Taceddin Akbaş

Ya Kovit-19… aşıları aklanmalı ya da sorumlularından hesap sorulmalı!

Taceddin Akbaş'ın 'Ya Kovit-19… aşıları aklanmalı ya da sorumlularından hesap sorulmalı!' adlı köşe yazısı...

Taceddin Akbaş

YA KOVİT-19… AŞILARI AKLANMALI YA DA SORUMLULARINDAN HESAP SORULMALI!

Yaşı müsait olanların hiç düşünmek, hattâ hatırlamayı bile istemeyecekleri gibi, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 30 Ocak 2020 tarihinde, bir dönem, genç yaşlı, çoluk çocuk, zengin fakir, kadın erkek, güçlü güçsüz demeden hemen herkesin korkulu rüyası, kâbusu olan ve “Kovit-19’’ adı verdiği Koronavirüs illetini, 11 Mart 2020 tarihinde de Küresel Pandemi olarak îlân etmiş; ardından da dünya genelinde salgının kontrol altını alınmasına yönelik tedbirler genelde tüm ülkelerin, özelde de ülkemizin ana gündemini oturmuştu! Ki, her gün ayrı ayrı televizyon kanallarına çıkan ve isminin başında Prof., Doç., Dr. ve saire titrleri olan hekimlerin bazıları aşının yararlarını hararetle savunurken, bazıları da hiç faydasının olmayacağı, hattâ zararlı olacağını anlatıp durmuşlardı! Biz vatandaşlar da, sıkı bir şekilde uygulanan sokağa çıkma yasağı nedeniyle evlerimizde yerlerimizde uslu uslu oturup bu sayın uzmanları can kulağı ile dinlemiştik! Ki, bizler gazeteci olmamız hasebiyle sokağa çıkma yasağından fazla etkilenmemize rağmen bulaşma riski dolayısıyla evlerimize yerlerimize hapsolmuştuk. Ki, benim Çiftçi Belgem de vardı ve bu belgeye sahip olan kişilerin dışarı çıkmaları, tarlalarına, bağlarına bahçelerine gidip gelmeleri serbest iti…

ÜLKEMİZ DAHİL BİRÇOK ÜLKEDE AŞI, SALGININ TEK İLACI OLARAK ANILDI!

Yine hemen herkesin bileceği ya da acı acı hatırlayacağı gibi, o günlerde Kovit-19 salgınından kurtuluş umudu olarak gösterilen aşı çalışmaları hummalı bir şekilde sürüyor ve bir kısım uzmanlar salgından korunmanın tek yolu aşı olmaktan geçtiğini ifade ederlerken, bir kısım uzmanlarda tam tersini savunuyorlardı… Vatandaşlar da ya kontrpiyede kalıyor ya da (tabiri yerinde ise) mehter takımı gibi bir ileri iki geri gidip geliyorlardı!

Hal böyle olunca, yani uzmanların büyük bir bölümü aşıyı savununca, devle ve Sağlık Bakanlığı da ilk Kovit-19 aşısına onay vermiş küçük bir azınlık hariç hemen herkes (ister istemez, hatta zorunlu olarak) aşı olmuştu. Ki, bizim ailede 3.-4. aşıyı olmuştu! Çünkü, aşı olmayan kişiler marketlere bile giremiyorlardı… Ayrıca Koronavirüs tespiti yapılan binalar, artmanlar, siteler, hatta sokaklar girişi çıkışa kapatılıyor, girişlere ‘burada koronavirüs vardır!’ gibi lâvhalar asılıyoru ve o lâvhalar 15 gün yerinde kalıyordu. Daha da beteri, ‘temaslı’ diye bir uygulama vardı ve insanlar bir koronavirüslüyle yan yana gelmiş ise o zaman da aynı muameleye tabi tutuyordu… Yani bir kısım insanlar, evler, apartman, site ve sokak sakinleri toplumdan dışlanıyor, hattâ bazıları aşağılanıyordu!

Kısacası ve o dönem de müthiş bir kavram kargaşası veya karmaşası yaşanıyor, kim ne diyeceğini veya ne yapacağını ‘tam olarak’ bilmiyordu! O nedenle ben ‘o gün ve benzeri günler gitsin bir daha geri gelmesin inşaAllah’ diyor ve siz sevgili okurlarımdan da bu duaya (Âmiiinnn…) demenizi istirham ediyorum. Ancak, bu aşı olayının da aydınlatılmasını istemeden geçemiyorum…

DÜNYA KAMUOYU DA İKİYE BÖLÜNMÜŞTÜ

O dönem de aşının faydaları ya da zararları hakkında Ülke insanımız ve uzmanlarımız olduğu gibi, dünya kamuoyu da ikiye üçe bölünmüştü ve koronavirüs aşısı hakkında farklı görüşler ortaya atılıp, çok değişik yorumlar yapılmıştı… Ve bazı kesimler aşının faydasız olduğunu ya da güvenilir bulmadıklarını ifade ederlerken, bazı kesimler, aşının bağışıklık sistemini doğrudan çökerttiğini, yani Kovit-19’un yararlı olduğunu, dolayısıyla da herkesin aşı olması gerektiğini savundular… Ancak, aşının kalp krizi kaynaklı ölümleri, anjiyoları ve by-passları artırdığını savunan vatandaşlar olduğu gibi, uzman doktorlar-hekimler bile vardı! Hal böyle olunca, vatandaş iki arada bir dere de kalıyordu…

