Ruhittin Sönmez

Ak Parti'de küskünlerin suskunluğu

Ruhittin Sönmez'in 'Ak Parti'de küskünlerin suskunluğu ' adlı köşe yazısı

Ruhittin Sönmez

AK PARTİ’DE KÜSKÜNLERİN SUSKUNLUĞU
İçinde bulunduğumuz ortamda doğruları söylemek ve iktidarın yaptıklarına ayna tutmak çok risklidir. Gözaltılar, tutuklamalar ve yargılanmaları göze almak gerekiyor. Bu yüzden muhalif bilinen gazeteci ve yazarlar yazı ve sözlerini defalarca kontrol ederek, her sözcüğü tartarak yazmaya ve adeta bir “otosansür” sürecine itildi.
Buna karşılık, geçen hafta AK Parti'nin kurucu kadrosunda yer alan, eski Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Hüseyin Çelik'in, Şule Aydın'a verdiği röportajda, iktidara yönelik radikal eleştirilerini okuyunca şaşırdım. “O’nun şu ifadeleri, muhalif bir gazeteci tarafından söylense doğrudan ağır ceza mahkemelerinin konusu olurdu” diye düşünmeden edemedim:
"Bizim ismi cumhurbaşkanı olan padişahlarımız oldu." Biz nasıl bir cumhuriyet olacağız? Demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti mi olacağız, yoksa otokratik, totaliter bir cumhuriyet mi olacağız?"
"Bugün hükümetin yönlendirmesi ve şekillendirmesiyle hareket eden savcı ve hakimlerin zihniyeti aynıdır kardeşim... Eğer yargı bağımsız olmazsa, eğer yargı tarafsız olmazsa yani adalet bozulmuşsa tuz kokmuş demektir."
“15 Temmuz sonrası kendisini muhafazakâr olarak adlandıran insanlar sadece bir bankaya para yatırdıkları için gerçekten zulme uğradılar.”
"15 Temmuz... Bunun bir görünen yüzü var... Bir de görünmeyen yüzü var. Demek ki bu görünmeyen yüzünün bilinmesi istenmiyor." Dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, dönemin MİT Başkanı Hakan Fidan... Bu insanlar niye gelip ifade vermediler?... Siz o saate kadar bu darbeyi önleyebilecekken niye önlemediniz?"
"Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi, Türk tipi başkanlık Türkiye'nin felaketi olmuştur... Meclis şu anda etkisiz ve yetkisizdir. Rus Dumasıyla bizim meclis arasında bir fark yoktur diyorum."
"Tayyip Erdoğan'dan sonra da AK Parti'nin yaşama şansı yoktur." Cumhuriyet saltanat gibi veliahdınızın aile içerisinden seçildiği bir sistemin adı değil...
Elbette bana göre de bunlar ve benzerlerinin düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerekir. Ama yargımızın “fiile göre değil faile göre yargılama” yaptığını gösteren örneklerini ve bir kısım muhalefetin “bize düşman hukuku uygulanıyor” iddialarını hatırdan çıkarmamak gerekiyor.
Bu kadar radikal cümlelerin sahibinin hukuki bir yaptırımla karşılaşmamasının veya partiden ihraç edilmemesinin temel sebebini iyi anlamamız gerekiyor.
****
İktidar partisi içinde yaşanan kopuşlar, suskunluklar ve zaman zaman yükselen radikal itirazlar tek bir kalıba sığmıyor. Karşımızda birbirine hiç benzemeyen temsilî üç farklı figür ve üç farklı "sistemde tutma" yöntemi var.
Hüseyin Çelik, Bülent Arınç gibi isimler bu hareketin "ötekisi" veya dış düşmanı değildir; bizzat kurucu hafızasının bir parçasıdır. Siyasi iktidar, kurucu bir bakanı yargı önüne çıkardığı takdirde, kendi geçmişini, meşruiyetini ve ilk on yıllık başarı hikayesini de yargılamış olacaktır. Bu durum parti içinde ideolojik bir sarsılma riski taşır.
Sistemin onlara karşı geliştirdiği savunma mekanizması hapse atmak değil; onları "etkisiz eleman" statüsünde tutmaktır.
