
Hemen herkesin bildiği, görüp duyduğu gibi, AK Parti eski Milletvekili ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetlerinin eski Ekonomi ve Dışişleri Bakanı ve (güyâ) Demokrasi ve Atılım Partisi’nin (DEVA) Kurucu Genel Başkanı olan Ali Babacan; Anayasadaki ‘Türklük’ ifâdesinin yeniden ele alınmasını istemiş, son olarak da millî onurumuz, yerli gururumuz ve büyüklü küçüklü terörist avcımız İHA ve SİHA’ların üreticisi Bayraktar Firması hakkında kuyruklu yalanlar uydurmuş ve özetle şunları söylemişti:
“Devlet hemen hemen bütün imkânları, bütün o yardımlar, devletin ortak bütçesinden doğrudan kaynaklar Bayraktar’a veriliyor. Bu proje ‘kutsal-dokunulmaz’ hâle getirildi. Kusura bakmayın dokunacağız tabi ki…”
AZ SÖYLE UZ SÖYLE, İNANILACAK SÖZ SÖYLE!
Mosonik Bilderbergcilerin Türkiye de ve değişik ülkelerde, ‘basına ve halka kapalı olarak’ yaptıkları toplantılara katılan birkaç kişiden biri olan Ali Babacan; Erdoğan Hükümetleri’nde Bakanlık ve Başbakan Yardımcılığı yaptığı sırada Erdoğan’a toz kondurmazken, hattâ yere göğe sığdıramazken, Bakanlıktan alınınca koyu bir Erdoğan düşmanı olması ne kadar normal ise, ülkemizden 3-5 inanmış insanın kurduğu yüzde 100 yerli ve millî firmaya düşman olması da o kadar normal, ya da beklenir olmalı! Ancak, bu seferki düşmanlığı yalnız Erdoğan’a değil, Türk Yurdu Ülkemize, büyük devletimize ve asil milletimize… O nedenle ben kendisine ‘az söyle uz söyle, bâri inanılacak söz söyle Bay Babacan!’ diyorum.
BABA CANDIR AMA ALİ ‘BABACAN DEĞİL!’
Uzun lâfın kısası, meselenin hülâsâsı; Mason Bilderbergcilerin Türkiye’de tek temsilcileri olmasa bile vazgeçilmez 3-5 kişisinden biri olan Ali Bey’e, ‘baba candır ama Ali Babacan değil!’ O nedenle, Babacan’ın o sözleri Millet İttifâkı’nda ciddi bir çatlak oluşturur!’ demekle yetiniyor; şimdi de CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, ‘bir alkış üzerinden’ kopardığı fırtınayı değerlendirmek istiyorum:
BU SÖZLER, ‘KOMUTANLARI ALKIŞLATMAYA DEĞİL’
YUHLATTIRMA ALIŞMIŞ KİŞİLERİN SÖZLERİ OLMALI
Hemen herkesin bildiği gibi, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın obüs ve tankların ‘askeri bir mekân da’ teslimatını yaptığı törende, komuta kademesinin kendisini alkışlamasını ağır bir dille eleştirmişti! Ki, törenin yapıldığı yer bir askeri birlik olduğu gibi, teslim edilen şeylerde millî savunmamız için yapılan yatırımların bir sonucu olarak üretilen obüs ve tankların TSK’ya teslim töreni idi. Ve komutanların alkışladıkları kişi, beğenelim beğenmeyelim, sevelim sevmeyelim ama Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Devlet Başkanı, sıfatı da Silâhlı Kuvvetlerin Başkomutanı, dolayısıyla da orada bulunan komutanların da komutanı idi…
TERÖRLE MÜCADELE HAKKINDA TBMM’YE GELEN
TEZKEREYE ‘‘EVET’’ DEMEYEN KILIÇDAROĞLU’NUN
YÖNETİMİNDEKİ CHP, ERDOĞAN’IN ALKIŞLANMASI
KARŞISINDA KOMUTANLARI YERDEN YERE VURDU!
