
Atalarımız ‘Terzi kendi söküğünü dikemez’ derler, ne de doğru ve isâbetli söylerler… Nedenine, niçini ne ve nasılına gelince, onu da aşağıda az etmeye çalışayım:
Şöyle ki; üç gün ya da kısa bir süre de olsa ben de terzi çıraklığı yaptım… Ve bu üç günlük terziliğime güvenerek geçen yıl ki bayramda giymek üzere arife günü aldığım yeni pantolonumun paçasını duble yapmak istedim ama bir türlü beceremedim… Dolayısıyla da atalarımıza o meşhur sözlerini tasdik ettim…
Meslektaşlarımın bildikleri ya da bilmeleri gerektiği gibi, her 18 Nisan tarihi ‘’Dünya Köşe Yazarları Günü’’ olarak kutlanıyor… O nedenle ben kendim başta olmak üzere tüm köşe yazarlarının geçmiş günlerini yürekten kutluyor, haberlerinin, tespit veya bilgilerinin doğru, yorumlarının isabetli, adaletli, hakkaniyetli ve sonuçlarının yazarlar içinde de muhatapları için de hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum:
Bir süre yaygın basın yayın organlarında-medya kuruluşlarında il temsilciliği ve haber muhabirliği yapsam da esas görevimi yerel basın yayın organlarında ve gerektiğine muhabirlik, ama genelde köşe yazarlığı yaparak sürdürdüm… O nedenle dünya genelinde olduğu gibi, ülkemiz ve İlimiz özelinde de Köşe Yazarlığı yapmak; maddî manevi mesuliyetine müdrik ve biraz da vicdanı olan, ayrıca beşeri ve İlâhi yasalardan, genel kural ve yerel kaidelerden ayrılmadan ‘günlük köşe yazıları’ yazan bir gazeteci için oldukça zor bir zanaat!
Yukarıda da hatırlatmaya çalıştığı gibi, yarım asra yakındır yaptığım gazeteciliğin 40 yıla yakın bir süresi köşe yazarlığıyla geçti ve bazı şeyleri bilgi ya da belge noksanlığı nedeniyle dile getiremesem de bugüne kadar birçok gerçeği ya haber yaptım ya da köşeme taşıdım… Ve bazı haber ve yazı veya yorumlarım dolayısıyla mahkemelere verilsem de bugüne kadar bir tane bile tekzip almadığım gibi hiçbir tazminat ve hapis davasının muhatabı olmadım elhamdülillah! Bundan sonra hiç olmam inşaAllah… Olursam da yalan yazma, hakaret etme veya iftira atma gibi yazılarımdan dolayı değil, herhangi bir yanılma ya da yanlış anlaşılmadan dolayı olabilirim! Onu da hiç vakit geçirmeden, ertesi günkü yazımda ve aynı puntolarla düzeltir, muhataplarımdan özür ve helâllik dileme yoluna giderim!
İlgilenenlerin bilecekleri gibi Burdurlular bu hafta sonunu ‘Yörük Şenliği’ ile geçirdiler…
Şöyle ki; Turizm Haftası dolayısıyla ve Vali Tülay Baydar Bilgihan’ın özel ilgisi ve yoğun çabasıyla birlikte Üniversitemizin maddî mânevî katkısıyla düzenlenen Yörük Şenliği, yöresel ve temsilî kıyâfetli yörüklerin cumartesi günü saat 17.00 de ve Çatalpınar Mevkiinden Cumhuriyet Meydanına kadar hayvanlarıyla birlikte yürümeleriyle başladı ve Meydan’da değişik oyun ve etkinliklerle devam etti.
Bir zamanlar adına ve çevresinde festivaller düzenlediğimiz, kalabalık ve geniş kitlelerin katılımlarını sağladığımız, ancak son yıllarda unuttuğumuz İnsuyu Mağaramız; gerçekleştirilen Yörük Şenliği dolayısıyla bir kez daha gündeme geldi ve bir iki günde olsa adından söz ettirdi. Yani, Şenlik, suyu kalmasa ve ziyaretçisi azalsa da İni yerinde duran Mağaramızın sarkıt, dikit, serinlik gibi özellik ve diğer güzellikleriyle, ister yerli olsun ister yabancı tüm turistlerin katılımlarını sağlayıp, ilgilerini çekmeyi başardı…
İsim babalığını ve öncülüğünü dönemin Belediye Başkanı Çetin Bozcu’nun yaptığı İnsuyu Festivali, yeni Valimiz Tülay Baydar Bilgihan’ın talimatıyla ve Üniversitemizin diğer kurum ve kuruluşların katkılarıyla bu yılda gündeme geldi ve iyi-güzel bir organizasyonla gerçekleştirildi…
Oldukça uzun süren bir aradan sonra düzenlenen, Şehir Merkezi’nde başlayıp İnsuyu Mağaramızın çevresinde gerçekleştirilen, dolayısıyla da Mağaranın içini dışını ve çevresini doldurup taşıran Burdurlular ve diğer vatandaşlar, Şenlik Alanında hem piknik yaptılar hem gönüllerince eğlendiler hem de şenliği başından sonuna kadar katılıp takip ettiler… Yani, meraklı vatandaşlar Şenlikte yer alan develere, atlara, eşeklere, motosiklet ve bisikletlere binerek sevinçli ve görkemli bir nostalji yaşamanın tadını çıkardılar!
Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan, Şenliğin amacının, eski bir Teke Yöresi olan Burdur’un Yörük kültürünü gençlere tanıtmak olduğunu hatırlattığı Şenlik konuşmasında, “Yörük Şenliği yapıyoruz ama bu şenlik sadece bizim çalgıyla çengiyle, sazla sözle yapılan bir eğlencemizin ötesine geçsin. (!) Yöresel çalgılarımız, sipsimiz, curamız, kabak kemânemiz var. Burdur ve Teke Yöresi aynı zamanda kendi enstrümanlarını üreten bir yöre. Herkes burada saza, söze ve muhabbete yatkın. O nedenle biz bu yatkınlığı ve muhabbeti paylaşalım istedik. Gençlerimize, çocuklarımıza kurslarla, eğitimlerle kültürü aktaralım istedik…” dedi, dolayısıyla da Şenliğin amacını özetledi…
Şenlik te konuşan Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Dalgar da; Üniversite olarak sadece Kampüste eğitim, öğretim ve araştırmayla sınırlı kalmadıklarının ve kalmayacaklarının altını çizdi ve “İçinde bulunduğumuz şehrin tanıtımına, toplumun sanatından kültürüne, sporundan ticaretine, sanayisinden tarımına varıncaya kadar her alanında üniversite ne yapabilir? İlimiz geneline Hangi alanda katkı sağlayabilir diye açıkçası kafa yoran ve odaklanmış olan bir üniversiteyiz…’’ dedi. Ve Rektör Dalgar, MAKÜ’nün Şenliğe verdiği vereceği maddî mânevî desteği bu yıl olduğu gibi, gelecek yıllarda da sürdüreceği müjdesini verdi…
Ben de gerçek bir yörük ve Burdur sevdalısı bir gazetecisi olarak bu Şenlikte büyük emeği ve katkısı bulunan başta Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan, MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Dalgar, Burdur Yörükler Derneği Başkanı Alaettin Kalkan olmak üzere Şenliğin tüm destekçilerine ve katılımcılarına yürekten teşekkür ediyor, gelecek yıllarda da gerçekleştirilmesini-devam ettirilmesini, ayrıca şenliklerin insanları eğlendirirken, tefekkür de yaptırmasını diliyor, herkese saygılar sunuyorum.
NEHİR GİBİDİR İNSAN. SADECE YÜZEYSEL
BİLİNİR; DERİNLİKLERİNDE NE SAKLAR, NE
FIRTINALAR KOPAR SÖYLEMEZ! SADECE
SEZSİZCE AKAR VE GİDER… Hz. Mevlânâ
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BU YIL ‘BURUK’ BİR KURBAN BAYRAMI KUTLAYACAĞIZ' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Allah affeder, ihmal affetmez!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Türkiye’de gençler ‘bugün’ hem Atatürk’ü anacak hem spor hem de bayram yapacaklar' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Hava şehitlerini anma günü; âileyi, güçsüzleri, yaşlılar ile birlikte yardıma muhtaç olan çocukları koruma günlerini kutlarken, unuttuklarımız(!)' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BİR VEKİL BİR KUYUYA TAŞ ATTI 40 ASIL ÇIKARAMIYOR! adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dr. Reyda Şıklaroğlu’nun Cumhuriyet Meydanı’ndaki tek kişilik “Kudüs, Gazze ve Türkistan’a özgürlük” nöbeti sürüyor' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Beyaz melek< olarak adlandırılan ’Tüm hemşîrelerin haftaları kutlu’ Kendileri ve hastaları mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Tüm engellilerin haftaları kutlu kendileri ve âileleri mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kendi annelerimizin günlerini kutlarken annesiz çocukları da çocuksuz anneleri de unutmayalım' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vakıflar Antalya Bölge Müdürlüğü Burdur Saden Hatipoğlu Câmii Şerifini kaderiyle baş başa bırakmış durumda' adlı köşe yazısı... Devamı
Özel, Genel Merkez önünde kısa bir konuşma sonrası beraberindekilerle TBMM'ye yürüyüşe geçti.
Kararın ardından CHP Genel Merkezi’nde hareketli saatler yaşandı
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Burdur İl Başkanlığı, parti gündemindeki tartışmalara ilişkin yazılı bir basın açıklaması yayımladı.
Burdur’un Ağlasun ilçesine bağlı Hisarköy, bugün anlamlı bir dayanışma örneğine ev sahipliği yaptı.
Burdur’da Karakent ile Kavacık köyü arasında meydana gelen trafik kazasında, kontrolden çıkan otomobil yaklaşık 20 metrelik uçurumdan dere yatağına yuvarlandı.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nde olduklarını belirten Özel, yaşananları “bir saldırı” olarak nitelendirerek iktidarı ve yargıyı hedef aldı.
Yorumlar (0)