Uzun lâfın kısası, meselenin hülâsâsı; şimdi de var ama bilhassa o dönem de aşı çalışmaları dünya genelinde de ülkemizin özelinde de çeşitli tartışmalara neden olduğu gibi, birçok uzman Kovit-19 aşısı ile ilgili olumlu görüşler serdediyor, bazı uzmanlar ise tam tersini savunuyordu.

Ve Kovit-19 aşısının yan ya da direkt etkileri üzerinden tartışmalara son zamanlarda bir yenisi daha eklendi ve Kanada’nın Ontorio Eyaleti’nde görevli bir doktor olan Alan Shomaker katıldığı bir etkinlikte, Kovit-19 aşılarının bağışıklığı ele geçirerek insanları ölüme sürüklediğini savunmuş!

Velhâsıl-ı kelâm, hülâsâ-i netice; uzmanların bile kuvvetli tereddüde, şiddetli şüpheye düştüğü bir aşı konusu açılınca, bendeniz de birçok insan gibi ‘o dönem de yapılan, şimdi ise piyasadan çekilen aşıların hastalık ve ölüm riskini artırdığını, kalp krizine bağlı rahatsızlıklara, hattâ ölümlere bile yol açtığını düşünüyorum. Dolayısıyla da dönemin aşı savunucusu etkilileri ile yetkilileri ya aşıların herhangi bir yan ya da direkt etkisi olmadığını veya olmayacağını (bilimsel verilerle ve bizleri tatmin edici bir şekilde) açıklamalılar, hattâ ispatlamalılar ya da hararetle ve kendilerinden emin bir şekilde tavsiye ettikleri aşılar nedeniyle ölen ya da öyle sanılan kişilerden helâllik, yakınlarından ise özür dilemeliler… En azında yanıldıklarını ya da bilemediklerini itiraf etmemeliler..!’ diyor, herkese ‘sağlıklı’ saygılar sunuyorum.

BANA YANILDIĞIM NOKTALARI GÖSTEREN

KİMSEDEN ALLAH (c.c) RAZI OLSUN…

Hz. Ömer (r.a)

HATALARI SAKLAMAK, DÜZELTMEKTEN DAHA

ÇOK ACI VERİR! Anonim

YANILMAK İNSANCA, BAĞIŞLAMAK

KUTSALCA BİR İŞTİR… Anonim

HERKES BENİM DÜŞÜNCEME KATILIRSA

YANILMIŞ OLMAKTAN KORKARIM…

Oscar Wilde

BİR KİŞİNİN YANILMASI, TÜM HALKIN

YANILMASINA YOL AÇAR. TÜM HALKIN

YANILMASI DA SONRA DA TEKLERİN

YANILMASINA… Montaigne

YANILDIĞINA ASLA KABUL ETMEYENLER

EN ÇOK YANILANDIR… Anonim

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    KIZDIM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    BEĞENDİM
  • 0
    BEĞENMEDİM
  • 0
    GÜLDÜM
  • 0
    ALKIŞ

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Taceddin Akbaş Diğer Yazıları

23
MAYIS

2026

BU YIL ‘BURUK’ BİR KURBAN BAYRAMI KUTLAYACAĞIZ!!!!

Taceddin Akbaş'ın 'BU YIL ‘BURUK’ BİR KURBAN BAYRAMI KUTLAYACAĞIZ' adlı köşe yazısı... Devamı

20
MAYIS

2026

Allah affeder, ihmal affetmez!

Taceddin Akbaş'ın 'Allah affeder, ihmal affetmez!' adlı köşe yazısı... Devamı

19
MAYIS

2026

Türkiye’de gençler ‘bugün’ hem Atatürk’ü anacak hem spor hem de bayram yapacaklar

Taceddin Akbaş'ın 'Türkiye’de gençler ‘bugün’ hem Atatürk’ü anacak hem spor hem de bayram yapacaklar' adlı köşe yazısı... Devamı

18
MAYIS

2026

Hava şehitlerini anma günü; âileyi, güçsüzleri, yaşlılar ile birlikte yardıma muhtaç olan çocukları koruma günlerini kutlarken, unuttuklarımız(!)

