Ruhittin Sönmez

Avrupa, Irak ve Lübnan'daki federasyonlar

Ruhittin Sönmez'in “Avrupa, Irak ve Lübnan'daki federasyonlar” adlı köşe yazısı.

Ruhittin Sönmez

AVRUPA, IRAK VE LÜBNAN’DAKİ FEDERASYONLAR

“Çerçeve yasa” bir başlangıç. PKK/DEM kanadına göre, “bin adımlık yolun ilk adımı.” Devamında teröristbaşı Öcalan’ın ifadesiyle, “Cumhuriyetin kuruluşu kadar önemli” büyük bir tarihi değişim olacak.

Türkiye’yi iki veya üç ortaklı bir devlet haline getirecek; özerk bölgeler, kantonlar, federasyon, konfederasyon kavramlarının yer aldığı bir modele geçiş hazırlığı yapılıyor.

Önceki yazımızda, Avrupa'daki federal modellerin Türkiye'ye neden uymayacağını sosyolojik gerekçelerle ele almıştık. Bugün ise meselenin Ortadoğu boyutuna bakalım.

****

Bazı Avrupa ülkelerinde (İngiltere, Hollanda, İspanya gibi) rejim şeklen monarşi ama ileri demokrasi uygulanıyor. Buna karşılık, Ortadoğu'daki "tabela cumhuriyetlerinde" (Suriye Arap Cumhuriyeti, Irak Cumhuriyeti, İran İslam Cumhuriyeti vd.) demokrasi yok.

İsviçre, Almanya ve Fransa yönetim şekli olarak "Cumhuriyet" (veya Konfederasyon) olmalarına rağmen, bu kavramın içini boş sloganlarla değil; yüzyıllara dayanan sosyolojik evrim ve sarsılmaz anayasal kurumlarla doldurmuşlardır.

Fransa Anayasası'nın 1. Maddesi ülkeyi "Bölünmez, laik, demokratik ve sosyal bir Cumhuriyet" olarak tanımlar. Fransa, yerel yönetimlere geniş yetkiler verirken, bu yetkileri asla siyasi bir özerklik veya "bölünme" aracı yapmaz.

Almanya’da Federal yapı, Alman Anayasa Mahkemesi'nin tavizsiz hukuki denetimi altındadır.

Dünyada demokrasinin belki de en doğrudan (referandumlar yoluyla) uygulandığı İsviçre'de kanton sistemi, "yerel diktatörlüklere" veya feodal ağalıklara evrilmez. Çünkü İsviçre sosyolojisinde yüzyıllardır hür ve eşit birey olma bilincini içselleştirmiş bir yurttaşlık kültürü vardır.

Türkiye'nin özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesi aşiret bağlarının, feodalitenin, tarikat/cemaat ilişkilerinin ve en önemlisi silahlı bir terör örgütünün vesayet kurmaya çalıştığı sosyolojik zeminlerdir. Buraya Avrupa'nın "federal" veya "özerk" şablonlarını (Çerçeve Yasa artı Yerel Yönetimler Şartı yoluyla) monte etmeye kalkarsanız; evrileceği yer asla bir İsviçre kantonu veya Alman eyaleti olmayacaktır.

Evrileceği yer, vatandaşın feodal yerel güçlere teslim edildiği "yerel diktatörlükler" ile zamanla etnik temizliğe ve iç savaşa giden bir "Balkanizasyon” veya “Yugoslavya sendromu" olacaktır.

Özetle, Avrupa'da eyalet ve kantonlar; özgür bireylerin hukukun üstünlüğüne dayalı, "birleştirici" idari şemsiyeleridir. Türkiye'de alt yapısı yapılmaya çalışılan siyasi özerklik modelleri ise, etnik ayrılıkçılığın ve feodal tahakkümün "ayrıştırıcı" silahından başka bir şey olamaz.

**********************************

İSTENEN SİSTEM IRAK VE LÜBNAN MODELİNE ÇOK BENZİYOR

Türkiye'de yeni tasarlanan modelin Irak ve Lübnan örneği ile benzerliği dikkat çekicidir. Bu aşamada Devlet Bahçeli'nin "Cumhurbaşkanı yardımcılarından biri Kürt, biri Alevi olsun" sözünü düşünelim.

Bir devlette üst düzey makamların liyakate, seçim başarısına veya ehliyete göre değil de doğrudan etnik köken ve inanca (Kürt, Alevi, Sünni vb.) göre tahsis edilmesi uygulaması için Irak ve Lübnan örneklerini incelemek gerekir.

2003 ABD işgali sonrası Irak'a, ülkeyi "demokratikleştireceği" iddiasıyla tıpkı Avrupa'daki gibi bir federal anayasa (2005) dayatıldı. Ülke fiilen üçe bölündü: Kuzeyde Kürtler, merkezde Sünni Araplar, güneyde Şii Araplar.

