Taceddin Akbaş

Yaşlıların günlerini... 'Yılda bir gün değil,' 365 gün kutlayalım! ve 'Bir Fincan' kahvenin hatırını 40'tan 44 veya 41 yıla çıkaralım!

Taceddin Akbaş'ın 'Yaşlıların günlerini... 'Yılda bir gün değil,' 365 gün kutlayalım! ve 'Bir Fincan' kahvenin hatırını 40'tan 44 veya 41 yıla çıkaralım!' adlı köşe yazısı...

Taceddin Akbaş

YAŞLILARIN GÜNLERİNİ… "YILDA BİR GÜN DEĞİL," 365 GÜN KUTLAYALIM! VE ‘BİR FİNCAN’ KAHVENİN HATIRINI 40’TAN 44 VEYA 41 YILA ÇIKARALIM!

İlgilenenlerin ya da ilgililerin bilecekleri gibi, Ülkemiz de her 1 Ekim tarihi “Dünya Yaşlılar Günü’’ ve biraz uçukta olsa ‘’Kahve Günü’’ olarak kutlanıyor! Ve bugünlerin uygulamaları var mı ondan çok emin değilim ama, asıl ya da kâğıt üzerindeki amacı; her yıl ayrı bir ‘’tema” çerçevesinde yaşlı nüfus, sağlıklı bir şekilde yaşama, yaşlanma, hayata tutunma ve yaşlı sağlığı gibi konunalar da farkındalık faaliyetleri gerçekleştirilerek yaşlılık dönemine dikkât çekmek ve kahvenin insan vücuduna verdiği yararın yanında kahve bahanesiyle kurulan ve devam ettirilen dostlukların önemine vurgu yapmak!

Her neyse; ben bugün, beni kısa sürede tam bir Yemen (kahve) tiryakisi yapan, dolayısıyla da bir fincan kahvenin hatırını 40’tan 41 yıla, hattâ 44 yıla çıkaran sevgili Dostumun.. kulaklarını çınlatmakla.. yetiniyor; kahveyi bir başka gün değerlendirmek istiyor, sözü asıl konum olan ‘’Dünya Yaşlılar Günü’’ne getirmek istiyorum:

YAŞLANMAK ‘HERKESE’ NASİP OLMADIĞI VE OLMAYACAĞI GİBİ, SAĞLIKLI SIHHATLİ ŞEKİLDE YAŞLANMAK DA NASİP OLMAZ!!

Türkiye İstatistik Enstitüsü (TÜİK)’in 2023 yılı verilerine göre Burdur’un nüfusu 277 bin 452; bu nüfusun 138 bin 441’i erkek, 139 bin 011’i ise kadınlardan oluşuyor. Ve 0-18 yaş grubu 58 bin 907 kişi olarak belirlenmiş ve bu gurubun toplam nüfusun 30 bin 150’si erkek, 28 bin 757 kadından oluşması…

Ve bu verilerden Burdur’da yaşlı nüfusun ciddi bir şekilde arttığı ve daha da artma eğilimi gösterdiği anlaşılıyor. Dolayısıyla da sağlık ve sosyal hizmetleri ve hayat standardları ile doğrudan alâkalı olan bu durum uzun vadede demografik değişim ve nüfusun ihtiyaçları konusunda önemli soru işaretlerini de gündeme getiriyor!

KÖYLER DE GENÇ HÜFUS YOK DENECEK KADAR AZALMIŞ, BU AZALMA HERGÜN ARTARAK DEVAM EDİYOR… O NEDENLE GENÇLERİ KÖYLERİNE DÖNDÜRECEK NE GİBİ BİR ‘PİLAN VE PROJE VARSA’ HEPSİ UYGULANMALI! YANİ KÖYLER YAŞLILAR VEYA İHTİYARLARIN BARINDIKLARI YER DEĞİL, ÜRETİM MERKEZLERİ OLMALI!!

