ya sokmayıp geri döndürmüş! Bence çok ta iyi etmiş! Çünkü yılda sadece iki kez kapımızı çalan dînî bayram günleri eşittir tatil günleri değil, hele hele turistik gezi günleri hiç değil; sıla-i rahim, yani başta hayatta olan ana, baba, nine ve dedeleri ve diğer yakınları ziyaret etme ve onların gönülleri ile birlikte dualarını alma, dolayısıyla da ata yâdigârı toprakları ziyaret etme günleridir. Ve insanının ezici çoğunluğu Hristiyan ve bizim ezelî ve ebedî düşmanımız ülkelerden biri olan Yunanistan’ın Rodos Adası’na Türkiye’den önce gidenler ayrı, bayram da gidecek olan 8 binin üzerinde bir Türk; İsrail’in katıksız ve karşılıksız dostu durumunda olan Yunanistan’a, Yunanistan’ın da, üvey babası durumunda olan Emperyalist ABD’nin silah tüccarlarına dolaylı yollardan yardım etmiş olacaklardı… Amma velâkin, ister yerli olsun ister yabancı bir turist doygunu olan Rodos Adası’nda bizimkilere yer kalmamış, dolayısıyla da Yunan Polisi veya Ada jandarması 8 binin üzerindeki vatandaşımızı hayalini kurdukları, rüyasını gördükleri Ada’dan-Rodos Adası’nın kapısından geri çevirmiş… Yani, bizimkiler Rodos hayali kurar, turistik tâtil veya gezi rüyası görürlerken, Yunan lodosuna yakalanmışlar!
Benim bu ve buna benzer tezlerimi çürütmek veya tersini savunmak isteyen okurlarımdan bazıları ‘Türkiye’de de birçok İsrail ürünü ithal edilip satılıyor ve hemen herkes bu ürünleri alıp satıyor ve yiyip içiyor, eşyaları kullanıyor…’ diyebilir ve haklı da olabilirler. O nedenle ben hiç değilse bundan sonra boykot edilmesi gereken ve ünlenen İsrail ürünlerini köşeme iktibas etmek, sevgili okurlarımın dikkâtlerini bu ürünlerin üzerine yoğunlaştırmak ve ‘az da olsa’ mesûliyetten kurtulmak istiyorum:
McDonalts, Burger king, Coca Cola, Pepsi, Fanta, Lipton, Algida Dondurmaları, Carrefour, Cheetos, Calve, Danone, Doritos, Rominos, Knorr, KFC, KitKat, Lays, Mondolez, Nestle, Nesquik, Popeyes, Pizza Hut, Papa John’s, Perrier, Procter & Gamble, Coffe Mate, Nascafek, 7up, Starbsucks, Scweppes, Sprite, Tropicana, Unilever, Marlbora ve diğerleri…
Siyonist İsrail’in yukarıda isimlerini verdiğim 40’a yakın gıda maddesinin dışında daha çok markalı ürünü vardır elbette. Ancak benim yukarıda ismini verdiğim ve en çok bilinen, yiyilip içilen gıda maddelerini bile boykot edebilsek, alıp satmasak ve yiyip içmeyebilsek yine yeter! Amma velâkin şehir merkezlerinin her köşesinde, hattâ köy ve kasaba bakkallarında bile yukarıda isimlerini verdiğim markaların ürünleri boy gösteriyor, arzı endam ediyor ve hemen herkes ta bu ürünleri kapış kapış yiyip içiyor. Dolayısıyla da İsrail’den Filistin’e, Gazze’ye mermi, bomba ve benzer cinsten silâhlar göndermiş oluyor maalesef…
Ve ben tam yazımın burasına gelmiştim ki, Kanal 7’de ve cuma günleri yayınlanan ‘Cuma Sohbetleri’ konulu ve Necmeddin Nursaçan Hoca tarafından yapılan sohbetin tam ortasına gelinmişti, benim yukarıda bu ürünleri alarak satarak ve yiyip içerek İsrail’in, Müslümanların ilk kıbleleri olan Mescid-i Aksa’ya (Cuma namazı için bile) sokmaması, aylardır Gazze’yi vurması ve on binlerce Gazzeliyi şehid etmesi için silah göndermiş oluyoruz!’ dediğim sırada; TV Kanalında İsrail’in ünlü bir dondurması allandıra ballandıra faydaları anlatılmaya başladı ve bu reklâm da beni dehşete düşürdü! Çünkü, Necmeddin Hoca o program da İsrail’e beddua ederken, Filistinlilere-Gazzelilere dua ediyordu!