Irak’ta Cumhurbaşkanlığı Kürtlere, Başbakanlık Şiilere, Meclis Başkanlığı Sünnilere verildi. Yardımcılıklar ve bakanlıklar da aynı formülle bölüşüldü.

Kürtlere ayrılan makamlar ve bakanlıklar sadece Kürt partilerin, Şiilere ayrılanlar ise Şii örgütlerin "şahsi kasası ve kadrolaşma alanı" haline geldi. Devletin hiyerarşisi ve "İdarenin Bütünlüğü" parçalandı. Bu ayrışma, devleti o kadar felç etti ki, IŞİD gibi bir terör örgütü ülkenin üçte birini birkaç günde işgal edebildi.

Almanya'da eyaletler tarihsel bir uzlaşıyla birleşirken; Irak'taki anayasa, işgal altındaki bir ülkeyi etnik ve mezhepsel fay hatlarından resmen böldü.

İsviçre veya Almanya'da eyaletlerin kendi orduları yoktur, sadece yerel polis teşkilatları vardır. Irak'taki özerk yapıda ise Erbil kendi silahlı gücünü (Peşmerge) kurdu. IŞİD krizi patlak verdiğinde, Irak ulusal ordusu çökerken Peşmerge kendi sınırlarını genişletmek için hamle yaptı. Bir devlette iki farklı ordu olması, kaçınılmaz olarak namluların birbirine dönmesine yol açtı.

İsviçre'nin kantonları veya Almanya'nın eyaletleri, kendi anayasal sınırları içinde hizmet yarışındayken; 2003 sonrası Irak'a dayatılan etnik federalizm, ülkeyi bitmek bilmeyen bir petrol, toprak ve kimlik savaşına soktu.

Lübnan’da Cumhurbaşkanı Maruni Hristiyan, Başbakan Sünni Müslüman, Meclis Başkanı ise Şii Müslüman olmak zorundadır. Yardımcılıklar ve bakanlıklar da bu kotalara göre dağıtılır.

Böyle olunca kimse "Lübnanlı" olarak aidiyet hissetmedi. Her memur, her bürokrat liyakate değil, kendi mezhebinin siyasi liderine sadakat duydu. Bakanlıklar hizmet üreten kurumlar olmaktan çıkıp, o mezhebin "ganimet kapısına" dönüştü. Sonuç, başkentinde aylarca çöp toplanamayan, kendi elektriğini üretemeyen, merkez bankası iflas etmiş ve silahlı yapıların (Hizbullah vb.) esir aldığı "çökmüş bir devlet" oldu.

**********************************

HELVAYI KİM PİŞİRİYOR?

Adının cumhuriyet olması bir devleti nasıl demokrat yapmıyorsa; yerel yönetimlere “siyasi özerklik” veren 'Avrupai' görünümlü yasalar çıkarmak da o bölgelere özgürlük getirmez.

İsviçre'nin demokratik kanton modelini alıp aşiretlerin, feodal ilişkilerin ve silahlı yapıların baskın olduğu bir sosyolojiye dikmeye kalkarsanız; biçeceğiniz tek şey, vatandaşı ezen yerel diktatörlükler ve ülkeyi paramparça edecek etnik çatışmalardır. Bize dayatılan 'demokratik özerklik' masalı, hukukun üstünlüğünün değil, yerel feodalitenin ve bölücülüğün kılıfıdır.

Merkezi hükümetten koparılmış, mali ve idari denetimden çıkmış yerel özerk yapılar, küresel güçlerin (ABD, Rusya, Avrupa ülkeleri) doğrudan manipüle edebileceği, fonlayabileceği ve Türkiye'ye karşı koçbaşı olarak kullanabileceği zayıf ve kullanışlı aparatlara dönüşür.

Zaten bu, başta ABD/İsrail olmak üzere, emperyalist devletlerin geliştirdiği ve mevcut iktidara dayattığı bir projedir.

Yandaş gazeteci Abdülkadir Selvi sürecin kimlerin eseri olduğunun itirafı gibi yazdı: Süreç için Erdoğan ve Bahçeli’nin iradesi yanında “ABD’nin desteği yanımızda. Irak ve Suriye’deki denklem de yanımızda. Öcalan sorumluluk üstlenmiş durumda. Un var, şeker var, yağ var; sıra helvayı yapmaya geldi.”

ABD/İsrail/PKK/Öcalan’ın pişirdiği helvayı yemeye hazır mıyız?

