
AHLAKSIZ VE VİCDANSIZ SİYASET
ABD'nin çılgın başkanı Donald Trump sosyal medyada Gazze ile ilgili bir video paylaştı. Yapay zeka ile üretilmiş bu videoda Trump'ın, İsrail bombardımanlarıyla harabeye dönmüş olan Gazze'nin yerine tasarladığı, Gazze planıgösteriliyor.
Videoda Gazze'nin savaş yıkıntıları yerine lüks gökdelenler, pırıltılı gece kulüpleri ve yatların demirlediği bir sahil şeridine dönüşümü gösteriliyor. Trump'ın altın heykelleri, Trump ve İsrail Başbakanı Netanyahu'nun plajda keyif yaptığı sahneler, dansözler ve keyifle bir şeyler yiyen Elon Musk dikkat çekiyor.
Videoda "Trump sizi özgürleştirecek. Artık tünel yok, artık korku yok. Trump'ın Gazze'si sonunda burada" sözleri yer alıyor.
Trump zaten daha önce Gazzelilerden arındırılmış bir Gazze" tasavvurunu açıklamıştı. Bunun için 2 milyondan fazla Filistinli vatanlarından başka ülkelere sürgün edilecekti. Boşaltılacak Gazze'de Riviera benzeri bir turistik tatil beldesi yaratılacaktı.
Bu plan insanlık, uluslararası hukuk ve hukukun evrensel ilkeleri bakımından utanç verici ve tehlikeli bir düşünce.
Çünkü dünyanın herhangi bir yerinde, herhangi bir ülkedeki bir bölgeye gücü yetenin el koyabildiği bir dönemin başlaması anlamına geliyor. Bu eylem dünyanın güven ve istikrarını yok edebilecek bir yolculuğun ilk adımı olabilir.
Trump'ın Gazze videosu bir insanlık ayıbı. Yaptığı iğrenç çıkışın çirkinliğinin farkında bile olmayan, utanmazlığın ve yüzsüzlüğün bir göstergesi.
2 milyondan fazla insanı on binlerce şehit verdiği vatanlarından sürüp, ortaya çıkacak "kupon arazinin" rantına göz dikmiş ABD'nin emlak kralı başkanının ahlak ve vicdan seviyesini gösteriyor.
Adalet, ahlak ve vicdandan yoksun bir siyasetin menzilinde sadece kaos, çatışmalar, kan ve gözyaşı olabilecektir. Dünyayı sıkıntılı bir gelecek bekliyor.
********************************
İÇ POLİTİKADA DA ADALET, AHLAK VE VİCDAN ŞART
ABD Başkanı Trump'ın dünyanın en büyük emperyal gücü olmanın pervasızlığıyla hukuku ve insanlığı ayaklar altına almasının bir tehlikesi de örnek alınma riskidir.
Diğer ülkelerde de otoriter eğilimleri olan yöneticiler Trump'a özenirlerse daha ahlaksız ve vicdansız bir yönetim anlayışına kayabilirler.
Çünkü herkesi endişelendiren davranışlarına rağmen Trump'a dünyanın hiçbir ülkesinden henüz bir tepki gösterilmiş değil. Korkunun yarattığı saygı gösterileri karşısında Trump daha bir pervasız, daha bir aykırı ve daha da özgüvenli hale gelmekte.
Trump gibi olan veya Trump özentisine girebilecek liderlerin de sevgi ve saygıya dayanan liderlik yerine korkuya dayanan bir liderlik yapmaya kalkışması ülkeler için bir felaket olur.
ABD gibi kuvvetler ayrılığının son derece sert uygulandığı bir ülkede, Trump türü, ahlak ve vicdan ölçüsünden uzak otoriter bir yönetimin egemen olabilmesi ilginçtir.
Şüphesiz kuvvetler ayrılığının olmadığı veya çok yumuşak uygulandığı ülkelerde, denge ve denetim sistemleri daha zayıf olduğundan, otoriter eğilimli liderler çok daha adaletsiz, ahlaksız ve vicdansız davranabilecektir.
Mesela yasama, yürütme ve yargı organlarına tam hakim durumda olan Rusya Devlet Başkanı Putin gibi Çin Devlet Başkanı Şi Cinping gibi liderlerin adaletsiz, ahlaksız ve vicdansız uygulamalarına bakınız.
Bu ülkelerde en zenginler bir gece kayboluveriyor veya aniden ölüveriyor. Mülkiyet hakkı güvende değil, istenen kişilerin servetlerine çökülebiliyor. Rejimin tehlikeli gördüğü muhalifler hapislerde çürüyor. Ama devlet başkanları ömür boyu koltuklarında oturuyor.
Bereket Türkiye henüz bu seviyede değil.
Ancak "kuvvetler birliğinin" olduğu yani yasama, yürütme ve yargıya tek adamın hakim olduğu ve çok uzun süreli aynı kişinin yönettiği bütün ülkelerde olduğu gibi otoriterleşme eğilimi ciddi risk oluşturuyor.
Çünkü Lord Acton'ın 1885'te yazdığı, "güç bozar, mutlak güç mutlaka bozar" kuralını doğrulayan uygulamalar yaygınlaşmakta.
"Yargının siyaseti dizayn aracı olarak kullanılması", siyasi rakiplerini hapse atma veya siyasi yasaklı hale getirme anlamına gelen son uygulamalar endişe verici.
