Ruhittin Sönmez

İki gencin sivil itaatsizliği

Ruhittin Sönmez'in 'İki gencin sivil itaatsizliği' adlı köşe yazısı

Ruhittin Sönmez

İKİ GENCİN SİVİL İTAATSİZLİĞİ
Son günlerde herkesin sosyolojik dersler çıkarması gereken iki çarpıcı olay yaşandı. Türkiye gündemi sıralamasını belirleyen bu olaylar gençliğin "otorite, meşruiyet ve liyakat" kavramlarını nasıl tanımladığını gösteriyordu.
İlk olay, Boğaziçi Üniversitesi felsefe bölümünden çift diplomayla mezun olan Hasan Akdağ isimli gencin diploma töreni sırasındaki pasif eylemi idi. Bu genç, liyakat yerine siyasi sadakatle atandığını düşündüğü ve öğrencilerin "paraşüt akademisyen" olarak nitelendirdiği bir öğretim üyesiyle fotoğraf karesine girmeyi reddetti. Törende öğrenci diplomayı çekerek almaya çalışırken, akademisyen ise bir süre diplomayı vermemek için direndi.
Boğaziçi Üniversitesi’nin atanmış rektörü, akademisyen Yasin Ramazan Başaran’dan diploma alırken fotoğraf çektirmek istemeyen gencin “mezun kartı”nı İPTAL etti ve 5 yıl “kampüse giriş” yasağı koydu.
İkinci olay ise kendi iradesiyle teslim olduğu halde ters kelepçeyle gözaltına alınan komedyen Deniz Göktaş’ın tavrı idi. Göktaş, tutuklu yargılandığı adliyede, kendisini "emrivaki" bir şekilde ziyaret eden Kemal Kılıçdaroğlu’na beklenmedik bir cevap verdi. CHP’nin mahkeme kararıyla atanmış genel başkanına, kişisel bir minnet göstermek yerine, "Benim ve gençlerin talebi budur, lütfen CHP’yi salın" dedi.
Baştan belirtmem gerekir ki; bu analizi, söz konusu gençlerin siyasi görüşlerinden veya komedyenin toplumun inanç ve değerlerine saygısızlık olarak değerlendirilen sözlerinden, yargılandığı davanın hukuki içeriğinden tamamen bağımsız olarak yaptım.
Meseleyi sadece ortaya konulan "ilkesel duruş" ve buna karşı sergilenen "kurumsal reaksiyon" kapsamında ele aldım.
**********************************
SEMBOLİK DİRENİŞ KİME VE NEDEN?
İki farklı mekandaki bu iki gencin tavrının ortak paydası, siyaset bilimindeki "Meşruiyet Krizi" kavramına verilen en net tepkidir.
Boğaziçili mezun öğrenci, karşısındaki diploma veren öğretim üyesinin hukuki olarak o kadroda olduğunu bilmektedir. Fakat kurumun özerkliğini, liyakatini ve idealindeki üniversite vasfını zedeleyen tepeden inme atama yöntemini meşru kabul etmiyor. Fotoğraf karesine girmeyi reddetmek; akademik liyakate duyduğu saygıyı, o liyakati taşımadığına inandığı kişiden esirgeyerek gösterme halidir.
Deniz Göktaş’ın tavrı ise kendisinden beklenen "minnettar mahkûm" rolünü elinin tersiyle itmektir. Göktaş, en dezavantajlı durumda bile kendi iradesini koruyarak, Kılıçdaroğlu’nun atanmış genel başkanlığına ve CHP’nin seçilmiş yönetimine yaptıklarına kendi kuşağının tepkisini dile getirmiştir.
Bu tutumlar, içi boşaltılmış unvanlara ve hak edilmemiş olduğunu düşündükleri saygı beklentisine karşı sergilenen kusursuz birer "Sembolik Direniş" örneğidir.
**********************************
OTORİTENİN KİBRİ
Gençlerin bu ilkesel itirazlarına karşı kurumların ve otorite figürlerinin verdiği cevaplar ise, aslında meşruiyet açığının ne boyutta olduğunu ve tepkinin haklılığını göstermektedir.
Boğaziçili mezun öğrenci Hasan Akdağ’ın tavrı şiddet içermeyen, ancak kurumun yozlaşmasına karşı çok güçlü bir "beden dili" ve “pasif itaatsizlik” örneğidir.
