
ZAFER İNANANLARINDIR VE ZAFER YAKINDIR!
Âl-i İmrân Sûresi ve 126. Âyet-i Kerîmesinde Cenab-ı Hakk, ‘’Zafer inananlarındır ve zafer yakındır…” buyururken yine aynı Sûrenin 123. Âyeti-i Kerimesinde de “Andolsun ki, siz düşkün bir durumda iken, Bedir de Allah size yardım etmişti; Allah’tan sakının ki, şükredebilesiniz, inananlara ‘Rabbinizin size gönderilmiş 3 (üç) bin melekle yardım etmesi size yetmeyecek mi?’’ buyuruyor! Yani, bu Âyet-i Kerîmesinde Cenab-ı Hakk ‘biz Müslümanları birbirimizi sevmek-sevindirmek ve kalplerimizi huzura erdirmek için mi?’ diyordunuz. Evet, sabreder sakınırsanız ve onlarda hemen üzerinize gelirlerse, Rabbiniz size, nişanlı 3 (üç) bin melekle imdat edecektir.” Buyuruyor!
Bu ayet-i kerîmeler benim aklıma, Siyonist İsrail’in 469 gün boyunca ve gece gündüz demeden bomba yağdırdığı Gazze soykırımını getirdi. Sürekli okurlarımın bilecekleri veya hatırlayacakları gibi, ateşkesi önceki günkü yazım da (Ateşkes imzalandı ancak yürekler dağlandı) başlığı ile değerlendirmiştim. Bugün de Gazze ve ateşkes olayına bir başka pencereden bakacak ve âyetler ışığında değerlendirmeye çalışacağım inşaAllah:
Ben yazımın burasında bir parantez açmak ve ‘Gazze halkının sabrı-metâneti, vatan sevgisi, inancı- îmânı sayesinde yiğitçe, korkusuzca, kahramanca ve aylarca süren direnişiyle gelen gazalarını tebrik ediyor, gâzîlerine âcil şifalar, şehidlerine rahmetler ve ateşkesin kalıcı olmasını ve, ve, ve soykırımcıların mutlaka hesap vermelerini diliyor; Gazze başta olmak üzere ‘dünyanın neresinde olursa olsun’ katliam ve soykırım yapan ve destekleyenlere lânet, göz yumanlara ise veyl olsun!’ diyorum. Ve ben bu ateşkesi Gazzelilerin büyük bir zaferi olarak gördüğümü ifade etmek istiyorum.
Kısacası ve açıkçası bu ateşkesin adı zaferdir, büyük bir başarıdır! Çünkü, genelde Gazzeliler, özelde de Hamaslılar; yalan dünyanın en küçük ama en güçlü, en hain, en kaypak ve kalleş, en ahlâksız ve en ilkesiz ve en acımasız Ordusunun milyar Dolarlarla yapılan harcamalarla donatılan-teçhiz edilen ölümcül kitle imha silahlarına direndiler ve bu direnme esnasında da 50 bine yakın şehid, bir o kadar da gâzî verdiler! Ama dosta düşmana karşı korkusuzluklarını ve kahramanlıklarını ispatladılar! O nedenle ben Gazzelilerin tamamını tebrik ediyor, Hamaslıları yürekten kutluyorum. Yani, Gazzelilerin 1,5 yıla yakın bir süredir 300 küsur kilometrelik bir alanda sıkışıp kalmalarına, 470 gün ve gece gündüz demeden dünyanın en öldürücü-yakıcı silahlarına mâruz ve tabii ki yiyeceksiz, içeceksiz, giyeceksiz, yakıtsız, ilaçsız hastanesiz ve bîçare kalmalarına rağmen ki; bazıları bu durumu ‘açık cezaevi’ olarak nitelendirdiler ama ben tersini düşünüyordum. Çünkü ‘açık cezaevlerinde kalan mahkûmların tüm ihtiyaçları karşılanıyor, kimse aç ve açıkta bırakılmıyor ve hiçbiri öldürülmüyor veya yaralanmıyordu!’ diyorum. Ama adı büyük kıçı kovuk İsrail Ordusu Gazze de aylarca katliam, soykırım yaptı, ama hiçbir ilerleme kaydedemeden ve başarı elde edemeden, kendi elleriyle rehin verdikleri yurttaşlarını dahî kurtaramadan, yüzlerce, belki de binlerce kayıp vererek, diz çökerek, boyun eğerek ve arkalarına bile bakamadan Gazze’den geri çekildiler ya da çekilecekler. Buna ‘bir zafer denmez. Çünkü Gazze de 50 bin şehid.. verildi’ diyenlere ben de (Canakkale de biz de İsmail Dedem dâhil olmak üzere kimine göre 252 bin, kimine göre 57 bin ya da 52 bin şehid verdiğimizi ama adına ‘Çanakkale Zaferi-Destanı’ dediğimizi hatırlatmak isterim!
