
İlgilenenlerin ya da ilgililerin bilecekleri gibi dün ‘’Dünya Görme Engelliler Günü’’, ‘’Dünya El Yıkama Günü’’ ve ‘’Dünya Kadın Çiftçiler Günü’’ idi! Bugün de ‘’Dünya Tarım ve Gıda Günü”. Yani Bir(leşmiş (M)illetler (BM) 16 Ekim tarihini ‘’Dünya Tarım ve Gıda Günü’’ olarak kabul ve ilân etmiş. Dolayısıyla da genelde insanların, özelde de yöneticilerin ve üreticilerin dikkâtlerini olmazsa olmaz bir nimet olan tarım ve gıdanın ehemmiyetine çekmek istemiş! Ama, başarılı olmuş mu olmamış mı, ben bugün onun değerlendirmesini yapmak istiyorum:
Bir Müslümanın el yıkama ile bir problemi olmayacağı gibi, görme engelli insanları görmeme-görmezden gelme ve onlarla ilgilenmeme, kadın çiftçileri desteklememe gibi bir lüksü de olmaz olamaz! O nedenle ben, dün kutlanan iki günü pas geçiyor, kadın çiftçileri de bugün kutlanacak olan ‘’Dünya Tarım ve Gıda Günü’’ kapsamına alarak değerlendirmek istiyorum!
Hemen herkesin bildiği ya da bilmesi gerektiği gibi, İstiklâl Şairimiz-İstiklâl Marşımızın Yazarı yazarı ve ilimizin ilk milletvekili olan Mehmed Akif Ersoy, Çanakkale Şehidleri için yazdığı mükemmel şiirinin ilk mısrasında “Ey, toprak için toprağa düşmüş asker! Gökten ecdat inerek öpse o pak anlı değer…” diyerek toprağın maddî-mânevî ehemmiyetini vurgularken; Merhum Mithat Cemal Kuntay, (On beş Yılı Karşılarken) başlıklı şiirinin son mısrasında, “Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır. Toprak ‘eğer üstünde ölen varsa’ vatandır!..’’ der. Yani, millî şairlerimizin toprak ve vatan sevdalılarımızın tamamı şiirlerinde ayrı ayrı ama harkulâde birer toprak analizi yapmışlar! O nedenle ben daha yazımın başında büyük bir toprak, bayrak ve sancak dostu olan, dolayısıyla da toprak ve bayrağın mânevî analizini yapan şairlerimizin aflarına sığınarak, “Tarım giderse köylü gider, köylü giderse toprak gider, toprak giderse bayrak ve sancak gider; Bunlar gidince de her şey gider ya da biter!’’ diyeceğim ve konu hakkında yazıma, önce K. Sultan Süleyman’ın söylediği, sonra da K. Atatürk’ün tekrarlayıp desteklediği ‘’Köylü Milletin Efendisidir’’ şeklindeki veciz sözünü hatırlatarak gireceğim. Konuma girerken de toprak uzmanı ve çiftçi dostlarının beyanlarından alıntılar yapacağım:
Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken bundan bir müddet önce yaptığı bir basın açıklamasında “Köye Dönüş’’ projelerinde uygulanan yaş sınırının kaldırılması gerektiğini belirtmiş ve “Bugün büyükşehirler de 2-3 aylık kira, kırsalda bir yıllık gelire eşit hâle geldi. İnsanlar bu yüzden köylerinde kalmak istiyorlar. Bunun için kırsala pozitif ayrımcılık yapılmalı! Aksi takdirde fiyatlar düşmez, üretim olmaz. Onun için çiftçiye hem destek verilmeli hem de üzerindeki ağır vergiler kaldırılmalıdır…” demiş!
