
Tâbiri yerinde ise, ölülerin bile gördüğü ya da duyduğu bir katliamı-soykırımı bırakın diğer mekânları Gazze Hastanesinde yaşanan vahşeti duymayan, duysa bile hep İsrail’in lehine kıvıran ABD, yani kendisini dünyanın jandarması yerine koyan Amerika Bitişik Devletleri ile Avrupa Birliği (AB) gibi bir örgüt oluşturan yine Amerika, Kanada, İngiltere, İzlanda, Fransa, Hollanda, Yunanistan, Almanya, Belçika, Danimarka, Lüksemburg, Norveç ve Portekiz ve diğer ülkeler; aylardır Gazze’de başta hastaneler olmak üzere şehrin genelini ateşe veren Siyonist İsrail’e ses çıkarmadıkları gibi, kayıtsız şartsız bir şekilde destek veriyorlar! Enin de sonunda ‘yaktıkları Gazze ateşinde’ kendileri de yanacaklar ama bunu bilmiyorlar!
Savunmasız sivilleri, sabî-günâhsız çocukları, yaşlıları, kadınları kızları, doktorları, sağlık görevlilerini hastanelerde ve hastalarla birlikte ve camilerde ibâdet eden Müslümanları planlı programlı ve acımasız bir şekilde vuran, hunharca öldüren kâtil ve Siyonist İsrail askerleri ve onların destekçileri ile Emperyalist Haçlı orduları, sivilleri utanmadan sıkılmadan ‘Gazzelileri biz önce uyarmıştık’ diyorlar! Ve İsrail, ‘biz vurmadık Hamas ya da Hizbullah vurdu…’ diyerek yalan söylediği Gazze El Ehli Hastanesi Başhekimini bir gün önce arayarak ‘boşaltın…’ demiş, dolayısıyla da suçu kabullenmiş aslında! Amma velâkin, öldürmeyi iyi bilen İsrailli Siyonistler yaptıklarını inkâr ederlerken bile yalanlarını ikrar ediyorlar!
İsrail, 1980 yılında imzalanan ‘konvansiyonel silahlar anlaşmasına göre’ kullanılması yasak olan silahları dahî Gazze de kullanmaktan çekinmiyor! Ancak, Türkiye ve bir iki ülke hariç hiçbir ülkeden ses çıkmıyor, çıksa bile cılız çıkıyor! Bunu bilen İsrail de şımardıkça şımarıyor, vurdukça buruyor, öldürdükçe öldürüyor ama kendisinin katil, vurdukları kişilerin birçoğunu ya şehid ya da gâzî yaptığını bilmiyor. Ve o şehidlerin kanları ve gâzîlerin yaraları tüm Siyonistleri ve onların destekçilerini tek yakıtı taş ve insan olan Cehennemlerinin yakıtı hâline getirecektir! Çünkü İlâhî Adâletin tecellisi böyledir ve beşer zulmeder, kader sonunda adalet eder!
Bazılarımızın bizzat yaşadığı, bir çoğumuzun ise bildiği, gördüğü ya da duyduğu gibi, adına ‘Uluslararası toplum denen güruh’ demek Emperyalist Amerika, eşittir Siyonist İsrail demektir! Ve bırakın Dünya genelinde ve İslâm Ülkelerinde akıttığı kanları ve yaktığı canları-cânânları; 75 yıldır Filistin’i, Kudüs’ü ve Mescid-i Aksa’yı, aylardır da Gazze’yi kan gölüne çeviren de yine İsrail’dir! Ve Batı kültürü denen medeniyet cânîlerinin tamamı Siyonistlerden ve Emperyalistlerden yanadır! Çünkü Amerika ve Avrupa gibi ülkeler İsrail’in saldırılarına karşı çıkmak şöyle dursun, Gazze Hastanesi’ne yaptığı bombalı saldırıyı kınamak ya da protesto etmek isteyen insaflı Yahudilere ve vicdan sahibi gayrimüslimlere bile müsaade etmiyor ve ısrarlı olan eylemcileri de biber gazı kullanarak dağıtıyor! Ki, Emperyalist Amerika’nın Dışişleri Bakanı olan Antony Bilinken sık sık İsrail’e gidiyor ve ‘İsrail’in onca zulmünü, katliamını ve soykırımını desteklediğini dosta düşmana ilan ediyor! Çünkü, ‘’Ben buraya sadece ABD Dışişleri Bakanı olarak değil bir Yahudi olarak geldim…” diyor!
Ve katil İsrail’in terörist asker ve polisleri; Filistinli, Kudüslü ve Gazzeli Müslümanların, öz vatan toprakları içinde bulunan ve ilk kıbleleri olan Mescid-i Aksa’ya gidip Cuma namazlarını kılmalarına dahî izin vermiyor maalesef…
Velhâsıl-ı kelâm; içimizden bazı iyi niyetli insanlar veya gâvur sevici kişiler 75-80 yıl önce İsrailli Yahudilere toprak satan Filistinlileri ve bu kapıyı açan yöneticileri suçladıkları gibi, İsrail’in Gazze’ye başlattığı saldırıların müsebbibi olarak da Hamas’ı görüyor-gösteriyor, dolayısıyla da Hamas’ı suçluyorlar. Oysa Hamas bahane, İsrail’in Filistin’deki ve Gazze’deki keyfi şahane! Çünkü, Kıbrıs ta, Bosna Hersek’de/Saraybosna’da ve benzer Ülkeler de Hamas mı vardı ki de gâvurlar buralarda birçok Müslümanı katlettiler!