1947 yılından beri Müslüman, mâsum ve mazlum Filistin halkına Filistin’i dar eden Emperyalist destekli ve ‘güya’ Müslüman köstekli Siyonist, Siyonist oldukları kadar da terörist ve korsan bir devlet kuran İsrail’in Yahudileri ve bunların askerleri, polisleri, Mescid-i Aksa’ya yıllardır Müslümanları sokmadıkları, ibâdetlerini yaptırmadıkları gibi; Filistinlileri de ana vatanlarından, öz be öz yurtlarından sürüp çıkarmak için başvurmadıkları yol ve kullanmadıkları silah kalmadı maalesef! Yani, Hamas’ın İsrail’e fırlattığı birkaç ‘haklı’ füzesini bahane ederek 470 gündür Gazze ye yağmur gibi bomba yağdıran İsrail Ordusu, sonunda ateşkesi imzalamaya mahkûm oldu elhamdülillah!
Hâsılı; Müslüman Hamas, Gâvur Avrupa’ya, Siyonist İsrail’e silâhıyla, topuyla, tüfeğiyle, cephanesiyle veya mühimmatıyla değil, Kur’an-ı Kerim de müjdelendiği gibi, tıpkı Bedir de, Ayn Calut’ta, yani İslam Ordusuyla Moğol Ordusu arasında geçen ve Müslümanların zaferiyle sonuçlandığı gibi; azın çoğa, haklının haksıza imanıyla-inancıyla, duasıyla, ibâdetiyle, sabrıyla selametiyle, iyi güzel ve örnek ahlâkıyla galip gelmiş; artı kendisini bizzat veya fiili olarak desteklemese-destekleyemese de kendilerine duasıyla destek veren, düşmanlarına ise buğuz eden insanların dualarıyla galip gelmiş, tersini düşünenleri ise utandırmış olan bir zaferdir!
Velhasıl-ı kelâm, Siyonist İsrail de Emperyalist ABD’de de kapitalist veya materyalist Batı da sayıları az, ama îmanları fazla ve mangal gibi yürekleri olan Müslüman Hamas karşısında diz çöktü, bir çeşit aman diledi, yani azgın Netanyahu’nun kuduz köpekleri sonunda pes etti! Hal böyle olunca Yahudiler de büyük prestij, itibar ve güven, Şii İran ve ne idüğü belirsiz olan Hizbullah ve destekçileri ise güç-kuvvet kaybetti! Dolayısıyla da Hamas kendisine şüpheyle bakan, inanmayan güvenmeyen ve sevmeyen-sevemeyen güya Müslümanları, sözde iman edenleri mahcup etti! (Mahcup olacak yüzleri varsa tabii…)
Hülâsâ-i netice; Filistinlinin, Gazzelilin ve Hamas’ın gazası mübarek, zaferi kutlu, insanları mutlu olsun; Hakk’a, hakîkate, haklıya inanmayanlara veyl olsun ve ‘zalimler için yaşasın cehennem, mûminler için ise hep var olsun Cennet’ diyor, herkese saygılar sunuyorum.
