
İnsanının yüzde 98-99’u Müslüman olan ülkemiz de her Müslüman bilir ya da bilmesi gerekir ki; suçsuz yere ya da adil bir yargılama sonu verilen bir mahkeme kararı olmadan bir insanı öldürmek, bütün bir insanlığı öldürmekle eş değer görüldüğü gibi, bırakın bir insanı, en zararlı veya en vahşi hayvanı bile yakarak öldürmemek yoktur! Ve bunu yapan kişileri Cenab-ı Hakk en ağır cezaya duçar ve belki de kıyasa kıyas yapacaktır! O nedenle ben, ‘insanların herhangi bir hataları ya da ihmalleri nedeniyle çıkan orman (vb. yerlerin) yangınlarının konusu ayrı; kasten, bilerek, isteyerek çıkarılan bir yangın da yanarak ölen insanları bırakın, karıncaların-böceklerin günahları bile o kişi veya kişilere yeter de artar!’ diye düşünüyorum.
Yurdumuzu, devletimizi milletimiz dâhili ve harici düşmanların ifsat ve istilâlarından korumaları esnasında şehit olan polisler, jandarmalar, kısaca her sınıftan Mehmetler-Mehmetçikler, komutanlar ve siviller olduğu gibi; hiç tanımadıkları kişilerin bile yanmamaları, analarının-babalarının, çoluk çocuklarının ağlamamaları için kendilerini ateşe atan ve yanma riski bulunan insanları korumak veya kurtarmak için kendileri yanan itfaiyeciler, ormancılar, AKUT’çular-arama kurtarıcılar-kurtarmaya çalışırken şehit olan görevliler de var ülkemiz de…
Sevgili okurlarım, yazı başlığımdan ve buraya kadar ki, anlatmaya çalıştıklarımdan kimi-kimleri kastettiğimi gayet net bir şekilde anlamışlardır… Ancak, bugün ben konuyu sadece anlatmakla kalmayacak ve sözü, birilerinin yanmaması için kendileri diri diri, canlı canlı yanan (şehid olan) ormancılarımıza ve diğer görevlilerimize getireceğim inşaAllah:
Bilindiği gibi, Ülkemiz de, geçtiğimiz yıllarda, değişik orman ve sair yangınlarda yanan canlarımız-cananlarımız olduğu gibi; geçtiğimiz hafta da ciğerlerimizi param parça eden bir orman yangınına daha maruz kaldı ve bu yangında 5’i orman işçisi ve 5’i de Arama Kurtarma görevlisi olmak üzere 10 canımız daha diri diri yanarak can verdi, daha doğrusu şehid oldu!
Dünya da kazasız belâsız bir zaman olmadığı gibi, mekân da yok maalesef… Yani, bu dünya da hiçbirimiz ve hiç bir mekânımız kazadan beladan ve benzer olumsuzlardan emin değil… O nedenle, herhangi bir kaza ya da hata veya ihmal sonunda kaybettiğimiz canlarımız-cananlarımız içinde üzülüyor, ağlıyor sızlıyoruz. Ancak, kasten çıkarılan bir orman yangının da kaybettiğimiz canlar için ise ki, hiçbirini görmemiş ve tanımamış olsak bile ciğerlerimiz param parça oluyor. İşte ciğerlerimizi paramparça eden, yüreklerimizi yakıp dağlayan organ yangınlarında biri de geçtiğimiz hafta Eskişehir de başlayıp Afyonkarahisar’a kadar uzanan bir orman yangınında yaşadık. Ve küçücük bir kıvılcım, sönmemiş bir izmarit veya hain bir kundaklama sonucunda çıkan bu yangının daha başka il veya ilçelere sıçramaması için canla başla çalışan 10 görevli ve gönüllümüze mal oldu maalesef! Hele bu şehitler içinde bir tanesi var ki, bu şehid için destarlar ya da kitaplar yazılsa da yeridir… Bu şehid de 15 yıldır AKUT’ta gönüllü, TUSAŞ’ da da göveli olarak çalışan Başmühendis Muharrem Can… Çünkü, Muharrem bey ‘Ben TUSAŞ ta görevli bir Başmühendisim ve orman yangınlarına müdahale etmek gibi bir mecburiyetim yok…” dememiş falan dememiş, filan dememiş doğruca yangın bölgesin giderek bir şeyler yapmak istemiş… Yani, Muharrem Bey birilerini yangından kurtarmak içen kendisi yanmış, daha doğrusu yanarak şehid olmuş… Ki, ülkemiz bundan daha 10 gün kadar önce Bergama Orman İşletme Müdürü Şahin Dönertaş’ı yangına kurban vermişti. O nedenle ben, burada bir parantez açarak ‘başta en son şehidlerimiz olmak üzere tüm şihidlerimize gani gani rahmeler, akraba, eş ve dostlarına sabrı cemil ve ecri cezil diliyor; bizim onlara olmaya haklarımızı değil, onların bizlere olan haklarını helal etmelerini istiyorum.
