
Hemen herkesin bildiği ve bilhassa kalbinde hardal tanesi kadar imânı olan her Müslüman’ın kahrolarak..; insanlıktan zerre kadar nasip almış olan herkesin hiddetlenerek, öfkelenerek-kızarak.. öğrendiği gibi; Türkiye birkaç gündür (doğru ise tabii) Hiranur Vakfı’nın kurucularından Yusuf Ziya Gümüşel adlı bir sapığın, öz bez öz kızını daha 6 yaşında iken (câhillerin ya da imam düşmanlarının tâbirleriyle) imam nikâhıyla evlendirdiği ve o yavrunun da cinsel saldırıya maruz kaldığı şeklindeki bir sapkınlığı, sapıklığı ve çirkinliği konuşuyor… O nedenle ben de ‘bu çirkin mi çirkin olayın içinde, sağında solunda, kıyısında köşesinde ‘ve tabii ki bilerek isteyerek’ yer alan, artı bu çirkininde çirkini olayın İslâmî ve dînî yanı, yönü olmadığı gibi, insânî de olmayan, olsa olsa hayvânî olan olayın müsebbiplerini bâriz ve en sert bir şekilde tel’in etmeyen, kınamayan, eleştirmeyen kişi veya kurum, ‘herkim ve ne olursa olsun’ MEL’UN’dur nokta! Bu çirkin, aşağılık, kansız, dinsiz îmansız olayı bahane ederek İslâmiyet’e, Hak mezheplere, tarîkatlara, masum cemaatlere ve sırf Allah (c.c) rızası için kurulan, dolayısıyla da din, diyanet ve devlet millet yararına işler yapan vakıf ve derneklere vuran kişiler ise ya ŞEYTAN’dır, ya da ŞEYTAN’ın ASKERİDİR, buna da nokta!
Kısacası ve açıkçası; bu çirkin olayı amasız, mamasız, ancaksız, fakatsız ve lâkinsiz, kısaca kayıtsız şartsız tel’in etmeyen, kınamayan, hattâ lânetlemeyen bir tane bile ‘gerçek’ Müslüman yoktur! Tek tük varsa bile o kişi de ‘en az’ o kızcağızın babası ve güyâ veya olmayan, hiçbir şekilde olmaması gereken kocası kadar hastadır, sapıktır-sapkındır! Dolayısıyla da yasal ve hak ettiği maddî mânevî cezaya çarptırılmalıdır..!
BENZER OLAYLAR KİLİSELER DE VEYA HIRİSTİYAN
VAKIFLARINDA DA’ YAŞANIYOR; ANCAK MÂLÛM
ÇEVRELER, ORALARIN ÜSTÜNÜ KAPATIYORLAR!!
ÇÜNKÜ MAKSAT ÜZÜM YEMEK DEĞİL, HİRANUR
VAKFI BAHANE EDİLEREK İSLÂMİYETİ.. DÖVMEK!
Değil gelmiş geçmiş hiçbir semâvî din de, ateist toplumlarda, putperest insan veya toplumlarda, balta girmemiş ormanlarda yaşayan ve ilkel kavimlerde bile benzer olay yaşanmamıştır herhalde! O nedenle bu çirkin olaya hiçbir mâzeret bulunamaz veya uydurulamaz… Hattâ minâre hırsızları bile çaldıkları minâreye belki kılıf uydurabilir veya bulabilirler! Ancak, bu çirkin olayın içinde, sağında solunda, kıyısında köşesinde yer alan kişiler hiçbir mâzeretin arkasına sığınamazlar… Sığınmaya çalışsalar bile bunu kimseye inandıramazlar! Çünkü bu mızrak çuvala sığmaz!
Havraları çok bilmiyorum ama Dünya genelinde bulunan kiliselerde de benzer, hattâ bazen daha da beter olaylar yaşanıyor! Ama bu çirkinlikler yüzünden ne kiliseler, ne kilise papazları, ne kilise liderleri veya görevlileri, ne râhipler veya râhibeler ne de benzer Hıristiyan din insanları üzerinden ne Hıristiyanlık dinine saldırılıyorlar, ne de Hıristiyanlara yükleniliyor! Ancak İslâm Dîninden göründükleri halde İslâm’ın ‘İ’si ile alâkası olmayan ve İslâm’ın, bırakın cevaz veya ruhsat vermeyi, külliyen yasakladığı ve tüm müsebbiplerini lânetlediği bir fiilin faillerini kınamak veya eleştirmek yerine, koca bir vakfın, cemaatin veya câmianın tamamını yerin dibine geçirmek ne Müslümanlığa sığar, ne de Hıristiyanlığa veya herhangi bir mantığa uyar! Amma velâkin, asıl maksatları üzüm yemek değil bahçivan dövmek olan, yani 6 yaşında evlendirilen bir kız çocuğunu savunuyormuş gibi görünerek İslâm Dînini ve dindarların küllerini göğe savuruyorlar veya savurmak istiyorlar maalesef! Ancak, kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’in de, ikmal eddin olan İslâm Dîni’nin ve Hatem’ûl Enbiya olan Peygamberinin de ‘Cenab-ı Allah tarafından’ korunduğunu ve mahşer gününe kadar da korunacağını ya akledemiyorlar ya da unutuyorlar!