GEVŞEMEYİN, ÜZÜLMEYİN, EĞER GERÇEKTEN
İNANIYORSANIZ, MUHAKKAK ÜSTÜN OLAN
SİZSİNİZDİR… Âl-i İmrân Sûresi, âyet 139
EY MÜŞRİKLER! SİZ ZAFER Mİ UMUYORDUNUZ?
İŞTE ZAFERİ (!) GÖRDÜNÜZ. EĞER KÜFÜRDEN VE
PEYGAMBER’E DÜŞMANLIKTAN VAZGEÇERSENİZ
BU SİZİN İÇİN DAHA HAYIRLI OLUR. YOK YENİDEN
SAVAŞMAYA VE DÜŞMANLIĞA KALKIŞIRSANIZ, BİZ
MÛMİNLERE YENİDEN YARDIM EDERİZ… BİLİN Kİ
SAYICA NE KADAR ÇOK OLURSANIZ OLUN, BÜYÜK
BİR TOPLULUK HÂLİNDE BULUNMANIZIN SİZE
VERECEĞİ HİÇBİR FAYDA YOKTUR. ÇÜNKÜ ALLAH
MÛMİNLERLE BERABERDİR! Enfal Sûresi, Âyet 19
2026
Taceddin Akbaş'ın “Yunanlar, Ülkelerini kadın askerlerle savunacaklarmış” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Turis geldiler tırıs gittiler” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Pandemi balonunu şişirenler de Kovid yalanını köpürtenlerde mutlaka yargılanmalılar!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “TOKİ Konut kuralarında Hac kura yöntemi uygulamalı!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler insan olamazalar (O nedenle görüldükleri yerde itlaf edilmeliler)” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bendeniz 'her yıl olduğu gibi' bu yılki 'Babalar Günü'nün de en mutlu babalarından biriyim !' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Çürümüş, kana ve gözyaşına bulaşmış dünyanın kupasını alsan n’olur almasan n’olur!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Cumhuriyete kadınlar değil kongar gibi cumhuriyetçiler kıyıyor ve zarar veriyorlar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bugün hicrî 1447 yılına ‘elvedâ’ 1448 yılına ‘merhabâ’ diyeceğiz' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vatandaş ‘Mutlak Butlan’dan çok ‘mutfak butlanına’ bakıyor!' adlı köşe yazısı... Devamı
Program kapsamında hukuk camiası ve yerel yönetim temsilcileriyle bir araya gelen Özdağ, çeşitli konularda değerlendirmelerde bulundu.
Özdağ, üretimden tüketime uzanan zincirin en önemli halkalarından biri olan yük taşımacılığı sektöründe çalışan şoförlerin ağır çalışma şartları altında görev yaptığını belirterek, yaşadıkları sorunların görmezden gelinmemesi gerektiğini ifade etti.
Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan Ertugan, engelli bireylerin karşılaştığı sorunların sosyal devlet anlayışıyla çözülmesi gerektiğini belirterek, devletin engelli vatandaşların yaşamını kolaylaştıracak politikalar üretmesi gerektiğini söyledi.
CHP’li Kale Belediye Başkanı Erkan Hayla’nın "Zafer Partisi’ne geçmedim" açıklamasına yanıt gecikmedi. Zafer Partisi Denizli İl Başkanı Yurdahan Özhan, geçiş talebinin bizzat Hayla’dan geldiğini belirterek, "Sabahın erken saatlerinde rozet takılmak için Burdur’a geldi" dedi.
Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, Anadolu'nun Türk yurdu olmasında dönüm noktası kabul edilen Miryokefalon Zaferi'ni simgeleyen anıtın açılışını yaptı. Vali Köşger, zaferin tarihî önemini vurgulayarak, Denizli'nin tarih ve kültür turizmine katkı sağlayacak tanıtım çalışmalarına destek vereceklerini belirtti.
Ekonomik krizin toplumun tüm kesimlerini olumsuz etkilediğini savunan Özdağ, emeklilerin geçim sıkıntısıyla karşı karşıya olduğunu, esnafın ayakta kalmakta zorlandığını, sanayicinin iflas ettiğini ve çiftçilerin üretimden uzaklaştığını öne sürdü.
Yorumlar (0)