Buna karşılık mezun öğrenciye diplomayı vermekte zorluk çıkaran akademisyenin tavrı, eğitimci olarak yetersizliğinin dışavurumudur.
Çok daha vahim olanı ise, üniversite yönetiminin, tören düzenini bozduğu gerekçesiyle, mezun öğrencinin kampüse girişini 5 yıl süreyle yasaklamasıdır. (Bu idari karar size de Emekli Tuğgeneral Naim Babüroğlu’nun Orduevlerine girişine yasak getiren G.Kurmay Başkanlığı kararını hatırlatıyor mu?)
Bu karar, hukukun "ölçülülük" ilkesinin açık bir ihlalidir. Rövanşist, kindar ve diğer öğrencilere gözdağı vermeyi amaçlayan tipik bir "kurumsal nezaketsizlik ve sertlik" örneğidir.
Boğaziçi Üniversitesi yönetiminin bu cezası, aslında kendi meşruiyet kaygılarının ve özgüven eksikliklerinin bir itirafnamesidir. Liyakat ve bilimsel üretimle saygı uyandıramayan yönetimler, ne yazık ki saygıyı yasaklarla ve cezalarla tesis etmeye, sindirme yoluyla "iç meşruiyet" sağlamaya çalışırlar.
**********************************
Nef'i’nin Kaderi ve Göktaş’ın İlkesi
Kılıçdaroğlu’nun Deniz Göktaş’ı adliyede ziyareti siyaset biliminde "araçsallaştırma" dediğimiz kavramın acı bir örneğiydi. Ziyaret edilenin rızası ve talepleri gözetilmeden yapılmıştı. Kılıçdaroğlu’nun azalan siyasi etkisine bir "sempati rantı" devşirme çabası olarak algılandı.
Göktaş’ın ise en büyük desteğe ihtiyacı olan anda Kılıçdaroğlu’na “bana yardım edin” yerine, “CHP’yi salın” demesi dikkat çekiciydi. Bu tavır, aklıma Osmanlı’nın ünlü hiciv ustası Nef’i’yi getirdi.
Sultan IV. Murad döneminde yazdığı sert hicivler nedeniyle idama mahkûm edilen Nef’i, affı için tek aracı olabilecek zenci saray ağasından yardım ister. Ancak ağa dilekçeyi yazarken kâğıda siyah mürekkep damladığında, Nef’i alaycılığına yenik düşer ve “teriniz damladı efendim” deyiverir. Bu son sözü onun cellada teslim edilmesine neden olmuştu.
Göktaş da aynı şekilde, kendisine en büyük siyasi kalkanı sağlayabilecek kişiyi kendinden uzaklaştırdı.
Fakat aralarında hayati bir fark var: Nef’i’yi ölüme götüren hiciv alışkanlığı ve dilini tutamamasıydı. Göktaş'ın Kılıçdaroğlu'na çıkışı ise ilkesel bir duruş ve isyan. Nef’i dilini tutamadığı için ölüme giderken, Göktaş ilkesinden vazgeçmediği için bedel ödemeyi göze aldı.
**********************************
SAYGI Zorla AlınamaZ
Her yaştan, her kesimden ve her meslekten insanın bu iki tepkiden çıkarması gereken önemli bir ders var: Türkiye’de gençler; makamlar liyakatle, demokratik kültürle ve kurumsal bütünlükle doldurulsun istiyor. İçi boşaltılmış unvanlara, hak edilmemiş makamlara ve demokratik usullerle sınanmamış otoritelere saygı duymayı reddediyor.
Bir akademisyen diplomasını verirken, bir siyasetçi destek ziyaretine gelirken bile, eğer o eylemin arkasında "liyakat, samimiyet ve demokratik meşruiyet" yoksa, gençler o tiyatronun bir figüranı, o fotoğrafın bir parçası olmayı kabul etmiyor.
Saygı; yaşla, diplomayla veya yasal bir yetkiyle zorla tahsil edilebilecek bir maddi varlık değildir. Kurumların özerkliğine, liyakate ve toplumun demokratik usullerine alan açtığınız ölçüde hak edilen bir erdemdir.
Bu iki genç, dezavantajlı konumlarına ve ödeyecekleri bedellere rağmen bu yalın gerçeği hepimizin yüzüne çarpmıştır.
Geleceğimiz, otoritenin bu gibi "sivil itaatsizlikleri" cezalandırmak veya araçsallaştırmak yerine, bu itirazı anlama ve saygı duyma erdemini gösterebilmesine bağlıdır.