Her neyse, benim bugünkü asıl konum köylerden kentlere göç meselesi değil, hemen herkesin isteyip te yaşlanamadığı, genç ya da çocuk yaşta hayata veda etmesi idi! Yani, bugün ‘’Yaşlılar Günü’’, benim konum da konuğum da yaşlılar idi! Ancak toplumumuz her gün biraz daha yaşlanır, ülkemizin gençleri her yıl köylerden kentlere göç ettiği ve köyler yaşlılara, ihtiyarlara kaldığı için, yaşlıların günlerini kutlamak hem mantıklı hem de kolay olmuyor… Ancak, yaşlılar her nerede olurlarsa olsunlar yalnız bırakılmamalı ve hor görülmemeler… Hele hele yaşlı anne, baba, nine ve dedeler hiç yalnız bırakılmamalılar!

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav)’in hicret arkadaşı, can yoldaşı ve sadık dostu Ebubekir (r.a) bir savaştan döndükten sonra doğruca İslâm Dinîni seçmesini-Müslüman olmasını çok istediği babası Ebû Kuhafe’nin yanına gider ve kendisini alıp doğruca Resulullah’ın yanına götürür… Yaşlanmış, saçı sakalı ağarmış ve beli bükülmüş olan adamı gören Efendimiz, her zamanki mütevazı, alçak gönüllü, hürmetkâr hâliyle “Bu ihtiyarı buraya getireceğine keşke biz ona gitseydik olmaz mıydı?’’ diyerek yaşlılara olan saygısını ortaya koymuş olan bir Peygamber!

Hâsılı; yaşlıları tabii ortamlarından ve kendilerince yaşadıkları günlük yaşantılarından uzaklaştırmak, toplumdan, bilhassa evlat ve uzak yakın akrabalarından, hele hele torunlardan uzaklaştırmak, onları yalnızlığa, terk edilmişliğe, unutulmuşluğa, dolayısıyla da mutsuzluğa iter; hattâ bazen intihara bile sevk eder! Ki, bunların yaşanmış, görülmüş ve duyulmuş örnekleri vardır! Çünkü, bahsime konu durumlar onların hem bedensel hem de zihinsel birer engelli olmalarının yolunu açar!

Ve tecrübelerle sabittir ki, onlar önce varsa kendi evlat ve torunları, uzak yakın akrabaları, sonrada konu komşuları tarafından hatırları alınır, fikirleri sorulur durumunda olan yaşlılar her bakımdan daha sağlıklı oluyor ve kendilerini güvende hissediyorlar. Dolayısıyla da yalnızlığın ve terk edilmişliğin neden olacağı sıkıntı ve bunalımlardan kurtuluyorlar…

SAKIN OLA YAŞLILARA VE BİLHASSA ANA BABALARA EL KALDIRMAYIN! ÇÜNKÜ BU DÜNYA ‘’MEN DAKKA DUKKA” DÜNYASI!

Bazen mesleğim icabı, bazen de basın yayın organlarında bırakın başka yaşlıları, kendi öz analarını babalarını, ninelerini dedelerini ya da ablalarını, ağabeylerini döven, işkence yapan geçlere rastlar ve bunları içim kanayarak izlerim! Benim okurlarım arasında böyle birilerinin olmadığını düşünür ve onların böyle bir yanlışın içine gireceklerine ihtimal vermem… Ancak, ben yine de ve her ihtimale karşı aşağıda anlatacağım yaşanmış bir hikâyeyi sevgili okurlarımla paylaşmak isterim:

Hikâye şöyle: Yaşlı bir baba bir gün evinin dışında oğlu tarafından kıyasıya dövülür ve adam ağlayıp sızlayacağı yerde acı acı güler-gülümser! Duruma şaşan komşuları da adama bunun nedenini niçinini sorarlar… Adam da ‘Şu Mevlâ’nın garip tecellisine bakın ki, bir zamanlar ben de babamı aynı yerde ve aynı şekilde dövmüştüm…’ der! Dolayısıyla ‘dünyanın men dakka dukka dünyası, etme bulma dünyası olduğunu anlar! Ancak, genç adam, babası da anası da dünyadan göçeli çok olduğu için günahıyla baş başa kaldığını hatırlar!