Onların itirazı ise, tarih önünde “biz o gün de itiraz ettik” demek içindir. Ancak bunlar “gönül bağı kopmuş” olsalar da Ak Parti’den istifa etmezler.
**********************************
AYAĞINDAN ÇİVİLENENLER
AKP’nin itirazcılarından eski İzmir Milletvekili Hüseyin Kocabıyık’ın itiraflarını hatırlayınız. Kocabıyık parti tabanındaki sessizlik sarmalının ideolojik bir sadakatten değil, bir "ödül-ceza" stratejisinden kaynaklandığını kendi cümleleriyle şöyle ifşa ediyordu:
“AK Parti herkese bir şey dağıtıyor. Bana da verdiler. Eşimi vali yapmışlardı. O zaman iki bakan arkadaş beni arayıp 'Seni nasıl ayağından çiviledik' diye espri yapmıştı. Bir takım şeylere itiraz ettiğim için de geri aldılar. Sistem bu. İtiraz edenin mutlaka kaybedeceği bir şey var. O nedenle susuyorlar...”
Demek ki sistemin ikinci yöntemi "Ayağından çivileme" imiş. Makam, ihale, istihdam veya rant verilerek muhtemel muhalif seslerin kesilmesi sağlanıyormuş.
Kocabıyık kırmızı çizgiyi aşarak Kavala kararlarına, Gezi davasına ve Ekrem İmamoğlu'na verilen siyasi yasağa ("Kendine darbe yaptın") itiraz ettiğinde sistemin "sopa" kısmı derhal devreye girdi.
Önce eşi Uşak Valiliği görevinden merkeze çekildi, ardından Kocabıyık partiden ihraç edildi. Süreç bununla da kalmadı. Verdiği röportajlar ve sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek sabahın erken saatlerinde evi basılarak gözaltına alındı. 72 gün boyunca tutuklu yargılanan Kocabıyık, "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasıyla 2 yıl 5 ay 5 gün hapis cezasına çarptırıldı ve ardından tahliye edildi.
Sistem, "ayağından çivilediği" bir eski milletvekili itiraz ettiğinde faturayı en ağır şekilde keserek geride kalanlara çok net bir gözdağı vermiştir.
**********************************
SİSTEME BAĞLI OLANLAR
Üçüncü grupta ise Melih Gökçek'in temsil ettiği “kırgınlar/ küskünler” yer alır.
Gökçek, devasa bir bütçeyi yönettiği 23 yıllık Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden, kendi rızasıyla değil, bizzat Cumhurbaşkanının "metal yorgunluğu" talimatıyla istifa ettirilmiştir.
Buna rağmen muhalif olmak bir yana, sistemin en partizan savunucusu olarak sosyal medyada mücadeleye devam etmektedir. Çünkü kaybedecek şeyiniz ne kadar büyükse, sadakatiniz o kadar agresif olmak zorundadır.
Çelik'in ideolojik kırgınlığı veya Kocabıyık'ın "aydın namusu" nitelikli çıkışı burada yoktur. Gökçek'in "ayağındaki çiviler", bir valilik makamından çok daha derindir.
Gökçek'in radikal sadakatinin ödülü sadece geçmiş 23 yıla ait muhtemel hukuki, idari ve kentsel dosyalardan yargılanmamaktan ibaret değildir. Aynı zamanda oğlu Osman Gökçek'in AKP'den milletvekili yapılmasıyla ailesinin siyasi ve ekonomik güvencesi tahkim edilmiştir.
Sonuç olarak; AKP siyaseti, kırgın ve küskünlerini terbiye eden, istifa edemez hale getiren yöntemler geliştirmiştir.
AK Parti’nin iç muhalefeti yönetme biçimi, modern parti içi demokrasiyle bağdaşmıyor.
Bu yöntemler Makyavelist aklın “korkulmak sevilmekten çok daha güvenlidir", “Prens'in etrafındaki güçlü figürleri kendisine mutlak surette muhtaç bırak”, "düşmanın mertebesini yükseltmeden, sessizce felç et" kurallarının bir güncellemesi gibi gözükmektedir.