Bendeniz de hiç çiftçilik veya rençberlik yapmasam ve büyüme bir şehirli olsam da doğma bir köylü ve çiftçi bir ailenin evlâdı olarak toprağa büyük önem veririm. Ve köyümüzdeki ata yadigarı tarlalarımıza olmasa da, vakti gelince bağ ve bahçelerimize gider, çubuklarımızı budar-budatır ve çevresini yabânî otlardan temizler veya temizlettiririm! Çünkü, Kur’an-ı Kerimin Taha Suresi ve 55. Âyet-i kerîmesinde Cenab-ı Hakk, “Sizi topraktan yarattık; yine oraya döndüreceğiz ve bir kez daha sizi oradan çıkaracağız…” buyururken; atalarımız ‘toprağın verdiğini hiçbir şey vermez!’’ diyerek toprağın önemine vurgu yaparlar. Hakikaten de öyle… Çünkü, bizim kendimiz olduğu gibi, yediğimiz içtiğimiz, giydiğimiz ve kullandığımız şeylerin birçoğu toprak ürünü; ki, biz inananalar, en yakın akrabalarımızın ve can ciğer insanlarımızın cenazelerini dahî toprağa veririz… Çünkü, öyle yapmazsak ceset çok kısa sürede kokar ve başta en yakınındaki kişiler olmak üzere hemen herkesi rahatsız etmeye başlar… Biz böyle şeyler söylemez, istemez ve düşünmeyiz ama, bazı kişiler, ölüleri için ‘toprağı bol olsun..!’ diyerek toprağın önemine vurgu yapmak isterler!
Büyük bir tarım ülkesiyiz ama bunu bir türlü değerlendiremiyor ve Allah (c.c) vergisi olan tabii kaynaklarımızın işletmesini ve yerli ürünlerimizin pazarlamasını dahi yabancıların ellerine bırakıyoruz:
Meselâ, bahsime konu ürünlerden ve ülkemizin köklü ve yerli üretim zeytinyağı markalarından birkaçı olan Komiliyi, Kırlangıç’ı ve Madra’yı Amerikalılar, Margarin, ayçiçeği ve sıvı yağ markalarından birİ durumunda olan Bizim Yağı Japonlar, Sana yağını yine Amerikalılar, beyaz et ve tavuk ürünlerinin en bilinen-tanınan markalarından Banvit’i Brezilya-Katar ortaklığı olan bir şirket, Ege Tavuk ve yumurtayı Japonlar, kırmızı et markası ise Katarlılar ve Çaykur dışındaki diğer markalarımız yine Amerikalı firma veya şirketler tarafından satın alınmış! Yani biz, bundan sonra kendi topraklarımızda ve bin bir emekle yetiştirdiğimiz yüzde 100 yerli ve millî ürünlerimizi yabancılardan satın alıp yiyecek ve içecekmişiz!
Demem o ki; toprak ve su Hz. Âdem ve Havva Anamızdan günümüze kadar gelmiş ve kıyamete kadar da kalacak olan iki büyük nimet olduğu gibi, Peygamber Efendimiz (sav)’de “Kıyâmet kopuyor bile olsa ve elinizde de bir fidan varsa eğer, onu dikin!’’ buyuruyor. Dolayısıyla da toprak ve ağacın hayatî önemine vurgu yapıyor! Ben mücrim de hayatlarını toprağa adamış ve ömürlerini toprak üzerinde geçirmiş olan kişi, kurum, kuruluş ve sivil toplum teşkilâtı başkan ve temsilcilerinin sözlerine kulak verelim ve önerilerinin dikkâte alalım ve, ve ve kendi ürünlerimizin olsun pazarlamasını kendimiz yapalım!’ diyor ve bugünkü yazımı toprak için söylenmiş iyi güzel sözlerden alıntılar yaparak noktalamak istiyor, herkese saygılar sunuyorum.
DENİZİ KİRALA, AMA TOPRAK ÜZERİNDE YAŞA!
TOPRAK ASLA ÖLMEYEN ANADIR-ANNEDİR!!
TOPRAK VE ÇAMUR OLMASAYDI, BİTKİLER BOY
ATMAZ-ATAMAZDI… EĞER ELİNİZ TOPRAĞA
DEĞECEKSE, TOPRAĞA DÜŞMENİZ İYİDİR…
İHMAL EDİLEN TOPRAK ‘YABÂNÎ OT’ ÜRETİR!