6 YAŞINDAKİ BİR ÇOCUĞUN EVLENDİRİLMESİ
BAHÂNE; DİNE-DİYÂNETE VURMAK ŞAHÂNE!
Kısacası ve açıkçası; bırakın koca bir ülkeyi, küçük bir köyde, hattâ mahallede, hâttâ hâttâ bir sokakta bile yanlış yapan kişiler çıkabilir, çıkıyor ve çıkacaktır da! Ve herhangi bir vakfın, derneğin, kısaca bir sivil toplum kuruluşunun (STK) içinde yanlış yapan kişiler çıkabileceği ve çıktığı da gibi, Hiranur Vafkı’nın kurucularından biri de (doğru ise tabii, çünkü biz ülkemizde buna benzer yalan yanlış ve kasıtlı haberlere, hattâ maksatlı kurgulara veya oyunlara şahit olduk…) gayri İslâmî, hattâ gayri insânî, hattâ hattâ hayvânî bir iş yapmış! Ancak her kim ve ne olursa olsun hiçbir yanlışlığın, hele
hele böyle bir insafsızlığın, îzansılzlığın, mantıksızlığın, kansızlığın, bir kesimin tamamına şâmil edilemeyeceği, yaftalanamayacağı veya mâledilemeyeceği gibi, genelde İslâm Dînine, özelde de hiçbir Hakk dîne ve din ehline ‘yanlış yapan kişiler üzerinden’ saldırılmaz-saldırılmamalı… Dolayısıyla da hiçbir din, din diyânet ve İslâmiyet mensubu töhmet altında bırakılmamalı!’ diyor, herkese saygılar sunuyorum.
ÇABUCAK KOCA BİR ATEŞ YAKMAK İSTEYEN KİŞİLER
CILIZ SAMANLARI TUTUŞTURMAKLA İŞE BAŞLARLAR
William Shakespeare
BÜTÜN TOPTANCI HÜKÜMLER ÇÜRÜK ve TEHLİKELİDİR
Michel de Montaigne
BÜTÜN GENELLEMELER TEHLİKELİDİR. BU DA ÖYLE..!
Alexsandre Dumaz
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BU YIL ‘BURUK’ BİR KURBAN BAYRAMI KUTLAYACAĞIZ' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Allah affeder, ihmal affetmez!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Türkiye’de gençler ‘bugün’ hem Atatürk’ü anacak hem spor hem de bayram yapacaklar' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Hava şehitlerini anma günü; âileyi, güçsüzleri, yaşlılar ile birlikte yardıma muhtaç olan çocukları koruma günlerini kutlarken, unuttuklarımız(!)' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'BİR VEKİL BİR KUYUYA TAŞ ATTI 40 ASIL ÇIKARAMIYOR! adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Dr. Reyda Şıklaroğlu’nun Cumhuriyet Meydanı’ndaki tek kişilik “Kudüs, Gazze ve Türkistan’a özgürlük” nöbeti sürüyor' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Beyaz melek< olarak adlandırılan ’Tüm hemşîrelerin haftaları kutlu’ Kendileri ve hastaları mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Tüm engellilerin haftaları kutlu kendileri ve âileleri mutlu olsun' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Kendi annelerimizin günlerini kutlarken annesiz çocukları da çocuksuz anneleri de unutmayalım' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vakıflar Antalya Bölge Müdürlüğü Burdur Saden Hatipoğlu Câmii Şerifini kaderiyle baş başa bırakmış durumda' adlı köşe yazısı... Devamı
Antalya'nın Gazipaşa ilçesinde yaşayan Alman vatandaşı Kerstin Struss, İslam dinini seçerek ihtida belgesini aldı. Müslümanların dayanışma kültüründen etkilendiğini belirten Struss, adını "Elif" olarak değiştirdi.
Antalya'nın Manavgat ilçesinde Polonya vatandaşı Oksana Maria Kaminska, İslam'ı seçti. "What is Islam?" isimli WhatsApp hattından müftülüğe ulaşan Polonyalı kadın, Kelime-i Şehadet getirerek ‘Meryem' ismini aldı.
Almanya’da yaşayan ve İslam’ı araştıran Bulgar asıllı Gergana Schirmer, Bingöl’de Müslümanlığı seçerek ‘Hatice’ ismini aldı.
Muğla'nın Köyceğiz ilçesinde Alman hemşire Müftülükte düzenlenen tören ile Müslüman oldu. Detaylar haberimizde..
Çek Cumhuriyeti vatandaşı gezgin Dr. Daniel Kalmus, Ağrı'nın Taşlıçay ilçesini ziyaretinde İslam dinine geçerek Müslüman oldu.
Antalya'nın Alanya ilçesinde ikamet eden Ukrayna vatandaşı Anhelina Nesterenko isimli kadın, Alanya Müftülüğünde Kelime-i Şehadet getirerek Müslüman oldu.
Yorumlar (0)