Taceddin Akbaş'ın 'Hava şehitlerini anma günü; âileyi, güçsüzleri, yaşlılar ile birlikte yardıma muhtaç olan çocukları koruma günlerini kutlarken, unuttuklarımız(!)' adlı köşe yazısı... Devamı

16
MAYIS

2026

BİR VEKİL BİR KUYUYA TAŞ ATTI 40 ASIL ÇIKARAMIYOR

Taceddin Akbaş'ın 'BİR VEKİL BİR KUYUYA TAŞ ATTI 40 ASIL ÇIKARAMIYOR! adlı köşe yazısı... Devamı

15
MAYIS

2026

Dr. Reyda Şıklaroğlu’nun Cumhuriyet Meydanı’ndaki tek kişilik “Kudüs, Gazze ve Türkistan’a özgürlük” nöbeti sürüyor

Taceddin Akbaş'ın 'Dr. Reyda Şıklaroğlu’nun Cumhuriyet Meydanı’ndaki tek kişilik “Kudüs, Gazze ve Türkistan’a özgürlük” nöbeti sürüyor' adlı köşe yazısı... Devamı

11
MAYIS

2026

Beyaz melek olarak adlandırılan ’Tüm hemşîrelerin haftaları kutlu’ Kendileri ve hastaları mutlu olsun

Taceddin Akbaş'ın 'Beyaz melek< olarak adlandırılan ’Tüm hemşîrelerin haftaları kutlu’ Kendileri ve hastaları mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı

11
MAYIS

2026

Tüm engellilerin haftaları kutlu kendileri ve âileleri mutlu olsun

Taceddin Akbaş'ın 'Tüm engellilerin haftaları kutlu kendileri ve âileleri mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı

10
MAYIS

2026

Kendi annelerimizin günlerini kutlarken annesiz çocukları da çocuksuz anneleri de unutmayalım

Taceddin Akbaş'ın 'Kendi annelerimizin günlerini kutlarken annesiz çocukları da çocuksuz anneleri de unutmayalım' adlı köşe yazısı... Devamı

09
MAYIS

2026

Vakıflar Antalya Bölge Müdürlüğü Burdur Saden Hatipoğlu Câmii Şerifini kaderiyle baş başa bırakmış durumda

Taceddin Akbaş'ın 'Vakıflar Antalya Bölge Müdürlüğü Burdur Saden Hatipoğlu Câmii Şerifini kaderiyle baş başa bırakmış durumda' adlı köşe yazısı... Devamı

İlgili Haberler

Burdur’da otomobil uçuruma yuvarlandı Aynı aileden 3 kişi yaralandı
Bölgesel

Burdur’da otomobil uçuruma yuvarlandı Aynı aileden 3 kişi yaralandı

Burdur’da Karakent ile Kavacık köyü arasında meydana gelen trafik kazasında, kontrolden çıkan otomobil yaklaşık 20 metrelik uçurumdan dere yatağına yuvarlandı.

Çanakkale'de tur otobüsü devrildi 46 yaralı
Bölgesel

Çanakkale'de tur otobüsü devrildi 46 yaralı

Çanakkale'nin Biga ilçesinde Ankara'dan Çanakkale'ye gelen tur otobüsü ilçe girişinde kontrolden çıkarak tarlaya devrildi.

Bucak’ta gece yarısı Kestel yolunda kaza 1 yaralı
3. Sayfa

Bucak’ta gece yarısı Kestel yolunda kaza 1 yaralı

Burdur'un Bucak ilçesinde sabaha karşı Kestel yolunda kontrolden çıkan 07 S 0209 plakalı otomobil takla atarak tarlaya uçtu. Kazada araçta yolcu olarak bulunan bir kişi yaralandı. İşte feci kazanın detayları...

Hizmet-İş Antalya 2 Nolu Şube Başkanlığıilk genel kurulunu yaptı işte başkan
Bölgesel

Hizmet-İş Antalya 2 Nolu Şube Başkanlığıilk genel kurulunu yaptı işte başkan

Hizmet-İş Sendikası Antalya 2 Nolu Şube Başkanlığı'nın 1. Olağan Genel Kurulu'nda 23 mayıs 2026 cu8martesi günü yapılan seçimle Harun Ünal, şube başkanlığına seçildi.

 Antalya Serik'te  otomobil ile kamyonet çarpıştı: 7 yaralı
Bölgesel

Antalya Serik'te otomobil ile kamyonet çarpıştı: 7 yaralı

Kaza, 22 mayıs 2026 cumartesi bugün Serik - Belek yolu Eminceler mevkiinde meydana geldi. Serik istikametinden Belek istikametine seyir halindeki devamı haberimizde

Altın Çocuk Ahmet Sinci öldü mü? Ahmet Sinci kimdir, kaç yaşında ve nereli?
Yaşam

Altın Çocuk Ahmet Sinci öldü mü? Ahmet Sinci kimdir, kaç yaşında ve nereli?

TikTok canlı yayınları, Testo Taylan’ın videoları ve Kaos Show programındaki çıkışlarıyla tanınan fenomen "Altın Çocuk" (Ahmet Sinci) hakkında sosyal medyada yayılan "öldü" iddiaları sevenlerini korkuttu. Bir süredir paylaşım yapmaması sebebiyle ortaya atılan iddiaların ardından arama motorlarında sorgulamalar başladı. Peki, Altın Çocuk lakaplı Ahmet Sinci gerçekten öldü mü, sağlık durumu nasıl? İşte resmi kaynaklardan ve tescilli doğrulama sitelerinden gelen o net açıklama...