DÜNYANIN SONU GELMEDEN ÖNCE, EN KÖTÜ
TOPRAK DAHÎ, EN İYİ BUĞDAYI VERECEKTİR…
TOPRAK BÜTÜN İNSANLARIN ANASI VE MEZARIDIR!
HER İNSANIN BİR ÖLÜM SAATİ VARDIR, AMA
TOPRAK ÖLÜMSÜZDÜR!
TOPRAĞIN ÜSTÜNDE EŞİTLİK YOKTUR, AMA ALTINDA
VARDIR. İYİLİK, HAYIRSAVERLERİN TOPRAĞINDA YETİŞİR
VE BİR ÜLKENİN ÇOCUĞU, YILLARCA BAŞKA YERDE
YAŞASA DA KENDİ TOPRAĞINI ÖZLER VE DÜŞÜNÜR!
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BU YIL ‘BURUK’ BİR KURBAN BAYRAMI KUTLAYACAĞIZ' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Allah affeder, ihmal affetmez!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Türkiye’de gençler ‘bugün’ hem Atatürk’ü anacak hem spor hem de bayram yapacaklar' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Hava şehitlerini anma günü; âileyi, güçsüzleri, yaşlılar ile birlikte yardıma muhtaç olan çocukları koruma günlerini kutlarken, unuttuklarımız(!)' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BİR VEKİL BİR KUYUYA TAŞ ATTI 40 ASIL ÇIKARAMIYOR! adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dr. Reyda Şıklaroğlu’nun Cumhuriyet Meydanı’ndaki tek kişilik “Kudüs, Gazze ve Türkistan’a özgürlük” nöbeti sürüyor' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Beyaz melek< olarak adlandırılan ’Tüm hemşîrelerin haftaları kutlu’ Kendileri ve hastaları mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Tüm engellilerin haftaları kutlu kendileri ve âileleri mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kendi annelerimizin günlerini kutlarken annesiz çocukları da çocuksuz anneleri de unutmayalım' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vakıflar Antalya Bölge Müdürlüğü Burdur Saden Hatipoğlu Câmii Şerifini kaderiyle baş başa bırakmış durumda' adlı köşe yazısı... Devamı
Erzincan 2025 yılı tarım sezonuna başladı. Ağır kış şartlarının sona ermesinin ardından Erzincan Ovası’nda toprak hazırlığı, budama gibi kültürel işlemler hızla devam ederken, Erzincan’ın yerli ürününde ilk fideler toprağa dikilmeye başladı. Detaylar haberimizde..
Burdur Akaryakıt Hizmetleri ve Pazarlama Ticaret A.Ş., hizmet kapasitesini artırmak ve mevcut ihtiyaçları karşılamak amacıyla farklı alanlarda toplam 4 personel alımı yapacağını duyurdu. Başvurular, İŞKUR üzerinden yürütülecek ve son tarih 29 Aralık 2025 olarak açıklandı.
Günümüzün hızla dijitalleşen dünyasında işletmelerin müşterilere ulaşma ve pazarda güçlü bir konum elde etme yöntemleri köklü bir değişimden geçiyor. Geleneksel pazarlama kanalları artık tek başına yeterli olmuyor. İşletmelerin dijital ekosistemde sürdürülebilir başarı elde edebilmesi için profesyonel desteğe ihtiyaç duyuluyor. İşte tam da bu noktada dijital pazarlama ajansları devreye giriyor.
Burdur Bucak'ta İhlas Pazarlama ekibine katılmak ister misiniz? Satış ve yönetim kadrosu için yeni ekip arkadaşları aranıyor! Başvuru detayları için tıklayın.
Teknoloji ve yenilikler geleceği şekillendiriyor! Önümüzdeki 20 yılda yükselişe geçecek meslekleri keşfedin, kariyer planlarınızı geleceğin trendlerine göre şekillendirin.
Dijital pazarlama uzmanı olmak için gereken beceriler, eğitimler ve sertifikalar nelerdir? Dijital pazarlama dünyasına giriş için ihtiyacınız olan her şey bu rehberde!
Yorumlar (0)