Velhasıl-ı kelâm, hülâsâ-i netice; Türkiye genelinde olduğu gibi, Burdur özelimizde de Orman İletme Müdürlüğü ve itfaiyeciler başta olmak üzere AFAD, jandarmalar, polisler ve diğer görevliler müteyakkız durumundalar… Ve bu görevliler ormanlar da veya benzer ağaçlıklar da yangın çıkmaması için gece gündüz nöbet tutukları gibi, çıkan yangınları da büyümemen, can ve mal kaybına neden olmadan söndürmek için canla başla çalışıyorlar ki, bazıları bunun için kendi canlarını tehlikeye atıp hayatlarını fedâ ediyorlar. Ancak öyle ülke, devlet ve millet, hattâ insan-insanlık düşmanları da var ki, bir yerlerde yangın çıkarmak ve can(lar) yakmak için ellerinden geleni yapıyorlar maalesef! Ben bu hainlere, ‘Cenab-ı Hakk ‘ta sizleri yaktığınız ateşte, hattâ daha beterinde yaksın inşaAllah’ diyorum! Ama, ormanda yaptığı bir piknik esnasında yaktığı ateşi tamamen söndürmeden giden, sönmemiş sigarasını riskli noktalara atan, hattâ zıkkımlandığı alkol veya meşrubat şişelerini yine riskli noktalarda bırakan piknikçilere ve benzerlerine ‘yuh olsun sizlere, sizin anlık keyif, eğlence veya zevkleriniz için hektarlarca orman ile birlikte milyonlarca böcek ve canlı da yanıyor! Bu da yetmiyor, 10’larca fedakâr orman işçicisinin ve arama kurtarma görevlisinin yanmasına neden oluyor… Ki, bir kişinin ölümüne bile neden olan birinin, bütün bir insanlığın ölümüne neden olmuş kadar büyük ve tarifi zor bir günaha girerse ki, giriyor! Çünkü bu ayet ve hadislerle sabit. O halde bir veya birden fazla kişilerin yanarak ölmelerine ve yaralanmalarına neden olan kişiler insan değil, insanlık katili kategorisine girebilirler…’ diyorum ve milyonlarca böceğin, kurdun kuşun, kısaca sayısı belirsiz hayvan ve haşerenin diri diri, canlı canlı yanmasına neden olan kişilerin hallerini düşünmek bile istemiyorum.