Hülâsâ-i netice; kardeş ülke Filistin halkı, yıllardır sırtını Emperyalist Amerika’ya, kıçını da materyalist-kapitalist/Avrupa’ya dayayan ve Müslümanları da birbirine düşüren Siyonist İsrail’in zulmü altında inim inim inliyor! Ancak bir iki ülke hariç güya uygar dünya bu zulmü sadece seyrediyor, hattâ bizzat veya zımmen destekliyor! Daha da beteri İsrail’in zulmünü Hamas’ın varlığına bağlıyor… Oysa Siyonistlerin ilk hedefleri 75 yıldır işgal ettikleri Filistin toprakları, sonraki hedefleri de diğer İslam Ülkeleri, hattâ Siyonist olmayan gayrimüslim ülkelerdir… Çünkü, onlar Siyonist ya da anadan ve babadan Yahudi olmayan tüm insanları yok etmek, sözde Tanrıyı kızdırarak kıyameti kopartmak… Ondan sonra da dünyayı parsellemek! O nedenle ben bu konuda sadece ‘Cenab-ı Hakk encâmımızı hayreylesin..!’ diyebiliyor, herkese saygılar sunuyorum.
İÇİMİZDEKİ BEYİNSİZLERİN İŞLEDİKLERİ
YÜZÜNDEN BİZİ HELÂK EDECEK MİSİN
ALLAHIM? BU İŞ SENİN İMTİHANINDAN
BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR; ONUNLA DİLEDİĞİNİ
SAPTIRIR, DİLEDİĞİNİ DE DOĞRU YOLA İLETİRSİN.
SEN BİZİM VELÎMİZSİN, O NEDENLE SEN BİZİ
BAĞIŞLA VE BİZLERE ACI ALLAH’IM (c.c)! ÇÜNKÜ
SEN BAĞIŞLAYICISIN! Âraf Sûresi, âyet 156
2026
Taceddin Akbaş'ın “Yunanlar, Ülkelerini kadın askerlerle savunacaklarmış” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Turis geldiler tırıs gittiler” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Pandemi balonunu şişirenler de Kovid yalanını köpürtenlerde mutlaka yargılanmalılar!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “TOKİ Konut kuralarında Hac kura yöntemi uygulamalı!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler insan olamazalar (O nedenle görüldükleri yerde itlaf edilmeliler)” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bendeniz 'her yıl olduğu gibi' bu yılki 'Babalar Günü'nün de en mutlu babalarından biriyim !' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Çürümüş, kana ve gözyaşına bulaşmış dünyanın kupasını alsan n’olur almasan n’olur!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Cumhuriyete kadınlar değil kongar gibi cumhuriyetçiler kıyıyor ve zarar veriyorlar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bugün hicrî 1447 yılına ‘elvedâ’ 1448 yılına ‘merhabâ’ diyeceğiz' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vatandaş ‘Mutlak Butlan’dan çok ‘mutfak butlanına’ bakıyor!' adlı köşe yazısı... Devamı
E. Mülkiye Başmüfettişi - Kaymakam Recep Muhlis Gür yazdı 28 Şubat’ta başlayan savaş 40 gün sürdü ve 15 günlük ateşkes ilan edildi. Şu ana kadar kim kazandı, kim kaybetti? 40 gün sonra sonuç ne durumda? adılı yazısı
Basın İlan Kurumu (BİK) Genel Müdürü Abdulkadir Çay; Antalya, Burdur, Denizli ve Isparta'daki gazete ve internet haber sitesi temsilcileriyle bir araya gelerek medyadaki dijital dönüşüm sürecini ve yerel basının taleplerini yerinde inceledi.
Katar'ın ABD'ye hediye ettiği ve başkanlık uçağı olarak kullanılmaya başlanan Boeing 747-8'in, klasik Air Force One'larda bulunan bazı kritik savunma sistemlerini barındırmadığı öne sürüldü.
Trump, Ankara'daki NATO Zirvesi'nde yaptığı değerlendirmede İran ile ateşkes sürecinin sona erdiğini öne sürmüş, İranlı liderleri hedef alan sert ifadeler kullanmıştı. Pezeşkiyan'ın açıklamaları, iki ülke arasındaki söz düellosunun diplomatik gerilimi daha da artırabileceği yönünde değerlendirmelere neden oldu.
ABD Başkanı Trump’ın talimatıyla İran kentleri bombalandı, Tahran'dan dünyayı ayağa kaldıracak Hürmüz Boğazı tehdidi geldi: "Amerikan tehditleriyle değil, yalnızca bizim düzenlememizle açılır."
İddialara göre Hegseth'in, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yapacağı görüşmede Türkiye'nin F-35 programına yeniden dahil edilme ihtimali ele alınacaktı. Görüşmeye İsrail Savunma Bakanı Israel Katz'ın da katılması, ayrıca İran başta olmak üzere bölgesel güvenlik konularının masaya yatırılması bekleniyordu.
Yorumlar (0)