Övünmek gibi olmasın ve nazar değemesin ama, ben mücrim de anama babama, hattâ biricik ablama ve 2 ağabeyime karşı ‘üf’ bile demediğim ve hiçbir büyüğüme veya yaşlıya saygı da, küçüğüme de sevgi de kusur etmediğim için olsa gerek; bu güne kadar >Allah’a (c.c) emânet< 3 oğlum ve 3 gelinimden de, 1’i kız 6 torunumdan da en küçük bir ‘üf’ kelimesi dahî duymadığım gibi, tam tersine hep sevgi ve saygı gördüm, bundan sonra da aynen devam eder inşaAllah’ diyor, herkese ‘hürmetli’ saygılar sunuyorum.

ALLAH (c.c), SİZİ GÜÇSÜZ OLARAK YARATAN

SONRA GÜÇSÜZLÜĞÜN ARDINDAN BİR GÜÇ

VEREN, SONRA GÜCÜN ARDINDAN BİR

GÜÇSÜZLÜK VE YAŞLILIK VERENDİR.

O, DİLEDİĞİNİ YARATIR. O HAKKIYLA BİLENDİR

KUDRET SAHİBİ OLANDIR… Rûm Sûresi, 30/54

SİZİ ÖNCE TOPRAKTAN, SONRA BİR NUTFE’DEN

SONRA BİR ALÂKADAN YARATAN, SONRA DA

OLGUNLUK ÇAĞINA VE NİHAYET İHTİYARLIĞA

ERİŞMENİZ İÇİN BEBEK OLARAK ÇIKARAN O’DUR.

KİMİNİZ BUNDAN ÖNCE ÖLDÜRÜLÜR; KEMİNİZ DE

AKLINIZI KULLANASINIZ DİYE, BELİRLENMİŞ BİR

VAKTE ERİŞECEK KADAR YAŞATILIR. Mû’min, 40/67

BİR GENÇ, İHTİYAR BİR KİMSEYE ‘YAŞINDAN

DOLAYI’ HÜRMET EDERSE, ALLAH DA (c.c) ONA

YAŞLILIĞINDA KENDİSİNE HÜRMET EDECEK

BİRİSİNİ HAZIRLAR! Hz. Muhammed (sav)

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    KIZDIM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    BEĞENDİM
  • 0
    BEĞENMEDİM
  • 0
    GÜLDÜM
  • 0
    ALKIŞ

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Taceddin Akbaş Diğer Yazıları

31
OCAK

2026

Berat Gecemiz mübarek ve bu yılki Beratımız Beraatimize vesile olsun inşalllah

Taceddin Akbaş'ın 'Berat Gecemiz mübarek ve bu yılki Beratımız Beraatimize vesile olsun inşalllah!' adlı köşe yazısı... Devamı

30
OCAK

2026

Nammamların cirit attığı yerlere yağmur da yağmaz kar da atmaz!

Taceddin Akbaş'ın 'Nammamların cirit attığı yerlere yağmur da yağmaz kar da atmaz!' adlı köşe yazısı... Devamı

28
OCAK

2026

Zaman 'Kurtlar Sofrası'nda misafir değil, ev sahibi; dünya düzeninde de figüran değil, baş rol oyuncu ve de oyun kurucu-senarist olma zamanı

Taceddin Akbaş'ın 'Zaman 'Kurtlar Sofrası'nda misafir değil, ev sahibi; dünya düzeninde de figüran değil, baş rol oyuncu ve de oyun kurucu-senarist olma zamanı' adlı köşe yazısı... Devamı

27
OCAK

2026

Dervişin 'Fiktri neyse zikri de o olduğu gibi, Ertuğrul'un fikri de hep alkolde, içkide

Taceddin Akbaş'ın 'Dervişin 'Fiktri neyse zikri de o olduğu gibi, Ertuğrul'un fikri de hep alkolde, içkide' adlı köşe yazısı... Devamı

26
OCAK

2026

MAKÜ'nün 'Disiplinli' çalışmaları 3 disiplinde dünya üniversiteleri arasında yer almasını sağlamış!!