Uzun lâfın kısası, meselenin hülâsâsı; biz inananlar önce birer birer, teker teker değil, topluca-topyekün, yani 2-2,5 milyarlık İslâm âlemi toptan tövbe-i istiğfarda bulunmalı, ondan sonra Allah’a (c.c) yalvarılmalı yakarılmalıyız… Değilse, bizim yaptıklarımız kapıda alacaklı dururken pencereden zekât dağıtmak veya bir yandan perhiz yapıyor diğer taraftan lâhana turşusu yiyor gibi bir şey oluyor! Hal böyle olunca da bir yandan düşmanın düşmanlığından yakınıyor, ağlıyor sızlıyor, diğer yandan da düşmana cephane göndermeye devam ediyoruz!’ diyor, herkese saygılar sunuyorum.
ÜZÜLME CAN! DOĞRUYSAN ‘ZARAR GÖRDÜM’
DEME! BİLKİ İYİLER MUTLAKA KAZANIRLAR..!
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî (r. aleyh)
BİR ŞEYİ BEĞENMİYORSAN, DEĞİŞTİR.
DEĞİŞTİREMİYORSAN, TAVRINI DEĞİŞTİR,
ŞİKÂYET ETME! Maya Elgelou
TEDBİR, TEHLİKELERİN KAPISINI KAPATIR.
VE GÜVENLİĞİ SAĞLAR… TEDBİR, KAZALARI
ENGELLER, HATALARI DÜZELTİR… TEDBİR,
RİSKLERİ MİNİMİZE ETMENİN EN ETKİLİ
YOLUDUR! Anonim
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BU YIL ‘BURUK’ BİR KURBAN BAYRAMI KUTLAYACAĞIZ' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Allah affeder, ihmal affetmez!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Türkiye’de gençler ‘bugün’ hem Atatürk’ü anacak hem spor hem de bayram yapacaklar' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Hava şehitlerini anma günü; âileyi, güçsüzleri, yaşlılar ile birlikte yardıma muhtaç olan çocukları koruma günlerini kutlarken, unuttuklarımız(!)' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BİR VEKİL BİR KUYUYA TAŞ ATTI 40 ASIL ÇIKARAMIYOR! adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dr. Reyda Şıklaroğlu’nun Cumhuriyet Meydanı’ndaki tek kişilik “Kudüs, Gazze ve Türkistan’a özgürlük” nöbeti sürüyor' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Beyaz melek< olarak adlandırılan ’Tüm hemşîrelerin haftaları kutlu’ Kendileri ve hastaları mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Tüm engellilerin haftaları kutlu kendileri ve âileleri mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kendi annelerimizin günlerini kutlarken annesiz çocukları da çocuksuz anneleri de unutmayalım' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vakıflar Antalya Bölge Müdürlüğü Burdur Saden Hatipoğlu Câmii Şerifini kaderiyle baş başa bırakmış durumda' adlı köşe yazısı... Devamı
Özel, Genel Merkez önünde kısa bir konuşma sonrası beraberindekilerle TBMM'ye yürüyüşe geçti.
Kararın ardından CHP Genel Merkezi’nde hareketli saatler yaşandı
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Burdur İl Başkanlığı, parti gündemindeki tartışmalara ilişkin yazılı bir basın açıklaması yayımladı.
Burdur’un Ağlasun ilçesine bağlı Hisarköy, bugün anlamlı bir dayanışma örneğine ev sahipliği yaptı.
Burdur’da Karakent ile Kavacık köyü arasında meydana gelen trafik kazasında, kontrolden çıkan otomobil yaklaşık 20 metrelik uçurumdan dere yatağına yuvarlandı.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nde olduklarını belirten Özel, yaşananları “bir saldırı” olarak nitelendirerek iktidarı ve yargıyı hedef aldı.
Yorumlar (0)