Ve onlara, Cenab-ı Hakk’ın “Hayvanlar benim sessiz kullarımdır. Şimdi zulme susuyorlar ama, hesap günü konuşacaklar…” şeklindeki ilginç ve oldukça düşündürücü, hâttâ korkutucu Ayet-î Kerimesini hatırlatıyor, herkese saygılar sunuyorum,
BİR CANA KIYMANIN VEYA YERYÜZÜNDE BOZGUNLUK
ÇIKARMANIN CEZASI OLMAKSIZIN KİM BİR KİŞİYİ
ÖLDÜRÜRSE SANKİ BÜTÜN İNSANLARI ÖLDÜRMÜŞ GİBİ
OLUR. KİM DE BİR CANI KURTARIRSA, SANKİ TÜM
İNSANLARIN HAYATLARINI KURTARMIŞ GİBİ OLUR..!
Mâide Suresi Âyet 32
KİM BİR CANLIYI/HAYVANI, BİR KUŞU ‘HAKSIZ… YERE’
ÖLDÜRÜRSE, KIYAMET GÜNÜ O, ONDAN ŞİKÂYETÇİ
OLACAKTIR… KİM DE HAKSIZ YERE BİR SERÇE KUŞUNU
ÖLDÜRÜRSE, O DA KIYAMET GÜNÜ ONDAN ŞİKAYETÇİ
OLACAKTIR… KİM ‘BOŞ YERE…’ BİR SERÇE KUŞUNU
ÖLDÜRÜRSE, KUŞ O KİŞİYİ KIYÂMET GÜNÜ ALLAH’A
(c.c) ŞİKÂYET EDECEK VE ‘’YA RABBİ, ŞU KİŞİ (yemek gibi)
BİR MENFAAT İÇİN DEĞİL, (SIRF EĞLENCE OLSUN DİYE),
BOŞ YERE BENİ ÖLDÜRDÜ DİYE ŞİKÂYET EDECEK! 3 Hadis
2026
Taceddin Akbaş'ın “AFAD bir yandan, afetler diğer yandan uyarıyor!! Ancak kimse bu uyarıları dikkate almıyor!!!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Dünya standartlar günü kutlu olsun tüm standartlar 'İslami olsun!'" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke, E. Çölaşan’ın dediği gibi “heriflerin” değil, “şeriflerin” şehridir. Kâbe de müminlerin kıblesidir!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Mekke'yi koruma şerefi '110 yıl sonra ve yeniden' bizim olacak" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Burdur Müftülüğü 'haftalarında' din görevlilerini unutmadı " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler ırkçı bile değil tam bir soykırımcılar!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Kemal Bey ihtiyatlı davranıyor Özgür Bey ise hem panik yapıyor hem de kırıcı cümleler kuruyor " adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Sende mi "Brütüs..." oldun kardeş ülke Azerbeycan'ın yasakçı başbakanı Asedov!" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “'Camiler Haftası'nı unutmayalım içlerini ise hiç boş bırakmayalım" adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “''Şiddete Hayır Günü'nde bile şiddetin daniskası yapılıyor!" adlı köşe yazısı. Devamı
AYDIN'ın Karacasu ilçesinde 2 katlı evde çıkan yangında Meryem Çınar (55) ile oğlu Tayfun Çınar'ın (30) ardından baba Mehmet Çınar (55) da hayatını kaybetti.
Antalya'nın Manavgat ilçesi Side Mahallesi'nde park halindeki otomobilde çıkan yangın, esnaf ve itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü. Detaylar haberimizde..
VAN’da seyir halindeyken motor kısmından alev alan kamyonet, yanarak kullanılamaz hale geldi.
KAYSERİ’de 9 katlı apartmanın çatısında tadilat sırasında çıkan yangın, itfaiye tarafından söndürüldü. Çatıda hasar oluştu.
SİLİVRİ’de ahırda çıkan yangında çok sayıda büyükbaş hayvan, buzağı ve tavuk öldü. Hayvanlarının öldüğünü gören besici ve eşi fenalaşarak hastaneye kaldırıldı.
ŞANLIURFA’da, bir rezidansın üst katında çıkan yangında Ezgi Evcil (48) hayatını kaybetti, dumandan etkilenen Sefer D. ise hastaneye kaldırıldı.
Yorumlar (0)