Taceddin Akbaş'ın 'MAKÜ'nün 'Disiplinli' çalışmaları 3 disiplinde dünya üniversiteleri arasında yer almasını sağlamış!!' adlı köşe yazısı... Devamı

24
OCAK

2026

Akran zorbalarının kılavuzları kargalar!

Taceddin Akbaş'ın 'Akran zorbalarının kılavuzları kargalar!' adlı köşe yazısı... Devamı

22
OCAK

2026

Bayrağı indirenlerin elleri ezanı dindirenlerin dilleri kurusun ve kurudu da!

Taceddin Akbaş'ın 'Bayrağı indirenlerin elleri ezanı dindirenlerin dilleri kurusun ve kurudu da!' adlı köşe yazısı... Devamı

21
OCAK

2026

Güney Kıbrıs 'İsrail'in ileri karakolu' olma yolunda!

Taceddin Akbaş'ın 'Güney Kıbrıs 'İsrail'in ileri karakolu' olma yolunda!' adlı köşe yazısı... Devamı

20
OCAK

2026

Kazakistan Cumhurbaşkanı İsrail'e cömert, Gazze'ye cimri

Taceddin Akbaş'ın 'Kazakistan Cumhurbaşkanı İsrail'e cömert, Gazze'ye cimri' adlı köşe yazısı... Devamı

20
OCAK

2026

İçki masasında Sala verenler manevi ölümlerinin salasını vermiş olabilirler!

Taceddin Akbaş'ın 'İçki masasında Sala verenler manevi ölümlerinin salasını vermiş olabilirler!' adlı köşe yazısı... Devamı

İlgili Haberler

MAKÜ, Dünya Yaşlılar Günü’nde büyükleri unutmadı
Bölgesel

MAKÜ, Dünya Yaşlılar Günü’nde büyükleri unutmadı

Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Yaşlılık Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (YAŞAM), her sene olduğu gibi bu yıl da 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü’nde yaşlı çınarlarımızı yalnız bırakmadı.

Dünya Yaşlılar Günü'nde Bucak'ta gönüllere dokunan ziyaret
Bölgesel

Dünya Yaşlılar Günü'nde Bucak'ta gönüllere dokunan ziyaret

Bucak Kaymakamı Can Kazım KURUCA, Dünya Yaşlılar Günü kapsamında anlamlı bir ziyaret gerçekleştirdi.

Burdur’da Dünya Yaşlılar Günü’nde kuşaklar sofrada buluştu!
Bölgesel

Burdur’da Dünya Yaşlılar Günü’nde kuşaklar sofrada buluştu!

Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Dünya Yaşlılar Günü’nü unutulmaz bir etkinlikle kutladı. Gençler ve yaşlılar, Burdur mutfağının geleneksel lezzetlerini birlikte hazırladı. Kuşaklar arası bağlar, mutfakta paylaşılan anılarla güçlendi. Etkinlik, kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılmasına olanak sağladı.

MAKÜ Burdur'daki yaşlı vatandaşları unutmadı
Bölgesel

MAKÜ Burdur'daki yaşlı vatandaşları unutmadı

MAKÜ Yaşlılık Araştırmaları Merkezi, 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü'nde Burdur'daki yalnız yaşayan yaşlıları ziyaret etti. "Yaşlanan Dünya, Yalnız Yaşlanan Burdur" projesi kapsamında toplumsal katkı sağlanıyor.

‘Dünya Yaşlılar Günü’ programları düzenlendi.
Etkinlik

‘Dünya Yaşlılar Günü’ programları düzenlendi.

Elazığ’da ‘Dünya Yaşlılar Günü’ nedeniyle Gazi Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi sakinlerine yönelik program düzenlendi.

Huzurevinde ‘Dünya Yaşlılar Günü eğlencesi
Etkinlik

Huzurevinde ‘Dünya Yaşlılar Günü eğlencesi

Burdur Belediyesi Berberoğlu Huzurevi’nde, Türk Boyları Konfederasyonu Burdur Yörük Türkmen Obaları Derneği tarafından Dünya Yaşlılar Günü Eğlencesi düzenlendi.