Kamu vicdanında karşılık bulmayan soruşturmalar, tutuklamalar ve mahkumiyet hükümleri adalete güven oranınıdüşürmeye devam ediyor.
****
"Mevcut Cumhurbaşkanlığı rejiminin ülkeyi felakete götürdüğünü" anlatarak muhalefet partilerinden seçilen milletvekillerinin AKP'ye transferleri "siyasi ahlak" bakımından çürümenin işareti.
Transfer edenin de transfer olanın da, seçmen iradesine ve kendi teşkilatlarına saygısızlığının ve demokrasiye olan inançsızlıklarının birer göstergesi. Bu uygulamaların giderek halkımızda "seçimin de bir anlamı yok"kanaatinin yerleşmesine yol açacağı kanaatindeyim. (Belki de bunu istiyorlardır.)
****
Ülkenin en önemli sorunu olan ekonomiyi konuşamıyoruz. Çocukların okullarına aç gidip, aç döndüğünü, ocaklarda aş değil dert piştiğini dile getiremiyoruz. Eskiden fitre ve zekat veren emeklilerin ve asgari ücretlilerin neden fitre ve zekata muhtaç hale geldiğini tartışamıyoruz. Tam bir "Beka Sorunu" olan bu gerçekler yerine sahte gündemlerle oyalanıyoruz.
Otoriterleşme yolunda frenleri boşalmış bir araç gibi devam etmek istemeyiz. Bunun için "kuvvetler ayrılığı", "kurumların işletilmesi ve kuralların herkese eşit olarak uygulanması" için çalışmalıyız. "Denge ve denetim sistemlerinin" çalıştığı bir devlet yapılanmasını talep etmek zorundayız.
Bu hem bizim için ve hem de ülkeyi yönetenler için en doğru, en ahlaki ve en vicdani olan yoldur.
27.02.2025
Ruhittin Sönmez
2026
Ruhittin Sönmez'in “Bossland Cumhuriyeti’nde yönetim sanatı” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Ruhittin Sönmez'in “İlkesizliğin ve siyasi ahlaksızlığın normalleşmesi” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Ruhittin Sönmez'in “Avrupa, Irak ve Lübnan'daki federasyonlar” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Ruhittin Sönmez'in “Sanayide kök sorunlar” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Ruhittin Sönmez'in “Dinde şeklin özü tüketmesi” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Ruhittin Sönmez'in 'Türk mizahtan korkmazdı, gülmeyi severdi ' adlı köşe yazısı Devamı
2026
Ruhittin Sönmez'in 'Ak Parti'de küskünlerin suskunluğu ' adlı köşe yazısı Devamı
2026
Ruhittin Sönmez'in 'Trump'ın dostluğunun Türkiye'ye bedeli' adlı köşe yazısı Devamı
2026
Ruhittin Sönmez'in 'İki gencin sivil itaatsizliği' adlı köşe yazısı Devamı
2026
Ruhittin Sönmez'in 'Fahiş fiyatla mücadelede değişmeyen yanlışlar' adlı köşe yazısı Devamı
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Nevşehir’in Kozaklı ilçesinde düzenlenen Strateji Kampı’nda partisinin ittifak anlayışı ve olası seçim senaryolarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Arıkan, “Saadet’in yanında kim olacak?” sorusunun cevabını hep birlikte bulacaklarını belirterek, seçimin 2027 yılı içerisinde gerçekleşeceğini söyledi.
Ankara Mamak Belediyesi Eylül Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nın ilk oturumu, Belediye Başkanı Veli Gündüz Şahin başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantının gündeminde, Başkan Şahin ile Mamak Belediye Meclisi’nde görev yapan 17 meclis üyesinin CHP’den istifa ederek YENİ Parti’ye geçmesi öne çıktı.
ANKARA NNC Haber- Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde değişiklik yapılabileceği ve yeni bir yönetim modelinin gündeme gelebileceği yönündeki iddialar Ankara kulislerinde tartışılmaya devam ediyor.
ANKARA- Çerçeve Yasa’nın kabulü sonrası Feshedilen PKK’nın üst düzey isimlerinden Murat Karayılan, örgüt kayıtlarında 1976-2026 yılları arasında 25 bin 922 örgüt mensubunun öldüğünün yer aldığını söyledi. Kayıtlara girmeyen ölümlerin de hesaba katılmasıyla toplam sayının yaklaşık 27 bine ulaştığını savunan Karayılan, sivil kayıplara ilişkin ise net bir veriye sahip olmadıklarını belirtti.
Ankara, Anadolu Çınarları Partisi Genel Başkanı Hüseyin Akın, Türk siyasetinde siyasi ahlak, liyakat, denetim, hesap verebilirlik, kurumsallaşma ve siyasi vesayet tartışmalarının önemine dikkat çekerek, “Temiz siyaset” anlayışının kişiler üzerinden değil, herkese eşit uygulanan demokratik kurallar üzerinden inşa edilmesi gerektiğini vurguladı.
Ankara,Gelecek Partisi, siyasi faaliyetlerini sonlandırma ve parti siyasetinden çekilme kararı aldığını açıkladı. Partinin kurucu kadroları ve yetkili kurullarıyla yapılan istişarelerin ardından alınan kararla, Türk siyasetinde 12 Aralık 2019’dan bu yana faaliyet gösteren Gelecek Partisi dönemi resmen sona erdi.
Yorumlar (0)