Ruhittin Sönmez
06.07.2026

 

Bu içerik size ne hissettirdi?

  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ÜZÜLDÜM
  • 0
    KIZDIM
  • 0
    ŞAŞIRDIM
  • 0
    BEĞENDİM
  • 0
    BEĞENMEDİM
  • 0
    GÜLDÜM
  • 0
    ALKIŞ

Yorumlar (0)

Bu içerik ile ilgili henüz yorum yazılmamış

Ruhittin Sönmez Diğer Yazıları

06
TEMMUZ

2026

İki gencin sivil itaatsizliği

Ruhittin Sönmez'in 'İki gencin sivil itaatsizliği' adlı köşe yazısı Devamı

02
TEMMUZ

2026

Fahiş fiyatla mücadelede değişmeyen yanlışlar

Ruhittin Sönmez'in 'Fahiş fiyatla mücadelede değişmeyen yanlışlar' adlı köşe yazısı Devamı

22
HAZİRAN

2026

İktidarın hukukçuları neden susar?

Ruhittin Sönmez'in 'İktidarın hukukçuları neden susar?' adlı köşe yazısı Devamı

11
HAZİRAN

2026

Ultra zenginleşme ve derin yoksullaşma

Ruhittin Sönmez'in 'Ultra zenginleşme ve derin yoksullaşma' adlı köşe yazısı Devamı

04
HAZİRAN

2026

HANGİ DERİN DEVLETİN AKLI?

Ruhittin Sönmez'in 'HANGİ DERİN DEVLETİN AKLI?' adlı köşe yazısı Devamı

01
HAZİRAN

2026

Türkiye uçuyor, yolcular uykuda

Ruhittin Sönmez'in 'Türkiye uçuyor, yolcular uykuda' adlı köşe yazısı... Devamı

22
MAYIS

2026

Türk'ün huzurla kavgası

Ruhittin Sönmez'in 'Türk'ün huzurla kavgası' adlı köşe yazısı... Devamı

18
MAYIS

2026

19 MAYIS VE BAĞIMSIZLIK RUHU

Ruhittin Sönmez'in '19 MAYIS VE BAĞIMSIZLIK RUHU' adlı köşe yazısı... Devamı

14
MAYIS

2026

Türk Milleti yerine "TAK" Fedarasyonu

Ruhittin Sönmez'in 'Türk Milleti yerine "TAK" Fedarasyonu' adlı köşe yazısı... Devamı

11
MAYIS

2026

Seçmenimiz siyasi ahlak ister mi?

Ruhittin Sönmez'in 'Seçmenimiz siyasi ahlak ister mi?' adlı köşe yazısı... Devamı

İlgili Haberler

TİGAD Başkanı Okan Geçgel:Basına Uzanan Yumruk Siyasetin Çürüyen Dilinin Aynasıdır
3. Sayfa

TİGAD Başkanı Okan Geçgel:Basına Uzanan Yumruk Siyasetin Çürüyen Dilinin Aynasıdır

TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel, siyasette giderek sertleşen dilin toplumu gerdiğini belirterek, basın mensuplarına yönelik saldırıların demokrasiye zarar verdiğini söyledi. Gazetecilere yönelik şiddetin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Geçgel, “Basına uzanan el, milletin haber alma hakkına uzanmıştır” ifadelerini kullandı.

Trump Ankara’ya Ne Zaman Geliyor? İşte Saat Saat Detaylı NATO Zirvesi Programı!
Yaşam

Trump Ankara’ya Ne Zaman Geliyor? İşte Saat Saat Detaylı NATO Zirvesi Programı!

Ankara’da düzenlenecek tarihi NATO Zirvesi için Türkiye’ye gelecek olan ABD Başkanı Donald Trump’ın 2 günlük yoğun programı belli oldu. Erdoğan ile yapılacak ikili zirvenin yanı sıra Zelenskiy ve Suriye görüşmelerinin saatleri netleşti. İşte ayrıntılar...

Tek Bir Motordan 6 Yaralı Çıktı! Feci Kaza Sonrası "Yeni Düzenleme" Çağrısı
3. Sayfa

Tek Bir Motordan 6 Yaralı Çıktı! Feci Kaza Sonrası "Yeni Düzenleme" Çağrısı

Elektrikli motosiklet kazalarına bir yenisi daha eklendi. Yozgat'ta yaşanan ve 6 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan feci kaza sonrası vatandaşlar isyan etti: Trafikteki bu tehlikeye karşı neden yeni kanun çıkarılmıyor?

Bingöl Yayladere'de Pikap Uçuruma yuvarlandı  3 Ölü, 2 Yaralı!
3. Sayfa

Bingöl Yayladere'de Pikap Uçuruma yuvarlandı 3 Ölü, 2 Yaralı!

Bingöl’ün Yayladere ilçesinde sürücüsünün kontrolünü kaybettiği pikap metrelerce yükseklikten uçuruma yuvarlandı. Feci kazada ilk belirlemelere göre 3 kişi hayatını kaybetti, 2 kişi ağır yaralandı. İşte bölgeden gelen ilk detaylar...

 Memleketi uyuşturucuya bulayacaktı Bucak jandarma inine girdi
Bölgesel

Memleketi uyuşturucuya bulayacaktı Bucak jandarma inine girdi

Burdur'un Bucak ilçesine bağlı Kızılseki köyünde jandarma ekiplerinin düzenlediği operasyonda, yasa dışı kenevir ektiği belirlenen şüpheli, kenevirleri suladığı sırada suçüstü yakalandı.

Son Dakika Pozantı-Adana istikameti tır devrilmesi nedeniyle trafiğe kapandı
3. Sayfa

Son Dakika Pozantı-Adana istikameti tır devrilmesi nedeniyle trafiğe kapandı

Adana-Pozantı otoyolunda meydana gelen tır kazası nedeniyle Adana yönü trafiğe kapandı. yol ne zaman açılır