Ruhittin Sönmez
13.07.2026

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    KIZDIM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    BEĞENDİM
  • 0
    BEĞENMEDİM
  • 0
    GÜLDÜM
  • 0
    ALKIŞ

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Ruhittin Sönmez Diğer Yazıları

13
TEMMUZ

2026

Ak Parti'de küskünlerin suskunluğu

Ruhittin Sönmez'in 'Ak Parti'de küskünlerin suskunluğu ' adlı köşe yazısı Devamı

11
TEMMUZ

2026

Trump'ın dostluğunun Türkiye'ye bedeli

Ruhittin Sönmez'in 'Trump'ın dostluğunun Türkiye'ye bedeli' adlı köşe yazısı Devamı

06
TEMMUZ

2026

İki gencin sivil itaatsizliği

Ruhittin Sönmez'in 'İki gencin sivil itaatsizliği' adlı köşe yazısı Devamı

02
TEMMUZ

2026

Fahiş fiyatla mücadelede değişmeyen yanlışlar

Ruhittin Sönmez'in 'Fahiş fiyatla mücadelede değişmeyen yanlışlar' adlı köşe yazısı Devamı

22
HAZİRAN

2026

İktidarın hukukçuları neden susar?

Ruhittin Sönmez'in 'İktidarın hukukçuları neden susar?' adlı köşe yazısı Devamı

11
HAZİRAN

2026

Ultra zenginleşme ve derin yoksullaşma

Ruhittin Sönmez'in 'Ultra zenginleşme ve derin yoksullaşma' adlı köşe yazısı Devamı

04
HAZİRAN

2026

HANGİ DERİN DEVLETİN AKLI?

Ruhittin Sönmez'in 'HANGİ DERİN DEVLETİN AKLI?' adlı köşe yazısı Devamı

01
HAZİRAN

2026

Türkiye uçuyor, yolcular uykuda

Ruhittin Sönmez'in 'Türkiye uçuyor, yolcular uykuda' adlı köşe yazısı... Devamı

22
MAYIS

2026

Türk'ün huzurla kavgası

Ruhittin Sönmez'in 'Türk'ün huzurla kavgası' adlı köşe yazısı... Devamı

18
MAYIS

2026

19 MAYIS VE BAĞIMSIZLIK RUHU

Ruhittin Sönmez'in '19 MAYIS VE BAĞIMSIZLIK RUHU' adlı köşe yazısı... Devamı

İlgili Haberler

TİGAD Başkanı Okan Geçgel:Basına Uzanan Yumruk Siyasetin Çürüyen Dilinin Aynasıdır
3. Sayfa

TİGAD Başkanı Okan Geçgel:Basına Uzanan Yumruk Siyasetin Çürüyen Dilinin Aynasıdır

TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel, siyasette giderek sertleşen dilin toplumu gerdiğini belirterek, basın mensuplarına yönelik saldırıların demokrasiye zarar verdiğini söyledi. Gazetecilere yönelik şiddetin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Geçgel, “Basına uzanan el, milletin haber alma hakkına uzanmıştır” ifadelerini kullandı.

Antalya 15 Temmuz 2026 Çarşamba elektrik kesintisi etkilenecek yerler
Kesintiler

Antalya 15 Temmuz 2026 Çarşamba elektrik kesintisi etkilenecek yerler

Antalya'da 15 Temmuz 2026 Çarşamba günü elektrik kesintisi var mı? Antalya'da elektrikler kesilecek mi? Antalya'da yaşanacak elektrik kesintilerini sizler için derledik. İşte detaylar...

Antalya Manavgat 15 Temmuz 2026 Çarşamba elektrik kesintisi etkilenecek yerler
Kesintiler

Antalya Manavgat 15 Temmuz 2026 Çarşamba elektrik kesintisi etkilenecek yerler

Antalya Manavgat 15 Temmuz 2026 Çarşamba günü elektrik kesintisi var mı? Antalya Manavgat'ta elektrikler kesilecek mi? Antalya Manavgat'ta yaşanacak elektrik kesintilerini sizler için derledik. İşte detaylar...

Antalya Konyaaltı 15 Temmuz 2026 Çarşamba elektrik kesintisi etkilenecek yerler
Kesintiler

Antalya Konyaaltı 15 Temmuz 2026 Çarşamba elektrik kesintisi etkilenecek yerler

Antalya Konyaaltı 15 Temmuz 2026 Çarşamba günü elektrik kesintisi var mı? Antalya Konyaaltı'da elektrikler kesilecek mi? Antalya Konyaaltı'da yaşanacak elektrik kesintilerini sizler için derledik. İşte detaylar...

Gelenek bozulmadı Başarıya yine Gökyüzü damgası vurdu Burdur İl Birincisi Bahar Sümeyye Gümüş oldu
Bölgesel

Gelenek bozulmadı Başarıya yine Gökyüzü damgası vurdu Burdur İl Birincisi Bahar Sümeyye Gümüş oldu

LGS 2026 sonuçlarıyla bir kez daha adından söz ettiren Gökyüzü Kurs Merkezi, Burdur il birincisini çıkarırken, ilk %1'lik başarı diliminde 13, ilk %5'lik dilimde 31, ilk %10'luk dilimde 43 ve ilk %20'lik başarı diliminde 55 öğrenciyle önemli bir başarıya imza attı.

Prof. Dr. Taner Demirer: Zona Aşısı Demans Riskini Yüzde 25 Azaltabiliyor
Sağlık

Prof. Dr. Taner Demirer: Zona Aşısı Demans Riskini Yüzde 25 Azaltabiliyor

Prof. Dr. Demirer, bilimsel araştırmaların zona aşısı olan 55 yaş üzerindeki bireylerde, Alzheimer hastalığının en önemli nedenlerinden biri olarak gösterilen demansın ortaya çıkma riskinin yaklaşık yüzde 25 oranında azaldığını ortaya koyduğunu ifade etti.