 

Ruhittin Sönmez

10 Ağustos 2026

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    KIZDIM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    BEĞENDİM
  • 0
    BEĞENMEDİM
  • 0
    GÜLDÜM
  • 0
    ALKIŞ

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Ruhittin Sönmez Diğer Yazıları

11
AĞUSTOS

2026

Avrupa, Irak ve Lübnan'daki federasyonlar

Ruhittin Sönmez'in “Avrupa, Irak ve Lübnan'daki federasyonlar” adlı köşe yazısı. Devamı

24
TEMMUZ

2026

Sanayide kök sorunlar

Ruhittin Sönmez'in “Sanayide kök sorunlar” adlı köşe yazısı. Devamı

20
TEMMUZ

2026

Dinde şeklin özü tüketmesi

Ruhittin Sönmez'in “Dinde şeklin özü tüketmesi” adlı köşe yazısı. Devamı

16
TEMMUZ

2026

Türk mizahtan korkmazdı, gülmeyi severdi

Ruhittin Sönmez'in 'Türk mizahtan korkmazdı, gülmeyi severdi ' adlı köşe yazısı Devamı

13
TEMMUZ

2026

Ak Parti'de küskünlerin suskunluğu

Ruhittin Sönmez'in 'Ak Parti'de küskünlerin suskunluğu ' adlı köşe yazısı Devamı

11
TEMMUZ

2026

Trump'ın dostluğunun Türkiye'ye bedeli

Ruhittin Sönmez'in 'Trump'ın dostluğunun Türkiye'ye bedeli' adlı köşe yazısı Devamı

06
TEMMUZ

2026

İki gencin sivil itaatsizliği

Ruhittin Sönmez'in 'İki gencin sivil itaatsizliği' adlı köşe yazısı Devamı

02
TEMMUZ

2026

Fahiş fiyatla mücadelede değişmeyen yanlışlar

Ruhittin Sönmez'in 'Fahiş fiyatla mücadelede değişmeyen yanlışlar' adlı köşe yazısı Devamı

22
HAZİRAN

2026

İktidarın hukukçuları neden susar?

Ruhittin Sönmez'in 'İktidarın hukukçuları neden susar?' adlı köşe yazısı Devamı

11
HAZİRAN

2026

Ultra zenginleşme ve derin yoksullaşma

Ruhittin Sönmez'in 'Ultra zenginleşme ve derin yoksullaşma' adlı köşe yazısı Devamı

İlgili Haberler

TİGAD Başkanı Okan Geçgel:Basına Uzanan Yumruk Siyasetin Çürüyen Dilinin Aynasıdır
3. Sayfa

TİGAD Başkanı Okan Geçgel:Basına Uzanan Yumruk Siyasetin Çürüyen Dilinin Aynasıdır

TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel, siyasette giderek sertleşen dilin toplumu gerdiğini belirterek, basın mensuplarına yönelik saldırıların demokrasiye zarar verdiğini söyledi. Gazetecilere yönelik şiddetin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Geçgel, “Basına uzanan el, milletin haber alma hakkına uzanmıştır” ifadelerini kullandı.

Antalya’da feci kaza 26 Yaşındaki sürücü hayatını kaybetti
Bölgesel

Antalya’da feci kaza 26 Yaşındaki sürücü hayatını kaybetti

Antalya'nın Alanya ilçesinde sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği motosikletin uçuruma yuvarlanması sonucu meydana gelen kazada sürücü hayatını kaybetti, 1 kişi yaralandı.

Burdur İl Jandarma Komutanlığı’nda görev değişimi Cüneyt Ağaça atandı
Bölgesel

Burdur İl Jandarma Komutanlığı’nda görev değişimi Cüneyt Ağaça atandı

Resmi Gazete’de yayımlanan atama kararlarıyla Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde çeşitli görev değişiklikleri gerçekleştirildi.

Yeşilova-Denizli karayolunda 1 saat arayla 2 kaza
Bölgesel

Yeşilova-Denizli karayolunda 1 saat arayla 2 kaza

Burdur’un Yeşilova ilçesi ile Denizli arasındaki karayolunda sabah saatlerinde yağış nedeniyle kayganlaşan yolda 1 saat arayla iki ayrı trafik kazası meydana geldi.

Burdur’da yürek ısıtan olay Bir not, bir can kurtardı
Bölgesel

Burdur’da yürek ısıtan olay Bir not, bir can kurtardı

Burdur'da aracının camında duyarlı bir vatandaşın bıraktığı "Aracı çalıştırma, itfaiyeyi ara" notu sayesinde motor bölümüne giren yavru kedinin hayatı kurtarıldı.

Meteoroloji’den Sağanak ve Kuvvetli Rüzgar Uyarısı
Yaşam

Meteoroloji’den Sağanak ve Kuvvetli Rüzgar Uyarısı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün son değerlendirmelerine göre Türkiye’nin büyük bölümünde parçalı ve yer yer çok bulutlu hava etkili olacak. İç Ege, Batı Akdeniz’in iç kesimleri, Doğu Akdeniz, Orta ve Doğu Karadeniz ile Doğu Anadolu’nun kuzeydoğusunda sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış bekleniyor.