Kandildeki teröristlere darbe indirecek bir tezkere’nin TBMM’de oylanmasına ‘’hayır” diyen ve ABD Başkanı Biden’ın “Ne yapıp edip kazandırmalıyız…” dediği genelde 6 artı 7-8’li Masa’nın, özelde de CHP’nin muhtemel Cumhurbaşkanı Adayı olan Kemal Kılıçdaroğlu; komutanların nezâkete, teamüllere ve hiyerarşiye uygun şekilde alkışladıkları Cumhurbaşkanı Erdoğan için “Kendisini askerlere alkışlatır oldu. Bu devlet açısından çürümüşlüğün göstergesidir. Etrafınıza siyaset koridorlarında kariyer devşiren askerler koyarsanız; elinizde bol yıldızlı, apoletli Ortadoğu üniformaları kalır. Unutmayın ki, Ortadoğu da askeri savaşlardan, cepheden kaçtılar. Onun için komuta kademesi haddini bilsin. Siyaset askerin içi değildir. Herkes haddini bilecek…” dedi.
TAYYİP ERDOĞAN’A ve MERAL AKŞENER’E HAKÂRET
EDEN KOMUTANLARI ELEŞTİRMEDİKLERİ… GİBİ TAM
TERSİNE ‘ELLERİ PATLAYANA…’ KADAR ALKIŞLADILAR
AMA ŞİMDİKİ KOMUTANLARI ‘ALKIŞLARI ÜZERİNDEN’
YERDEN YERE VURUYOR, ACIMASIZCA ELEŞTİYORLAR!
Kılıçdaroğlu’nun eski arkadaşları veya partidaşları, diğer paşaların ve destekçilerin yaptıkları neyse ne amma, 28 Şubat’ın kudretli paşalarından birinin 54. Erbakan Hükümeti’ne gözdağı vermek için Ankara’nın Sincan İlçesi’nde tank yürüttüğü yetmezmiş gibi, Hükümetin bayan İçişleri Bakanı’nı ‘yağlı kazığa oturtmakla’ tehdit eden paşaları eleştirmedikleri gibi, eller çatlayana patlayana, alkışlayana kadar alkışlamışlardı! Ve aynı partinin ve Millet İttifâkı’nın şu anki lideri, o söz ve davranışlar için tek kelime etmezken, millî bir savunma silâhı ve Silahlı Kuvvetlerimizin haklı gururu, savunmamızın da bel kemiği durumunda olan obüs ve tankların devir teslim töreninde Cumhurbaşkanlarını, dolayısıyla da Başkomutanlarını alkışlayan saygı ve sevgi değer komutanları en ağır sözlerle eleştiriyor…
KILIÇDAROĞLU O SÖZLERİYLE, KOMUTANLARI
AŞAĞILAMIŞ VE TÖHMET ALTINDA BIRAKMIŞ!
Uzun lâfın kısası ve meselenin hülâsâsı; bir alkış üzerinden fırtına koparan Kemal Kılıçdaroğlu, daha aday olmadan kendisini bu kadar yıprattı! Aday olması halinde durumu n’olur bilmiyorum!’ diyor, herkese saygılar sunuyorum.
İNSANDA GÜZEL OLAN YÜZDÜR, YÜZDE GÜZEL OLAN GÖZDÜR.
AMA İNSANI İNSAN YAPAN AĞZINDAN ÇIKAN SÖZDÜR!
Hz. Mevlânâ
SÖZÜ AKIL İLE SÖYLE; BİLGİ İLE SÜSLE!..
Yusuf Has Hacib
SÖZ VAR GELİR GEÇER, SÖZ VAR DELER GEÇER…
NE SÖYLEYEYİM DİYE BAŞTAN DÜŞÜNMEK; NİÇİN
SÖYLEDİM DİYE SONUNDA PİŞMAN OLMAKTAN İYİDİR!
Sâdi
SÖZ, ONU SÖYLEYENLE BAĞLANTILIDIR, ONUN BULUNDUĞU BİLGİ
VE DUYGU SAHFASINI, DEĞER BASAMAĞINI GÖSTERİR!
Fuzûlî
SÖZ SÖYLEMEYİ ÖĞRENMEK, KILIÇ KULLANMAYI ÖĞRENMEKTEN ZORDUR
Anmed İbşihî
DÜŞÜNMEDEN KONUŞMAK, NİŞAN ALMADAN ATEŞ ETMEYE BENZER!
R. Digest
KONUŞMA SANATINI BİLEN ADAM, DÜŞÜNDÜKLERİNİN
HEPSİNİ SÖYLEMEKZ; FAKAT SÖYLEDİKLERİNİ DÜŞÜNÜR DE SÖYLER!
Eristoteles
NE KADAR ÇOK SÖYLERSEN, O KADAR AZ HATIRLARSIN!
AZ SÖYLE DE KAZANCIN ÇOK OLSUN…
Fenelon
2026
Taceddin Akbaş'ın “Yunanlar, Ülkelerini kadın askerlerle savunacaklarmış” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Turis geldiler tırıs gittiler” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Pandemi balonunu şişirenler de Kovid yalanını köpürtenlerde mutlaka yargılanmalılar!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “TOKİ Konut kuralarında Hac kura yöntemi uygulamalı!” adlı köşe yazısı. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın “Siyonistler insan olamazalar (O nedenle görüldükleri yerde itlaf edilmeliler)” adlı köşe yazısı.. Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bendeniz 'her yıl olduğu gibi' bu yılki 'Babalar Günü'nün de en mutlu babalarından biriyim !' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Çürümüş, kana ve gözyaşına bulaşmış dünyanın kupasını alsan n’olur almasan n’olur!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Cumhuriyete kadınlar değil kongar gibi cumhuriyetçiler kıyıyor ve zarar veriyorlar!' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Bugün hicrî 1447 yılına ‘elvedâ’ 1448 yılına ‘merhabâ’ diyeceğiz' adlı köşe yazısı... Devamı
2026
Taceddin Akbaş'ın 'Vatandaş ‘Mutlak Butlan’dan çok ‘mutfak butlanına’ bakıyor!' adlı köşe yazısı... Devamı
Kepez Mimar Sinan Kongre Merkezi'nde yaklaşık 500 kişinin katıldığı toplantıda konuşan Babacan, NATO Zirvesi'nin ardından hükümetin yeniden vatandaşın gündemine odaklanması gerektiğini söyledi. Türkiye'nin güçlü bir alternatife ihtiyaç duyduğunu savunan Babacan, adalet, ekonomi ve yönetim anlayışına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Babacan, enflasyon karşısında maaşların korunmamasının milyonlarca emekçinin ve emeklinin hakkının göz ardı edilmesi anlamına geldiğini ifade etti.
Babacan, vatandaşın temel hak ve özgürlüklerinin uluslararası zirveler gerekçe gösterilerek sınırlandırılamayacağını belirterek, “Milletimizin onuru NATO’dan büyüktür” dedi.
Babacan, enflasyonun yüzde 30 seviyelerinde seyrettiği bir dönemde işletmelerin bankalardan yıllık yüzde 70 faizle kredi kullanmak zorunda kaldığını belirterek, üretim yapan kesimin ağır bir mali yük altında ezildiğini ifade etti.
Babacan, Türkiye’nin “yeni bir siyasi ve ekonomik anlayışa ihtiyaç duyduğunu” vurguladı.
Türkiye'nin dört bir yanında insanların aynı soruyu sorduğunu belirten Babacan, “Nasıl geçineceğiz?” sözleriyle toplumun ortak kaygısını dile getirdi
Yorumlar (0)